Sayı :11 Yıl: 2008

 

Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme
Teo Grünberg
Yapı Kredi Yayınları

Ülkemizde pek çok düşünce insanının yetişmesine katkıda bulunan Teo Grünberg'in 1963 yılında kaleme aldığı doktora tezi Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme 'anlam' kavramı ile felsefe arasındaki göbek bağını örneklerle belgeleyen bir çalışma. Modern mantığın Türkiye'de yaygınlaştırılması, kurumsallaşması ve gelişmesi için verdiği hizmetler nedeniyle 1998 yılında Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü'ne değer bulunan Grünberg'in saygın uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makale ve bildirisi vardır. Türk felsefe literatürünün en önemli çalışmalarından biri olan Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme ilk yayımlanışından kırk yıl sonra gözden geçirilmiş baskısıyla okura sunuluyor.

Anlam ve Nedensellik
Arda Denkel
Kabalcı Yayınevi
Bu kitap anlamlılık olgusunu açıklayan bir varlıkbilim sunuyor. Anlamlılığın evrimsel bir gelişim olduğunu, insan dillerindeki anlamlı tümcelerin, doğadaki yalın belirtilerden başlayarak, aşamalarla karmaşıklaşıp içerik zenginliği kazanan iletişim biçimlerinin son basamağında yer aldıklarını savunuyor. Anlamlılığın, dilegetiren ile dilegetirilen şeyler arasındaki bağıntılarda bulgulanacağını, böylesi bağlantıların en temel biçimlerinin özsel ve nedensel bağlantılar olduklarını öne sürüyor. Anlamın kaynağını oluşturan özsellik ve nedenselliği de açıklayan bu çalışmada, insan ve hayvan iletişimleri arasındaki fark, düşünme ve dil arasındaki öncelik ilişkisi gibi konular da tartışılıyor. (Arka Kapak)

Anlamın Kökenleri
Arda Denkel

Metis Yayınları
Düşüncelerini iletmeyen insan toplumsal bir varlık olarak yaşayamaz. Her iletişimse bir anlam gerektirir. Dildeki tümcelerin, sözlerin hep birer anlamı vardır. Söylenenin anlamlı olması gerekir. Fiziksel açıdan bazı sesler ya da lekelerden başka bir şey olmayan sözlerin bu kendilerini aşan güçleri İlkçağ'dan beri tartışılagelmiştir. Arda Denkel'in Bilginin Temelleri adlı yapıtıyla bütünlük oluşturan bu kitabı, konu üzerine ortaya atılan görüşleri ele alarak anlamın kökenleri sorununa bir açıklama getirmeyi amaçlamaktadır.
       Bunun yanı sıra anlam konusunun günümüz tartışmaları aşamasına gelene değin geçirdiği gelişim sürecini de eleştirel bir gözle tartışmaktadır. Bu nedenle kitap genel okur için olsun, felsefe öğrencisi için olsun, özellikle dil felsefesine giriş için yararlanılacak temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Anlaşma: Anlatma ve Anlama
Arda Denkel
Boğaziçi Üniversitesi Yayınları

Anlamanın Gizemi
Kemal Gülden
Broy Yayınları
İnsan Ablaşılabilir mi? Farkında olmak. Anlamsızlık ve anksiyete. Algısal anlama İrademiz var mıdır? İnanç ve anlamların aynılığı. Ruh ne demektir? İnsan özgür olabilir? Anlam kölesi (bağımlısı) insan Freud'un göremedikleri. Çatışmalarımız. Yaradılış Yaşamın kesintili sürekliliği. Bilincimiz ve evren. Yokluğun enerjisi. Dünyayı kadınlar mı yönetiyor? Gülme ve ciddiyet.İnsan nereye koşuyor?

Mantıksal Anlam Kuramı
Adnan Onart, Teo Grünberg
Türk Dil Kurumu Yayınları

Nietzsche: Perspektivizm Anlam ve Yorum
H. Subhi Erdem
Bilge Adam Yayınları

Nietzsche, çağımız düşüncesini en çok etkileyen; modern düşüncenin postmodern tartışmalara doğru evrilmesine ışık tutan, bir düşünürdür. Dünyayı sabitlenen yapılar ve resimler içinde görmeyen anlayışa bağlı olarak anlam akışkan ve oluş içindeki doğasına uygun, aynı tarzda yinelenen ve anı yakalayan, anla ilişki kuran bir aktivite içinde hareketli karakter kazanır. Buna bağlı olarak da yorum da sürekli yinelenen ve her yinelenme sürecinde yeni anlamlar üreten bir mekanizmaya dönüşür.

