
Antalya
Türkiye'nin güneyinde, Akdeniz bölgesinde yer alan ve tarih boyunca çok önemli bir yerleşme alanı olma niteliğini korumuş olan Antalya, adını kenti onartan Pergamon kralı II. Attalos'tan (hükümdarlık dönemi M. Ö. 159–138) almıştır. Kralın adıyla ilgili olarak kente verilen "Attaleia" adı değişerek günümüze değin gelmiştir. Farklı kaynaklarda kentin ilk kurucusu olarak Kilikya krallarının atası Mopsos ya da Argoslular gösterilmiştir.
İldeki doğal mağaralarda yapılan araştırmalar, yörenin Paleolitik Çağdan beri iskân edildiğini ortaya çıkarmıştır. Bugünkü Antalya ili, ilkçağlardaki yöre adlarıyla Pamphylia tümünü, Kilikia ve İsauria'nın batısını, Pisidia ve Lykaonia'nın güneyini, Lykia'nınsa doğusunu kapsamaktır. Yörenin Hitit döneminde bu imparatorluğun egemenliğinde olduğu sanılmaktaysa da, ilde herhangi bir Hitit yapıtına henüz rastlanmamıştır. Ancak Hitit belgelerinde adı "Arzava" ya da "Ahhiyava" olarak geçen bölgenin Pamphylia olduğu konusunda tarihçiler birleşmektedir. Hitit İmparatorluğu'nun Dor yayılmasıyla M. Ö. 12. yy.da yıkılmasından sonra ve Akhaların bu dönemde Anadolu'ya göçüyle oluşan farklı etnik grupların M. Ö. 7. ve 6. yy.da kurdukları Phrygia (Frigya) ve Lydia krallıkları süresince yöredeki kent-devletleri, çevredeki egemenlik ve kültürlerden etkilenmişlerse de, varlıklarını bağımsız olarak koruyabilmişler, çok farklı kavimlerin karışmasıyla kendilerine özgü bir kültür ve uygarlık kurmuşlardır. Nitekim Pamphylia sözcüğü, Eski Yunanca pan (çok) ile phyle (soy) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Coğrafyasının savunmaya elverişsizliği Pamphylia tarihini, komşuları Kilikia, Pisidia ve İsauria'nın tarihleriyle koşut kılmıştır. Bu nedenle, M. Ö. 6. yy.da Lydia kralı Kroisos'un (hükümdarlık dönemi M. Ö. ykş. 560–546) Kilikia'yı ele geçirmesiyle Pamphylia da Lydia egemenliğine girmiş ve bu zengin kültürden etkilenmiştir. M. Ö. 546'da Pers hükümdarı II. Kyros'un Lydia'nın başkenti Sardes'i ele geçirerek burada bir satraplık kurmasıyla Pamphylia ve komşuları bu satraplığa bağlı beyliklere dönüşmüşler, ancak bu bağımlılık yalnızca vergi bağımlılığı olarak kalmış, yöre halkı din, dil, gelenek ve yönetim bakımından özgür bırakılmıştır. M. Ö. 336'da Makedonya kralı Büyük İskender'in (hükümdarlık dönemi. M. Ö. 336–323) fetihleriyle yörede Helenistik Dönem başlamış; yöre, imparatorluğun yıkılmasından sonra Anadolu'da kurulan Selevkos ve Ptolemaios krallıkları arasında sürekli el değiştirerek M. Ö. 188'de Pergamon kralı II. Eumenes'in (hükümdarlık dönemi M. Ö. 197–159) Selevkos kralı III. Antiokhos'u (hükümdarlık dönemi M. Ö. 223–187) yenmesiyle Pergamon egemenliğine girmiştir. Eumenes'ten sonra kral olan II. Attalos'un Roma'nın koruyuculuğu altındaki yörenin en elverişli limanı