Aia
(Yunan) Büyü ülkesi... Kolkhis (Kalkhos) ülkesinin eski adıdır, sözcük anlamı toprak (ya da "gaia") demektir. Aietes tarafından Karadeniz yakınlarında, Phasis'in denize döküldüğü yerde kurulmuş. Aia ülkesi eski Hellen (Yunan) inançlarında Argonautlar ve Odysseus öykülerinde geçer. Bu ülkenin egemeni Helios’un kızı büyücü Kirke’ymiş. Odysseus, Hermes’in kendisine verdiği bir otu kullanarak Kirke’nin büyülerinden korunmuş, üstelik de güzel büyücü ile bir yıl kadar bu ülkede sevişmiş.

Aia

Aiahidler (Yunan) Aiakos’un soyu... Hellence Aiakidai adıyla anılan bu soy, Peleus, Akhilleus, Pyrrhos ya da Neoptolemos, Telamon, Aias vb. gibi kahramanlar yetiştirmiş. Eperios’un eski kralları bu adı, Akhilleus’un oğlu Pyrhos’un torunları oldukları için alırlar.
Bkz. Aiakos, Akhilleus, Aias.

Aiaie (Yunan) Aia'da büyücü tanrıça Kirke'nin adasına verilen ad... Büyücü Kirke’nin erkek kardeşi Aietes de Aia ya da Aea ülkesinin kralıymış.
Bkz. Kirke, Aietes.

Aiakes 1. (Samos) Samos tiranı...

Aiakes 2. (Samos) Samoslu Polykrates’in babası...
Bkz. Polykrates.

Aiakiler (Yunan) Aigina Adası’nda Aiakos adına yapılan şenlikler...
Bkz. Aiakos, Aigina.

Aiakos (Yunan) Zeus'la ırmak tanrı Asopos'un kızı, Aigina Adası’nın su perisi (Nympha) Aigina'nın oğlu... Hellenlerin en dürüstü, en dindarı diye anılan Aiakos, antikçağ Hellen (Yunan) inançlarının en önemli kişi-tanrılarından biridir. Aiahidler denilen kahramanlar soyunun atası ve ünlü kahraman Akhilleus’un büyükbabasıdır. Anasının adını alan Aigina Adası’nın kralıdır. Aigina Adası önceleri ıssızmış, başka anlatıma göre, ada halkının tümü ya da uyruklarının hepsi vebadan ölmüş. Aiakos da, babası tanrılar tanrısı Zeus'a yalvarmış ki, adada bol sayıda bulunan karıncaları insana dönüştürsün. Baş tanrı oğlunun bu dileği üzerine karıncaları insanlaştırarak ada halkını meydana getirmiş. Karıncalardan doğma bu adamlara Myrmidonlar (Yun. karınca demek olan "myrmeks / myrmikes"ten) denirmiş. Hepsi çok çalışkan ve becerikli tüccarlarmış. Aiakos da, Hellenlerin en dindarı, en dürüstü ve en tüzekişisiymiş. Aiakos’un insanlarla tanrılar arasında aracılık eden bir niteliği de var, bir yandan da tanrıların yardımcısı olarak karşımıza çıkar. Örneğin, Troia surlarının yeniden onarımı için tanrı Apollon’la tanrı Poseidon’a yardım eder. Aiakos'un torunu Akhilleus sonraları Myrmidonları kendi ordusu olarak Troia Savaşı’na götürmüştür.

Tanrıların çok sevdiği Aiakos'tan Hellenler bir dilekte bulunmuşlar: Ülkelerini kasıp kavuran kuraklığa son vermesi için Zeus'a yakarmasını istemişler ve Zeus bu dileği de yerine getirmiş. Aiakos'un Aigina'dan Telamon ile Peleus, bir deniz kızı olan Psamathe'den (Yun. kum) Phokos (Yun. fok balığı) adlı bir oğlu olmuş. Phokos'un atletik yarışmalarda başarılarını kıskanan ağabeyleri Telamon ile Peleus, kafasına bir disk atarak öldürmüşler onu. Aiakos da hak yerine gelsin diye sürmüş oğullarını Aigina'dan.

Bu tüzekişiliği, ona, öldükten sonra Hades ülkesinde yargıç olmayı sağlamış. Gerçi Homeros destanlarında Aiakos'un böyle bir sıfatı yoktur. Ama Platon, Gorgias adlı yapıtında onu, ölüler yargıcı olarak gösterir: Asyalı Minos ile Rhadamanthys'le birlikte Avrupa'dan gelen ruhları yargılayan, Hades’in üç yargıcından biri olduğunu yazar (Gorgias, 524a).
Bkz. Aigina, Myrmidonlar, Telamon, Peleus, Phokos, Akhilleus.
Soy Tabloları: 8 12 16

Aiakosoğlu (Yunan) İlyada'da Akhilleus'a verilen soyadı...
Bkz. Akhilleus.

Aiaks (Roma/Yunan) Aias’ın Latince adı...
Bkz. Aias.

