
Argonautlar
(Yunan) Altın Post'u almak amacıyla Kolkhis'e gitmek içın Argo adlı tekneyle yolculuğa çıkan Akhalı kahramanlar... Yaklaşık 50 kişidir. Önderleri İason'dur. Aralarında Herakles, Kastor, Polluks ve Orpheus gibi mythos kahramanları vardır. Thessalia'dan yola çıkarlar, Lemnos (Limni) ve Samothrake (Semadirek) Adalarına uğrayarak, nice serüvenden sonra Kolkhis'e (bugünkü Gürcistan) varırlar. İason, Kolkhis kralı Aietes’in kızı Medeia'nın yardımıyla Altın Post'u ele geçirir. Genç kız İason ile kaçar. Bu seferin kahramanlarına ilişkin sayısız söylenceden, Argonautika adlı, Rodos'lu Apollonios’un kaleme aldığı gerçek bir destan dizisi doğar. İlkçağın büyük destansal öykülerinden biri olan Argonautlar serüvenini, bize “bir tüm” olarak Rodos'lu Apollonios anlatmıştır. M.Ö. III. yüzyılda yaşayan Apollonios ünlü bir mythos yazarıdır. Bu konuyu kendisinden sonra Apollodoros ve önce de büyük Dor şairi Pindaros işlemiştir. Medeia ile İason söylenceleri ise tragedya yazarlarına ve özellikle Euripides'le Seneca'ya konu olmuştur.
Bu uzun öyküyü, çeşitli bölümlerini başlıklarla göstererek özetlemeye çalışalım:
Argo Gemisi Adı "hızlı" anlamına gelen Argo gemisi Karadeniz’in Kolkhis ülkesinde Altın Post’u aramaya giden kahramanlar için yapılmış elli ya da elli beş kürekli bir tekneymiş. Onu yapan ustanın adı da Argos imiş.
Bkz. Argos.
Argonautlar Kimlerdir? Sefere katılanlar Troia Söylencesi kahramanlarından önceki kuşaktan kişilerdir. Mythos yazarlarının bunlar üstüne verdikleri listeler birbirini tutmaz, ama genellikle en ünlü kahramanlar şunlardır: İason, gemi ustası Argos, dümenci Tiphys, ozan Orpheus, İdmon, Amphiaraos ve Mopsos adlı önbiliciler, Boreas'ın oğulları Kalais'le Zetes, Kastor'la Polydeukes, Peleus'la Telamon, Meleagros, Herakles ve daha başkaları.
Altın Post Altın Post, bir zamanlar Athamas'ın çocukları Phriksos'la Helle'yi sırtına alıp Hellas (bugünkü Yunanistan)'tan Karadeniz’deki Kolkhis ülkesine kaçıran kanatlı koçun postudur. Kız kardeşi Helle boğazları geçerken denize düştükten sonra (Hellepontos [Helle’nin Denizi], bugünkü Çanakkale Boğazı), Phriksos tek başına Kolkhis'e varır ve kendisini iyi karşılayan Aietes'e, Zeus'a kurban ettiği koçun altından postunu verir. Aietes de bu eşsiz postu tanrı Ares'e adanmış bir korulukta saklar.
Bkz. Athamas, Phriksos, Helle, Aietes, Altın Post.
Seferin Nedeni İolkos kralı Aison tahtını üvey kardeşi Pelias'a kaptırmıştır. Aison'un oğlu İason delikanlılık çağına gelince Pelias'ın karşısına çıkıp tahtını geri ister. Pelias da ondan kurtulmak için, önce Kolkhis'e gidip Phriksos'un orada bıraktığı Altın Post’u getirmesini buyurur. İason bu sefere çıkmak zorunda kalır, Hellas (bugünkü Yunanistan)'ta ne kadar gözü pek, atılgan yiğit varsa hepsini toplar ve Phriksos'un oğlu ünlü usta Argos'a bir gemi yaptırdıktan, bu işte tanrıça Athena'dan da yardım gördükten sonra yola çıkar.
Bkz. İason, Pelias, Aias.
Yolculuk Argo teknesi Thessalia'daki bir limandan denize indirilir. Tanrı Apollon'a yapılan kurbanlar, önbilici İdmon tarafından iyiye yorumlanır. İdmon'un kendisinden başka, yolcuların hemen hepsi geri dönecektir.