Sürekliliğin ve bu sürekliliğe bağlı oluşun cereyan ettiği bir dünyada Bilgikuramsal olarak perspektiflere dayalı bakışlardan sözedilebilir. Bu bağlamda, dili hareketli kılmak için, her türlü sistematize edici girişimden kaçınır. Söz ve söylem, dünyanın durağan olmayan yapısına uygun bir rol üstlenmek zorundadır ve bu rol; ancak anlamın akışkanlığı, yorumun çoğulluğu tarafından yerine getirilir.sözün yaratıcışığı ve canlılığı ise ancak onun felsefi üslubuyla karakter kazanır.

Anlama ve yorum Doğan Özlem armağan kitabı
Hazırlayan: A. Kadir Çüçen Hatice Nur Erkızan
Kitap üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde Doğan Özlem'in yaşamı ve felsefeye bakışı üzerine, kendisiyle değişik zamanlarda yapılmış olan iki röportaj ile hocanın yaşamına ilişkin yazıları ve anektodları bulacaknsınız. İkinci bölüm Hermeneutik, Aydınlanma, Tarihsellik ve Kültür Felsefesi üzerine, yani Doğan Özlem'in uğraşmış olduğu felsefe yazılarına ve felsefeye komşu olan diğer disiplinlerden yazılara ayrıldı. Son iki bölümde de yazılar, yazar adlarının alfabetik sırasına göre sıralandırılmıştır.

Yorum Teorisi: Söylem ve Artı Anlam
Paul Ricoeur Çeviren: Gökhan Yavuz Demir
Paradigma Yayınları İnkılap Kitabevi

Ricœur, XX. yüzyılın en geniş yelpazede ürün veren birkaç filozofundan biridir. Daha yerinde bir ifadeyle XX. yüzyılın bilgelerinden biridir. Ricœur, rakip entellektüel pozisyonlar arasındaki geçişlerin ve ilişkilerin haritasını çıkaran bir arabulucuydu.

O, sürekli olarak uzlaştırılamaz görünen bakış açıları arasındaki felsefî mübadelenin eşsiz diplomatıydı; en genel düzlemde Kıta Avrupası düşünce geleneği ile Anglo-Sakson düşünce geleneği arasında. Ayrıca, daha spesifik olarak Kıta Avrupası geleneği içinde, egzistansiyalizm ile yapısalcılık arasında; hermenoytik ile Eleştirel Teori arasında; fenomeoloji ile hümaniter disiplinler arasında; Freudyen psikonaliz ile Hegelyen diyalektik arasında; edebiyat teorisi ile din felsefesi arasında; tarihsel anlama (Verstehen) ile bilimsel açıklama (Erklären) arasında; psikoloji ile nöro-bilim arasında; etik ile politika arasında; ve dahası...

Metinlerle Hermeneutik
Doğan Özlem
İnkılap Kitabevi

Binlerce yıllık bîr tarihe sahip olan hermeneutik (yorumbilgisi),. geçen yüzyılın ortalarına kadar bir yorumlama yöntemi, hatta tekniği olarak kalmış; geçen yüzyılda Schleiemacher ve özellikle Dilthey tarafından yeniden ve derinliğine ele alınarak bir felsefeye dönüştürülmüştür. Dilthey'in çabaları pozitivist/doğabilimcî bilim anlayışının tahakkümü karşısında insana, tarihe ve kültüre yönelen bilimlerin (tin bilimlerinin) bağımsızlığını göstermeye yönelik olmuştur. Yüzyılımızda ise Heidegger, Gadamer, Rothacker, Rîedel ve Betti gibi fîlozofların çabalarıyla, hermeneutik güçlü bir gelişme göstermiştir. 2 ciltlik bu kitap, yazarın “hermeneutik (yorum bilgisi)” adı altında verdiği yüksek lisans derslerinin kayıtlarından oluşmaktadır, Derslerde hermeneutik geleneğinîn büyük filozofu Dilthey üzerîne yazılar işlenîp tartışılmıştır. Kitap, Rîedel, Habermas ve Gadamer’in yazar tarafından çevrilmiş yazılarının işlenip tartışıldığı derslerin kayıtlarını içermektedir. Derslere katılan öğrencilerin katkılarıyla aynı zamanda bir ortak çalışma niteliği de taşıyan bu kitap, ülkemizde türünün ilk örneği olarak yayımlanmaktadır.

