Amarna (Mısır) Kent… (Tel El Amarna), Orta Mısır'da eski kent Nil'in kıyısında (Asyût eyaleti),kral Akhenaton'un (M. Ö.1372–1354) başkenti olan ve “Aton ufku” adıyla anılan Akhetaton kalıntılarının bulunduğu yerdedir. Henüz aydınlığa kavuşmamış koşullarda firavun, saltanatının IV, yılında (1368'e doğru), tanrısının onuruna yepyeni bir kent kurmak amacıyla Teb'den ayrılır. Falezlerin arasına sıkışmış, yerleşim alanlarından uzak kente, yalnızca ırmaktan ulaşılabilmektedir. Kent de Akhenaton'un bu çılgınca tutkusunun kurbanı olur. Kralın ölümü üzerine halk kenti terk eder. Bugün yerle bir olmakla birlikte saraylar, özel konutlar, mahalleler çağın sivil mimari tasarımı bakımından ilginç örneklerin ortaya çıkarılmasını sağlamıştır, Tapınakların en önemli özelliğiyse, az sayıda örtülü koridorlarla gün ışığına açılmasıdır.
Krallık arşivinde yer alan, Akkad diliyle yazılmış 300'ü aşkın kil tablet, Akhenaton döneminde Mısır'ın, M. Ö. XIV, yy.da, Yakındoğu ülkeleriyle olan diplomatik ilişkileri konusunda geniş bilgiler vermektedir. Heykelci Tutmosis'in işliğinde çok sayıda taslak ve portre bulunmuştur (1913). Bunlardan Nefertiti'nın çok renkli portresi Berlin'de bir müzede korunmaktadır Amarna'dan, Aton'un topraklarının sınırlarını belirleyen sınır dikilitaşlarına ve içlerinde kral Akhenaton'un, büyük rahip Merire'nin ya da mabeyinci Huia'nın mezarlarının bulunduğu yeraltı mezarlığına çok sayıda yol çıkmaktadır.
Bkz. Akhenaton.
Amaros (Anadolu) Doğal liman… Anadolu'nun kuzeyindeki Sinop Yarımadası’ndadır. Yarımadanın kuzeybatısında, Sinop'a 8 km. uzaklıktadır. Kuzey fırtınalarına kapalıdır.
Amaseia (Anadolu) Kent… Anadolu'da, Karadeniz bölgesindeki Amasya kentinin ilkçağdaki adıdır.
Bkz. Amasya.
Amasra (Anadolu) Kent… Batı Karadeniz kıyısında Bartın'a bağlı Amasra'da yer alan bu antik kent, Sesamos adlı küçük bir İon kolonisinin yerine Herakleia Pontika (bugün Karadeniz Ereğlisi) kraliçesi Amastris tarafından M. Ö. 4. yy.da kurulmuştur. Paphlagonia bölgesinde bir pontos kenti olarak tanınan Amastris, M. Ö. 3. yy.ın ortasından M. Ö. 70'te Romalı komutan Lucullusun yayılımcılığına dek Pontos Krallığı yönetiminde Bithynia eyaleti içine alınmış ve on bir kenti kapsayan Ora Pontica’nın başkenti olmuştur. Bizans egemenliğinin ardından, 1261’den sonra Cenevizlilerin sayılı limanlarından biri haline gelmiştir. İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı topraklarına katılan Amastris, Amasra adını almıştır.