Lemnos Adası Birinci durak Lemnos Adası’dır. Adanın kadınları kocalarını öldürmüşlerdir. Adada erkek olmadığından Lemnos kadınları Argonautları iyi karşılar ve onlarla sevişerek gebe kalırlar.
Bkz. Thaos, Hypsipyle.
Samothrake, Kyzikos Çanakkale Boğazı’na girmeden Samothrake (Semendirek) Adası’na varırlar ve ozan Orpheus'un öğüdüne uyarak adadaki gizemlere erdirilirler. Oradan da Marmara Denizi’ne girerler ve Arktonnesos (Kapıdağı Yarımadası)’na ulaşırlar. Dolionlar kralı Kyzikos'u yanlışlıkla öldürürler.
Bkz. Kyzikos.
Mysia'da Hylas'ın Kaybolması Mysia kıyılarına vardıklarında (Mudanya limanına çıkmış olacaklar) Herakles ormana dalıp kırdığı küreğinin yerine yenisi kesmeye gider, yanında Hylas adlı çok sevdiği bir genç vardır. Delikanlıyı tatlı su aramaya göndermişlerdir. Geri gelmeyince Herakles onu aramaya koyulur ve şafak sökerken hala dönmediklerinden Argo, Herakles'i Mysia'da bırakarak yoluna devam eder.
Bkz. Hylas, Herakles.
Amykos, Phineus Kadıköy'e yerleşmiş dev Amykos'u, Polydeukes'in yenmesi üzerine yelken açan Argo’yu fırtına, Boğaz’dan uzaklara Thrakia (Trakya) kıyılarına atar. Orada Poseidon'un oğlu kör kral Phineus'a rastlarlar. Bu kralın başına Harpyalar dadanmıştır. Kanatlı, kadın yüzlü canavar olan Harpyaları yel-tanrı Boreas'ın oğulları Kalais ile Zetes yener ve kovarlar. Bu iyiliğe karşılık Phineus, Argonaurlara ilerde karşılarına çıkacak tehlikeleri nasıl atlatabileceklerini anlatır.
Bkz. Amykos, Harpyalar, Kalais, Zetes.
Çarpışan Kayalar Karadeniz’e çıkmadan Symplegadlar yani çarpışan kayalardan geçmeleri gerektiğini Phineus söylemiştir, Argonautlara. Mavi Kayalar diye de tanımlanan bu iki kaya, aralarından bir tekne geçince yerlerinden oynar ve birleşerek kapanır, ne varsa paramparça ederlermiş. Phineus, Argonaurlara şöyle bir denemede bulunmalarını salık vermiştir: “Kayaların arasından bir güvercin uçurmalarını, güvercin geçebilirse, kendilerinin de hemen arkasından geçmeye kalkışmalarını, yoksa vazgeçip gerisingeri Hellas (bugünkü Yunanistan)'a dönmelerini...” İason bunu yapar. Uçurduğu güvercin ancak kuyruğundan birkaç tüyünü yitirerek karşı yöne geçer, arkasından Argo teknesi, Symplegadların arasına girer ve kuş gibi ancak pupası biraz zedelenerek geçer. Bundan sonra da Çarpışan Kayaların çarpışmaktan vazgeçtikleri ve yerlerine mıhlandıkları anlatılır. İstanbul Boğazı’nda akıntı yüzünden oynak kayalar mı vardı, yoksa Boğaz’ın olağanüstü burgaç ve akıntıları söylenceye böyle bir imgeyle mi yansıtıldı? Her neyse bu engeli de aştıktan sonra Argonautlar, Hellenlerin Pontos Eukseinos, yani konuksever deniz dedikleri Karadeniz’e çıkarlar.
Amazonlar ve Kolkhis’e Varış İlk durak Maryandynlerin ülkesidir. Kral Lykos onları iyi karşılar, ama bir yaban domuzu avında önbilici İdmon ve dümenci Tiphys ölür. Argonautlar daha öteye gidip Amazonlar ülkesine çıkarlar. Amazonların ülkesi Thermodon (Terme çayı) ve Themiskyra (Terme) kentiyle odaklanır söylencede. Durak yapmadan Kafkas Dağları’nın göründüğü kıyılara doğru ilerlerler ve Phasis Irmağı’na (Pasinsu) yani Kolkhis (Gürcistan) topraklarına varırlar.
