Felsefe Ekibi Dergisi

Sayı:6 Yıl:2007


   
 
 
         
 


GAZİ ÜNİVERSİTESİ DÜNYA FELSEFE GÜNÜ ETKİNLİK KONUŞMASI*

Öğr. Gör. Dr. H.Haluk ERDEM**


Sayın Rektör,
Sayın Katılımcılar,
Değerli Dinleyiciler,
           Üniversitemizde geçen yıl ‘‘Felsefe, Toplum ve Bilim’’ paneliyle ilki kutlanan Dünya Felsefe Günü, bu yıl daha geniş katılımlı etkinliklerle yeniden gündeme gelmiştir. Felsefe Günü kutlamalarının üniversitemizde bir gelenek haline gelmesini ve bilginin toplumla buluşmasının sağlanmasına devam edilmesini diliyorum. Bu etkinliklerin yalnızca bir gün kutlaması olarak değil, aynı zamanda Türk felsefecilerinin ülkemizdeki zengin felsefe birikimini ulusal ve uluslararası bir zemine taşımalarına da fırsat verebileceğini düşünüyorum. Dogmatik yargılardan uzak, eleştirel ve sorgulamaya-araştırmaya dayalı bir alan olan felsefe, düşünme yetisine sahip bir varlık olan insanın başarabildiği olanaklarından birisidir.

           Gün etkinliklerinde ele alınacak konulara değinmeden önce Dünya Felsefe Günü hakkında kısaca bilgi vereyim.

           1946 yılında resmen yürürlüğe giren, bu yıl 60. kuruluş yılını kutlayan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kuruluşu ya da kısa adıyla UNESCO dünyadaki olumsuz gelişmelerin ilk çıkış yerinin i n s a n   z i h n i olduğunu belirtmesiyle bir noktayı yeniden düşünmemize neden olmuştur. İnsanlar bir takım eylemlerini gerçekleştirmeden önce, zihninde bunu belirli istemelere göre kurarlar, oluştururlar, yani düşünürler. Dünyada olup biten olumsuzlukların nedeni olarak i n s a n   z i h n i ne dikkati çekiş UNESCO’nun felsefi bilincin yaygınlaşmasının önünü açmak gibi bir dizi kararlar almasını beraberinde getirmiştir.  Dönemin UNESCO Genel Direktörü tarafından dile getirilen ‘‘21. yüzyılın anahtarlarından biri artık felsefe eğitimidir’’ ifadesi de bunu göstermektedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda görüşülerek 2002 yılından itibaren Kasım ayının 3. Perşembe gününün Dünya Felsefe Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığımız belirli gün ve haftalar içine 20 Kasım tarihini bu güne ayırmıştır. Resmi olarak kabul edilen Dünya Felsefe Günü kutlamaları her yıl yaygınlaşarak devam etmektedir. Dünyadaki ilk dünya felsefe günü kutlamaları 50’yi aşkın ülkede kutlanmaya başlanırken 3.sü gerçekleştirilen 2004 yılı Dünya Felsefe kutlamaları 80’den fazla ülkede kutlanma başarısını göstermiştir. Bu sayı her yıl artmaktadır. Gündelik yaşamlarımızın koşuşturmasında unuttuğumuz felsefenin ne işe yaradığını göstermek, felsefe eğitiminin daha adil ve insanca bir dünyada yaşamak için neler sağlayabileceği üzerinde düşünmeye Dünya Felsefe Günü bir fırsat vermektedir. Bu günle kamuoyunun dikkati, felsefenin yaşamımızdaki yerine çekilmektedir. Felsefecilerin kendi ‘fildişi’ kulelerinden çıkıp toplum ve dünya sorunlarına eğilmesi hiç kuşkusuz bu bakımdan gerekli bir çabadır.

           Bu bağlamda ülkemizde de kuşku götürmez biçimde olumsuz etkisini gördüğümüz dünya düzleminde yaşanan problemlere karşı felsefi düşünce neler önerebilir? Türk felsefecilerinin, biriken felsefe geleneğimizin bu soruya verebilecek yanıtları olduğunu düşünüyorum. Bu bakımdan kendi bilgi birikimimizi okumak ve yeniden değerlendirmek önemlidir. 33. UNESCO Genel Konferansı’nda kabul edilen doğumunun 800. yıldönümü dolayısıyla 2007 Dünya Mevlâna Yılı da buna işaret etmektedir. Genel Konferans’ın bu konuyla ilgili gerekçeli kararında, ünlü filozof Mevlana’nın hoşgörüyü, aklı savunduğundan, sevgi yoluyla bilgiye ulaşılabileceğinden söz edilmektedir. (‘‘Eminent philosopher and mystical poet of Islam, Rumi advocated tolerance, reason and Access to knowledge through love. His mystical relationship to Islam produced masterpieces that have made a mark on Islamic culture and devotion well beyond the borders of Turkey. His work and thought continue to have universal relevance today’’).       

