Felsefe Ekibi Dergisi
Sayı :14 Yıl: 2010

 


Bilinç ve Dil
John R. Searle
Litera Yayıncılık / Çağdaş Felsefe Dizisi

Bilinç ve Dil isimli bu çalışma, John R. Searle'ün son eseri olması nedeniyle onun felsefi sisteminin en son ve yetkin halini bizlere sunmaktadır. Çağımızın en büyük filozoflarından biri sayılabicek olan Searle, sistemli ve güçlü felsefesiyle tüm akım ve düşünürlere karşı 'Modern Aristo' gibi sağlam bir duruş sergilerken, aynı zamanda bize en klasik ile en yeni arasında felsefi bağlantının çok güzel bir örneğini göstermektedir. Eser öndört bölümden oluşmakta ve filozofun çok geniş felsefi külliyatını bir şaheser niteliğinde temsil etmektedir.

John R. Searle'ün son eseri olan Bilinç ve Dil isimli bu çalışma, öndört bölümden oluşmakta ve filozofun çok geniş felsefi külliyatını bir şaheser niteliğinde temsil etmektedir. Kendimizin diğer insanlar ve doğal dünya ile olan ilişkilerimizde anlamlı ve bütüncül bir açıklamasını nasıl yapabileceğimizi geniş bir problematik çerçevede ele alan bu eser, söz edimleri, niyetlilik, bilinç, anlam ve akıl gibi temel felsefi sorunları irdelemektedir.İlk beş makale özelde bilinç, genelde ise niyetli fenomenleri konu edinmektedir. Geriye kalan makaleler, filozofun psikoloji ve diğer sosyal bilimler bakımından zihin sorununa yaklaşımlarını ve bu konuyla ilgili tartışmaları ele almaktadır. Yine bu makalelerde özellikle söz edimleri teorisinin çeşitli ve en son tartışma biçimleri ortaya konulmakta ve Quine ile Kripke tarafından benimsenen farklı şüphecilik biçimlerine meydan okuyan bir zihinsel gerçekcilik modeli savunulmaktadır. Bu eserin çok geniş felsefî spekturumuyla Türk okuyucusuna çağdaş dil felsefesi, zihin felsefesi ve kognitif bilimler alanında derin bir kavrayış ve bilgi düzeyi sağlayacağı kanaatindeyiz.

Bilinç
Kullanım Kılavuzu
Adam Zeman
Metis Yayınları

Doğal bir oluşum olarak fiziksel ve biyolojik yasalara tabi olan beynimizde, nasıl olup da bilinç ortaya çıktı? Hangi biyolojik mekanizmalarla ortaya çıktı? Ya da insan bilinci ne işe yarar? “Bilinç İncelemeleri” alanı bu sorulara cevap arıyor. Son yıllarda farklı disiplinlerden -klasik bilim dallarının yanı sıra sinirbilim, bilgisayar bilimi ve genetikten, ayrıca zihin felsefesinden ve fenomenolojiden- yararlanan geniş bir araştırmacı topluluğunun bu alandaki çalışmaları şimdiden çok etkileyici bir literatür yarattı.
Bilinç, Kullanım Kılavuzu bu yeni araştırma alanıyla tanışmak için ideal kitap. Araştırmacılara olduğu kadar meraklı okura da hitap eden kitap, “bilinç” teriminin farklı anlamlarını açıklayan bir bölümle açılıyor. Sinirbilimin şaşırtıcı bulgularının, insanın farkındalık halinin temelinde yattığı düşünülen iki alandan kaynaklandığını öğreniyoruz: Uyku-uyanma bilimi ile görme bilimi. Kitabın bu bölümlerinde epilepsi, körgörü, halüsinasyonlar gibi çeşitli bozukluklar anlatılırken, okurun bilincin işleyişini daha yakından kavramasına imkân tanıyan vaka hikâyelerine de yer veriliyor. İnsan bilincinin evrimini, insan kültürünün evrimiyle birlikte anlatan kapsamlı bir bölümden sonra, halihazırdaki bilinç kuramları, bilincin nasıl olup da deneyim üretebildiğiyle ilgili felsefi tartışmalar konu ediliyor.
Beyin, beyin üzerine düşünüyor: Evrenin en hayret uyandırıcı bilimsel meselesinin tam da hiç sorgulamadan her gün “kullandığımız” kendi bilincimiz olduğuna ikna oluyoruz bu kitabı okurken.

