| |
Toplumsal İletişim: İletişim Bilimlerinden Kültürel Çalışmalara Tanımlar Kavramlar Tartışmalar
Nurçay Türkoğlu
Ebabil Yayıncılık, 2004
İletişim kuramının amacı 'anlaşabilmek' mi? Kendimden başkalarının varlığından haberdar olduğumu belirtmek mi? İşaretlere neden ihtiyaç duyuyorum? İletişim her zaman hareketli midir? Sessizlik ve hareketsizlik bir şey anlatmaz mı? Mağaranın iç duvarlarına geyik resmi çizen avcı kiminle iletişim kurmaya çalışıyordu? Peki Roma imparatorları devasa büyüklükteki anıt binaları neden inşa ettirdiler? Duman işaretlerinden internete uzanan iletişim serüvenini insanlığın serüveninden ayrı düşünemeyeceğimiz apaçık.
Bu kitap yalnızca bir kavram sözlüğü ya da kuramsal tarihçe olmakla yetinmemekte, toplumsal iletişim alanında akademik çalışmalar yapmak isteyenlere bazı inceleme örnekleri sunma çabası göstermektedir. |
| |
Yaradanımız Medya
Marshall McLuhan
Çeviren: Ünsal Oskay
Merkez Kitaplar
Günümüzde yaşadığımız ortam veya süreç, yani elektronik teknolojisi, toplumsal hayatımızdaki karşılıklı bağıntılı ilişki kalıplarımızı v kişisel hayatımızın her yanını yeni baştan biçimlendirip yeni baştan inşa ediyor. Bugüne dek hiç sorgulamadan kabullendiğimiz, neredeyse bütün düşüncelerimizi, bütün eylemlerimizi, bütün kurumlarımızı yeniden gözden geçirmemizi, bunların yeniden üzerlerinde durup düşünmemizi gerektiriyor. Her şey değişmekte -siz, aileniz, komşularınız, eğitiminiz, işiniz, devletiniz ya da yönetiminiz, "öteki" dediklerinizle toplumsal ilişkileriniz.
|
| |
Gutenberg Galaksisi: Tipografik İnsanın Oluşumu
Marshall McLuhan
Çeviren: Gül Çağalı Güven
Yapı Kredi Yayınları
Marshall McLuhan'ın (1911-1980) Gutenberg'le başlayan basım devriminin getirdiklerini ve elektronik devrimin getireceklerini kendine özgü mozaik yaklaşımıyla ele aldığı Gutenberg Galaksisi, yayımlandığı 1962 yılında "eleştirel düzyazı" niteliğiyle yazarına Kanada'nın en önemli edebiyat ödülü olan Governer General's Award'ı kazandırdı; o tarihten bugüne defalarca basıldı. ".. kesin olan bir şey var ki, o da, elektromanyetik keşiflerin, bütün insani ilişkilerde eşzamanlı 'alan'ı yeniden yaratmış olduğudur; öyle ki, insan ailesi artık 'küresel bir köy' koşulları altında yaşamaktadır. Şu anda biz kabile davullarıyla çınlayan tek bir büzüşmüş uzayda yaşıyoruz."
Gutenberg Galaksisi, ele aldığı sorunlar için bir mozaik ya da alan yaklaşımı ortaya koyuyor. El altındaki sayısız veri ve alıntının böyle bir mozaik imgesi, tarihteki nedensel işleyişleri ortaya çıkarmanın tek pratik aracıdır.
Bu yöntemin bir alternatifi, görüntülerin uzayındaki sabit ilişkilerin bir dizi görünümünü sunmak olabilirdi. Bu anlamda, elinizdeki çalışmanın üstünde yoğunlaştığı olaylar galaksisinin ya da takımyıldızının kendisi, sürekli etkileşim halindeki, kaleydoskopik bir dönüşüme uğramış biçimlerin bir mozaikidir – özellikle de içinde bulunduğumuz çağda.