Side'ye saldırmayıp, Antalya'yı kendine üs olarak seçmesi bu döneme rastlar. M. Ö. 2. yy.da Roma, Pergamon Krallığı'nın topraklarını ele geçirmesine karşın, Pamphylia ve çevresinde gelişen korsan egemenliğine kendi köle gereksinimleri için önceleri göz yummuş, ancak giderek güçlenen bu korsan kentlerinin Roma'ya karşı ayaklanmaları üzerine, Akdeniz kıyısındaki bütün korsan kentlerini yıkan Pompeus, M. Ö. 65'te tüm yöreyi Roma'nın kesin egemenliğine bağlamıştır. Roma döneminde çeşitli eyalet düzenlemelerine sahne olan yöre, M. S. 3. yy.da giderek zenginleşmiş ve büyük bir uygarlık düzeyine erişmiştir. Öte yandan, 4. yy.dan başlayarak yayılan Hıristiyanlık yöre kültürünü etkilemiş, Roma İmparatorluğu'nun çöküş sürecinde Side ve Perge piskoposluk merkezi olmuştur. Güçsüzleşen imparatorluğun merkezine uzaklığı yörenin yoksullaşmasına neden olmuştur. Buradaki kentler ancak 5. ve 6. yy.larda yeni bir varlık dönemini yaşadıkları zaman surlarını aşarak gelişmişlerdir. 7. yy.dan itibaren Arap saldırılarına dayanan kıyı kentleri bu yüzyıl içinde bir bir terk edilmiş, Abbasi ve Emevi dönemlerinde gerçekleşmeyen İslam yerleşimi Anadolu Selçuklu döneminde başlamış, Antalya'nın 1085'te Süleyman Şah'ça (hükümdarlık dönemi 1075–86) alınmasından 12. yy.ın sonlarına değin yöre, Selçuklular ve Bizans arasında pek çok kez el değiştirmiştir. Yörenin bu dönemde en önemli iki kentinden Antalya, 1207'de I. Gıyaseddin Keyhusrev (1192–96; 1205–11); Korakesion'sa (bugün Alanya) 1221'de I. Alâeddin Keykubad (hükümdarlık dönemi 1220–37) tarafından kesin olarak Selçuklu topraklarına katılmıştır. Bugünkü Alanya'nın adı kentin fatihi Alâeddin Keykubad'ın adıyla ilgili olarak "Alaiye"den gelmektedir. Selçuklu İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra, daha önce Bizans sınırına Selçukluların yerleştirdiği Teke Aşireti Türkmenlerinden Hamidoğulları (Tekeoğulları), yöreye egemen olan Teke Beyliği'ni kurmuştur. 1361'de Kıbrıs şövalyeleri Antalya'yı ele geçirmişlerse de, 12 yıl süren çatışmalar sonunda kent yeniden Hamidoğullarınca alınmıştır. Osmanlı sultanı Yıldırım Bayezid (hükümdarlık dönemi 1389–1402) 1391'de Antalya'yı ele geçirmiş; ancak Timur'a yenilmesinden sonra başlayan Fetret Dönemi'nde (1402–13) yöre bir süre Karamanoğullarına katılmıştır. 1426'daysa Osmanlıların kesin egemenliği tüm yöreye yayılmıştır. Bu dönemde çoğunlukla şehzadelerce yönetilen yöre, Teke Sancağı adıyla anılmıştır. II. Bayezid'in oğlu Şehzade Korkud sancak beylerinden en önemlisidir ve Korkuteli ilçesi adını bu şehzadeden almaktadır. I Dünya Savaşı ve Osmanlı yenilgisinden sonra 1919'da yapılan Mondros Mütarekesi'ne göre Antalya ve yöresindeki İtalyan işgali 1921'de sona ermiş ve Cumhuriyet'le birlikte Antalya, Türkiye'nin bir ili olmuştur.
