
Afyonkarahisar
Batı Anadolu Bölgesi'nin iç kesiminde yer alan Afyon'un adında geçen “karahisar” sözcüğü, kentin içindeki, üstünde bir kalenin bulunduğu kayalık tepeden gelmektedir. Cumhuriyet dönemine değin kent, “Karahisar-ı Sahip”, bir ara da “Karahisar-ı Devle” adlarıyla anıla gelmiştir. Yörede yaygın olarak yetiştirilen haşhaş nedeniyle “Afyon” diye de anılan kente daha sonra bu adların birleştirilmesiyle Afyonkarahisar denmiştir.
Afyonkarahisar yöresinde bugün bilinen en eski yerleşmeler M. Ö. 3000'lere tarihlenmektedir. M. Ö. 2000'lerle birlikte Hititler buralara gelmeye başlamışlar ve yöre M. Ö. 1800'lerden sonra kesinlikle Hitit Krallığı'nın egemenliğine girmiştir. Daha sonraları Pers kenti Susa'ya kadar uzatılarak “Kral Yolu” adıyla anılacak olan yolun Afyon'dan geçerek Hitit başkenti Hattuşa (Boğazköy) ile Ephesos'u (o zamanki adıyla Apassa) birleştiren ilk bölümü de Hitit döneminde, M. Ö. 14. yy. başlarında yapılmıştır. M. Ö. 1200'lerde Trakya (antik ThrakiaJ üzerinden Anadolu'ya gelmeye başlayan Phrygler Afyon'a kadar inmişler ve Hitit egemenliğinin yerini almışlardır. Tüm Phryg dönemi süresince Afyon yöresi bu uygarlığın merkezi olmuştur. M. Ö. 700'lerde gene Trakya üzerinden Anadolu'ya inen Kimmer güçlerinin hırpalayarak zayıflattığı Phryg Devleti'nin elindeki topraklar, bu yüzyılın ortalarında Lydialıların eline geçmiş, Lydia egemenliği bir yüzyıl kadar sürdükten sonra, doğudan Anadolu'ya yayılan Perslerin M. Ö. 546'da başkent Sardis'i almalarıyla sona ermiştir. Makedonya kralı Büyük İskender (hükümdarlık dönemi M. Ö. 336–323) M. Ö. 333'te Persleri yenip, 200 yıl ellerinde tuttukları Anadolu'dan çıkarttıktan sonra, Afyon bölgesi bir süre onun generalleri arasında el değiştirmiş, en son Selevkosların egemenliğinde kalmıştır. MÖ 261'de Pergamon Krallığı Selevkoslar'ı yenerek Afyon'u kendi topraklarına katmıştır. Tüm yöreyi M. Ö. 133'e değin yöneten Pergamon Krallığı bu tarihte Roma Devleti'ne geçmişse de, Pontos Krallığı'na karşı sürdürülen savaşlar yüzünden Afyon'da da kesin Roma egemenliği ancak M. Ö. 72'de başlayabilmiştir. M. S. 395'te Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma'nın (Bizans) elinde kalan Afyon yöresi, 7. yy.ın ortalarından başlayarak tüm Anadolu gibi Arap akınlarına uğramıştır. Bundan sonra bölge 400 yıl boyunca Bizanslılarla önce Abbasi, sonra da Emevi devletleri arasında el değiştirip durmuştur. 11. yy.da Türkler Anadolu'ya girip yayılmaya başladıktan sonra Afyon'u da ele geçirmişlerdir. Afyon, 1243'te Moğollara (İlhanlı) yenilip güçlerini kaybedene dek Anadolu Selçuklu egemenliğinde kalmıştır. Daha sonra sırasıyla Sahibata, Eşrefoğulları ve Germiyanoğulları beyliklerinin (Beylikler Dönemi) yönetimine geçen bölgeyi, 14. yy.ın sonlarında Yıldırım Bayezid (hükümdarlık dönemi 1389–1402), Germiyanoğlu beyinin kızıyla evlenerek Osmanlı topraklarına bağlamıştır. Ankara Savaşı'nı izleyen karışık yıllarda bir süre Karamanoğullarının eline geçen Afyon 1451'den sonra kesin olarak Osmanlı ülkesine katılmıştır. I. Dünya Savaşı yenilgisi üzerine 1919'dan önce Fransızlar, sonra İtalyanlar Afyon istasyonunu işgal etmişler, onların çekilmesinden sonra da 27 Mart 1922'de Yunanlılar Afyon'a girmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın sonunda, 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz'la 27 Ağustos 1922'de Afyon Yunanlılardan kurtarılmıştır.