18. yy.dan günümüze çok sayıda gezginin uğrak yeri olan Amastris'te, zengin geçmişi aydınlatacak kapsamlı araştırmalar yapılmamıştır. Geç dönem yerleşimleri nedeniyle antik Amastris'ten günümüze ulaşabilen kalıntı yok denecek kadar azdır. Kentin çekirdeğini, büyük bir liman olan körfezin batı kıyısı ve kıyıya yakın ada oluşturmaktadır. Roma döneminde körfezin arkasındaki vadiye uzayan kentin banliyöleri çevredeki bazı alçak tepelere ulaşmıştır. Ceneviz ve Türk yerleşimleri antik Amastris'in üstünde kurulmuştur. Amasra içinde görülen yapılar da ortaçağa tarihlenmektedir. Roma yapısı olduğu düşünülen bir tapınak ve ambarın kalıntıları dışında Cenevizli ailelerin armalarıyla dikkati çeken, devşirme malzemeyle yapılmış Bizans kalesi belli başlı kalıntılardır. Dörtgen planlı kale, kare planlı burçlarla desteklenmiştir. Küçük Liman ve Büyük Liman kapıları ile İç Kale'deki Zindankapı ve Boztepe'deki Karanlıkyer Kapısı kent kapılarıdır. Surların bulunduğu Kaleiçi Adası ile Boztepe arasındaki bağlantıyı sağlayan, halkın Kemere dediği tek gözlü Roma köprüsü dikkat çekicidir. Biri Fatih Camisi adıyla dinsel işlevini günümüzde de sürdüren üç Bizans kilisesi de basit planlı yapılardır. Kent içinde kötü koku yaydığı gerekçesiyle Romalıların kapattıkları Dereağzı ya da Amasra Deresi'nin üstünü örten tünelin bir bölümü bugün de görülebilmektedir. Ayrıca çevre halkının kapalı pazaryeri olarak kullandığı, yer yer opus reticulatum tekniğinde kalın duvarlı antik kalıntının bir gymnasion, bazilika ya da bedesten olduğu konusunda farklı savlar vardır.
Amasra'nın 4 km. güneybatısında, Kuşkayası denen yerde, doğal kayadan teraslar, yazıt ve kabartmalar dikkati çeker. Parthenia'dan (bugün Bartın) gelen Roma yolunun kıyısındaki kabartmalardan, niş içindeki imparator betimi ile bir yarım sütun üstündeki Roma kartalı izlenebilmektedir.
İ. Baysan Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi
Amastris 1. (Anadolu) Kent… Kentin adı, Paphlagonia kıyısındaki bir yarımadada, kendi adını vererek bir kent kuran Dara III Kodaman’ın yeğeni Amastris’ten gelmektedir. Kentin adı, günümüzde Amasra’dır. Amastris/Amestris’in, İ.Ö. IV. yüzyılda yaşadığı sanılmaktadır.
Amastris 2. (Anadolu) Çay… Anadolu’da, Karadeniz Bölgesi’nin batı bölümünde, Karadeniz’e dökülen Amasra Çayı’nın antikçağdaki adıdır. Çayın adı, Paphlagonia kıyısındaki bir yarımadada, kendi adını vererek bir kent kuran Dara III Kodaman’ın yeğeni Amastris’ten gelmektedir. Kentin adı, günümüzde Amasra’dır.
Bkz. Amasra.
Amastris
Amasya
Amathus (Kıbrıs) Kent… Kıbrıs Adası’nın güney kıyısındadır. 1. binyılın başlarında kurulan Amathus halkının, Hellas ile ilişkilerinin sıklığına karşın, Eteo-Kıbrıs Uygarlığı’na bağlı kaldığı aktarılır (M. S. IV. yy.da, yazıda hala bu uygarlığın dili kullanılmaktadır.). Kentte akropoliste, tanrıça Aphrodite’ye adanmış ünlü bir tapınak vardır. Surlardan ve eski limandan günümüze yıkıntılar kalmıştır. 1975’ten bu yana Atina Fransız Okulu, Amethus’ta kazılar yapmaktadır.
Site ya da kolonilerin, Kıbrıs’taki egemenlik savaşlarında adı geçer.
Herodotos, Herodotos Tarihi, V. Kitap / Bölüm 105, 108, 114, 115.
Amazoneion (Anadolu) Kent… Anadolu’nun kuzeyinde, Pontos bölgesinde, yeri bilinmeyen bir kenttir.
Amblada/Amlada (Anadolu) Kent… Anadolu’da Pisidia bölgesinde eskiçağ kentidir. Konya’nın Seydişehir ilçesi merkez bucağına bağlı Kızılca köyü yakınlarındaki Asardağ’da olduğu aktarılmaktadır. Önce Bergama krallığı, daha sonra Amyntas döneminde Galatların yönetimine girmiştir. Roma İmparatorluğu döneminde de, Galatia ve Lykaonia eyaletlerine bağlanır. Tarihçi Strabon, kentte üretilen şarabın tıpta kullanıldığını ve ihraç edildiğini aktarır.