“Galaksi” yerine “ortam” [environment] sözcüğünü kullanmanın bazı avantajları olabilirdi. Her teknoloji, yeni bir insani ortam yaratma eğilimi gösterir. Yazı ve papirüs, antik dünyanın imparatorlukları ile bağlantı içinde düşündüğümüz toplumsal ortamı yaratmıştı. Üzengi ve tekerlek, muazzam çapta benzersiz ortamlar yarattılar. Teknolojik ortamlar, insanları içinde barındıran edilgin şeyler değil, gerek insanları gerek başka teknolojileri yeniden biçimlendiren etkin süreçlerdir. Bizim çağımızda, tekerleğin mekanik teknolojisinden elektrik devresinin teknolojisine doğru ani değişim, bütün tarihsel çağların en büyük değişimlerinden birini temsil eder. Hareketli matbaa harfleriyle basımcılık, hiç beklenmedik, yepyeni bir ortam yarattı – KAMU’yu ortaya çıkardı. Elyazması teknolojisi, ulusal bir ölçekte kamular yaratmak için zorunlu olan yoğunluğa ve yayılma gücüne sahip değildi. Son yüzyıllarda “ulus” adını verdiğimiz oluşum, Gutenberg teknolojisinin ortaya çıkışından önce başgöstermedi, gösteremezdi de; tıpkı bütün insanları diğer bütün insanlarla ilişkilendirme gücüne sahip elektrik devresinin ortaya çıkışından sonra varlığını sürdüremeyecek olduğu gibi.
Basılı sözün yarattığı “kamu”nun benzersiz karakteri, hem bireyin hem de grubun yoğun ve görsel yönelimli öz-bilinci idi. Elinizdeki kitapta, görme yetisinin diğer duyulardan gittikçe artan yalıtılmasıyla birlikte, bu yoğun görsel vurgunun getirdiği sonuçlar sunuluyor. Kitabın temasını, süreklilik, birörneklik ve bağlayıcılık görsel kipliklerinin zaman ve uzayın düzenlenişine uzanması oluşturuyor. Elektrik devresi, görsel kipliklerin bu uzanımını, basılı sözün görsel gücüne yakın denebilecek bir ölçüde bile desteklemez.
Kitabın “Yeniden Biçimlenen Galaksi” başlıklı son kesimi, elektrik teknolojisi ile mekanik ya da matbaa teknolojisinin çarpışmasını ele alıyor; okuyucu o bölümün bir önsöz olarak çok daha uygun düşeceğini düşünebilir.
|
| |
Yazımsal İletişim ve Halkla İlişkiler
Engin Berk
Yeni İnsan Yayınları
Yazımsal İletişim ve Halkla İlişkiler, gündelik hayatımızdan yola çıkarak kurgulandı. Yaşamın içerisinde fark edilmeyen noktalar, virgüller, ünlemler ve soru işaretlerinin yerleri değiştirilerek; "İşte bir de böyle bir şey var" demenin bin birinci yoluydu...
Düşüncenin soyut bir durum değil, somut bir eylem olduğu savunuldu ve imgelerin sözcük olmaktan öteye geçtiği durumlar örnekleriyle incelendi ve halıların neden uçamadığının cevabı verildi.
Eser, kolayca öznelleştirilen; "Böyle yaptım oldu" "Böyle yaptım neden olmadı acaba?" gibi işlevsiz cümlelerin yerine, belli bir nedenselliğin varlığını sorguluyor. |
| |
Medya Gerçeği
Noam Chomsky
Everest Yayınları
Yıllar önce, zavallı bir kuşun petrole bulanmış, çaresiz görüntüsü karşısında dehşete kağılıp lanetler yağdıracak kadar hassas olduğumuz günlerde, çoğu kadın ve çocuk, 100 bine yakın insanın gökyüzünde yağan bombalar altında ölümünü, sıcak odalarımızda kahvemizi yudumlayıp koltuğa yayılırken, havai fişek gösterileri gibi izlemiştik. Anlaşılani kıyamet habercilerinden Guy Debord'un 1968'lerde öngördüğü "Gösteri Toplumu" gerçekleşmişti.
