| |
Sizin İçin Seçtiklerimiz
Felsefe Ekibi
ANLAMBİLİM
Pierre Guiraud
Multilingual Yabancı Dil Yayınları
insanın tensel ve toplumsal evreni, gösterge dizgelerinden oluşur. Gösterge sözcük olur, ulaşım belirtkesi olur, töre olur; değişik davranış türleri ya da toplumsal yaşamı kuran değişik kurallar, öğeler biçimine bürünür. Ama işler açısından hep anlam aktarma özelliği taşır. Bu bakımdan insanoğlunun anlığı gösterge üreten bir düzenek, göstergeler de anlam aktaran araçlardır.
|
ANLAMBİLİM
Sözcüğün Anlam Açılımı
Nizamettin Uğur
Doruk Yayınları
Anlam-sözcük ilişilerinin "sözcüğün anlam açılımı" biçiminde ele alındığı bu kitapta, anlamın boyutları ülkemizde ilk kez kavramlar düzeyinde tartışılmaktadır.
Alanında tek kitap olan bu çalışmada, anlamın diyalektiği ve boyutları ile sözcük-anlam bağlantıları, gerçek anlam-dğişmece anlam karşıtbütününde ele alınmıştır.
Farklı bir yaklaşımla yeni bölümlemeler, kavramlaştırmalar, terimlendirmeler yoluna gidilerek gerçek anlam, başat anlam, yan anlam; değişmece türleri olarak da benzetme, eğretileme, düzdeğişmece, niceleme, değinmece, yoksunlama konularında ayrıntılı açıklamalara ve tartışmalara girilmiş, aktarmalar kavramına da yeni bir yaklaşım getirilmiştir.
(Arka Kapak) |
BİLİNÇ VE DİL
John R. Searle
LİTERA YAYINCILIK / Çağdaş Felsefe Dizisi
Bilinç ve Dil isimli bu çalışma, John R. Searle'ün son eseri olması nedeniyle onun felsefi sisteminin en son ve yetkin halini bizlere sunmaktadır. Çağımızın en büyük filozoflarından biri sayılabicek olan Searle, sistemli ve güçlü felsefesiyle tüm akım ve düşünürlere karşı 'Modern Aristo' gibi sağlam bir duruş sergilerken, aynı zamanda bize en klasik ile en yeni arasında felsefi bağlantının çok güzel bir örneğini göstermektedir. Eser öndört bölümden oluşmakta ve filozofun çok geniş felsefi külliyatını bir şaheser niteliğinde temsil etmektedir.
John R. Searle'ün son eseri olan Bilinç ve Dil isimli bu çalışma, öndört bölümden oluşmakta ve filozofun çok geniş felsefi külliyatını bir şaheser niteliğinde temsil etmektedir. Kendimizin diğer insanlar ve doğal dünya ile olan ilişkilerimizde anlamlı ve bütüncül bir açıklamasını nasıl yapabileceğimizi geniş bir problematik çerçevede ele alan bu eser, söz edimleri, niyetlilik, bilinç, anlam ve akıl gibi temel felsefi sorunları irdelemektedir.İlk beş makale özelde bilinç, genelde ise niyetli fenomenleri konu edinmektedir. Geriye kalan makaleler, filozofun psikoloji ve diğer sosyal bilimler bakımından zihin sorununa yaklaşımlarını ve bu konuyla ilgili tartışmaları ele almaktadır. Yine bu makalelerde özellikle söz edimleri teorisinin çeşitli ve en son tartışma biçimleri ortaya konulmakta ve Quine ile Kripke tarafından benimsenen farklı şüphecilik biçimlerine meydan okuyan bir zihinsel gerçekcilik modeli savunulmaktadır. Bu eserin çok geniş felsefî spekturumuyla Türk okuyucusuna çağdaş dil felsefesi, zihin felsefesi ve kognitif bilimler alanında derin bir kavrayış ve bilgi düzeyi sağlayacağı kanaatindeyiz.
|
Dil Felsefesine Giriş
Atakan Altınörs
İnkılap Kitabevi
Bu kitapta öncelikle, dili nesne edinen diğer bilgi dallarının çeşitliliği içinde dil felsefesinin kendine özgü sorunları ve bu sorunlar için felsefe tarihi boyunca filozoflar tarafından önerilmiş çözümler tanıtılmaktadır. Birinci bölümde dil felsefesinin ana konuları ve onları nesneleştirme tarzının dil ile ilgili bilgi dallarından farkı; ikinci bölümde dil felsefesinin temel problemi olan "anlam" sorununa ilişkin çözüm önerileri; üçüncü bölümdeyse Antik Çağ'dan yirminci yüzyıla kadar geçen dönemdeki çeşitli filozofların dil anlayışları arasından seçilmiş örnekler yer almaktadır. Ele alınan konuyu dolaysız bir şekilde literatürdeki tekstlere bağlama amacıyla, kitaptaki her alt bölüme küçük okuma parçaları ilave edilmiştir.