Tarihsel Yapılar:
Merkez İlçe: Afyonkarahisar'ın simgesi haline gelmiş olan Afyon Kalesi, kentin tam ortasında, 226 m. yüksekliğindeki bir trakit kütlesinin üstünde kuruludur. MÖ 14. yy.da Hititlerce yapılmış, Anadolu Selçuklu döneminde de onarılarak kullanılmıştır. Kent içinde Türk döneminin önemli yapıtları olarak bir Selçuklu yapısı olan Kuyulu Mescit; 13. yy.dan Kadı Ana Türbesi, Yukarı Pazar Mescidi, Hisarardı Medresesi; zengin kalemişleri (Kalemkârı), Mukarnaslı sütun başlıklarıyla (çok ayaklı) ahşap camilerin (Ulucami) en önemli örneklerinden biri olan Afyon Ulucamisi; 14. yy.dan Sahipler Türbesi, Kubbeli Mescit, Arasta Mescidi, Ak Mescit, Kâbe Mescidi; 15. yy.'dan medresesi ve hamamıyla birlikte Gedik Abmed Paşa Camisi, Kasım Paşa Hamamı, Mısrî Camisi ve bitişiğindeki Abdürrahim Karahisari Türbesi, Bağçeşme Camisi; 16. yy.'dan Çavuşbaşı Camisi, Ot Pazarı Camisi; 18. yy.'dan Yeni Cami ve Medresesi; 19. yy.'dan Mevlevi Camisi ya da Türbe diye de anılan ve 18.yy' da yapılmış bir yapının yerine kurulmuş olan Mevlevi Tekkesi'yle içindeki türbe, ayrıca yapım tarihleri bilinmeyen Arap Mescidi ve Güdük Minare Mescidi sayılabilir. 20. yy. yapıtları arasındaysa, hepsi de I. Ulusal Mimarlık Döneminden (Cumhuriyet Dönemi, Mimarlık) olan Hükümet Konağı, Eski Gar, Afyon Lisesi ve Defterdarlık belli başlılarıdır. 1936'da dikilen ünlü Zafer Anıtı da, Afyon Kalesi'nin yanı sıra kentin ikinci bir simgesi durumuna gelmiştir. Afyon'da Arkeoloji Müzesi ve İstiklal Harbi Müzesi bulunmaktadır.
Afyonkarahisar'ın güneyine düşen Sülün köyünde, bir tepe üstündeki Prymnessos, tarihi M. Ö. 3000'e değin inen, daha sonra Phryglerin ve Romalıların da kullandığı bir merkezdir. Kentin doğusundaki Çavdarlı köyü yakınında bulunan aynı addaki höyük de gene M. Ö. 3000'e tarihlenen bir yerleşmedir. Kentten çok uzak olmayan Düğer ve Üçler köyleri arasında Kapıkaya adıyla anılan, M. Ö. 6. yy.dan kalma Frig kaya mezarları ve kabartmaları; kuzeydeki Ayazin köyünde, üstlerinde aslan kabartmaları olan birçok Phryg kaya mezarı; doğudaki Göynük köyünde de Maltaş ve Yılantaş diye bilinen Phryg kabartmaları bulunmaktadır. Kent yakınında Akarçay'ı aşan Altıgöz Köprüsü bir Selçuklu yapısıdır.
Bolvadın ilçesi sınırları içinde bulunan Kızılkilise, Oğuz öreni, Eber köyü ve Hamadiye köyü höyüklerinin tarihleri M. Ö. 3000'lere değin inmektedir. İlçenin güneyinde Akçay üzerindeki Kırkgöz Köprüsü bir Roma yapısıdır, 16. yy.da Mimar Sinan tarafından onarılıp uzatılmıştır. Bolvadin'in içindeki Rüstem Paşa Camisi ve Hamamı da (16. yy.) Mimar Sinan'ın yapıtıdır.
Çay ilçesi sınırları içinde de Kalkolitik Çağ'a (Prehistoria/Tarih ÖncesiJ tarihlenen Cumhuriyet Mahallesi, Geneli köyü, Karamık, Karacaşren, Karamusa ve Dev Deresi höyükleri gibi höyükler bulunmaktadır. İlçe içindeki Taşhan ve Taş Medrese (13. yy.) Ogulbeg İbni Muhammed tarafından yapılmış bir Selçuklu külliyesinden kalan yapılardır.
Dinar ilçesi çevresinde de, hepsinin tarihleri Kalkolitik Çağ'a değin uzanan Yapağılı köyü, Dinarova, Bozhöyükköy, Akgün köyü, Tren Yarması, Karakuyu Göl, İncesi köyü, Ayvar köyü bağları, Demirli, Düden, Pınarbaşı, Kıyıtepe, Çapalı, Tülütepe höyükleri yer almaktadır. İlçenin kuzeydoğusuna düşen Kelainai, Phryglerden kalma bir yerleşme merkezidir.