|
| |
Medyanın Sorunu 21. Yüzyılda İletişim Politikaları
R. D. McChesney
Çeviren: Çiğdem Çidamlı, Emel Coşkun, Erdoğan Usta
Kalkedon Yayınları
....Üretim güçlerinin gelişmesi, önceki yüzyılların istek simgelerini, bu simgelere materyal biçim kazandıran anıtlar henüz yıkılıp viran olmadan, yıkıp yokederler...Her çağ kendinden, sonra gelecek olanın rüyasını görmekle de kalmaz; rüyasını görürken, bu rüya görüşü sayesinde, uyanımına doğru ilk adımı başlatır, zorlar. (Böylelikle), her çağ kendisinin sonul-ereğini bağrında taşır ve -Hegel'in görebildiği gibi- kendi sonunu kendisi için dile getirir, ustaca bir örtüklükle..." -Walter Benjamin "Ondokuzuncu Yüzyılın Başkenti Paris"ten- (Önsöz) |
|
Kitle İletişim Kuramları
Erol Mutlu
Ütopya Yayınları
Erol Mutlu'nun büyük emek vererek Türkçe'ye kazandırdığı elinizdeki çeviri derlemede dil, kültür, özne, iktidar ve anlamlandırma meselelerini odağa alarak 'iletişim' ya da 'medya' kuramının çerçevesini çizmeye çalışan; izlerkitlenin kitle iletişim araçlarının dolaşıma soktuğu içerik ve ürünlerle karşılaşmalarını farklı perspektiflerden tartışan; bu ürünlerin içinden biçimlendiği endüstriyi 'yeniden düşünmek' için kavramlar öneren; ve bir bütün olarak iletişim çalışmaları alanının sorunlarını tarihsel bir perspektif içinde tanımaya izin veren çok temel öneme sahip metinlerden oluşuyor.
Elinizdeki derleme, ömrünü çeşitli alan ve biçimlerde iletişim alanına vakfetmiş bir yazarın, akademik alanda yükselmek, ün kazanmak, beğenilmek vb. için değil de bu alanda bilimsel araştırmalar yapmak ya da temel bilgileri edinmek isteyen okuyucuya, ama özellikle iletişim fakültelerinin öğrencilerine sessizce sunulmuş bir armağanı, gürültüsüz bir seslenişidir...
Kitaptan bazı bölüm başlıkları;
-
Söz Edimi Nedir, J. Searle
- Kültür Endüstrileri, Douglas Kellner
- Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünmek, Theodor W. Adorno
- Kitle Kültüründe Şeyleşme ve Ütopya, Fredrick Jameson
|
|
İletişimsel Eylem Kuramı
Jurgen Habermas
Çeviri: Mustafa Tüzel
Kabalcı Yayınevi
- Cilt: Eylem Rasyonelliği ve Toplumsal Rasyonelleşme
- Cilt: İşlevselci Aklin Eleştirisi Üzerine
Jürgen Habermas, Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine'de temel taşları atılmış olan kapsamlı ve yeni bir elestirel toplum kuramı oluşturma projesini İletişimsel Eylem Kuramı’nda doruk noktasına vardırıyor. Jürgen Habermas'in önceki yapıtları bu çalışmanın ön hazırlıkları olarak okunabilir. İletişimsel Eylem Kuramı, Habermas'in 20. yüzyılın sosyoloji, dilbilim, tarih, antropoloji, görüngübilim ve sistem kuramı gibi bellibaşlı disiplinlerini eleştirel bir gözle ele aldığı ve Weber'den Adorno'ya uzanan bir düşünürler ve filozoflar dizisiyle tartıştığı başyapıtıdır.
İletişimsel eylem kavramı, birbirleriyle ilişkilendirilmiş üç konu bütününü birbiriyle bağlayan toplum tasarımı ve modernliğin çıkmazlarını iletisimsel olarak yapılanmış yasama evreninin, bağımsızlaşmış ve biçimsel olarak örgütlenmiş eylem dizgelerine tabi kılınmasıyla açıklayan kuramsal bir yaklaşımdır.