Aianteia (Yunan) Salamisli Aias’ın şerefine kutlanan bayramlar... Bu bayramları kutladığından ötürü bu adı taşıyan bir de budun vardır.
Bkz. Aias Telamonoğlu.

Aianteion (Yunan/Troas) Aias Tepesi... Batı Anadolu'da Troas bölgesinde, Telamonoğlu Aias'ın mezarı olduğu sanılan tepe: Çanakkale'nin Merkez ilçesi, İntepe bucağında, Erenköy ile Kumkale arasındadır. Aianteion, İstanbul'da Fındıklı (Salıpazarı) semtinin antik çağdaki adıdır. Burada da bir Aias Tepesi varmış.
Bkz. Aias Telamonoğlu.

Aiantes (Yunan) Telamon’un ve Oileus'un oğulları olan iki Aias’a verilen ad...
Bak. Aias Oileusoğlu, Aias Telamonoğlu.

Aias (Yunan) İlyada'da adı geçen iki kahraman... Biri, "Küçük Aias" Oileus'un oğludur ve Lokrislilerin önderi olarak gelmiştir Troia Savaşı’na, öteki, "Büyük Aias" Telamon'un oğlu, Akhilleus'un amca çocuğu ve Salamis Adası’nın kralıdır. Bu iki Aias birbirinden çok ayrı kişilerdir, ama hep omuz omuza savaşırlar. Bu dayanışmayı şöyle tanımlar Homeros (İlyada, XIII. Bölüm 702 v.d.):

Oileus'un çevik oğlu Aias hiç, ama hiç,
ayrılamaz Telamon'un oğlu Aias’tan,
yeni sürülen tarlada şarap rengi iki öküz nasıl
gönüldeş olur da çekerlerse sabanı;
boynuzlarının kökü bol bol ter döker,
gittikleri zaman yarık boyunca uca doğru,
yalnız cilalı boyunduruk ayırır onları birbirinden,
işte Aias'lar da tıpkı öyle,
omuz omza destek oluyordu birbirine.

Bu iki yiğit Akha ordusunun canı ciğeridir, katılmadıkları hiç bir savaş, başaramayacakları hiç bir yiğitlik yoktur.
Aiaslar arasındaki bu birlikteliğin asıl nedeni, bu iki yiğidin nitelikleri ve yazgılarıyla birbirlerinden çok değişik olmalarında aramalı. Bunu daha iyi anlamak için, her birinin ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Bak. Aias Oileusoğlu, Aias Telamonoğlu.

Aias* Sophokles'in M. Ö. 445'e doğru oynanan tragedyası... Salamis kralı Aias, bir çılgınlık anında, kendisine Akhilleus'un silahlarını vermek istemeyen Hellaslı önderleri öldürüyorum diye, ordunun hayvan sürülerini kılıçtan geçirir. Aklı başına gelince de düşmanlarına ilenerek ve Erinyslerin eline düşmelerini dileyerek kendini öldürür. Odysseus, Hellaslı önderlerin direnmesine rağmen Aias'a cenaze töreni yapılmasını sağlar. İki bölümden oluşan oyun, Aias'ı olağanüstü, ama insanlık gereği birtakım zayıf yanları da (amansız, ölçüsüz) bulunan bir kahraman olarak gösterir. Oyun aynı zamanda, sorumluluğun (Hellaslı önderler Aias'ı umutsuzluğa itmişlerdir) ve tanrıların umursamazlığının da (Aias, Athena'nın kurbanı olmuştur) dramıdır. Uzlaştırıcı bir hava içinde sona eren tragedya (ölümün ötesinde de öç almaya kalkışmak doğru değildir, düşmanın ölüsü toprağa verilmelidir), patetik etkileriyle de (kıyım gecesi ile kahramanın ıssız bir kumsalda, güneş alnında kendi canına kıyması arasındaki karşıtlık, Tekmessa'nın Aias'a yakarışları) dikkati çeker.

Aias Oileusoğlu

Aias Telamonoğlu
Soy Tabloları: 12 16

Aias Telamonoğlu’nun Söylencesi

Aides (Yunan) Ölüler ülkesi... Yeraltı tanrısı Hades'in başka bir adı. Hades’e Hellence görünmeyen anlamında Aides ya da Aidoneus da denir.
Bkz. Hades.

Aietes (Yunan) Okeanos kızı Perseis ile güneş tanrı Helios’un sihirbaz oğlu... Güneş tanrı Helios’un kutsal adası Rodos’tur. Helios’un bu adada Okeanos kızı Perseis’ten, sihirbaz Aietes’ten başka Kirke adında bir de büyücü kızı olmuş.
Aietes, önce Korinthos tahtına çıkar, sonra Karadeniz'in güneydoğu kıyılarında, Kafkas Dağı’nın eteklerinde bulunan Kolkhis (bugün Gürcistan) ülkesine kral olur. Bir diğer kardeşi, Minos'un karısı Pasiphae'dir. Aietes, Medeia ile Apsyrtos'un babasıdır.