Konuyla ilgili rahat okunabilen bir kaynak kitap olarak Dil Felsefesine Giriş'in özellikle dil felsefesi dersi alan öğrencilerin nezdinde mevcut olan bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz. |
Dil Felsefesi Sözlüğü
Atakan Altınörs
Paradigma Yayınları
Felsefe disiplini terminolojileri arasında dil felsefesi terminolojisi daha 'teknik' bir özellik taşır. Mantık, dilbilim, göstergebilim gibi alanlar ve etkileşimi nedeniyle, geleneksel felsefe disiplinlerinin sözvarlığını içeren sözlükler dil felsefesi metinlerinin okunması için yetersiz kalabilmektedir. Atakan Altınörs'ün hazırladığı Dil Felsefesi Sözlüğü, konuyla ilgili metinleri çözümlemede okuyucuya kılavuzluk etme amacını taşıyor. Sözlükte, kavramların yanı sıra, temel akımlara ve başlıca filozoflara ilişkin açıklayıcı maddeler de yer alıyor. Dil Felsefesi Sözlüğü'nün felsefe öğrencileri ve okuyucuları kadar dil ve iletişim sorunlarını duyarlı okuyucular için de faydalı bir başvuru kaynağı olacağını umuyoruz.
(Arka Kapak) |
Dil Hapishanesi
Fredric Jameson
Mehmet H. Doğan
Yapı Kredi Yayınları
Dil Hapishanesi, yeni başlayanlar kadar uzmanlar için de albenisi olan bir kitap. Uzman olmayan okurlar, Rus Biçimciliği ve Paris Yapısalcılığının karmaşık sırlarının akıcı bir şekilde değerlendirildiği bir giriş kitabı okuyacak; konunun uzmanları ise bu kitabı iki nedenden ötürü okumaya değer bulacak: birincisi, Jameson hem Biçimciliğin, hem de Yapısalcılığın hatalı altyapısını bir cerrah kararlılığıyla ortaya koyuyor, ama aynı zamanda, bu altyapının hakkını da veriyor; ikincisi, Jameson'ın ayrıntılı incelemesi, Yapısalcılıkla Marksizm arasındaki karşıtlıkları ve kesişme noktalarını açığa çıkarıyor.
Fredric Jameson Dil Hapishanesi'nde Yapısalcılığa ve Rus Biçimciliğine genel bir bakışla yaklaşmakla kalmıyor, bu iki akımın temel metodolojilerine önemli bir eleştiri de getiriyor. |
Dil Sembolik Formlar Felsefesi I
Ernst Cassirer;
Türkçeleştiren: Milay Köktürk
Hece Yayınları
Dilin kaynağı ve doğasını soran felsefi soru, esas itibarıyla varlığın kaynağının ve doğasının ne olduğu sorusu kadar eskidir. Çünkü dil ve varlığın, kelime ve anlamın henüz daha birbirinden ayrılmamış olması, felsefenin onları ayrılmaz bir birlik olarak görmesi, felsefe açısından dünyanın bütünü üzerinde ilk bilinçli refleksiyonu anlatır.
Dilin kendisi bir refleksiyon temeli ve şartı olduğu, felsefi 'aydınlık' da ilkin dilin içinde ve dil vasıtasıyla geliştiği için, ilk zihin bilinci, dili daima verilmiş bir realite olarak fiziksel gerçeklikle mukayese edilebilir ve onunla aynı değerde olan bir 'gerçeklik' olarak kabul edilmiştir.
Dilin dünyası, insan kendi bakışını bu dünyaya yönelttiği anda, aynı kesinli ve zorunluluk içinde ve benzer 'nesnellik' içinde -ki şeylerin dünyası insanın karşısına bu nesnellikle çıkar- insanı kuşatır. |
Dil,Şu Büyülü Düzen
Doğan Aksan
Bilgi Yayınevi / Bilgi Dizisi
Şu konuştuğumuz dil, yeryüzünde çeşitli toplumların yararlandığı diller, neresinden bakarsanız bakın, büyülü, olağanüstü şaşılacak bir düzenin varlığını ortaya koymaktadır; insana özgü, onun olağanüstü yaradılışına bağlı bir düzenin.
Bu kitap bir yandan dilbilim konularını herkese seslenecek biçimde ele almaya, bir yandan da dilbilim, filoloji öğrencilerine, bu alanlarda çalışanlara ve dile ilgi duyan, dile meraklı kimselere yararlı olmaya yönelmiştir. Bu nedenle, her konudaki bütün yayınların değil, bazı ana kaynakların gösterilmesi yoluna gidilmiş, okurun, çoğunluğu yabancı bir yığın akım ve araştırmacı adıyla karşı karşıya kalmadan başlıca çalışma konularına ve ana kavramlara ulaşması yeğlenmiştir.
"Dil, Şu Büyülü Düzen..." okurlara, bugüne kadar dilin ortaya çıkan yönlerinden önemli bir bölümünü sunmaktadır.
(Arka Kapak)
|
Dil ve Zihin
Noam Chomsky
Ayraç Yayınevi
Dil ve Zihin, ABD'deki Vietnam savaşı karşıtı eylemlerin önderlerinden, daha kırk yaşına gelmeden alanının yapısını değiştiren ünlü dilbilimci Chomsky'nin üçüncü bir kimliğinin, felsefeci kimliğinin öne çıktığı bir metin.