Habermas, 21. yüzyıl Kapital'i olarak da okunabilecek bu yapıtında, Marksist kuramın üretim araçlari/üretim paradigmasının yetersizliğini, bu paradigmaya iletişimsel eylem ve yasama kavramlarını da ekleyerek oluşturduğu iletişimsel eylem kuramıyla aşmayı öneriyor. |
|
Karl Jaspers Felsefesinde; Hakikat, İletişim ve Siyaset
Haluk Erdem
Ebabil Yayıncılık, 2007
Bu çalışma Karl Jaspers'ın hakikat, iletişim ve siyaset kavramlarından ne anladığını açıklamakta ve bu kavramların birbirleriyle olan ilişkisini ortaya koymaktadır. Karl Jespers'ın siyaset felsefesi, onun varoluş felsefesiyle bağlantılıdır. Dolayısıyla Jaspers düşüncesinin siyaset felsefesi içinde kendine özgü bir yeri vardır. |
| |
Bourdieu Medyaya Karşı / Medya: İşbirlikçi, Zorba ve Çığırtkan
Hüseyin Köse
Papirüs Yayınları
Bourdieu'nün eleştirisi, televizyonun sosyolojik gerçekliği belirlemede başat bir yönelim olarak içselleştirdiğini düşündüğü ve kısaca, görece sınırlı bir entelektüel çevrenin görüşlerinin hakim kılındığı bir temsiller alanı olarak ifade edilebilecek kulis kavramında yatmaktadır. Buna göre tv'nin kulisi, bir fikirler mozaiğinden çok, bir benzeşimler evrenidir. Sosyolojik gerçekliklerin bütünü değil, yalnızca bir kesitidir. Dolayısıyla tv'nin söylem stratejilerine ''yataklık'' eden kulis kavramının da ayrıntılı bir çözümlemesi yapılmalıdır. Çünkü Bourdieu'ye göre, toplumsal katmanda hala geçerliliğini ve canlılığını koruyan kimi eleştirel görüş ve düşüncelerin televizyon kulisine / çevresel yansıması, kimi simgesel benzeşimler ve türdeş eğilimler yoluyla engellenmektedir. Bourdieu'ye göre bir başka açıdan, ''simgesel uzlam'' kavramı içinde tanımlanabilecek olan kulisin eyleyenleri, tıpkı toplumsal uzamda olduğu gibi, iki farklılaşma ilkesine göre, yani; ''Ekonomik sermaye ve kültürel sermayeye göre yapılan istatistiksel dağılım içindeki konumlarına göre'' belirlenmişlerdir.
Hüseyin Köse'nin çalışması ''Bourdieu Medyaya Karşı'' bütün açılardan, bir anlamda ''Meydan okuma kılavuzu'' niteliğindedir.
Görüşlerimizin, duygularımızın, kararlarımızın medyaca nasıl yönlendirildiğini görmek için... |
| |
İletişim Sosyolojisi Temel Kavramlar Antolojisi / Fragmanlar
Hüseyin Köse
Yirmidört Yayınları
Kavramlarla düşünmek, hayatı kavramsal düzeyde yaşamaktır. Düşünceyi hayatın gündelik, olağan, yüzeysel anlık ve uçucu izlenimlerinden kurturarak, etkin ve eyleyen bir özne olarak bilinçli bir kavrayışla anlamlandırma düzeyine erişmektir. İletişim Sosyolojisi Temel Kavramlar Antolojisi bu amaçla hazırlanmış ve genel olarak, iletişim biliminin disiplinler arası yönünden ve fragmanter niteliğinden hareketle oluşturulan, alana yönelik bütüncül bir kavrayış ve bakış açısı geliştirme girişiminin bir ürünüdür. Derlemede yer alan kavramların ortak hedefi, doğal olarak, medya - kültür - siyaset ilişkisinden doğan sorunlara odaklanmak yanında, ayrıca sürekli olarak yüzeye vurgu yapan geleneksel medya söyleminin neden olduğu anlamsal parçalanmanın giderilmesine yönelik de okuyucuya bazı düşünce uçları sunmaktadır.
Okuyucu, günümüz iletişim sosyolojisi araştırma alanına dahil edilen kimi kavramları, kulladnıkları bağlamlar içinde ve bazı fragmanlar yardımıyla yeniden düşünme fırsatı bulurken, aynı zamanda bu kavramlar yardımıyla çinde yer aldığı medya ortamına karşı da eleştirel bir yorumlama tarzı geliştirme olanağı bulacaktır. Bugün etrafımızda olup bitenleri doğru biçimde adlandırma gereği, kavramların gücüne sığınmayı her zamankinden daha zorunlu kılıyor. |
| |
İletişim Modelleri
Kitle İletişim Çalışmalarında
Sven Windahl, Denis McQuail
İmge Kitabevi Yayınları
Kitle iletişimi başlangıçta sadece gönderenden alıcıya genel mesaj iletimi sürece olarak düşünülüyordu; ancak günümüzde temel model konusunda yaşanan değişimler kitle iletişiminin, toplumdaki konumunda ve kurumsal karmaşıklığından kaynaklanan, farklı niteliklerini gözönüne almayı zorunlu kılıyor.
Kitle iletişim modellerini değişen yapısını görerek, kültürel yorumlayıcı, eleştirel yaklaşımlar uygulayarak, bazı yeni ve güncel konuları da içerecek şekilde hazırlanan bu kitap, iletişim ve sosyal bilimler öğrencileri kadar, bu alanda çalışanlar için de yararlı bir başvuru kitabı olacaktır.