Tarihsel Yapılar:
Merkez İlçe: Antalya Kalesi'nin ilk yapılış tarihi bilinmemekle birlikte, Pergamon kralı II. Attalos'un onarımı M. Ö. 2. yy.a rastlar. Sonradan kale her ele geçiren tarafından onarılmış, ancak rüzgârı önlediği gerekçesiyle 1935–40 arasında yıktırılmıştır. Kalenin M. S. 2. yy.da yapılmış en görkemli kapısı olan Hadrianus Kapısı, her iki yüzünde dörder sütunu olan üç geçitten oluşur. Yörenin en iyi korunmuş Roma kapısıdır. Kalenin güney kesimindeki Hıdırlık Kulesi deniz feneri olarak kullanıldığı sanılan bir 2. yy. yapısıdır. İl merkezindeki en önemli tarihsel yapılar Selçuklulardan kalmadır. Yivli Minare'nin yazıtı Alâeddin Keykubad dönemindendir (1220–37). Vezir Celaleddin Karatay tarafından iki eyvanlı medrese tipinde yaptırılan ve Dar-ül-Süleha da denen Karatay Medresesi'nin (13. yy.) mihrabı Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin güzel örneklerindendir. Atabey Armağan tarafından yaptırılan ve onun adıyla anılan medreseninse yalnızca girişinin alt bölümü ayakta kalmıştır. Ahi Yusuf Mescidi Türbesi, Şeyh Şecaeddin Türbesi ve Bali Bey Çeşmesi de 13. yy.dan kalma Selçuklu yapıtlarıdır. Çok kubbeli ulucami tipinin ilk örneklerinden olan Ulucami (14. yy.) , türbesiyle birlikte Zincirkıran Mehmed Bey tarafından yaptırılmıştır. Şehzade Korkud'un, 5. yy. Bizans dönemi Panaghia Kilisesi yıkıntıları üstüne annesi için yaptırdığı, ancak 19. yy.daki yangında camiyle birlikte ahşap kısımları yanan Nigar Hatun Türbesi 15. yy. yapısıdır. Aynı yüzyılda Antalyalı Vezir Bali Bey'in yaptırdığı Bali Bey Camisi, 16. yy.da Tekeli Mehmed Bey tarafından yaptırılan Mehmed Bey Camisi, Mevlevi Tekkesi ve Hamamı, Kuyucu Murad Paşa tarafından yaptırılan Murad Paşa Camisi; 17. yy.da Şeyh Sinan tarafından yaptırılan Şeyh Sinan Camisi ile 18. yy.dan kaldığı sanılan ve Hacı Mehmed Ağa tarafından yaptırılan Müsellim Camisi Osmanlı dönemi yapılarıdır. Kentteki Sefa ve Pazar Hamamları'yla Varsaklı Camisi'ninse yapım tarihleri kesin olarak bilinmemektedir.
Merkez İlçe sınırları içindeki doğal Karain Mağarası, Paleolitik Çağdan (M. Ö. 50.000) başlayarak Bizans dönemini de kapsayan buluntularıyla Anadolu'daki en geniş zaman dilimini aydınlatan bir kaynak olmuştur. Gene yakın çevrede, Troia Savaşları'ndan dönen Amphilokhos, Mopsos ve Kalkhas'ın kurduğu kaydedilen, yörenin en önemli yerleşme merkezlerinden Perge, belgelerde adı geçmesine karşın yeri saptanamayan Olbia, bugünkü Lara'da ilk sikkeleri M. S. 1. yy.da basılan Magydos, önemli antik yerleşme merkezleridir. Ayrıca, Antalya-Korkuteli Karayolu üzerindeki, Güllük Dağı Milli Parkı'nda, yazıtlarda kendilerinden Solymler (Solymos, Güllük Dağı'nın eski adıdır) olarak söz edenlerin kurduğu bilinen Termessos antik kenti bulunmaktadır. Antalya-Burdur Karayolu'nun Korkuteli kavşağı yakınında bulunan, 13. yy Selçuklu dönemine ait Evdir Han, I. İzzeddin Keykavus (hükümdarlık dönemi 1211–20) tarafından, gene aynı karayolunun üzerinde, Çubuk Boğazı'nın Antalya çıkışı yakınında bulunan Kırkgöz Han'sa II. Gıyaseddin Keyhusrev (hükümdarlık dönemi 1237–46) tarafından yaptırılmıştır. Yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da ünlü olan Antalya Bölge Müzesi, Paleolitik, Neolitik ve Kalkolitik Çağlardan başlayıp Miken, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı yapıtlarını da içeren çok zengin bir koleksiyona sahiptir. Etnografya Müzesi'ndeyse yörenin giyim-kuşam, ev ve mutfak eşyası, elişi ürünleri, dokuma ve tezgahları, Türkmen çadır, çuval ve kilim örnekleri sergilenmektedir.