Kız kardeşi Helle ile Asya'ya kaçan Phriksos, Kolkhis'e sığınır. Üstünde uçtuğu kanatlı koçu Zeus'a kurban ettikten sonra, Altın Postunu Aietes'e armağan eder. Kral da, onu, tanrı Ares'e adanmış ormandaki bir meşe ağacına asar ve bekçi olarak önüne korkunç bir ejder diker. İason, Argonautlarla birlikte Altın Postu almaya gelince, Aietes ona birçok sınamaları başarırsa postu vereceğini söyler. Argonautlar, Hekabe rahibesi büyücü Medeia'nın yardımıyla Altın Postu çalıp kaçarlar. Aietes, peşlerine takılmışsa da, Medeia'nın kesip denize serptiği, oğlu Apsyrtos'un (Medeia’nın kardeşi) parçalarını toplamakla zaman geçirir ve umutsuzluğa kapılarak Kolkhis'e döner. Orada da tahtından olmuş. Yıllar sonra yurduna dönen kızı Medeia'nın yardımıyla tacını yeni baştan elde etmiş.
Bkz.Helios, Medeia, Argonautlar, Altın Post.
Soy Tabloları: 7 17 19

Aigai

Aigaion (Yunan) Yüz kollu devlerden biri... Tanrılara yardımcı olan ve Titanlar Savaşı’nda tanrıların yanında savaşan bu devlere Briareoslar ve Hekatonkheirler de denir. Bu devler daha sonra, Titanları Tartaros’ta tutmuş.
Bkz. Briareos.

Aigaleos

Aige

Aigeira

Aigestes (İlyon) Troialı prens Hippotes’in kızı... Troialılar tanrı Poseidon’u kızdırmış, her yıl genç kızları deniz canavarına vermekle cezalandırılmışlar. Babası Aigestes’i kurtarmak için Sicilya’ya kaçırtmış. Orada ırmak-tanrılardan Krimisos’la evlenen Aigestes’in, Aiolos adında bir oğlu olmuş. Aineias’ın dostu ve Segesta’nın kurucusuymuş.
Bkz. Ailos, Krimisos.

Aigeus (Yunan) Atina’nın söylencesel kralı... Atina kralı Pandion'un oğlu, Theseus'un babası. Pandion bir devrim sonucu Atina'dan sürülünce, Aigeus onu, kardeşleriyle birlikte yeniden tahta çıkarmayı başarır.

Aigeus iki kez evlendiği halde çocuğu olmaz. Bunun nedenini Delphoi Tapınağı’nda tanrı sözcüsüne sormaya gider. Aldığı yanıtı pek anlamaz, ama dönüş yolunda Troizen'de kalır. Tanrının yanıtını doğru yorumlayan Troizen kralı Pittheus ise, onun, kızıyla yatmasını sağlar. Bu birleşmeden de Theseus doğar. Ne var ki, o gün, Aithra tanrılara sunu sunarken Poseidon'a rastlamış ve deniz tanrı ile sevişmiş. Bu yüzden Theseus'un tanrı oğlu mu, insanoğlu mu olduğu belli değildir. Aigeus, Aithra'ya, bir oğlu olursa, babasının adını bildirmeden büyütmesini söyler. Çünkü eğer doğacak çocuk oğlansa, taht üzerinde önesürümü olan amcaoğulları Pallantidailerin (Pallas Oğulları) olası satkınlıklarından uzakta, Troizen’de büyümelidir (Başka anlatımlarda, çocuğu olmayan Aigeus’un, bu çocuğun kendinden olduğuna inanmadığı aktarılmaktadır. Ancak, çocuk büyüyüp kendine benzediğinde, inanmış.). Aigeus büyük bir kayanın arkasına kılıcını ve sandallarını gizler. Aithra’ya da, oğlu kayayı tek başına yerinden oynatacak güce erişinceye dek ona, doğumundaki gizi açıklamamasını tembihler. Çocuk ancak o zaman babasının yanına gidebilecektir. Aithra’nın doğurduğu çocuk kahraman Theseus'tur. Theseus, sıradışı gücünü çok erken kanıtlar. On altısında, kayayı yerinden kolaycacık kaldırır, kılıç ve sandalları alır.

Atina yolu haydutlarla doludur, yolculuk pek tehlikelidir. Ama genç Theseus, meydan okuyacak tehlikeler aramaktadır. Kimliğini açıklamadan Atina'ya döner. Çocuklarını öldürüp, İason’la bozuştuktan sonra Aigeus’la evlenen Medeia, bu gencecik yiğitin kim olduğunu anlar ve krallıkta etkisini yitireceği korkusuyla onu zehirlemeye kalkışır (Burada, Atina’ya geldiği ve amcası Pallas'ın tahta göz dikmiş elli oğlunu alt edip, babasına kendini tanıttığı anlatımı da vardır.). Tam zamanında Aigeus kendi kılıcını görür ve oğlunu tanır. Medeia sürülür, Pallantidailer de Theseus tarafından kılıçtan geçirilir.