Kitle İletişişim Modelleri şu konuları inceliyor:
* Kitle iletişim araçlarının bireyler üzerindeki etki süreçleri
* Toplum ve Kültür
*İzleyici ve kitle iletişim araçlarını alımlanması üzerine araştırmalar
* Medya kuruluşları ve bunları seçme yöntemleri
* Planlanmış kitle iletişim araçları kampanyaları ve halkla ilişkiler
* Yeni elektronik kitle iletişim araçları ve bilgi toplumu
* Uluslararası iletişim
|
| |
Yeni Medya Yeni İletişim Ortamı
Bilişim Teknolojileri Temelinde Haber Medyasının Yeniden Biçimlenişi
Nurcan Törenli
Bilim ve Sanat Yayınları
Medyayı eski/yeni biçiminde, yapay bir bölünmüşlük içerisinden değerlendirmek, her ikisinin kapitalist sistem içinde bir bütünü oluşturduklarını; birbirlerine eklemlenen, birbirlerini destekleyen yapıları ve işleyişleriyle sistemin güç- iktidar yapısına süreklilik kazandırdıklarını görememek anlamına gelecektir.
Bu anlamda yeni medyanın nerede ve nasıl kullanıldığı keder yeni iletişim ortamında bazen eski medyayla birlikte, bazen de tek başına gördüğü işlevler, haber medyasının yeniden biçimlenişinin ana hatlarına ışık tutmakta kullanılabilir.
Dolayısıyla bu bakış açısı gazete ve gazetecilik, haber üretimi, haber kaynakları, çalışma alışkanlıkları gibi çeşitli başlıklar altında habere yönelik iletişim ortamında yaşanan değişimi anlamamıza yardımcı olabilir.
|
| |
Kadife Karanlık
21. Yüzyıl İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar
Bariş Çoban, Nurdoğan Rigel, Gül Batuş, Geleda Yücedoğan
SU YAYINLARI
Profesyonel ileti tasarım teknikleri ve ileri teknoloji ile donatılmış iletişim dünyasında, kandırmayan, gizlemeyen, anlamı konunun stratejisi olarak kullanmayan uygulamalara rastlamak neredeyse imkansız hale geldi. Bu kuşatılmış yapıda, Jacques-Alain Miller'in dediği gibi, iletişim ötekini aldatmak, tartışmayı kazanmak, tehdit etmek, baştan çıkarmak ya da gerçek arzunuzu gizlemek için kullanılıyor. Nereye gittiğine bakmaksızın yeni yollar inşa eden insanoğlunun üzerini yavaş yavaş örten "Kadife Karanığı" aydınlatmak, bir yerlere gömülmüş olan güneşi çıkartmak bilimsel düşüncenin rehberliği ile mümkün olacak. Yoksa, güneşin battığının işareti olarak, sadece "Küçük Adamlar"ın gölgelerinin uzamasını seyredeceğiz!
|
| |
Kadife Karanlık 2 / 21. Yüzyıl İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar
Ayna Şövalyeleri
Gül Batuş, Füsun Alver, Bilal Arık, Barış Çoban, Ünsal Çığ
SU YAYINLARI
"Kadife Karanlık: Ayna Şövalyeleri" adlı çalışma, Kadife Karanlık 21. Yüzyıl İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar: McLuhan, Foucault, Chomsky, Baudrillard, Postman, Lacan, Zizek" üzerine yapılan çalışmanın devamıdır. "Kadife Karanlık" çalışması uzun soluklu bir proje olarak dünyayı okumak, anlamlandırmak ve değiştirmek için düşünce üreten, iletişim başta olmak üzere sosyal bilimler alanında etkili olmuş düşünürleri ve düşünceleri yansıtan bir ayna olmaya devam edecektir.