Akseki ilçesindeki Ulucami'nin yapım tarihi bilinmemektedir.
Alanya (eski Korakesion, Alaiye) ilçesi merkezindeki en önemli tarihsel yapıtlar Selçuklulardan kalmadır. 13. yy.dan Selçuklu sultanı I. Alâeddin Keykubad'ın, Helenistik ve Roma dönemi yapı kalıntılarının malzemelerinden yaptırdığı Alaiye Kalesi, Halepli Kettuni Rehaoğlu Ebu Ali tarafından yapılmıştır ve çağının en önemli Selçuklu kalelerindendir. İçinde, duvarlarında fresk izleri bulunan Aya Yorgi Kilisesi, İç Kale (Ehmedek), Akşebe Sultan Türbe ve Tekkesi, Selçuklu saray kalıntıları ve 14. ya da 15. yy.dan kaldığı sanılan han ile arasta, kale kapısına çıkan yol üzerinde 14. yy.dan kalma Sıtti Zeynep Tekkesi ve 17. yy.dan kaldığı sanılan Süleymaniye ya da Kale Camisi yer almaktadır. Surların güneydoğuda birleştiği noktada bulunan ve adını yapımında kullanılmış taşlarla tuğlanın renginden alan Kızıl Kule, tersaneyi korumak amacıyla sekizgen bir plan üstüne yaptırılmıştır. Mimarı Ebu Ali Bin Ebi Raha olan yapı, sekiz katlı ve 33 m. yüksekliğindedir. Kulenin kuzeyinde Alâeddin Keykubad'ın yaptırdığı tersane, günümüze dek en iyi korunmuş ortaçağ tersanesidir. Beşik tonozlu beş gözden oluşan yapıda çağının en büyük gemileri yapılmıştır. Tersanenin güneyindeyse tophane bulunmaktadır. Kalenin güney ucundaki Cilvarda Burnu'nda bir Selçuklu kulesi, darphane ve bir de Bizans manastırı yer almaktadır. Alanya Feneri 18. yy.da Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Alanya Müzesi'nde, tarihöncesi dönemden başlayan ve Phrygia, Lydia, Yunan ve Roma uygarlıklarını da içeren yapıtların yanı sıra etnografik yapıtlar da sergilenmektedir.
Alanya çevresinde, 14. yy.da Bedreddin Mahmud Bey bin Alâeddin bin Yusuf'un yaptırdığı Gülefşan Köyü Camisi ve Emir Bedreddin Mahmud'un yaptırdığı Oba Köyü Medresesi bulunmaktadır. İlçe sınırları içinde, M. Ö. 3. yy.da kent statüsüne kavuşan Hamaksia (bugün Sinekkalesi), Ptolemais ve Cebelireş ya da Cebel-i Reis Dağı'ndaki Laertes ile Asar Tepe'deki Syedra antik yerleşmelerdir. Antalya-Alanya Karayolu üzerindeki Şarapsa/Şerefza Han ise (1237) II. Gıyaseddin Keyhusrev tarafından yaptırılmış yalın bir Selçuklu yapısıdır.