Dil, insan zihninin aynasıdır. Zihin boş bir levha değildir; içerisinde doğuştan gelen kimi yapılar vardır. Descartes ile 17. yüzyıl felsefesinin bu iki temel düşüncesinden yola çıkan Chomsky, Dil ve Zihin'in ilk üç bölümünde, 'Dilin doğasıyla ilgili araştırmalarla kurgulamaların zihin incelemelerine katkısı nedir?', 'Çağdaş dilbilimde zihin incelemeleriyle bağlantılı gelişmeler nelerdir?, 'Dil ve zihin incelemeleri gelecekte nasıl bir biçim alabilir?' gibi sorulara yanıt arıyor. Dördüncü Bölümde, ilk üç bölümde sunulan temel kavramları yeniden ele alıp sözdizimi yapılanlarının anlam yorumlamaları konusunda daha sonra yapılmış çalışmaları irdeliyor. Beşinci Bölümde, üretici dönüşümsel dilbilgisi kuramını kısaca sunup bunun insan ruhbilimi açısından taşıdığı olanakları araştırıyor. Son bölümdeyse çağdaş dilbilimle felsefe arasındaki kesişme noktalarını arıyor.
(Arka Kapak) |
Dilbilim Terimden Anlama Dilbilim Yazıları
Canan Şenöz Ayata
Multilingual Yabancı Dil Yayınları
Prof. Dr. Mustafa Durak'ın derlediği ve çevirdiği şu makaleler yer alıyor bu kitapta
Dil Bilinci -J.B. Marcellesi ve B. Cardin
Terim Konusunda -Bruno de Besse
İşlevsel Dilbilime Giriş -Henri Frei
Sözdizim, Anlambilim ve Edimbilim -John Lyons
Anlam Çözümlemesi -John Lynons
Anlam ve İktidar -Felix Guattari
Anton Marty'nin Dil Felsefesi -Oswald Ducrot
|
Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim 1 - 3 Cilt TK.
Doğan Aksan
TDK Yayınları |
Dilbilimin Temel Kavram ve İlkeleri
Berke Vardar
Multilingual Yabancı Dil Yayınları
|
DİLBİLİME GİRİŞ
Zeynel Kıran
Seçkin Yayınları
|
Genel Dilbilim Dersleri
Ferdinand de Saussure
Multilingual Yabancı Dil Yayınları
Çevirisini sunduğumuz yapıt, XX. yüzyılın çığır açan, devrim yaratan temel kitaplarından biridir. Dilbilimde olduğu gibi ondan esinlenen tüm dallarda da adına sık rastlanan, alıntılarda daha geniş yer tutan bir başka yapıt göstermeye olanak yok gibidir.1930'lardan çok yakın bir geçmişe değin Batı'da yayımlanan pek az dilbilim yapıtında bu kitaptan söz edilemez; 1950'lerden sonra dilbilim kökenli kavram, ilke ve yöntemlerden yararlanan çok az budun-bilim, ruhbilim, yazınsal eleştiri, göstergebilim, vb. çalışmasında bu yapıt anılmaz.Yüzyılımızın başlarında, İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure'ün Cenevre Üniversitesi'nde verdiği genel dilbilim derslerinde öğrencilerin tuttukları notların, bilginin ölümünden sonra derlenerek özgün bir bireşime dönüştürülmesi sonucu yayımlanan bu ilginç yazgılı yapıt bugüne değin değişik yorumlara, çelişik açıklamalara, ardı arkası kesilmez tartışmalara konu olmuştur. Çünkü bütün büyük yapıtlar gibi Genel Dilbilim Dersleri de değişik görünümler sunan, bir yanıyla geçmişe kök salan, bir yanıyla çağını yansıtan, bir yanıyla da gücül bir geleceği satırları arasında saklayan, büyük kuramcının sözlü açıklamalarındaki yaratış çabasını hem çarpıcı kesinlemeleri, hem de yoruma açık duraksamalarıyla yazılı anlatımın kendine özgü kalıplarına indirgeyen çok yönlü bir anıttır. |
Dile Gelen FelsefeCogito
Taylan Altuğ
Yapı Kredi Yayınları
1970'li yıllardan beri ürün veren, felsefeci Taylan Altuğ, yeni kitabı Dile Gelen Felsefe'de felsefenin "dile gelme" koşullarını araştırmak için farklı yaklaşımların temsilcileri olmuş felsefecilerin dille ilgili sorunlarını açımlayan bir çalışmayla karşımızda bu kez. Locke (İdeler ve Sözcükler), Humboldt (Dil ve Tin), Heidegger (Dilin Özü: Varlığın Dili), Wittgenstein (Dil Oyunları), Saussure (Bir Değerler Dizgesi Olarak Dil) ve Derrida (Postmodern Dil Durumu) evreninde "Türkçe" bir gezi... "Felsefe, ulusal bilinçte aşılması gereken bir mesafe, bir yabancılaşma olarak mı duruyor hâlâ bizim için? Felsefe Türk dilinde söylenmemiş olanı söylemeye mi çalışıyor son kertede? Fakat söylenmemiş olanı söylemek için, dilde önceden söylenmiş olanı işitmek gerek. Ne yapmalı o halde? Dili işitmeli, dili dinlemeli. Felsefenin dile gelmesinin özgül anlamı bu olabilir mi?" sorularına bir yanıt arama serüveni. |
Eleştirel Bakış Açıları
Mehmet Rifat
Dünya Yayıncılık
Mehmet Rifat'ın sekiz yazar ve araştırmacının katkılarıyla hazırladığı Eleştiri Seçkisi / Eleştirel Bakış Açıları:
Auerbach, Bahtin, Barthes, Curtius, Derrida, Eco, Genette, Goldmann, Greimas, Ingarden, Iser, Jakobson, Jauss, Kristeva, Lanson, Lotman, Lukacs, Man, Mauron, Mukarovsky, Propp, Proust, Ricceur, Riffaterre, Rus Biçimcileri, Sainte-Beuve, Sartre, Spitzer, Taine, Todorov, Yapıbozucu Eleştirmenler, Yeni Eleştirmenler, vb.