Ambrakia (Yunan) Kent... Hellas'ta, Epirus’ta bir kentin adıdır.
Ambrakia
Ambrussum (Roma) Yerleşme merkezi… Roma dönemine tarihlenir. Domitianus yolu (Via Domitiana) üstünde, Lunel (Hérault) yakınlarındadır. Yenitaş döneminde kurulmuşu bir yerleşmenin ve bir Galya oppidumun kalıntıları bulunmaktadır.
Ameletos/Ameletum (Anadolu) Anadolu’nun kuzeyinde, doğu Karadeniz’de, Pontos bölgesindeki limandır. Ordu’nun Ünye ile Fatsa ilçeleri arasında olduğu sanılmaktadır.
Ameria (Anadolu) Yerleşme… Anadolu’nun Kappadokia bölgesindeki küçük yerleşmedir. Sebasteia (Sivas)’nın yakınlarındadır. Pers döneminde Men Pharnakes’in, Roma dönemindeyse Selene’nin tapınım yeri olmuştur.
Amida/Amid
Amik Ovası (Anadolu) Hatay'da Reyhanlı ilçesi sınırları içinde, çok sayıda höyüğün bulunduğu geniş Amik Ovası'nda Neolitik Çağ'dan (prehistorya) ortaçağa değin yerleşilmiştir. 900 km. karelik alana yayılan bu ova, batıdan Amanos Dağları, kuzeyden Karasu, güneyden Asi ve doğudan Afrin vadileriyle sınırlanmıştır. Höyükler, bugün kurutulmuş olan Amik Gölü'nün; kuzeydoğu ve güneyindeki verimli alanlarda ve söz konusu akarsuların vadilerinde konumlanmıştır. 19. yy.da birçok gezginin ziyaret ettiği bölgede 1905'te Princeton Üniversitesi'nden bir ekip Antikçağ ve Erken Hıristiyanlık dönemine ilişkin kalıntıları saptamaya yönelik bir yüzey araştırması gerçekleştirmiş; 1933–36 arasında Chicago Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü ovada, R. J. Braidwood başkanlığında yüzey araştırmaları yapmıştır. Suriye'deki çalışmaları tamamlayıcı nitelikteki bu araştırmalar sonucunda 178 höyük saptanmış; bunlardan sekizinde kazı yapılmıştır. Amik Ovası'nın kronolojisi belirlenirken Tel Cüdeyde temel alınmış, kimi ayrıntılar da Çatal Höyük ve Tel Tayinat'tan elde edilen buluntularla açıklanmıştır.
Neolitik Çağ'a tarihlenen Amik A ve B evreleri, çanak-çömlekle tanımlanır. Höyüklerde sınırlı alanda kazı yapılması ve neolitik katların su altında bulunması nedeniyle çok fazla mimari kalıntı elde edilememiştir. Kaba hamurlu basit mutfak kapları, koyu renkli açkılı kaplar, baskı bezekli örnekler çoğunluktadır. Baskı bezeklilerde çentik, çizgi ve yarım ay örgeleri yaygındır. B evresinde, ince hamurlu özenle yapılmış çanak-çömlek ortaya çıkar. Suriye-Filistin kültürüyle ilişkili çakmaktaşı ve obsidyen aletler arasında çoğunluğu mızrak uçları oluşturmaktadır. C, D, E ve F evreleri genellikle yüzey araştırmalarıyla saptanan Kalkolitik çağ (prehistorya) buluntularıyla tanımlanır. Obeyd ve Halaf tipi çanak-çömlek Amik Ovası'nda Mezopotamya kültürünün varlığını göstermesi açısından önemlidir. İlk ve orta kalkolitik'in en iyi araştırıldığı höyük Tel Kurdu'dur. Höyükte Orta kalkolitik çağa ait stilize kadın heykelcikleri ve sapan taşları ilginç buluntulardır.