Elmalı ilçe merkezinde, Kitapçı Ömer Paşa'nın 17. yy.da yaptırdığı Ömer Paşa Camisi, 19. yy.dan Şadırvanlı Medrese ile Tekke köyünde 18. yy.da yapılmış Abdal Musa Türbesi başlıca yapıtlardır. Antik çağda kuzey Lykia'nın bir bölümünü oluşturan Elmalı'nın Neolitik çağdan beri iskân edildiği, ilçe sınırları içinde yer alan çok sayıdaki höyükte, özellikle Semayük köyü yakınında Karataş'ta yapılan araştırmalarla kesinlik kazanmıştır. İlçenin İncealiler köyü yakınında, Korkuteli-Kemer Karayolu üzerinde Lykia kenti Oinoanda bulunmaktadır.
Finike ilçesi, adını Fenikelilerle yaptığı ticaretten almıştır. İlçedeki en önemli kalıntılar, Anadolu kökenli adından tarihinin M. Ö. 2000'lere değin uzandığı sanılan Arykanda antik kentinde bulunmaktadır.
Gazipaşa ilçesindeyse Selinos antik kenti yer alır.
Gündoğmuş ilçe merkezinde, Sultan Cem'in Silifke valiliği döneminden kaldığı sanılan Cem Paşa Camisi, anılmaya değer tek yapıdır. Çevrede tarihi M. Ö. 3. yy.a değin uzanan ve yörenin önemli yerleşme merkezlerinden olan Kasai ile denizden 1000 m. yüksekte kurulmuş olan Kolybrassos antik kentleri yer almaktadır.
Kale ilçesi Noel Baba'nın (Aziz Nikolaos) piskoposluk yaptığı ve kilisesinin bulunduğu Myra'nın (bugün Demre) yanı sıra Sura, Teimiussa, Simena, Aperlai ve Trysa gibi çok sayıda küçük antik yerleşmeyi kapsamaktadır.
Kaş (antik Antiphellos) ilçesinde, kuruluş tarihleri M. Ö. 6. yy.a değin uzanan yerleşmeler bulunur. Lykia'nın en önemli kenti Ksanthos; Noel Baba'nın doğum yeri olan liman kenti Patara, Phellos ve Kyaneai antik kentleri sayılabilir.
Kemer ilçesi Phaselis antik kentinin yanı sıra tarihöncesi çağlara ışık tutan Beldibi ve Belbaşı mağaralarıyla ünlüdür. Olympos Beydağları Sahil Milli Parkı, ilçenin hemen hemen tümünü kaplamaktadır.
Korkuteli ilçesi adını Şehzade Korkut'tan almıştır. İlçe merkezinde, 13. yy.dan kalma Alâeddin Camisi Alâeddin Keykubad tarafından yaptırılmış, yıkılan bu yapı üstündeki camiyi ise Kuyucu Murad Paşa 16. yy.da yaptırmıştır. Hamidoğulları döneminden El Emin Sinaneddin'in 14. yy.da yaptırdığı Emir Sinaneddin Medresesi, Hankah denen misafirhane ve imaret, ilçenin önemli yapılarındandır. Çaybaşı Hamamı da 16.-17. yy.dan kalmadır.
Kumluca ilçesi sınırları içinde, Korsan Zenikedes tarafından M. Ö. 1. yy.da kurulan ve yakın tepelerindeki sönmeyen ateşiyle bilinen Olympos, M. Ö. 5. ve 6. yy.lara ait kaya mezarları bulunan Limyra ve Rhodiapolis'le Roma kalıntıları içeren İdebessos'un yanı sıra Korydalla ve Gagai gibi antik Lykia kentleri bulunmaktadır.