ile
Akatlı, Alangu, Andaç, Ataç, Aytaç, Batur, Bek, Belge, Benk, Beyatlı, Bezirci, Burian, Cemal Süreya, Cöntürk, Demiralp, M. H. Doğan, Y. Ecevit, Eroğlu, Eyuboğlu, Fethi Naci, Göktürk, Gümüş, Günyol, Gürson, Hilav, İleri, İnam, Ö. İnce, Kahraman, Kaplan, Koçak, Köprülü, C. Kudret, Memet Fuat, Moran, Mutluay, Oktay, Parla, M. Rifat, Tanpınar, H. Yavuz, T. Yücel, A. Yüksel ve başkalarının alımlama estetiği / anlatı çözümleme yöntemleri / biçem araştırmaları / biçimci yöntem / dilbilimsel eleştiri / filolojik eleştiri / gösterge eleştirisi / göstergebilim yöntemi / marksist eleştiri / mentinlerarası ilişkiler / metne yönelik eleştiri / nesnel eleştiri / oluşsal eleştiri / öznel eleştiri / postmodern eleştiri / ruhsal eleştiri / toplumbilimsel eleşiri / varoluşsal psikanaliz / yapıbozucu eleştiri / yapısal eleştiri / yaşamöyküsel eleştiri / yazınbilim yazın tarihi yöntemi / yorumbilim, vb. alanlardaki yaklaşımlarını tanıtıyor, tartışıyor ve yorumluyor.
'Eleştirel bakış açıları'nın çeşitliliğini okura kapsamlı değerlendirmeleriyle aktaran bu kitap
bir kaynak niteliği taşıyor.
|
Genel Dilbilim Sorunları
Emile Benveniste
Yapı Kredi Yayınları
1902-1976 yılları arasında yaşayan Emile Benveniste, çok genç yaşta (1927) College de France'ta Hint-Avrupa dilleri üstüne karşılaştırmalı dilbilgisi dersleri vermeye başladı. Bunu, yine aynı okulda verdiği genel dilbilim dersleri izledi. Yayınlanan iki yüzü aşkın makale ve bilimsel incelemesi, göstergebilim ve anlambilimden oluşan çift yönlü bir dilbilimden yola çıkar. 'Genel Dilbilim Sorunları'ndan ('Problemes de Linguistique Generale' iki cilt,1966-1974) derlenen bu kitap, yapısalcılık'ın tarihçesini ve Saussure sonrası dilbilimin gelişimini inceliyor; Benveniste'in toplum-dil ilişkisi ve arıların dilleri üstüne araştırmalarına, P. Daix ve G. Dumur'un kendisiyle yaptığı söyleşilere de yer veriyor. Çalışmaları ve incelemeleri ile Benveniste, çağımızın en önemli dilbilimcileri arasında yeralmaktadır.
|
GENEL EDEBİYAT BİLİMİ
Prof. Dr. Gürsel Aytaç
SAY yayınları
Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı başkanı Prof. Dr. Gürsel Aytaç tarafından kaleme alınan kitapta 'Edebiyat Biliminin Temel Problemleri', 'Edebiyat Estetiği', 'Edebiyat Kuramları', 'Edebiyat Akımları' gibi başlıklar altında edebiyat bilimi masaya yatırılıyor. Yazar, edebiyatın arka planını tarihi gelişimi içinde yansıtmak amacıyla akımlarla ilgili özet bilgilere de yer veriyor. Aytaç ayrıca, kaynakça olarak daha çok Almanca yazılmış edebiyat bilimi kitaplarından yararlandığı kitabının sonuna 'Genel Edebiyat Bilimleri Sözlüğü'nü de eklemiş.
|
Göstergebilimsel Serüven
Roland Barthes
Yapı Kredi Yayınları / Cogito Dizisi
Bu kitap, dünyadaki her çeşit anlamlı bütünü, insanı kuşatan yoğun ve karmaşık anlatılar evrenini daha iyi kavramamızı sağlayacak bir bilim dalının, göstergebilimin Roland Barthes tarafından yaşanan özgün ve özgür bir serüvenini sergiliyor.
Avrupa göstegebiliminin (semiyoloji, semiyotik) kurucularından, büyük düşünce ve yazı ustası Roland Barthes, Göstergebilimsel Serüven'de yer alan yazılarında, göstergebilimin temel ilke ve kavramlarını ortaya atmakta kalmıyor, aynı zamanda anlatı çözümleme yönteminin başlıca aşamalarını gösteriyor, yazın, reklam, şehircilik, tıp, gündelik yaşamdaki nesneler gibi çok değişik alanlara ilişkin yaklaşım örnekleri de sunuyor.