Son kalkolitik çağ içinse Tel Cüdeyde dikkate değer buluntular vermektedir. Dörtgen planlı, çok odalı, taş temelli, kerpiç ev kalıntılarına rastlanan bu höyükte çoğu çark yapımı çanak-çömlek, yamuk kesitli orak bıçaklar, yassı taş baltalar, taş kaplar ve mühürler, gelişmiş bir kültürün varlığını ortaya koymaktadır. G, H, I, J evreleriyle belirlenen ilk tunç çağı, Amik Ovası'nın gerek siyasal gerek kültürel açıdan en parlak dönemlerinden biridir. Ele geçen zengin buluntular da bu kanıyı doğrulamaktadır. Mimaride daha özenli bir işçilik söz konusudur ve saray olarak adlandırılan büyük yapılar dikkati çeker. H evresinde Karaz ya da Khirbet Kherak adıyla bilinen, Suriye-Filistin ilişkili çanak-çömlek ortaya çıkar. Ayrıca, Güney Anadolu ya da İslâhiye bölgesinde görülen kırmızımsı turuncu renkli bezeksiz ya da çizgi bezekli kaplar tipiktir. Araç-gereç yapımında genellikle tunç, zaman zaman da bakır kullanıldığı görülür. Tel Cüdeyde'de bir kumaşa sarılı olarak bulunan ve ilk tunç çağının başına tarihlenen bakırdan yapılmış altı insan heykelciği Amik Ovası'nın en ilginç buluntularıdır. İlk tunç çağı sonunda kısa bir süre Akkad egemenliğinde kalan ova, orta tuncun başlarında Babil Krallığı’na bağlı Yamhad Krallığı’nın topraklarına katılmıştır. Bu dönemde krallığın bölge merkezi, güçlü surları, büyük saray ve tapınak kompleksleriyle önemli bir kent olan Tel Açana'dır (Alalah). Geç kalkolitik çağdan demir çağının başlarına değin kesintisiz iskân edilmiş kentte, heykelcilik ürünlerinde Mezopotamya, fildişi oymacılığında Fenike etkilerini, çanak-çömleğinde de Kilikia ve Anadolu izlerini görmek mümkündür.
Tunç çağı'nın sonlarına değin Hitit, Hurri-Mitanni ve Mısır arasında el değiştiren Amik Ovası yerleşmelerinden Tel Açana, Çatal Höyük ve Tel Tayinat merkez olma özelliklerini korumuşlardır. Geç Hitit kent-devletleri dönemindeyse Kanula'nın (Çatal Höyük) merkez olduğu Hattina/Hattena Krallığı kurulmuştur. Antakya, Amik Ovası ve çevresini kapsayan bu krallık Asur belgelerinden edinilen bilgilerle tanınmaktadır. İlk kez II. Asumasırpal döneminde (M. Ö. 883–859) Asur saldırısıyla karşılaşan krallık topraklarının bir bölümü M. Ö. 858'de III. Salmanassar (hükümdarlık dönemi M. Ö. 858–824) tarafından işgal edilmiştir. M. Ö. 831 tarihli Asur belgeleri Hattina Krallığı'ndaki karışıklıktan söz etmektedir. Gene yazılı kaynaklara dayanılarak bu tarihten sonra Arami bir kültürün etkisinin var olduğu ileri sürülebilir. Ülkenin adı, “Unqi/u” ya da Aramca söylenişiyle “Amq” (b. Amik) olmuştur. M. Ö. 8. yy.da Asur egemenliğini kabul eden Geç Hitit Kent-Devletleri'yle birlikte Hattina Krallığı ve dolayısıyla Amik Ovası da Asur vilayetine dönüşmüştür.