Ama Aigeus mutsuz bir kraldır. Bunca dertten sonra, Panathenaia Bayramı’nda yarışan Girit atleti Androgeos'u öldürttüğü için kral Minos'un korkunç isteklerine uymak zorunda kalır: Her yıl Atinalı gençlerden yedi erkek ve yedi kız Minotauros'a yedirilmek üzere Girit'e gönderilmektedir. Theseus bu duruma bir son vermek üzere canavarı öldürmeye gider. Yola çıkışta bu derin üzüntü nedeniyle gemiye kara yelkenler çekilir. Aigeus, yengiyle dönülürse (kimi kaynaklarda Theseus), beyaz yelkenler çekilmesini istemiştir. Theseus, dönüşte, başarının sevinciyle bu sözü unutur ve gemisi kara yelkenleriyle girer limana. Theseus'un yolunu gözleyen Aigeus, kara yelkenleri görünce oğlunu öldü sanarak, üzüntüsünden kendini denize atar. İçinde boğulduğu denize adı verilerek Aigaios Pontos (Ege Denizi) denmiştir. Aigae Pontos, onun ve soyunun serüvenlerine sahne olmuştur.
Bkz. Aithra, Minotauros, Minos, Theseus, Aigidler, Pallantidailer, Elli Çocuk.
Soy Tabloları: 9 12 19

Herodotos Tarihi’nde, büyük Sparta boylarından biri olan Aigidlerin, adını aldığı kişi olarak, başka bir Aigeus’tan da söz edilmektedir.
Herodotos, Herodotos Tarihi, IV. Kitap / Bölüm149.
Bkz. Aisanios.

Aighina

Aighina

Aighina Sistemi

Aighion

Aigia Pelasgları (İon) İonların eski adı... “... Bu budun, Peloponnesos’ta, Akhaia denilen bölgede oturdukları süre içinde, yani Danaos’la Ksuthos Peloponnesos’a gelmeden önce, Yunanlıların söylediğine göre, Aigia Pelasgları (Pelasgoi Aigialeas / Aigialeas) adını taşırlarmış. Sonradan, yani Ksuthos oğlu İon’dan sonra onlara İones denilmiş.”
Herodotos, Herodotos Tarihi, VII. Kitap / Bölüm 94.
Bkz. Ksuthos, İon, Danaos.

Aigialeia (Yunan) Argos kralı Adrastos’un kızı ve Diomedes’in karısı... Kocasına ihanet etmesiyle ünlüdür. Troia'dan dönen kocasına karşı, sevgilisiyle birlikte tuzak hazırlamış. Diomedes bundan güçlükle kurtulmuş.
Bkz. Adrastos, Diomedes.

Aigialeus (Yunan) Adrastos oğlu... Tiran Kleisthenes İ.Ö. VI. yüzyılda aristokratların gücünü kırmak için Talaosoğlu kahramanlarından Adrastos’un, Argosludur diyerek, kentteki izlerini silmek ister. Adrastos’a saygı göstermeye alışık olan Sikyon halkının adlarını değiştirir. İlkel adlardan son takılar uydurarak domuz, eşek gibi yeni adlar koyar. Bu adlar Kleisthenes zamanında olduğu gibi, o öldükten altmış yıl sonraya dek yürürlükte kalır. Bu gülünç adlar daha sonra değiştirilmiş. Budunlara yeni adlar verilmiş. Bunlardan biri de Aigilaios’tur. Bu ad, Adrastos oğlu Aigialeus’tan alınmış.
Herodotos, Herodotos Tarihi, V. Kitap / Bölüm 68.
Bkz. Adrastos.

Aigialos

Aigidler (Yunan) Budun... Herodotos Tarihi’nde, Hellas (bugün Yunanistan)’ın Lakonia / Peloponnesos bölgesindeki büyük Sparta boylarından biri olarak geçer. Adlarını Aigeus’tan almışlardır.
Herodotos, Herodotos Tarihi, IV. Kitap / Bölüm149.
Bkz. Aigeus, Aisanios.

Aigikoreus (Yunan) Budun... Tiranlardan kurtulduktan sonra, Atina’da, iktidar çekişmelerinde adları geçer. Alkmaion, Kleisthenes ve Teisandros oğlu İsagoras yönetim için çekişmektedir. Kleisthenes altta kalınca, halktan destek arar. Aigikoreus, kendisine destek veren dört budundan biri olarak gösterilmektedir. Kleisthenes, bu dört Atinalı budunun, İon’un dört oğlundan alınmış adlarını sonradan değiştirmiş. Hepsine yerli kahramanların adlarını vermiş, yalnız bir tanesine, o da komşu ve bağlaşık olduğu için, yabancı bir ad olan Aias adını koymuş.
Herodotos, Herodotos Tarihi, V. Kitap / Bölüm 66.
Bkz. Kleisthenes.

Aigileia

Aigilia

Aigimios (Yunan) Doros’un oğlu... Dorların efsanevi atası. Dorların yasalarını yapmış ve Herakleios (Herakles) ile birlikte bu halkı Lapithai’ye (Lapithler) karşı savunmuş.
Bkz. Lapithler.