Bu kitapta incelenen kuramcılar;
George Gerbner (S. 11-88)
Louis Althusser (S. 89-116)
Raymond Williams (S. 117-139)
Niklas Luhmann (S. 141-163)
Walter Ong (S. 173-191)
|
| |
Sağduyu Filozofu Popper / İletişim ve Medya
D.Beybin Kejanlıoğlu, Cemal Güzel
BİLİM VE SANAT YAYINLARI
İletişim ve Medya
Frankfurt Okulu'nun Eleştirel Bir Uğrağı
D.Beybin Kejanlıoğlu
BİLİM VE SANAT YAYINLARI
İletişim çalışmalarının tarihçelerini sunan ya da iletişim alanındaki başlıca yaklaşımları sınıflandıran birçok yapıtta Frankfurt Okulu, kimileyin görmezden gelinmiş, kimileyin tarihsel bir uğrağa sıkıştırılıp bırakılmış, kimileyin de Okul’un bir ya da iki üyesinin düşüncelerinin kısmi yorumlarına yaslanan, birbirlerinden farklı ama hiçbiri de Okul’un mirasının çok yönlü doğasını barındırmayan kategorilerin içine hapsedilmiştir. Kejanlıoğlu, bu saptamaya dayanarak Frankfurt Okulu’nun iletişim çalışmaları açısından tarihsel bir uğrakta bırakılmakla yetinilemeyecek ve kitle kültürü, ekonomi politik yaklaşım gibi kategorilerin içine sığdırılamayacak önemini vurgulamaya; iletişim nosyonlarına ilişkin sunduğu kimi zaman çelişkili görünen içgörülerini ve tam da bu içgörüler yoluyla yöneldiği özgürleşme arayışını göstermeye çalışmaktadır.
|
| |
İletişim Çalışmalarına Giriş / Teknik Ve Dönüş
Martin Heidegger, John Fiske
BİLİM VE SANAT YAYINLARI
İletişim Çalışmalarına Giriş
Introduction to Communication Studies
John Fiske
BİLİM VE SANAT YAYINLARI / İletişim Dizisi
*İletişim Nedir?
*İletişim ürünlerini nasıl çözümlemeli?
*İletişim çalışmalarında hangi yaklaşım daha işlevseldir?
*İdeoloji medya aracılığıyla nasıl işliyor?
*Anlamlandırma çerçevelerimiz nasıl belirleniyor?
*Haber fotoğrafları ya da popüler televizyon programları gibi görünürde çok basit iletişim biçimlerinin gizli kültürel anlamlarını nasıl keşfedebiliriz?
İşte İletişim Çalışmalarına Giriş, bu ve benzeri sorulara verilebilecek yanıtları aramaya yönelik bir çabanın ürünüdür.
|
| |
İletişim Yansımaları
Gerçekler ve Uygulamalar
Vedat Demir, Pınar Eraslan Yayınoğlu
ANAHTAR KİTAPLAR YAYINEVİ
İletişim bir toplumun temel taşıdır; mesajların alınıp verildiği çeşitli yollarla insanları birbirine bağlar, ilişkiler kurar. Yansımaları tüm yaşamımızda görülür; eylemlerimizde, mekanlarımızda, nesnelerimizde zihinlerimizdedir.
İletişim üzerine yapılan çalışmalar da bu olgunun kendisi kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Bu nedenle, retorikten siyasal iletişime, kişilerarası iletişimden kitle iletişimine, gazetecilikten halkla ilişkiler ve reklamcılığa film yapımından radyo ve televizyon yayıncılığına kadar kendi içinde farklılaşmış, ama bir o kadar da iç içe geçmiş uygulamalar ve gerçekler üzerine eğilir iletişim araştırmacıları.
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, iletişimin toplumsal hayatımıza yansıyan farklı uygulama ve gerçeklerini inceleyen çeşitli akademisyenlerin yazılarını derlemiş ve bir araya getirmiştir. Medya, söylem, dil, halkla ilişkiler ve reklam üzerine yazılmış bu on bir yazı, iletişim dünyasına ilgi duyan, bu konuda öğrenim gören ya da araştırma yapanlara iletişim dünyasının çeşitliliğinden bir parça sunmaktadır.
|
| |
İletişime Karşı
Mario Perniola
DOST KİTABEVİ
Kitle iletişiminin özellikle son birkaç onyılda tüm farklılıkları silen, bilgi akışını kesif bir enformasyon bolluğu içinde ketleyen ve alımlayıcının tüm kavrayış dinamiklerini felç eden bir etki yarattığı biliniyor. Kitle medyasının demagoglarınca demokratik ve sivil bir ilerleme ukdesinin ölçüsü sayılan haber ve bilgi akışının hakikat kavramının tüm etik ve moralistik öncüllerinden soyutlandığı bir ortamda, Perniola, haber ağlarının niteliğinden haberin akış hızına dek bu teknik gözbağcılığın şifrelerini çözüyor. Yayımlanmasından kısa süre sonra birçok dile çevrilen bu yapıt, ünlü bir estetikçi olan Perniola'nın iletişim ve demokrasi kavramlarını felsefi bir tarışmanın imbiğinden geçirdiği özlü ve ufuk açıcı bir inceleme.
|
|
|