Bkz. Amazonlar.
Medeia, Altın Post’un Alınması Argonautlar, Altın Post'u istemek için kral Aietes'in karşısına çıktıklarında, kralın kızı Medeia, İason'u görür ve büyük bir aşkla ona tutulur. Güçlü bir büyücü olan Medeia bundan böyle Argonautların ve İason'un bütün işlerini eline alır ve dileğince yönetir. Kral Aietes görünüşte Altın Post'u vermeye razıdır. Ama İason’un, bir ejderi öldürmesini, ateş püsküren, tunç ayaklı iki boğayı boyunduruğa koşmasını ve öldürdüğü ejderin dişlerini ekmesini ister. İason ister istemez bu koşullara evet der. Medeia araya girer, İason'a kendisini eş olarak almaya söz verirse yardım edeceğini söyler. Sonra da yiğide büyülü bir merhem hazırlar. Bu merhem bedene sürüldüğünde, deri silah işlemez hale girer, bir gün boyunca insan, ne yaralanır ne de ölürmüş. Ejderhanın dişlerini toprağa ektikten sonra silahlı adamlar biteceğini, aralarına bir taş atarsa, bunların kavgaya tutuşup birbirlerini öldüreceklerini de bir bir anlatır. Medeia'nın dediği gibi olur, İason boğaları boyunduruğa koşar, ejderin dişlerini tarlaya ekip üstünde fışkıran silahlı adamları birbirlerine öldürtmeyi başarır. Ne var ki Aietes gene de Altın Post'u vermeye razı olmaz. Argo teknesini yakmaya ve Argonautları öldürmeye kalkar. Ama Medeia daha hızlı davranmış, İason'la el ele vererek Altın Post'u bekleyen ejderi uyutmuş ve koçun postunu, yani Altın Post’u alıp Argo’ya kaçırmıştır. Ertesi sabah Argo teknesi şafak sökmeden yola çıkar. Medeia babasının kendilerine yetişememesi için korkunç bir yola başvurur: Yanına aldığı küçük kardeşi Apsyrtos'u kesip doğrar ve parçalarını yol boyunca denize serper. Arkalarından gelen Aietes'le adamları Apsyrtos'un parçalarını toplamakla zaman yitirdiklerinden Argonautlara yetişemezler.
Bkz. Medeia, Apsyrtos, Aietes.
Dönüş Yolculuğu Destanın bu bölümü de karışıktır. Bir anlatıma göre Argo, Karadeniz’de İstros (Tuna) Irmağı’nın ağzına varır ve ırmak yoluyla Adriyatik Denizi’ne çıkar (o zamanki coğrafya görüşlerine göre Tuna, Karadeniz’i Adriyatik denizine bağlayan bir suyoludur). Ama Zeus'un öfkesine uğrayıp fırtınaya tutulunca, Medeia'nın halası olan büyücü Kirke'yi bulmaya giderler. Kirke, Medeia'yı, kardeşini öldürmüş olmanın suçundan arındırır, ama İason'u konuklamak istemez. Argonautlar, Seirenlerin yaşadığı adanın önünden geçerken ozan Orpheus canavarları büyüler, söylediği ezgiler o kadar güzeldir ki gemiciler Seirenlerin sesine kulak vermezler. Hera'nın koruyuculuğu altında Kharybdis'le Skylla uçurumlarını da geçerler. Bu kez fırtına onları Libya kıyılarına atar, oradan Girit'e geçerler. Girit'te eski tunç soyundan kalma Talos adında bir dev yaşarmış. Talos tepeden tırnağa tunçtanmış, yalnız ayak bileklerinden biri etten olup, içinde bir kan damarı bulunmaktaymış. Hephaistos'un yaptığı bu robot adama Girit kralı Minos, adayı korumak görevini vermiş. Argonautlar Girit'e yaklaşınca, Talos koca bir kaya alıp Argo gemisinin üstüne fırlatacak olur, ama Medeia onu büyüler. Dev birden ayağını burkarak bileğini sıyırınca, damarından akmaya başlayan kan bir daha durmaz. Talos böylece can verir.
Bkz. Talos, Minos.