Aigina (Yunan) Irmak tanrı Asopos'un kızı... Aigina'ya âşık olan Zeus onu Oinone Adası’na kaçırır. Aigina bu adada Aiakos'u doğurur. Sonradan Aktor'la evlenip, Patroklos'un babası olacak Menoitios'u dünyaya getirir. Aiakos bir süre sonra adaya bir Pelasg soyu yerleştirip Oinone'ye anasının adını vererek Aigina der.
Bkz. Aiakos, Aktor.
Soy Tabloları: 8 16

Aigipan (Yunan) Keçiler Pan’ı... Arkadia ilinin keçi ayaklı çoban-tanrısı Pan, keçiler Pan’ı anlamında Aigipan adıyla da anılır. Ünlü Titanlar Savaşı’nda Pan, hayvan kabuğundan yapılma borusundan öyle korkunç sesler çıkarmış ki, düşmanlar Pan korkusu anlamına gelen Panik’e kapılırlarmış.
Bkz. Pan.

Aigiroessa

Aigis (Yunan) Tanrı Zeus’un kalkanının adı... Homeros Destanları’nda tanrı Zeus ve Athena'nın kalıp sıfatlarından biri de "aigis’i taşıyan"dır. Aigis, Zeus'un Girit mağarasında, kendisini emziren Amaltheia adlı keçinin derisiyle yaptığı bir kalkandır (Başka kaynaklarda Hephaistos’un yaptığı da yazmaktadır.). Yılanlarla çevrili, ortasında bir Gorgo kafası bulunan Aigis kalkanı korku salarak orduları bozguna uğratırmış. Hatta gök gürültüleri, yıldırımlar, fırtınalar Zeus’un bu kalkanı sallamasından ileri gelirmiş. Zeus'un, Titanlar Savaşı’nda kullandığı ve kendisinden başka yalnız Athena'ya verdiği bu kalkan erkenin bir simgesi olmuştur.
Bkz. Hephaistos.

Aigisthos
Soy Tabloları: 12

Aigisthos, Atredai Yazgısı

Aigle (Yunan) Heliadailerden, yani Helios Kızlarından, yani Phaethon’un kız kardeşlerinden biri... Yunan Mitolojisi’ne göre Aigle, Phaethusa ve Lampetia üç kız kardeştir. Bu kızların sayısının daha çok gösterildiği başka aktarımlar da vardır. Bir söylenceye göre, Helios’un oğlu Phaethon, bir gün babasının yanına çıkar. Helios ona, sarayına neden geldiğini sorar. Phaethon da babası olup olmadığını öğrenmek için geldiğini söyler. Helios’tan olumlu yanıt alır ve üstelik babası, bir dilekte bulunmasını ister. Phaethon’da hiç düşünmeden bir günlüğüne arabasını sürmek istediğini söyleyiverir. Tanrıların bile süremediği “Güneş Arabası”nı bir ölümlü nasıl sürecektir? Helios izin verir, ama caydırmaya da uğraşır. Phaethon, ateşli atların düşüncesini aklından çıkaramamaktadır. Babasının sözlerini duymaz bile... Arabaya biner binmez şimşek gibi fırlarlar kapıdan. Atlar sürücülerinin acemi olduğunu anlamıştır, büsbütün çılgınlaşırlar. Dizginleri tutamayınca, araba dünyanın çok yakınına sokulur: Dağlar tutuşur, Libya kuruyup çöl olur, Habeşliler yanıp kararır, Nil Irmağı kaynağına gizlenir. Bunun üzerine Zeus, bir yıldırımla Heliadailerin erkek kardeşi Phaethon’u öldürür. Phaethon alevler içinde Eridanos Irmağı’na düşer. Heliadailer, Phaethon için, o kadar çok ağlamışlar ki, gözyaşları donarak kehribar, kendileri de kavak ağacı olmuş.
Bkz. Phaethon.
Soy Tabloları: 7

[Bunların dışında iki Aigle’ye daha rastlanmıştır. Birisi Dionysos’un hemşiresidir. Diğeri ise Panopeus’un kızı olup, Theseus için Ariadne’yi terk etmiştir. F. E.]

Aigles (Mezopotamya) Ülke... Pers sarayına Hystaspes oğlu Dareios kral olur ve topraklarını genişletir. Bu genişleyen topraklardaki ülkelerde hükümetler belirleyerek, bu ülkeleri vergiye bağlar. Babil ve Asuria’dan geri kalan topraklarda, kendilerinden üç yüz altmış talant vergi alınan ülke olarak Herodotos Tarihi’nde adı geçmektedir.
Herodotos, Herodotos Tarihi, III. Kitap / Bölüm 92.
Bkz. Dareios.