Amik Ovası O evresi olarak belirlenen Geç Hitit dönemi, Çatal Höyük'te surla çevrili, birbiri üstüne inşa edilmiş çok evreli bir yerleşmeyle tanımlanmaktadır. Ancak, yapım tekniği ve malzemenin yanı sıra planlama açısından da merkezi bir kent niteliğinde değildir. Bu döneme ilişkin en önemli kalıntılar Tel Tayinat'ta ortaya çıkarılmıştır. Höyüğün tepesinde bit-hilani tipinde dört katli bir saray, yaklaşık 29 x 58 m. boyutundaki bu yapının arkasında da, ondan hemen önce yapıldığı anlaşılan bir tapınak yer almaktadır. Taş döşeli bir cadde ya da alanın doğusunda bulunan tapınak, in antis planlı bir girişle, sonunda küçük bir kutsal mekânın bulunduğu uzun bir celladan oluşmaktadır. Orthostatlı giriş kapılarıysa Geç Hitit kentinin savunma düzenine ilişkin kalıntılardır. Tel Cüdeyde'de O evresinin hiçbir yapı katında, plan ve yapım özellikleri açısından değişim göstermeyen bir yerleşme vardır. Hatta çoğunlukla bir önceki evreye ait yapılar onarılarak yeniden kullanılmıştır.
Geç Hitit dönemi sonrasında çok fazla buluntu elde edilemeyen Amik Ovası'nda, ancak Çatal Höyük ve Tel Cüdeyde'de Erken Hıristiyanlık (geç antik) ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar ortaya çıkarılmıştır. S evresi olarak tanımlanan Erken Hıristiyanlık kalıntıları, duvarlarla çevrili bir avlu içinde yer alan küçük bir kilise, dinsel işlevli ek yapı ve çok odalı bir evle, kutsal alanın çevresindeki evlerden oluşmaktadır. Çatal Höyük'teyse T (Bizans) ve U (ortaçağ Arap) evrelerine ilişkin bir köy yerleşmesi bulunmuştur.
İ. Baysan Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi
Amisos/Amisus (Anadolu) Romalı bilgin ve yazar Yaşlı Plinius'a (M. S. 23–79) göre Amisos, Kuzey Anadolu'da Pontos bölgesinde, modem Samsun'un kuzeybatısında yer alan Kalyon Burnu üstünde kurulmuş bir kıyı kentiydi. Kentin doğal limanı yoktu. Bumun iç tarafında, bugünkü limanın kuzeyinde dalgakıranla oluşturulmuş yapay bir limana sahip olan Amisos, gerek iç bölgelerle olan ticaret ilişkilerinin canlılığı, gerek Sinope (bugün Sinop) ve Trapezous (b. Trabzon) limanları arasındaki kullanılabilir tek liman olması nedeniyle Antikçağda önemli bir yere sahipti.
M. Ö. 7. yy.ın ortalarında, Karadeniz kıyısında yeni yerleşmeler kurmaya ve Karadeniz ticaretini buralardan yürütmeye çalışan İonialılar tarafından kurulmuştur. Antik kaynakların bazıları kentin kurucuları olarak Miletoslular'ı, bazılarıysa Phokaialılar'ı göstermektedir. M. Ö. 5. yy.da Ameinokles komutasındaki Atinalılar tarafından ele geçirilen kentin adı "Peiraeus" olarak değiştirilmiştir. M. Ö. 4. yy. ortalarında Pers egemenliği altına giren kent, Makedonya kralı Büyük İskender döneminde (M. Ö. 336–323) özerk bir yönetime kavuşmuştur. Bu arada da yeniden Amisos adını almıştır. Amisos, M. Ö. 3. yy.da Pontos Krallığı'nın egemenliği altına girmiş, krallığın önemli merkezlerinden biri olarak büyük yapılarla donatılmış ve sınırları genişletilmiştir. Kentte Pontos kralı Mithridates Eupator'un bir sarayı vardı. Kral ayrıca tapınaklar yaptırmış ve ana kentten belirli bir uzaklıkta surlarla çevrilmiş bir uydu kent inşa ettirerek buraya "Eupatoria" adını vermişti. M. Ö. 71'de Romalı komutan Lucullus tarafından yağmalanan ve büyük bir bölümü yakılan Eupatoria gene aynı kişi tarafından onarılmış ve toprakları genişletilerek bağımsızlığı geri verilmiştir. M. Ö. 48–47 kışında II. Phamakes tarafından ele geçirilen Amisos, Caesar tarafından yeniden bağımsız kent olarak ilan edilmiştir. M. Ö. 36'da Antonius tarafından desteklenen bir tiran yönetimi eline geçirdiyse de M. Ö. 31' de Octavianus döneminde buradan uzaklaştırılmış ve kent yeniden özgürlüğüne kavuşturulmuştur.