Emirdağ ilçesinin sınırları içindeki Aşağı Pirbeyli Ovası, Bağlıca köyü, Firikli köyü, Karacalar köyü, Hisar köyü, Salihler höyükleri ve Karahöyük Kalkolitik Çağdan buluntuların ele geçtiği yerlerdir. İlçenin 12 km. doğusundaki Amorium tarihöncesi çağlardan 14. yy.a değin yerleşilmiş bir kenttir.
İhsaniye ilçesinin kuzeyine düşen Aslankaya, Phryg dönemi kabartmalarıyla süslüdür. Onun yakınındaki Aslantaş'sa gene kabartmalarla süslü bir Phryg anıtmezarıdır. Demirli köyü yakınında aynı adı taşıyan ve bugün yıkık durumda olan kale de bu dönemden kalmıştır. Osmanköy'deki Herdene Bahar Baba ve Akören köyündeki Saya Baba Türbeleri'nin her ikisinin de 18. yy.da yapıldığı sanılmaktadır. Anıtkaya köyündeki Eğret Hanı 13. yy.dan kalma değişik planlı bir Selçuklu Kervansarayı, İhsaniye'nin hemen yakınındaki Döğer Kervansarayı'ysa 15. yy.dan kalma bir Osmanlı yapısıdır.
Sandıklı ilçesinin Kusura köyündeki höyükten, en eskisi M. Ö. 3000'lere tarihlenen buluntular ele geçmiştir. Höyüğün üstündeki Sandıklı Kalesi bugün yıkıntı halinde olan bir 14. yy yapısıdır. Bundan başka gene ilçe sınırları içindeki Alacami Küfü Boğazı, Hüzayi Hamam Çiftlik, Murtaz, Ekürova, Menteş, Sorkun ve Kozluca höyükleri de, tarihleri kalkolitik çağa değin inen yerleşmelerdir. Sandıklı'nın içindeki Ulucami 14. yy.da, Muradım Camisi ve Türbesi de 18. yy.da yapılmıştır.
Sincanlı ilçesindeki Gezler köyünde aynı adı taşıyan bir kale bulunmaktadır; bugün yıkık durumdadır. Boyalıköy'deki tekkeyle Kureyş Baba Kümbeti 13. yy.da yapılmıştır. Bunların hemen yakınındaki Eyvan Türbesi'nin kimin olduğu bilinmemektedir. İlçenin içinde bulunan Sinan Paşa Camisi ve Türbesi 16. yy.dan kalmıştır.
Sultandağ ilçesindeki, İshaklı Kervansarayı adıyla da anılan Sahibata Kervansarayı 13. yy.da, hemen yanındaki Çarşı Camisi de 15. yy.da yapılmıştır. Kervansarayın karşısında bulunan yıkık durumdaki Çifte Hamam'ın da aynı yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Şuhut'un kuzeyindeki Senir köyünde yüksek bir tepenin üstündeki Toprakkale yıkıntı halindedir. İlçe içindeki Kubbeli Mescit 14. yy.da yapılmış, bugünkü durumuna 19. yy.da yenilenerek gelmiştir. Ulucami ya da Çarşı Camisi bir 15. yy. yapısıdır.
Sivil Mimarlık:
Cumbalı, Avlulu eski evleri, dar sokaklarıyla eski Afyon kent dokusunu bugün hala Kâbe Mescidi çevresinde, Ulucami ve Sahibata Mahalleleri'nde görmek olasıdır.
El Sanarlan:
Afyonkarahisar'da, günümüzde gerilemiş olmakla birlikte, Türk dönemindeki yaygın küçük el sanatlarının başında bakırcılık, bıçakçılık; keçe yapımcılığı ile çorap, halı, kilim ve benzerlerinin üretildiği dokuma işleri gelir. Bugün de yurt çapında ünlü olan Afyonkarahisar ocaklarının mermerleri, bölgenin bütün tarihi boyunca kullanılagelmiştir. Romalıların İtalya'ya Afyon ocaklarından mermer götürdükleri bilinmektedir.
H. Kuruyazıcı Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi
Bkz. http://www.frigvadisi.org/
Bkz. http://www.afyonkulturturizm.gov.tr/Default.aspx?F6E10F8892433CFF028B4EEC66E03438EB1E03E024132025
Bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Afyonkarahisar_(il)
Bkz. http://www.tayproject.org/TAYmaster.fm?start=21&sort=buluntu_yeri_t&max=20&header=header_all_t&foote
r=footer_t&error=veritabanihata.html&html=html_t&TayWeb=TAYDB&key_t=afyonkarahisar
|