Neden Nasıl Düşünürüz
Jean-Pierre Changeux, Paul Ricoeur
Metis Yayıncılık
Beynin yapısı ve işleyişi hakkında bilgi edinmek kendi benliğimize dair bilgimize nasıl bir katkıda bulunur? Beynimizi tanımak günlük yaşamdaki deneyimimizi, dünyayla ve 'öteki'yle olan ilişkimizi nasıl etkiler? Beyin ile düşünce/bilinç arasında nasıl bir ilişki vardır? Bir sinir biyoloğuyla bir filozofu bu sorular etrafında sürdürülen ilginç bir tartışmada bir araya getirerek, o meşhur 'iki kültür' arasında köprü kurmaya çalışan bir kitap Neden Nasıl Düşünürüz.

Jean-Pierre Changeux'nün beyne dair bilimsel açıklamaları ve Paul Ricoeur'ün engin felsefi birikimiyle zenginleştirdiği bu tartışmada dinden sanata, etikten toplumsal sorunlara kadar pek çok konuya değiniliyor. Asıl amaç ise insan deneyimine dair kapsamlı bir kavrayış oluşturmak.

Histerik Bilinç
Saffet Murat Tura
Metis Yayınları
Daha çok psikiyatr olarak tanıdığımız Saffet Murat Tura bir doğa olayı olarak insan bilincinin nasıl mümkün olduğu sorusunun peşine düşüyor bu kitabında. Bilinç araştırmaları alanına Türkçeden yapılan son derece özgün bir katkı olan Histerik Bilinç'in temel sorusu şu: Hepimiz atomlardan oluşmuş maddi cisimler olduğumuz halde neden bir iç dünyamız,iç yaşantılarımız, bir "fenomenal bilincimiz" var? Psikiyatriden fizyolojiye, nörolojiden kuantum fiziğine uzanan geniş bir alanda düşünme cesaretini gösteren bu "deneysel felsefe" kitabındaki heyecanın okurlara da bulaşacağını düşünüyoruz.

Bilinç Gökten Düşmedi
Bilincimizin Evrimi

Hoimar von DITFURTH
Cumhuriyet Kitapları

"Beynimiz, hazır, bitmiş bir şekilde gökten düşmedi. Bakınca anlaşılıyor bu. Beynimiz yaklaşık bir milyon yıl önce, yavaş yavaş kendi varlığının bilincine varmaya başlarken, en azından 1 milyar yaşındaydı. Öznenin yaşantısında ilk kez dünyanın bir tür izdüşümü, bir tür kopyası ya da imgesi ortaya çıktığında, bu imgenin neye benzeyeceği konusundaki kararlar evrimce çoktan alınmıştı... Her halükârda bunlar biyolojik kararlardı..."
Hoimar von DITFURTH

"Hoimar von Ditfurth, bilimsel bilgilerin içinden ilerleyerek dünyanın bütünsel bir resmini çıkartıyor karşımıza. Burada bize aktarılan şey, 'bilimin ne diyor' oluşu değil. Bilimden yararlanarak ve bilimsel bilgiden en küçük bir ödün vermeyerek dünyayı kavrayışımıza ilişkin bir öykü, hatta bir roman yazıyor Ditfurth. Bu nedenle onun kitaplarına 'popüler bilim' sıfatının ne  kadar uyduğunu sormadan edemiyorum. Ya da acaba,  'asıl popüler bilim budur' mu demek gerekiyor?"

Felsefe ve Bilinç
Kollektif
ETİK-US YAYINLARI

Sonsuz evreni oluşturan, onun yasalarını saptayan, ikinci bir çevre yaratmayı başaran ve bunun ötesine geçerek kendini yoğuran insan, bilimsel bilincini geliştirip şekillendirmektedir. Fakat, kendi çevresinin dışına çıkmayı başaramayan ve ona uyum göstermek zorunda kalan kimse, bildik ve denenmiş yöntemleri kullandıkça; akıl yürütmeyle önyargıyı, bilimsel bilgiyle yanılsamayı en umulmadık ve en olmadık bir biçimde kaynaştıran günlük bilincin içine saplanıp kalır.

Hegel
Bilinç Problemi, Köle-Efendi Diyalektiği, Praksis Felsefesi
Tülin Bumin
YKY
Hegel’in Fransız düşüncesindeki etkilerini, Köle-Efendi diyalektiğini ve devlet kuramını, bu bakış açısıyla yeniden okumak, felsefe tarihine Descartes’ın ve Kant’ın mirası olan ikicilikleri aşmakta ve eylem ile düşüncenin birlikteliğini kavramakta yararlı kapılar açacak bir çalışma.