Aigos Potamos

Aigyptos (Yunan) Mısır (Aigyp)’a adını veren söylencesel Mısır kralı... Aigyptos ile ikiz kardeşi Danaos'un, dedeleri tanrı Poseidon, ataları da Zeus'la İo'dan doğma Epaphos'tur. Kimi kaynaklarda, babası olduğu öne sürülen Bellos'la Ankhinoe'nin oğludur. Afrika kıtasına egemen olan Bellos, oğlu Danaos'a Libya'yı, Aigyptos'a da Arabistan'ı verir. Ama Aigyptos gider, "Melampodes" (kara ayaklar) ülkesini, yani Mısır'ı fetheder ve oraya adını verir. Aigyptos'un elli oğlu, Danaos'un da elli kızı olmuş. Aigyptos bu kızları oğullarına almak istemiş. Bu konuda iki kardeşin arası açılmış ve Danaos elli kızıyla birlikte Afrika'dan kaçıp, soylarının kaynağı olan Argos'a sığınmış. Danaidler, kendilerini kovalayan Aigyptos O ğulları (Aigyptiadlar) ile evlenmek zorunda kalmışlar, ama düğün gecesi kocalarını öldürmüşler. Tek başına desteksiz kalan Aigyptos da üzüntüden ölmüş.
Bkz. Danaos, Danaidler, Aigyptos Oğulları, Elli Çocuk.
Soy Tabloları: 9 11 19 20

[Aigyptos Oğulları arasında da bir Aigyptos bulunmaktadır. F. E.]

Aigyptos Oğulları (Yunan) Aigyptos’un elli oğlu... Yunan Mitolojisi’ne göre Mısır kralı Epaphos’un soyundan Danaos’la Aigyptos adlarında iki erkek kardeş varmış. Bu iki kardeş kimi kaynaklara göre Bellos’un, kimi kaynaklara göre Hephaistos’un oğullarıdır. Bu soy, dedeleri Poseidon yoluyla tanrılar tanrısı Zeus’a bağlanır. İkiz kardeşlerden Aigyptos (Mısır’a onun adından ötürü Mısıre denilmiştir.)’un elli oğlu (Aigyptiadlar), Danaos’un elli kızı (Danaidler) olmuş. Aigyptos Oğulları (Aigyptiadlar) silah zoruyla Danaidlerle evlenmek istemişler. Kızların babası Danaos, kızlarına birer hançer vererek gerdek gecesi bu zorbaları öldürmelerini öğütlemiş. Kırk dokuz kız kırk dokuz amcaoğlunu böylece gerdek yatağında öldürmüş. Kızlardan yalnızca Hypermnestra, erkeklerden kendi payına düşen Lynkeus’u öylesine sevmiş ki öldürmeye kıyamamış. Bunlar evlenip mutlu olmuşlar.
Bkz. Danaos, Danaidler, Aigyptos, Elli Çocuk.

[Danaos]

[Aihaira
Bkz.
Helios, Helios Kızları.]
Soy Tabloları: 7

[Aiklos
Bkz.
İon.]
Soy Tabloları: 4

Aineia

Aineias
Soy Tabloları: 13 14

Aineias'ın Söylencesi

Ainesidemos (Sicilya) Arkagaslı Pataikos’un oğlu... Sicilya Adası’ndaki Gelon’da, hükümdarın koruma birlikleri arasındaki kişiymiş.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VII. Kitap / Bölüm 154.

Ainone (Anadolu) Paris’in karısı... Troia kralı Priamos’un oğlu Paris’in, görmeden gönlünü kaptırdığı güzel Helene’den önce evlenip, Helene’nin aşkıyla terk ettiği karısı.
Bkz. Paris.

Ainos

Ainyra

Aiolia (Yunan) Yellerin tanrılarının oturduğu ada... Yunan Mitolojisi’ne göre kuzey yeli-tanrı Boreas (Poyraz), güney yeli-tanrı Notos (Lodos) ve batı yeli-tanrı Zephyros (Zifir), Sicilya Adası’nın kuzeyindeki bir küçük adada otururlarmış. Bu adanın, Thrakia (Trakya)’daki Aiolia Adası olduğuna da, bazı kaynaklarda rastlanmıştır.
Bkz. Boreas, Notos, Zephyros, Aiolos.
Soy Tabloları: 10 17 18

Aiolis

Aiolis

Aiolis Lehçeleri

Aiolisliler (Yunan) Aiolisliler... Akhaioi’nin komşusu olan Balkan budunları topluluğu. Uzun süre Thessalia’da kalırlar. Kuzeyden Dor istilası başlayınca Orta Hellas (bugün Yunanistan)’a göç ederler. Bir bölümü Peloponnesos’un kuzey batısına yayılır; diğerleri Anadolu’ya geçerek Dardanos (Çanakkale) kıyılarına ulaşır. Klasik çağda ise, Thessalia, Boiotia, Phokis, Eleia (Elis) ile Anadolu’daki Aiolis ve çevre adalarına yerleşirler. Lehçelerinden ve kimi kurumlarından anlaşıldığına göre, bu budunlar topluluğu, tüm Hellenler arasında geleneklerine belki de en bağlı olanlardır. Herodotos Tarihi’nde sayıldığı üzere, örgütlenmeleri içindeki kentler; Kyme, Pitana, Aigaia, Myrina, Gryneia, Aigiroessa, Larissa, Neonteikhos, Temnos, Killa, Notion’dur.
Herodotos, Herodotos Tarihi, I. Kitap / Bölüm 149.
Bkz. Ailos, Doros, Akhaios, İon, Deukalion, Hellen.