|
İnsan Bilimlerine Prolegomena: Dil Gelenek Ve Yorum
Hüsamettin Arslan
Paradigma Yayıncılık
İçindekiler:
Alan D. Schrift; Dil, Metafor ve Retorik
Martin Heidegger; Dilin Doğası
Hans-Georg Gadamer; İnsan ve Dil
Kathleen Wright; Gadamer: Dilin Spekülatif Yapısı
John D. Caputo; Varlık Düşüncesi ve İnsanlığın Diyaloğu: Heidegger ve Rorty
John D. Caputo; Tekrar ve Kinesis: Kierkegaard ve Metafiziğin Çöküşü
Edward Shils; Gelenek
Theodor Kisiel; Geleneğin Vukubulması: Gadamer ve Heidegger'in Hermeneutiği
Brice R. Wachterhauser; Anlamada Tarih ve Dil
David Couzenstlay; Heidegger ve Hermeneutiğe Dönüş
Friedrich Nietzsche; Yorum Üzerine
Ben Vedder; Dilthey'da Hermeneutiğin Metafizik Arkabahçesi
Martin Heidegger; Anlama ve Yorum
Alan D. Schrift; Perspektivizm ve Yorumcu Plüralizm
Charles B. Guignon; Heidegger ve Bilgi Problemi: Kartezyen Doğrulama Modeli Sorgulaması
John D. Caputo; Postmetafizik Bir Rasyonaliteye Doğru
|
İŞARETTEN KONUŞMAYA
Michael C. Corballis
Yayınevi :Kitap Yayınevi
Dilin Kökeni ve Gelişimi
İşaretten Konuşmaya Dilin Kökeni ve Gelişimi adlı kitapta geniş bir disiplinler yelpazesinin iplikleri kullanılarak hoş bir öykü dokunuyor. Dilin, primat atalarımızın çıkardığı seslerden değil, el ve yüzleriyle yaptıkları hareketlerden geliştiği anlatılıyor. Kitapta, dilin evrimiyle ilgili pek çok kanıt gösterilmeye çalışılıyor. Öyküye şimdi moleküler biyologlar da katkıda bulunuyorlar. Dilin işaretten konuşmaya yaptığı yolculuğun hâlâ sona ermediğini söyleyen Michael C. Corballis, psikoloji profesörü ve Auckland Üniversitesi Araştırma Merkezi üyesi. The Lopsided Ape’in yazarı. The Descent of Mind’ın editörlerinden.
|
KARNAVALDAN ROMANA / Edebiyat Teorisinden Dil Felsefesine Seçme Yazıları
Mikhail Bakhtin
Önsöz: Sibel Irzık
Tercüme: Cem Soydemir
Ayrıntı Yayınları
Mikhail Bakhtin 1920'lerde başlayıp 1975'te ölümüne dek Sovyetler Birliği'nde sürdürdüğü çalışmalarla Avrupa ve ABD'nin 1980 sonrası entelektüel ortamına damgasını vurmuş bir insan bilimleri ve dil felsefecisi, kültür ve edebiyat kuramcısıdır. Bu konulardaki tartışmalara 60'larda egemen olan yapısalcı ve 70'lerde yaygınlık kazanan yapısalcılık sonrası yaklaşımların sınırlarının belirlenip aşılması yolundaki çabaların en güçlü, en verimli esin kaynağı olmuştur. Yapıtlarını, kendisinden habersiz, hatta kendisinden sonra geliştirilmiş birçok kurama verilmiş yanıtlar olarak okumak mümkündür. Biçimciliğe ve yapısalcılığa yanıtında tarihselliği ve sözün toplumsal yaşamını; yapısalcılık sonrası antihümanist kuşkuculuğa yanıtında da bağlamsallığı ve toplumsal bir ütopyayı kavramlaştırmanın dilini oluşturmuştur. Marksist eleştiriye, kaba indirgemeciliğe direnen, dilin ve edebiyatın toplumsal yaşamı kurma işlevini vurgulayan bir boyut katmıştır. Günümüzde feminist, postkolonyalist, Marksist eleştiri söylemlerinde, kültür çalışmaları alanında, Bakhtin'in diyalog ve karnaval kavramlarına değinmeden ilerleyen bir tartışma bulmak zordur.
Bu derleme için seçilen yazılarda incelenen alan edebiyat, tanımlananlar ise tür, karnaval ve romandır. Edebiyatta özgün yaratıyla onu mümkün kılan verili anlam dünyası, tek bir söz edimiyle bütün bir dil, şimdiyle geçmiş, tür kavramı içinde birbirinr dokunur. Karnaval, edebiyatla edebiyat dışının maksimum temas noktasıdır. Romandaysa tür ve karnaval bir kural tanımazlıkla roman içinde birbirleriyle haşır neşir olur, çatışır. Bu iç içe geçiş kurallarını sarsar, geleneksel anlamıyla tür kavramının alaşağı edilmesine neden olur. Karnavalın sunduğu hazzın kaynağında, sözün somut gerçeklikle bağlarını yeniden keşfedişi yatmaktadır.
Ayrıntı Yayınları olarak 'sözün yaşama dokunduğu anın yazarı' Bakhtin'i, edebiyat teorisinin bu dev kalemini ilk kez Türkçeye kazandırmaktan gurur duyuyor; Marksizm ve Dil Felsefesi, Edebiyatın Yaratılışı, Edebiyat Kuramı ve Edebiyat Olarak Hayat'la beraber okunmasını öneriyoruz...
Bakhtin'in kuramı, yapısalcılık sonrası dönemde hayat olup olmadığını merak etmeye başlayan edebiyat eleştirmenlerine yeni bir umut verdi.