19. yy.a ait gezi notlarında, akropoliste sur duvarları ve yarım daire biçiminde kule kalıntılarının bulunduğu belirtilen kentten günümüze çok sayıda önemsiz yazıt ve sikke dışında hemen hemen hiçbir kalıntı ulaşmamıştır. Bugün yalnızca birkaç yeraltı sarnıcı ve burnun dik yamaçlı kıyılarında kayalara oyulmuş mezar odaları görülmektedir. Ayrıca son yıllarda antik kent sınırları içinde bulunan ve üstünde Akhilleus'la Thetis betimlerinin yer aldığı bir mozaik, Samsun Müzesi'nde sergilenmektedir. Antik kentin yayıldığı kesim bugün askeri üs sınırları içinde kalmış ve kente giriş kısıtlanmıştır.
S. Tugay Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi
Ammon (Arap/Ammon) Kent… Arabistan’da Ammon Oğullarının başkenti olan bir eskiçağ kentidir. Ptolemaios II Philadelphos döneminde Philadelphia olarak adlandırılmış. Günümüzde, Ürdün’ün başkenti Amman’dır.
Ammon
Amnias (Anadolu) Irmak… Gökırmağın eskiçağdaki adıdır. Kastamonu, Daday'daki Ballıdağ eteklerinden inen Daday çayı Kastamonu'nun içinden geçen bir suyla birleşerek Gökırmak adını alır. Gökırmak, Taşköprü ve Boyabat ovalarını suladıktan sonra oğuda Kızılırmak'a karışır.
Amon (Mısır) Vaha… Mısır’daki bu vahada yaşayan bir Amon öngörücüsü, İskender’in tanrısal kökenli olduğunu doğrulamış. Günümüzde Siva.
Amon
Amorion/Amuriye (Anadolu) Kent… Anadolu’da Phrygia ile Galatia bölgeleri sınırındaki eskiçağ kentidir. Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesi, merkez bucağına bağlı Hisarköy’ün yakınlarında olduğu sanılmaktadır. Kent, Bizans döneminde piskoposluk merkezi olur.
Amorium (Anadolu/Frigya) Afyon'un 70 km. kuzeydoğusunda, Emirdağ ilçesinin 12 km. doğusunda ve Sakarya Irmağı'nın kaynağı yakınlarında yer alan Amorium antik kenti Doğu Phrgia'dadır. Yunan coğrafyacı Strabon (M. Ö. 64/63-M. S. 19/24), adına ilk kez M. Ö. 2.1l. yy.a ait Helenistik Dönem sikkelerinde rastlanan Amorium'da, tarihöncesine ve Hitit dönemine ait büyük bir höyüğün bulunduğundan söz eder. 1836'da W. J. Hamilton tarafından bulunan Amorium, Roma, Geç Roma Karanlık Çağlar ve 14. yy.a değin ortaçağı kapsayan kaynaklarda yer almaktadır. Kentin özellikle Karanlık Çağlarda, 838'deki Arap kuşatmasına değin geliştiği anlaşılmaktadır.