[Pitane, Myrina, Kyme, Gryneia (Gryneion) Amazonların kurdukları kentler arasında gösterilmektedir. F. E.]

Aiolos 1. (Yunan) Hellenlerin efsanevi atası sayılan Hellen ile Orseis adlı bir dağ nymphasının oğlu... Tufan kahramanları Deukalion ile Pyrrha'nın torunu, Doros ile Ksuthos'un kardeşi ve Sisyphos, Athamas, Kretheus ile Salmoneus'un babası.

Aiolos, Balkanlı budunlara, Çanakkale Yarımadası’ndan Menderes Irmağı’na kadar uzanıp, Midilli Adası’nı da içine alan Aiolis kıyı bölgesine ve oralarda oturan soyla, onun konuştuğu Aiol diline adını vermiştir.
Bkz. Aiolia, Aigestes, Deukalion, Sisyphos, Hellen.
Soy Tabloları: 4 6 7 10 15 16 17 18 20

Aiolos 2. (Yunan) Yellerin yöneticisi, kralı... Deniz tanrı Poseidon'un oğlu. Aiolos, Notos, Boreas, Euros ile Zephyros adlı dört büyük yeli bir tulum içinde kapalı tutar ve ancak Zeus'tan aldığı buyruklarla ortaya salarmış.
Odysseia Destanı’nda Odysseus'un Aiolos'un adasına varışı anlatılır, bu ada şöyle nitelenir (Odysseia, X. Bölüm, 3–5):

“..........
ölümsüz tanrıların sevgilisiydi o.
Yıkılmaz tunçtan bir duvarla çevriliydi bu yüzen ada,
kent oturtulmuştu göğe yükselen bir kayanın üzerine.”

Aiolos, konağında bir düzine çocuğu ile yiyip içmekte, şölen yapıp gönül eğlendirmektedir. Yeller tanrısı, Odysseus'u iyi karşılar, tam bir ay konukladıktan sonra içine azgın yelleri sımsıkı bağladığı sığır derisinden bir tulum verir ona ve arkasından tatlı bir Zephyros yeli salarak uğurlar gemisini. Böylece dokuz gün dokuz gece giderler, İthaka topraklarına yaklaşırlar ki, Odysseus uykuya dalar, onu kıskanan yoldaşları da teknenin dibindeki tulumu alıp çözerler. Yeller hep birden dışarıya fırlar, korkunç bir fırtına kopar. Fırtına Odysseus'un gemisini gerisingeri Aiolia Adası’na atar, ama bu kez tanrı onu sert sözlerle kovar, tanrıların ilencine uğramış bir adamı tutmaktan çekinir. Odysseia'nın X. Bölümünde (1–79) anlatılan bu serüven, destanın en renkli öykülerinden biridir.
Bkz. Boreas, Notos, Zephyros.

Aiolos 3. (Yunan) Aigestes ile Krimisos’un oğlu.

Aion (Yunan) Kişileştirilmiş bengilik... İlkçağ Yunan felsefesinde özellikle Parmenides’le birlikte sonsuzluk ya da bengilik anlamında kullanılan terim. Terimin eski kullanımında ise yaşam süresi ya da ömür anlamları karşımıza çıkar. Aristoteles’e göre, daha eskilerde “ölümsüz, tanrısal olan”ı nitelemek için ya da tanrıya ilişkin olarak da kullanılmış.

Aiora (Yunan) Eski Attika'de dınsel yaz bayramı... Salıncak oyunu, dinsel törenlerin bir bölümünü oluşturuyormuş.

Airaini (Urartu) Urartu tapınağında mağaralar tanrısı...

Aisa (Yunan) Kişileşmiş Yazgı... Moiralar bu adla da anılırlar.
Bkz. Moiralar.

Aisakos (Yunan) Karabatak... Priamos’la Arisbe’nin oğludur. Usta bir rüya yorumcusuymuş. Su perisi Hesperi’ye âşık olmuş. Hesperi ondan kaçarken yılan sokmuş ve ölmüş. Çok üzülen Aiakos kendini denize atmış ve karabatak biçimine dönüşmüş.
Bkz. Hesperidler, Hesperia.
Soy Tabloları: 13 14

Aisanios (Yunan) Polyneikes soyundan olan Theras’ın torunlarından... Theras aynı zamanda Kadmoslular soyundandır. Theras koloni kurmak üzere denize açılmak istediğinde, oğlu onunla gitmek istemez. Theras da “kurtlar arasında bir kuzu bırakıyorum” der. Bu söz üzerine oğlanın adı Oiolykos’a çıkar ve öyle kalır. Aigeus, Oiolykos’un oğludur.

Yine Theras’ın torunlarından olan Aisanios ve onun oğlu Grinnos, ataları gibi çocuklarını koruyamamaktan yakınırlar. Delphoi önbilicisine (orakline) başvururlar. Tanrı sözcüsü Libya’ya da bir kent kurmalarını söyler. Kurmazlar, bunun üzerine yedi yıl, Theras Adası yağmursuz kalır. Yine orakle başvururlar, yine aynı yanıtı alırlar. Sonunda Libya’ya koloni kurmak üzere giderler.
Herodotos, Herodotos Tarihi, IV. Kitap / Bölüm 145 ve bkz. Libya Olayı.
Bkz. Theras, Oiolykos, Aigeus, Aigidler.