İolkos’a Dönüş İason, Altın Post'u amcası Pelias'a vermek üzere İolkos'a döner. Babası Aison'un öldüğü haberini alır, Pelias'ın da tahtı geri vermeye hiç de yanaşmadığını görür. Burada Medeia'nın tüyler ürpertici bir oyunu yer almaktadır: Pelias'ın kızlarıyla arkadaşlık kurar, yaşlanmakta olan babalarını gençleştirmenin umarını kendilerine öğreteceğini söyler. Örnek olsun diye yaşlı bir koç alarak keser, büyülü otarla kaynayan bir kazana atar, birden körpe bir kuzu çıktığını gösterir. Pelias'ın kızları bu düzene kanarak babalarını öldürüp kazana atarlar. Dirilmediğini görünce çılgına dönerler. Babalarını öldürdüklerinden dolayı da yurtlarından sürülürler.
Bkz. Pelias.
Medeia’nın Sonu İason'la Medeia bu suçu işledikten sonra Pelias'ın oğlu tarafından İolkos'tan kovulurlar. Korinthos kralı Kreon onları iyi karşılar. Bir süre sarayında alıkoyduktan sonra, Medeia'yı uzaklaştırmanın yolları arar. İason da korkunç karısından bıkmışa benzer. Kreon'un kızı Kreusa ile evlenmek üzere Medeia'yı boşamaya ve onu Kolkhis'e geri göndermeye kalkar. O sırada büyücü kadın, ömrünün en korkunç suçunu işler: Kreusa'ya güya düğün armağanı olarak bir giysi gönderir, kız onu giyer giymez yanmaya başlar. Bu işler olup biterken İason'dan olan iki oğlunu boğar ve babalarına ölülerini gösterir. Bundan sonra atası Helios'un kendisine gönderdiği bir uçan arabayla Atina'ya uçar. Orada Aigeus'a kendisiyle evlenirse çocuk doğuracağını söyler. Theseus'u da öldürmeye kalkışınca, Atina'dan da sürülür. Kolkhis'e döndüğü ve daha birçok suç ve serüvenlerden sonra babası Aietes'le barıştığı bazı söylencelerde anlatılır.
Bkz. Medeia.
Argonautika*
Altın Koç
Theophane, Bisaltes’in, olağanüstü güzellikteki kızıdır. Onun çekiciliğine dayanamayan Poseidon onu alıp Krumissa Adası’na kaçırır. Ailesi ve talipleri kızın peşine düşer. Ama adada yalnızca sığır ve koyun sürülerini bulurlar. Poseidon, adadaki herkesi hayvana dönüştürmüş, Theophane’yi koyun, kendisini de koç haline getirmiştir. Theophane ile birlikteliğinden postu altından bir kuzu doğar. Zeus bu kuzuya ölümsüzlük bağışlar.
Altın postlu koç daha sonra Atreus’un sürüsünde karşımıza çıkar. Pelops ölmüş tahta iki oğlundan hangisinin geçeceğine karar verilecektir. Önbilici “altın postlu koç” kimin elindeyse krallık hakkı onundur diyince Atreus tahta geçer. Karısı Aeropa, koçu eski kocası (ya da sevgilisi) Thyestes’e verir. Thyestes de Atreus’un halkı aldattığını söyler, koçu gösterir, tahta geçer. Bu durumdan hoşlanmayan Zeus’un, akşam, güneşi batı yerine doğudan batırdığı aktarılır. Korkan halk da Thyestes’i kentten kovup, tahtı Atreus’a verir.
Koç daha sonra, Athamas’ın sarayına gidecektir. Zeus, Atreus’a, Hermes ile zor durumda olan iki genç için gerekli olduğu haberini ilettirir.
Phroksis ile Helle
Boiotia’nın Orkhomenos kenti kralı Athamas, Nephele ile evlidir ve Thebai kralı Kadmos’un kızı İno’ya âşık olmuş, onu da saraya getirtmiştir. Athamas ile İno’nun Learkhos ve Melikertes adında iki oğlu olur. Nephele, iki çocuğunun özellikle oğlunun akıbetinden kaygılanmaktadır. Bu kaygısında da haklıdır. İno, çiftçilere verilecek tohumlukları kavurduktan sonra dağıtım yaptırtır. Bunun farkına varmadan tohumları eken çiftçiler ürün alamazlar. Kral, bu afet karşısında ne yapılması gerektiğinin öğrenilmesi için önbiliciye bir ulak göndermeye karar verir. İno, onu da rüşvetle kandırarak, Phriksos’un (ya da iki çocuğun birden) kurban edilmesi yorumunun alındığını söylemesini sağlar.