David Lodge-
Mikhail Bakhtin, insan bilimleri alanındaki en önemli Sovyet düşünürü ve yirminci yüzyılın en büyük edebiyat kuramcısıdır. |
Marksizm ve Dil Felsefesi
Valentin Nikolayeviç Voloşinov;
Yayına Hazırlayan: Nami Başer, Tuncay Birkan;
Tercüme: Mehmet Küçük
Ayrıntı Yayınları
Marksizm ve Dil Felsefesi düşünce tarihinin çığır açan yapıtlarından biridir. Hem Marksist düşünce içinde hem de dilbilimde vazgeçilmez bir köşe taşıdır. Marx'a göre insanlar tarihini kendileri yapar, ama canı istediği gibi, kendi seçtiği koşullarda değil; doğrudan karşısına çıkan, verili olan ve geçmişten devralınan koşullarda yapar. 'Geçmiş tüm kuşakların geleneği, yaşayanların hayatına bir kabus gibi çöker' saptamasını dilde temellendiren Voloşinov'dur. Yazara göre dili de insanlar yapar; ama yine, canı istediği gibi değil, verili şartlar içinde yapar. İnsanlar dili kullanırken, dil de insanları kullanır ya da biçimlendirir. Düşünceyi ve insanı total'in içinde eritmeyi hedefleyen bir dönemde yazılan bu kitap, dilbilimin yanı sıra edebiyat, psikoloji antropoloji gibi alanlarda da büyük etkiler yaratmıştır.
Yazar amacını; 'Marksist düşünüşün, dili bir araştırma nesnesi olarak aldığında girmesi gereken temel doğrultuları tayin etmek ve dilbilimin somut sorunlarına eğilirken yaslanması gereken metodolojinin tarif edilmesi' şeklinde tanımlıyor. Voloşinov 'sözcük ideolojinin taşıyıcısı, ideoloji de bir üstyapı kurumudur; ama göstergebilimsel topluluk ile toplumsal sınıflar örtüşmez' diyerek bir yandan dili şematik bir biçimde üstyapı kurumu olarak gören ve dilin sınıf mücadelesi açısından birleştirici, türdeş olduğunu söyleyenlere karşı çıkıyor. Diğer yandan da dili ideal bir soyut nesneye dönüştüren, eşsüremli ve türdeş bir sistem olarak ele alan, sözü bireysel olduğu için inceleme alanı dışında bırakan Saussure ekolüne de karşı çıkıyor. Ona göre, sözcükler sözlüğe tıkılamayacak canlı varlıklardır; bir diyalog içinde hayat bulurlar. Kendi dışında bir şeyleri temsil, tarif ya da ikame eden şey göstergedir. Bir göstergenin anlaşılması, kavranan gösterge ile zaten bilinen başka birtakım göstergeleri arasındaki bir ilişkiden türer. Anlamı yaratan diyalogudur. Diyalektik metot diyaloğa uygulanır.
Marksizm ve Dil Felsefesi'nde, 'söz içinde söz, söz hakkında söz' diye tanımlanan dolaylı anlatımın, yani Öteki'nin sözünün edebiyat eserlerinde incelenme yönetiminin temellendirilmesi, yankısı bugüne kadar uzanan gerçek bir devrime yol açmıştır...
Dilbilimcilere... dil bilinci edinmek isteyenlere... bilinç-dil ilişkisi üzerine kafa yoranlara... Öteki olarak kahramanın sözünü bize aktaran yazarların peşine düşen edebiyatseverlere, eleştirmenlere... farklı bir sol tahayyül arayışının zorluklarına katlanmak isteyenlere...
Kitap da yazarı da olağandışı; zaten bu kitabın açık düşünceli bir okuru en çok şaşırtacak yanı içeriğinin yeniliği ve özgünlüğüdür. (...) Bu eser, toplumdilbilim alanında son yıllarda gerçekleştirilen buluşları önceler ve hatta günümüzdeki göstergebilim araştırmalarını aşarak büyük önem taşıyan yeni araştırma konuları, yeni uğraşlar sunar.
- Roman Jakobson- |
Tractatus
Ludwig Wittgenstein
Çevirmen: Oruç Aruoba
Yapı Kredi Yayınları
26 Nisan 1889-29 Nisan 1951 tarihleri arasında yaşayan Joseph Johann Ludwig Wittgenstein, İngiliz felsefesine yaptığı etkiler, mantık kuramları ve dil felsefesiyle birlikte iki özgün felsefe dizgesi oluşturmasıyla da tanınır.
Kısaca Tractatus adıyla bilinen ve filozofun neredeyse kendisiyle özdeşleşen eser, içinde, herkesin "yeni" bir bilgi bulduğu, etkili bir çalışmadır. Aslında özgün metinde 60 sayfaya sığdırılmış kısa bir metindir bu. Ancak ondalık sayı sistemiyle düzenlenen bu kısa metin, hacminden beklenmeyecek kadar kapsamlı sorunlarla uğraşır: dile olanak verenin ne olduğu, söylenebilecek olanın sınırları, dile getirilebilen ve dile getirilemeyen önermeler, ölüm ve mistisizm gibi, vb.
Tractatus, bu içeriğiyle felsefenin belirli bir dönemine son noktayı koyar; filozofun kendine göre bile, felsefe "tükenmiştir" artık. Çünkü "üzerinde konuşulamayan konusunda susulmalı"dır. |
Metaforlar : Hayat Anlam ve Dil
Yazar: George Lakoff-Mark Johnson
Çevirmen: Gökhan Yavuz Demir
"Çok tartışılan metafor konusunda bugüne kadar karşılaştığım en orijinal ve değerli kitap."