Manavgat ilçesinde, 13. yy.dan kalma Kargı Han bulunmaktadır. Şelalesiyle ünlü bu ilçede Pamphylia'nın en önemli liman kenti olan ve tarihinin M. Ö. 14. yy.a değin uzandığı sanılan Side antik kenti yer almaktadır. Side Müzesi M. S. 2. yy.dan kalma bir Roma hamamında açılmıştır. Burada geç Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans yapıtları sergilenmektedir. Ayrıca Serik'in 35 km. kuzeyinde Eurymedon (bugün Köprüçay) Vadisi'ndeki Köprülü Kanyon Milli Parkı içinde yer alan Selge ve gene bir dağ kenti olan Pamphylia Seleukia'sı da bu ilçe sınırları içindedir. Manavgat'tan Alanya yönüne gidilirken karşılaşılan Alara Han, 13. yy.dan kalmadır. Selçuklu kervansaray tiplerinden farklılıklar gösteren yapının kuzeyindeki Alara Kalesi'nin tepesinde Alâeddin Keykubad'ın yaptırdığı Hamamlı Kasır’ın, Anadolu Türk sanatında figürlü fresklerle bezenmiş ilk yapı olduğu öne sürülmektedir.
Serik ilçesine bağlı Boztepe köyündeki Hacı Hasan Ağa Camisi 18. yy.dan kalmıştır. Alacami köyündeki mescidin yapım tarihiyse bilinmemektedir. Bu ilçe sınırları içinde bulunan Aspendos antik kenti, mimar Zenon'un yaptığı ve Anadolu'daki Roma dönemi tiyatrolarının sahne binasıyla (skene) birlikte ayakta kalmış tek örneği olan tiyatrosuyla önem kazanmıştır. Bir garnizon kenti olarak kullanılmış olan Sillyon da bu ilçededir.
Sivil Mimarlık:
Antalya'daki sivil mimarlık örnekleri kale içinde yoğunlaşan 19. yy. evlerinden oluşur. Çoğunlukla yazı yaylada geçirip kışlamak için erzaklarıyla kente dönen varlıklı ailelerin hem konut hem de erzak ambarı gereksinimine göre düzenlenmiş olan ve yüksek bahçe duvarlarıyla sokaktan ayrılan bu evler, taşlık, kafeslerle çevrili hayat ve çıkmalar gibi mekânsal ve yapısal öğelerle iklime uyum sağlayan, işlevselliğin egemen olmasına karşın estetik öğeler de taşıyan özgün yapılardır.
El Sanatları:
Antalya yöresinde rastlanan el sanatı örnekleri, çoğunlukla Türkmen göçebe yaşantısının gerektirdiği çadır, çuval, heybe, kilim ve seccade gibi dokumalardan oluşur. Kentin kuzeyindeki Döşemealtı bölgesi aynı adla anılan halılarıyla ünlüdür.
D. Kınık
Antalya Mağaraları:
İnsanlık tarihinin yazının bulunuşundan önceki en eski ve en uzun dönemi olan Paleolitikten (Eski Taş ya da Yontma Taş Devri; bir başka deyimlemeye göre Avcılık ve Toplayıcılık Dönemi) Neolitik (Yeni Taş ya da Cilalı Taş Devri; İlk Üretimcilik Dönemi) başlarına değin Anadolu'da sürekli yerleşilen yerler, Antalya dolaylarındaki mağara ve kaya sığınakları olmuştur. Bunlar arasında en önemlileri Karain, Beldibi ve Belbaşı'dır.
D. Günay Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi
Bkz. http://www.antalyakulturturizm.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFC528AE8C1C09BBCEB6FAF75C3ACDF77C
Bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Antalya
Bkz. http://www.tayproject.org/TAYmaster.fm?start=21&sort=buluntu_yeri_t&max=20&header=header_all_t&footer=footer_
t&error=veritabanihata.html&html=html_t&TayWeb=TAYDB&key_t=antalya
|