Bu haberi alan halk, açlık korkusu ile krala oğlunun ölümüne izin vermesi için baskı yapar. Phriksos kurban sunağına getirilir getirilmez gökten saf altın posta bürünmüş bir koçbaşı inerek çocuğu ve kız kardeşi Helle’yi kaparak uzaklara kaçırır. Bu kurtuluş, ananın yakarılarını işiten Hermes’in ihsanı imiş. Ya da Zeus, Nephele’ye altın postlu bir koç verip, boğazlanmak üzere olan yavrularını bu koça bindirerek kaçırmasını emretmiş.
Altın post üzerindeki çocuklar Çanakkale Boğazı’nı aşarken Helle suya düşüp boğulur. Çanakkale Boğazı için kullanılan “Hellespontos/Helle'nin Denizi” adı buradan gelmektedir. Phriksos ise, Karadeniz’in güney doğusundaki Kolkhis ülkesine sağ salim iner. Kolkhisliler Phriksos’a iyi davranır. Phriksos, Kholkis’e kadar gelmesini sağlayan Zeus’a teşekkür etmek için koçu kurban eder. Yapağısını da yanında saklar. Kimileri bu yapağıyı Aietes’e verdiğini, kimileri de Aietes’in onu Phriksos’tan zorla aldığını aktarır.
Altın Post
Argonautlar da, bu yapağının (postun) peşindedir.
|
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
Ankaeus 2 |
 |
Argos 3 |
| |
Arios 1 |
 |
Asklepios |
| |
Asterios 1 |
| |
Augeas |
| |
Butes 1 |
| |
Deukalion 4 |
| |
Erginos 2 |
| |
Euphemos 1 |
| |
Eurymedon 1 |
| |
Eurytos 2 |
| |
Hyppalkimos 1 |
| |
İalmenos 1 |
| |
İdas 2 |
| |
İolaos 1 |
| |
İphiklos 2 |
| |
İphitos 1 |
| |
Kaineus 2 |
| |
Kanthos 1 |
| |
Kepheus 2 |
| |
Klytios 1 |
 |
Laokoon |
| |
Leitos |
| |
Lynkeus 1 |
| |
Menoetius 2 |
| |
Nauplios 1 |
 |
Nestor |
 |
Orpheus |
 |
Peleus |
| |
Periklymenos 1 |
| |
Phanos |
| |
Phlias |
 |
Prithoos |
 |
Polydeukes |
| |
Priasos 1 |
| |
Talaos |
 |
Theseus |
| |
Tydeus 1 |
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
Ankaeus 1 |
| |
Argos 2 |
| |
Argos 4 |
| |
Askalaphos 1 |
| |
Asterion 5 |
 |
Atalanta |
| |
Autolykos 1 |
| |
Deukalion 2 |
| |
Ekhion 1 |
| |
Eribotes |
| |
Eurydamas 2 |
| |
Eurytion 2 |
 |
Herakles 1 |
 |
Hylas |
 |
İason |
| |
İdmon 2 |
| |
İphiklos 1 |
| |
İphis 6 |
| |
İphitos 2 |
| |
Kalais |
 |
Kastor 1 |
| |
Klymenos 10 |
| |
Koronos 1 |
| |
Leartes |
| |
Leodokos |
 |
Meleager |
| |
Mopsos 1 |
| |
Neleus |
| |
Oileus 1 |
| |
Palaemon 1 |
| |
Peneleus |
| |
Phaleros 1 |
 |
Philoktetes |
| |
Phokos 1 |
| |
Poeas |
| |
Polyphemos 1 |
| |
Staphylos 1 |
| |
Telamon |
 |
Tiphys |
| |
Zetes |
|
|
[Bu tablo, Hyginus, Hyginus'tan Masallar (Fabulae); Rodoslu Apollonius, Argonotlar Destanı (Argonautika);
Apollodorus, Kitaplık (The Library)'tan yaralanılarak hazırlanmıştır. F. E.]
|