Oxford Üniversitesi'nden R. Martin Harrison, 1987'de ören yerinde yaptığı yüzey araştırmasının ardından 1988'de Amorium kazılarına başlamıştır. Günümüzde de (1994) sürdürülen çalışmalarda (1993'te Harrison'ın ölümü üzerine kazılar Chris Lightfood başkanlığında yapılmaktadır) höyüğün ve aşağıda, bugünkü köyün içinde kalan güneydeki alanın Helenistik ve Roma dönemlerine ait olduğu, ayrıca 5. ve 6. yy.larla 7. yy. başlarında da burada büyük bir Aşağı Kent'in varlığı kesin olarak saptanmıştır. Ancak, 7. yy. sonlarında yalnızca Yukarı Kent'in kalıp kalmadığı kesin anlaşılamamıştır. Yüzey araştırması sonucunda planı açıkça belirlenen kentte bugüne dek yapılan iki sondaj ve dört açma çalışması sonucunda ele geçen çanak-çömleğin çoğu yerel yapımdır. Toplam 195 farklı biçimi saptanan bu çanak-çömleğin, öteki küçük buluntular ve sikkelerin yanı sıra Karbon- 14 yönteminin de yardımıyla kesin tarihlendirilmesi yapılabilecektir. Ay-
Amos (Karya) Kent... Anadolu’nın güney-batısında, Muğla’nın Marmaris ilçesinde Hisarburnu’ndaymış. Hellenistik dönemden surlar, kaleler, Apollon Samnaios Tapınağı, küçük tiyatro başlıca kalıntılarıdır.
Ampe (Asya) Kent... Lade Savaşı’ndan sonra, Perslerin, tutsak aldıkları Miletosluları gönderdikleri yer. Ertythreia denilen denizin kıyısında ve Dicle Irmağı’nın ağzında bulunuyormuş.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VI. Kitap / Bölüm 20.
[Ertythreia Denizi, yalnızca Kızıldeniz’i değil, İran Körfezi’ni ve Hint Okyanusu’nu da gösterir. Kiminde Herodotos’un sıkça “Bizim Deniz” diye sözünü ettiği Akdeniz’dir. F. E.]
Ampelos 1. (Yunan) Burun… Hellas (bugünkü Yunanistan)’ta Torona Körfezi üzerinde bir burun...
Herodotos, Herodotos Tarihi, VII. Kitap / Bölüm 122.
Ampelos 2. (Yunan) Dağ… Hellas (bugünkü Yunanistan)’ta Torona Körfezi üzerindeki Ampelos Burnu'nda.
Amphikaia (Yunan) Kent... Pers ordusunun Avrupa Seferi’nde izlediği yol üzerinde yakıp yıktığı kentlerden biri olarak Herodotos Tarihi’nde adı geçmektedir. Hellas (bugünkü Yunanistan)’ın Phokis bölgesindeymiş.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VIII. Kitap / Bölüm 33.
Amphipolis (Yunan/Makedon) Makedonya'da kent Nikias'ın oğlu Hagnon tarafından M. Ö. 436'da Strymon halici yakınlarında bir tepenin üstünde kurulmuş. Pangaion'daki altın madenlerine yakın oluşu ve Atina'nın odun gereksinimini karşılaması nedeniyle önemli bir stratejik ticaret merkezi olur. Thukydides'in Lakedaimonlu Brasidas'a karşı koruyamadığı (M. Ö. 424) bu Atina kolonisini, M. Ö. 357'de Makedonyalı Philıppos II kuşatarak ele geçirdi. Eleştirmen Zoilos'un doğduğu yer. Bugün Neokhori
Yapılan kazılar sonucu, önemli bir nekropol (altın mücevherler), klasik ve Helenistik dönemden kalma surun, yüksekliği, bazı yerlerde 7 m.yi aşan batı kesimi ve erken Hıristiyanlık döneminden kalma mozaik döşemeli bazilikalar ortaya çıkarıldı Strymon yakınlarında bir anıtmezarın tepesinde yer alan dev bo•yuttakı aslan heykelı (M. Ö. IV. yy. sonu) onarılır.
Amphissa (Yunan) Kent… Hellas (bugün Yunanistan)'da (Fokis nomos'u), Parnassos'un batısındadır. XIII. ve XIV. yy.lardan kalma şatonun da adıdır. Amphiktvonialıların bir kararını yerine getirmekle görevli olan Makedonyalı Philippos II, M. Ö. 338'de kenti alarak, yakıp yıkar. Yeniden kalkınan kent, M. Ö. 278'de Galatlara karşı savaşa katılır.
Bkz. Amphiktvonia.