Hermeneutik ve Hümaniter Disiplinler Gadamer - Habermas, Gadamer – Ricoeur
Derleyen: Hüsamettin Arslan
Paradigma Yayınları

Hakikat ve Yöntem 1
Hans-Georg Gadamer
Çeviri: Hüsamettin Arslan, İsmail Yavuzcan,
 Paradigma Yayınları
"Hakikat ve Yöntem güçlü bir kitaptır; gerçekten de felsefi hermenoytiğin klasiği haline gelmiştir --savaş sonrası Alman felsefesinin ihraç edilmeye elverişli ve değerli birkaç başarısından biridir. Hakikat ve Yöntem mütevazı bir başlama noktasından, Geisteswissenschaften (anlam bilimleri)'a uygun epistemoloji sorunundan hareketle sanat, tarih, dil alanlarında ve Batı felsefe geleneğinde dolaşır ve bir evrensel ontolojiye ulaşır. Bu kitabın açtığı uzun yolu katetmek isteyen kişinin derin bir nefes alması ve çok sayıda "engeli" aşması gerekir. O gerçek bir summa/şaheser, hermenoytiğin summa'sı / şaheseri, fakat aynı zamanda kontrol edilemez olanın, yani insanın sonluluğunun/sınırlılığın ın da summa'sıdır/şaheseridir. Hakikat ve Yöntem'i provakatif hale getiren şey argümanıdır: Anlama teorisi asla sonunda "nesnesinin" tam bir kavramlaştırmaya ve metodize etmeye çalışırken daima çok geç kalırız. Anlama asla fiilen temellendirilemez; çünkü anlamanın bizatihi kendisi daima zaten üzerinde durduğumuz temel, üzerinde durduğumuz zemindir.

Hayat ve birbirimizle ilişkiler evrenimiz, dile gelebilen, paylaşılabilen şeyler, sevgilerimiz, sempatilerimiz ve antipatilerimiz, kavramlaştırılamaz hayat faktörleri; bütün bunlar yöntemin kontrolüne tabi alanların dışında kalır.Ve fakat biz burada da "hakikat"i tecrübe eder, onu paylaşır, iletir ve onunla birlikte yaşarız. Hakikat ve Yöntem'in ilgilendiği hermenoytik hakikat budur.

Gadamer'in, konusunu tanımlamak için "hermenoytik" kelimesini kullanması onu kadim geleneğin karşısında provokatif bir hamleye dönüştürür. Eski hermenoytiğin yapmaya çalıştığı şey anlamanın kesin kuralları ve yöntemleridir. Bu yüzden ilk bakışta insanlar Gadamer'in de Geisteswissenschaften/anlam bilimleri için, eski Friedrich Schleiermacher, Wilhelm Dilthey, Erich Rothacker ve Emilio Betti geleneğinde yeni bir metodoji inşa etmek istediğini düşünmüştür. Bu çok büyük bir yanlış anlamadır. Aslında Gadamer, o zamana kadar yapılandan bütünüyle farklı bir şeyle, yani yöntemle kontrol edilebilen alanın hep dışında duran bir şeyle ilgileniyordu. Gadamer'e göre Geisteswissenschaften/anlam bilimleri bu alan hakkında düşünmek için iyi bir çıkış noktası oluşturur; fakat kesinlikle teorisi hermenyotik olan bir metodolojiye ihtiyaç duyduğu için değil. Tam tersine, anlam bilimlerinin biricikliği, her yöntemin sınırlı geçerlilik alanının farkına varmamızı sağlar.

Gadamer'e göre bilimsel yöntem ne kadar geriye çekilirse sanat o kadar öne çıkar. Bu yüzden sanat oyunları Gadamer hermenoytiğinde birçok bakımdan anahtar bir rol oynar. Sanatın tecrübesinin nasıl bütün boyutlarıyla hermenoytik probleme de uygulanabilecek bir hakikat tecrübesi olduğunu keşfetmek zorunludur. İşte tam da bu nedenle, söz konusu tecrübeyi estetizasyon tehlikesi- sanatın kendi kendisini kavrayışı ve keza bütün anlam bilimlerinde ondokuzuncu yüzyılda ve sonrasında ortaya çıkan bir tehlike - karşısında korumak çok önelmidir. Gadamer için bu estetik kültle yapılabilecek hiçbir şey yoktur (sanata tutkusu estet izlenimi bırakmasına yol açsa da). Bu ona göre öldürücü bir yanlış anlamadır; hakikat sorunlarında bilimsel yöntemin egemenliğinden doğan ve bu egemenliği doğrulayan bir yanlış anlama."

Homo Semioticus
Mehmet Rifat
Kaf Yayıncılık

Hans George Gadamer’in Hermenuetiğinde Bir Anlama Modeli Olarak Diyalog

Anlama İlişkin Kimi Karşıt Yaklaşımlar

Anlamın Anlamının İkinci Bir Açıklaması ve Postmodern Söylem

Homo semioticus

Dilde Biçim ve Anlam

Anlam

Anlamak

 

 
Felsefe Ekibi SOLİS'in sağlamış olduğu hosting hizmeti ile sizlere ulaşmaktadır.
© 2001-2008 Felsefe Ekibi Tüm haklarını saklı tutar...
Yayımlanan yazılar kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazarlara aittir.
website statistics