James D. McCawley
Şimdiden bir klasik olan Metaforlar/Hayat, Anlam ve Dil metafor anlayışımız ile onun dil ve zihindeki rolünü değiştirdi. Yazarlara göre metafor temel bir zihin mekanizmasıdır; bize sayısız başka şeyi kavramamızı sağlayacak fiziksel ve sosyal tecrübemiz konusunda bildiğimiz şeyleri kullanma imkânı veren bir mekanizma. En temel tecrübe anlayışlarımızı yapıya kavuşturdukları için metaforlar, hayatımızın "olmazsa olmazlarıdır" - Metaforlar algı ve eylemlerimizi biz farkında olmadığımız halde şekillendirirler.
"Eğlenceli ve entelektüel açıdan tahrik edici... Lakoff ve Johnson'ın her sayfada gösterdiği gibi, metafor hakkındaki en önemli gerçek onun tecrübe edildiği gerçeğidir - ve bu kitap okunmayı tecrübe edilmekten daha çok talep etmiyor. Tecrübe esnasında doğan fikirler, okuyucuların kavram yapıları kadar yazarlarının kavram yapılarını da temsil ediyor. Her insani iletişimde yaygın bu özellik, Lakoff ve Johnson'ın artistik vizyonuyla bu kitapta belirginleşiyor, zor anlaşılan bir insani konu hakkındaki bu etkileyici insan ürünü kitapta gözler önüne seriliyor.
John M. Lowler, Language
|
Öznenin Dili Dilbilim ve Yapısalcılık
İ. Emre Işık
Bağlam Yayınları
İsmet Emre Işık'ın; Saussure, Levi-Strauss, Lacan, Prag dilbilimi okulu, Chomsky ile birlikte yapısal antropolojinin dilbilim ile alakasını ele alan çalışması Mimar Sinan Üniversitesi'nin Sosyoloji bölümündeki yüksek lisans çalışmasından yola çıkarak gerçekleştirdiği bir kitaptır. Bu çalışma bizi 1950-60'lı yılların kuramlarına geri götürür.
Belki de bir nesil evvel çokça konuşulan; ama gitgide unutulan, yapısalcılık sonrası ve postmodern teorilerle birlikte bizden uzaklaşan bir düşüncenin geriden günümüze yansımasıdır. Çok çabuk unutarak hep günceli tüketen bir şimdiki zaman tarihinin yanında hep katmanlarla çalışan bir okumanın da varolduğunu hatırlatan bu çalışma kuramsal olarak geçmişin bir gözden geçirilmesidir.
-Ali Akay- |
SÖYLEM ÜZERİNE
Ahmet KOCAMAN, Şükriye RUHİ, Deniz ZEYREK, Dilek DOLTAŞ, Işın Bengi-ÖNER,
Gürkan DOĞAN
ODTÜ Vakfı Yayıncılık.
‘Söylem’ Türkçede son yılların gözde sözcüklerinden birisi. Özellikle dilbilim, felsefe ve yazında söylem kavramının yaygın biçimde kullanılması iki temel nedene dayanıyor: Birincisi dil kullanımında temel amacın iletişim olduğu vurgulanmak isteniyor; ikincisi salt tümce ve yapı ile ilgilenmenin iletişimi açıklamakta yetersiz kalacağı düşünülüyor.
İletişimin başarıya ulaşması ise iletinin alıcısıyla özdeş ya da benzer bir evrenin, ortak bir alımlama ve yorumlama dizgesinin paylaşılmasını gerektiriyor. Aynı dili konuşsak da kavrayış çerçevemiz, bakış açımız, olguları bağıntılamada kullanacağımız ilkelerde benzerlik yoksa iletişim kurmakta zorlanıyoruz. Bütün bunlar iletişim olgusuna bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşmamızı gerektiriyor. İşte bu bakımdan, söylem söz konusu yaklaşımın anahtar kavramıdır.
Ortak bir çalışmanın ürünü olan bu kitapta, söylem kavramı değişik boyutlarıyla irdelenirken dil, zihin, dünya bilgisi, birey, toplum ilişkileri özellikle vurgulanıyor. Kitaptaki yazılar, dil-dilbilim, dil-birey, dil-toplum, dil-yazın, dil-çeviri, dil-yorumlama konularını inceleyerek iletişimin bütünsellik boyutunu kuşatmayı amaçlıyor. Bu nedenle her okurun kitapta kendi söyleminden çizgiler bulacağına inanıyoruz.
|
Söz Edimleri Kuramı ve Etik
Paul Ricoeur
Sunuş: Atakan Altınörs
Kuşkusuz ki Paul Ricoeur adı, yorumbilim (hermeneutik) alanındaki araştırmacıların vaz geçilmez başvurularından biridir. Bununla birlikte, ülkemizde henüz onun adına, etik, dil felsefesi ya da fenomenoloji tartışmalarında pek rastlanmadığı da bir gerçektir. İşte bu metinde Ricoeur, hayli zengin bir arka plan üzerinde söz edimleri kuramının etik içerimlerinin sınırlarını çizmeyi deniyor. Bu küçük, fakat oldukça yoğun metinde, söz edimleri kuramının bir tarihçesi, toplumsal sözleşme idesinin Rawis'a kadar geçirdiği evrim ve 'başkası'nın, 'öteki'nin sosyolojik değil, ama etik boyutuyla ilgili vurgular aynı anda bulunmaktadır. Çevirinin, dil felsefesi ve etik ile ilgilenenler kadar hukuk felsefesi ve dilbilimle ilgilenenler için de yararlı olacağını umuyoruz.