            Bugünkü etkinliklerimizde yer alan ‘‘eğitim’’, ‘‘medya’’, ‘‘yaşam’’ ve ‘‘ölüm’’ kavramları, bu kavramlarla ilişkili insanın karamsar olması için yeterince neden ortaya koyan gelişmeleri, problemleri ve çözüm yollarını alanlarının yetkin isimleri tarafından ele alınacaktır. Günümüz eğitiminde hemen herkesin yakındığı, olan bitenler arasında bağlantılar kuramamaktan kaynaklanan ezbercilik gitgide yaygın hale gelmektedir. Bu anlayış kişilerarası ilişkilerden toplum sorunlarına kadar pek çok alanda kendini göstermekte ve olumsuz sonuçlarını yaşatmaktadır. Olmayan bağlantıların, olmayan ilgilerin kuruluyor olması, problemleri görememe ve onların çözüm olanaklarını düşünememe gibi bir durumu ortaya koymaktadır. İnsanın olmazsa olmaz yapısal olanaklarından birisi olan düşünme yetisi gerektiği gibi iş görememektedir. Amacına uygun olarak gerçekleştirilen felsefe eğitiminin ezberciliğin önüne geçebileceğini düşünmek hiç de yanlış olmaz.

           Eğitimde gördüğümüz ezbere değerlendirmelere gazete, televizyon ve radyoda da rastlıyoruz. Medyanın asıl sorumluluğu olan kamuoyunu aydınlatmak işlevi, yerini, kamuoyunu yönlendirmeye, yasama-yürütme-yargı erklerinin sorumluluklarını üzerine almaya bırakmıştır. Medyanın, ele aldığı olayları bilerek ya da bilmeyerek değiştirip kamuya sunması sık karşılaşılan etik sorunlardan birini oluşturmaktadır. Gazetelerde atılan manşetlerden, televizyon ve radyolarda seçilen haberlere kadar sorumlulukların dışına çıkış, etkileri ve sonuçları bakımından olumsuzluklar doğurmaktadır. Sağlıklı bir toplum için medyanın etkileri konusunda felsefe eğitiminin kazandırabileceği şeyler olduğunu düşünüyorum.

           Kişilerin kendilerini tanıyıp, insanın değerinin farkına varılmasında yine felsefe eğitiminin söyleyebilecekleri vardır. Etik değerlerle örülü, sorgulanan bir yaşamın, insani bir dünya için ne kadar önemli olduğu üzerinde yeniden düşünmek felsefe eğitiminin kazanımlarından biri olarak görünüyor. Yaşam ve ölüm bilincine sahip olmak bizim insan yanımızdan kaynaklandığından bu kavramlar felsefe, sanat ve bilim yoluyla ele alınabilir. Felsefe Günü için düzenlediğimiz bu iki etkinlikle felsefenin yararlarını yalnızca anlatmakla kalmayıp felsefenin yararlarını örneklerle de göstermiş oluyoruz.

           Davetime olumlu yanıt verip aramızda yerini alan tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Dünya Felsefe Günü insanın düşünme olanağına ve bu olanakla nasıl doğru yargılar verebileceğine yeniden bakabilme günüdür. Sözlerimi 2006 yılı Dünya Felsefe Günü’nüzü kutlayarak ve felsefenin insanlık durumu için öneminin daha fazla farkına varılmasını dileyerek bitirmek istiyorum.
           İlginiz ve sabrınız için Siz değerli dinleyicilere teşekkürlerimi sunarım.   


*13 Kasım 2006 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde düzenlenen Dünya Felsefe Günü dolayısıyla yapılan konuşmanın metnidir. Etkinlik programı şöyledir: Açış Konuşması: Prof. Dr. Kadri YAMAÇ (G.Ü. Rektörü), Dünya Felsefe Günü Etkinlik Konuşması: Dr. H.Haluk ERDEM, PANEL: ‘‘Felsefe, Eğitim ve Medya’’, Yöneten: Prof. Dr. Tuba ONGUN, Konuşmacılar: Prof. Dr. Korkmaz ALEMDAR, Fikret BİLA, Prof. Dr. Semih KORAY, Prof. Dr. Harun TEPE, ‘‘Yaşam ve Ölüm Karşısında Felsefe, Sanat ve Bilim’’, Açış Konuşması: Prof. Dr. Nalan Özhan ELBAŞ, Video: Vasiyetname, Sanatçı: Öğr. Gör. Sevinç AKKAYA, PANEL: Yöneten: Doç. Dr. Nesrin ÇOBANOĞLU, Konuşmacılar: Prof. Dr. Sabri BÜYÜKDÜVENCİ, Prof. Dr. Zafer GENÇAYDIN, Prof. Dr. Deniz YAMAÇ.

** Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Felsefe Grubu Eğitimi Anabilim Dalı.
İletişim için: halukerdem@mynet.com 

geriileri

 
   
   
   

Felsefe Ekibi SOLİS'in sağlamış olduğu hosting hizmeti ile sizlere ulaşmaktadır.
© 2001-2007 Felsefe Ekibi Tüm haklarını saklı tutar...
Yayımlanan yazılar, kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazarlara aittir.