Bu kitapta Tülin Bumin, Hegel’i felsefi bir antropolojinin yazarı olarak incelerken, onun dünyayı ve insanı bir bütün olarak ele alışında ve bu duruşun oluşturduğu özbilinç anlayışında, zamanı içkin kılan bir özgürlük felsefesine dikkat çekiyor.

Felsefe ve Psikopatoloji
Manfred Spitzer, Brendan A. Maher
Çeviri: Özgür Karaçam
Gendaş Yayınları / Ruh Sağlığı Dizisi

Bir yanda düşünce, algı, kendilik ve akılsallık gibi klasik felsefi temalar... Diğer yandan düşünce bozukluğu, varsanılar, sanrılar, kendilikte düzensizlikler, akıldışı davranışlar gibi psikopatolojik olgular...
Elinizdeki yapıt, farklı araştırma alanlarından gelen bir grup bilim adamının bu kavram ve olguları tartışmaya ve bir bütünlüğe ulaşmaya yönelik çabalarından oluşuyor.
Bu yapıtın dilimize kazandırılması ile ülkemizde de verimli tartışmaların açılacağına inanıyoruz.

Zihin Felsefesi
Şeref Günday
Asa Kitabevi

Varlığı anlamlandırabilmemiz için elimizde iki unsur var: İnsan ve evren. İnsan kendini anlamdırırken diğer varoluş alanlarını da anlamlandırmak zorunda. Demek ki varlığa veya varoluş biçimlerine bir anlam vermek istiyorsak insanı temel almak zorundayız.

Bu anlamlandırma çabasında aracımız ise zihindir. Zihin kavramının içine şuur, duygu, hayal, içe bakış, yönelim, düşünme ve irade kavramları da girmekte. Bu açıdan zihin, mental fonksiyonlarımızın tümünü içine alan bir kavram.

Zihnin doğası hakkında ileri sürülen tezler, Zihin Felsefesinin temelini oluşturuyor. Problemin kaynağı, "evrende kaç çeşit töz vardır?", "zihin-beden ilişkisi nasıldır?" şeklindeki sorulardır. Bu soralara verilen değişik yanıtlarla Zihin Felsefesinin belli başlı yaklaşımları belirginleşmiştir. Kitap söz konusu yaklaşımlarla Zihin Felsefesinin temel kavramlarına ışık tutmak amacıyla kaleme alınmıştır.

Zihnin Yeniden Keşfi (Zihin Felsefesi)
John R. Searle
Litera Yayıncılık
Ne kadar çok bildiğimizi sanır ve kibirleniriz, bu modern kibirdir; bilimin evrensel ve güvenilir olduğundan da şüphe etmeyiz ancak bütün bunlara rağmen, zihin ve özellikle de bilinç söz konusu olduğu zaman, tipik bir şekilde karmaşa ve uzlaşmazlık yaşarız. Araştırma yöntemlerimizin meseleyi dayatmasına izin veriyoruz halbuki aksi olmalı. Arabasının anahtarlarını karanlık çalılıkta kaybedip 'burada ışık daha iyi olduğu için' diyerek, sokak lambaları altında arayan sarhoşlar gibi, bilinçli insan zihninin fiilen nasıl işlediğini düşünmeye çalışmak yerine, insan zihninin, hesaplama modellerimize ne denli benzediğini bulmaya çalışıyoruz.

Bu düşünceleriyle Searle, günümüz insanlık bilgi düzeyinin, kadim zihin-beden ilişkisi probleminin, en azından bilincin tartışıldığ ıdüzlemlerde doyurucu ve kesin bilgiye henüz ulaşamadığını açıkça ifade etmektedir. Yazar zihin felsefesi disiplininde önemli bir yeri olan bu eserinde, hem 'maddeci' hem de 'dualist' hakim gelenekleri eleştirmekte ve onların teorilerini kendi teorileriyle bertaraft etmektedir.

Bilincin Doğası

Zihin Felsefesi

Bilinç

Beyin

Hegel’de Kendilik Bilinci ve Öteki İçindeki Yolculuk

Hegel’de Düşünümsel Bilincin Pekinlik Yanılsaması ve Kurgusal Özne

 

 
 
Felsefe Ekibi SOLİS'in sağlamış olduğu hosting hizmeti ile sizlere ulaşmaktadır.
© 2001-2010 Felsefe Ekibi Tüm haklarını saklı tutar...
Yayımlanan yazılar kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazarlara aittir.