(Arka Kapak)
|
Sözün Düşüşü
Yazar : Jacques Ellul
Yayınevi : Paradigma Yayınları
Ana ve temel parçası olan belirsizliği ile dil dinleyiciyi, özgürlüğün marjine yerleştirir. Konuşucu olarak, fiilen dinleyicimi, özgürlüğün iki yolla yaşamaya davet ederim. Birincisi, her konuşma eyleminin ya kabulü ya da reddetmeyi gerektirmesidir. Başka bir deyişle dinleyicime, bir tercihte bulunma zorunluluğu veririm. Tercihin bulunduğu durum, özgürlüğün bulunduğu durumdur. Fakat aynı zamanda onu, tıpkı benim sahip olduğum gibi, dilde içkin özgürlük yeteneğini kullanmaya davet ederim. O, sırası geldiğinde, özgürlüğünü bilinçle kullanarak konuşmalıdır. Onu kendi -bilgisine, kendini- ifadeye, kendini aşmaya ve ortaya koymaya giden zor yolu katetmeye davet ederim. Dil daima özgürlüğün kullanımını içerir.
|
Yapısal Dilbilimi
Süheyla Bayrav
Multilingual Yabancı Dil Yayınları
Genel dilbilimi bilinmeden bugün belli bir dil verimli yöntemle incelenemiyeceğine göre, burada, çağdaş genel dilbilimini toplu bir biçimde özetleyerek tanıtmak istedik. Kitap, her şeyden önce, Fransız Filolojisi öğrencilerinin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere yazıldığından, örneklerin çoğu Türkçe ve Fransızcadan alınmıştır. Bununla birlikte, başka yabancı dilleri bilenlerin veya dilbilimine ilgi duyanların Fransızcaya fazla yer verilmesini hoş görüp gene de ondan yararlanacaklarını umarız. Dünya üniversiteleri programlarında yapısal dilbilimi gün geçtikçe daha seçkin bir yer tutmaktadır. Ayrıca, yapısalcılık komşu dalları: etnolojiyi, sosyolojiyi, sinema, edebiyat, sanat eleştirisini, v.b. etkilemiş göründüğünden, çağdaş dilbiliminin yöntem ve terminolojisini tanıtan bir kitabın bir ihtiyacı karşılayacağını düşündük.
|
Yazı ve Yorum
Roland Barthes
METİS YAYINLARI / Metis Seçkiler Dizisi
Bir yazar olarak Roland Barthes'in temel yönelişinin 'parçalar' yazmak olduğu düşünülür. Yazı ve Yorum'da gösterge bilimden yazın kuramına, toplumbilime ve kültür eleştirisine uzanan Barthes yapıtının bütünlüğünü okura iletebilecek parçaları bir araya getirmeyi amaçladık. Barthes 'zor ' bir okuma olabilir, ama zor metinlerde de sürükleyici bir roman keyfi duyabilen okur için büyük bir metin tadı vadediyor; nerdeyse hiçbir zaman kendi üstüne 'kapanmayan' Barthes yazısının kendine seçtiği okur da budur zaten. Eleştirel düşüncenin günümüzde ulaştığı yer neresidir? Yirminci yüzyıl, insanlık tarihinde sıklıkla görüldüğü gibi acı, baskı, tahakküm ve sömürüyle doludur. Ama zamana karşı çıkarak, gözlemleri ve düşünceleriyle yaşadığımız dünyayı anlamamıza katkıda bulunan sayısız düşünürü de olmuştur bu yüzyılın...İşte Metis Seçkileri ile çağımıza yeni sezgiler getiren bu yazarlardan temsil edici örnekler sunmayı amaçladık. Başka bir ülkede yaşayan bir yazarı Türkçe'de tanıtırken, sözkonusu iki toplum arasındaki dil, kültürel birikim, yayınlanmış ve yayınlanmamış öncüller gibi farklılıkların getirdiği güçlükler var. Türkiyedeki okuma ortamının kendine özgü koşullarını gözönünde tutarak hazırladığımız seçkilerle bu güçlüğü aşmak, eleştirel düşünceyi Türkçe'de tartışılabilir kılmak istiyoruz. (Arka Kapak)
|
20.Yüzyılda Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları/Tarihçe ve Eleştirel Düşünceler 1
Mehmet Rifat
Yapı Kredi Yayınları
'XX. yy., dil bilimlerinin doruk noktasına ulaştığı bir çağ olarak da tanımlanabilir.'
XX. Yüzyılda Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları (1.Tarihçe ve Eleştirel Düşünceler, 2.Temel Metinler), hem dilbilim ve göstergebilimde hem de bu alanlarla bağlantılı anlatıbilim, yazınsal eleşitiri, yazınbilim, alımlama estetiği, yorumbilim, yapıbozucu eleştiri, vb.'nde çığır açmış ya da çevresindeki araştırmacılara tutarlı bir çözümleme modeli sunabilmiş kuramcıların temel kavram, ilke ve yöntemlerini ayrıntılı bir biçimde tanıtmayı, tartışmayı, değerlendirmeyi (cilt 1) ve söz konusu kuramcıların temel nitelikli metinlerinden çeviri yoluyla bölümler sunmayı (cilt 2) amaçlıyor.
'Dilin insan için', 'insanın insan için' ve 'dünyanın insan için' taşıdığı anlamı kavrayabilecek yaklaşım modellerini edinmek isteyen okurlara sesleniyor bu yapıt.
(Arka Kapak) |
 
|
|