Herodotos da, Krisa Ovası’nda kurulmuş bir Amphissa kentinden söz emektedir. Pers yayılımcılığından kendini kurtaranların sığındığı bir kentmiş.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VIII. Kitap / Bölüm 32.
Bazı kaynaklarda Macar ile Kanake adlı kardeşlerin Amphissa adındaki kızlarının, bir çoban görüntüsüne bürünmüş Apollon ile seviştiği geçmektedir. Lokris’teki kent, ondan sonra, Amphissa olarak adlandırılmış.
Amprakia (Yunan) Kent... Hellas (bugün Yunanistan), Epeiros’ta Arakhthos Irmağı kıyısında, Amvrakia Körfezi’nin kuzeyinde bir kıyı kentidir. Epeiros kralı Pyrgos'un başkentidir. Bugün Arta.
Salamis Deniz Savaşı’nda Hellaslıların bağlaşığı olarak savaşa katılanların sayımında Herodotos Tarihi’nde adı geçmektedir:
“Bu sefere katılmak için toplanmış bulunan bütün uluslar Thesprotların ve Akheron’un berisinde otururlar; Thesprotların toprakları Amprakialıların ve Leukaslıların topraklarına bitişikti, ki bunlar da müttefikler arasındaydılar ve en uzak yerlerden gelenler bunlardı. .......”
Herodotos, Herodotos Tarihi, VIII. Kitap / Bölüm 47.
Amrit (Fenike) Kent... Eski Fenike’de hemen hiç zarar görmemiş tek Fenike tapınağı burada yer alır. Mısır tapınaklarından taklit edildiği sanılan yalın biçemli bu tapınak, düzletilmiş bir kayanın oluşturduğu bir avlunun ortasında yükselir.
Amyklai (Yunan) Kent… Peloponnesos Yarımadası’nda, Sparta yakınlarında Eurotas’ın sağ yakasında, tüm ovaya egemen bir kenttir. M. Ö. XVIII. yy.dan başlayarak, önderleri Vaphio krallık nekropolünde gömülü olan bağımsız bir hanedan egemen olur. Apollon’un, kendisine bir tapınak adanan bahtsız sevgilisi Hyakintshos’un mezarının burada bulunması nedeniyle Amyklai kutsal bir kent sayılmış. Buradaki bir yarışmada, Apollon, disk atarken kaza ile candan bağlandığı Hyakintshos’u öldürmüş. Ölünün, yere akan kanından fışkıran koyu renkli çiçeğe, yani sümbüle Hellenler, bu güzel delikanlının adını vermişler.
Kimi kaynaklarda Zeus, kiminde de Apollon Tapınağı’nın bulunduğu aktarılan Amyklai, Latinceye Amyclae olarak geçer.
Yaklaşık M. Ö. 530 yıllarında Magnesialı Bathykles antik bir Apollon putunu, Pausanias’ın uzun uzun anlattığı bir yapı ve heykel topluluğu ile çevirmiş. Bu topluluktan bazı kalıntılar ortaya çıkarılmış.
Bkz. Zeus, Hyakintshos, Apollon.
Amykos (Bebryk) İstanbul, Boğaziçi’nde Beykoz Körfezi olarak adı geçen bölgede, bir kentin adıdır. Amykos adına yapılmış bir “heroon” (bir kahraman ya da yarı tanrı adına yapılmış ve çevresi sütunlu bir galeriyle çevrili kutsal yerlerin adıdır) da vardır.
Amykos
Amyzon (Karya) Güneybatı Anadolu’da Karia bölgesindeki antik kenttir. Aydın’ın Koçarlı ilçesi merkez bucağına bağlı Akmescit köyü yakınlarındaki Alinda (Karpuzlu)’nın yaklaşık 15 km. kuzeybatısındadır. Günümüzde Mazınkalesi denilen yerde kalıntıları vardır. Fransız L. Roberts'in yaptığı kazılarda (1952) dor üslubunda Artemis Tapınağı, surlar, kubbeli yeraltı odaları, yazıtlar, Hellenistik ve Roma dönemlerinden paralar bulunmuştur.
|