Aisepos

Aiskhraios (Yunan) Artemision Savaşları’nda adı geçen Atinalı... Atina ve bağlaşıkları, savaşa az gemiyle katılmış olmalarına karşın, Kserkses’i ve bağlaşıklarının gemilerini çembere alırlar. İlk aşamada, otuz gemiyi ele geçirirler. Kserkses ordusundan ilk gemiyi ele geçiren kişi, Atinalı Aiskhraios oğlu Lykomedes’tir. Bu ona yiğitlik ödülü kazandırmıştır.
Herodotos, Herodotos Tarihi, XIII. Kitap / Bölüm 11.

Aiskhrionia

Aiskhylos

Aison (Yunan) Hellen kahramanlarından İason'un babası... Kretheus'la Tyro'nun oğludur. Kretheus'un Thessalia'da kurduğu İolkos kenti kendisine miras kalır, ama ana bir baba ayrı üvey kardeşi Pelias (Pelias, Tyro’nun Poseidon’dan olma ikizlerinden biridir.) onu tahtından atıp tutuklar, üstelik de oğlu İason'u Kolkhis'e Altın Postu almaya gönderir; bu tehlikeli seferden sağ dönmeyeceğine inanarak. Gerçekten de bir süre sonra İason'un öldüğü haberi gelir. Pelias artık kardeşini korkusuzca öldürmeyi göze alır. Aison'un boğa kanı içerek kendi kendini zehirlemesine izin verir. Latin şairi Ovidius'a göre İason, Medeia ile birlikte Hellas (bugün Yunanistan)'a dönünce, büyücü kadın Aison'u diriltmekle kalmamış, onu bir iksirle gençleştirmiş de.
Bkz. İason, Medeia, Argonautlar, Kretheus, Pelias.
Soy Tabloları: 17 18

Aisopos

Aisyetes (İlyon) Adı İlyada’da geçen Troialı...

Aithalides (Yunan) Hermes’in oğlu... Argonautlar Seferi’ne haberci olarak katılmış. Söylenceye göre babası ona, öldükten sonra mezarda bile her şeyi anımsayacak bir bellek vermiş. Pythagoras, kendi bedenine Aithalides’in ruhunun girdiğine inanırmış.
Bkz. Hermes, Argonautlar.

Aither (Yunan) Esir-tanrı... Işığın en katışıksız olduğu yüksek gök katı; yani, dünyayı saran hava tabakasının üstündeki arı ve ışıklı gök... Hesiodos'a göre Aither (Eter), Erebos ile Nyks’in oğluymuş, yani yeraltı karanlığıyla yeryüzü karanlığından doğmuş. Bu anlatıma göre de, yazgı-tanrı, yalan-tanrı, öfke-tanrı gibi birçok tanrıların babasıdır. İnsanlar, yüzyılımıza gelinceye dek, havanın üstünde böyle bir “eter” (Ar. Esîr) bulunduğuna inanmışlar.
Bkz. Erebos, Nyks.
Soy Tabloları: 1

Aitheri-Naion (Yunan) Zeus’un takma adlarından biri... Esirde oturan anlamındadır.
Bkz. Aither, Zeus.

Aithilla (İlyon) Hellen gemilerini yakan kız... Laomedon’un kızı, Priamos’un kız kardeşidir. Protesilaos tarafından tutsak edilmiş, gemiye bindirilip götürülürken bir limanda Protesilaos’un gemilerini yakmış. Protesilaos da o limanda kalmak zorunluluğundan Skione (Trakya’da) kentini kurmuş.

Laomedon’un bir diğer kızı da Astyokhe’dir. Herakles’in Auge’den doğma oğlu söylencesel Mysia kralı Telephos ile evlidir. Astyokhe de savaşta tutsak alınmış. Gemilerle Troas’tan ayrılan Akhalar onu ve kardeşlerini de yanlarında götürmüşler. Gemiler Hesperia’ya (bugün İtalya) vardığında, Astyokhe, Hellas’a gitmeğe korkar ve gemileri ateşe verir. Böylelikle herkes Hesperia’da kalır.

Astyokhe ve kız kardeşlerine Nauprestidler denilirmiş.
Bkz. Priamos, Protesilaos.

Aithiopia

Aithiopis Destanı* Troia Savaşı’nın İlyada'dan sonraki bölümlerini anlatan "Aithiopis Destanı” (kayıptır) adını bu ulustan aldığı gibi, başkahramanı da Eos'la Tithonos'tan doğma Aithiopia (Etyopya) kralı Memnon'dur.
Bkz. Memnon, Phaeton.

[Aithlios
Bkz.
Endymon.]
Tablo: 7

Aithra (Yunan) Theseus’un annesi... Kendisi de Troizen Kralı Pittheus’un kızıdır. Yunan Mitolojisi’ne göre, Atina kralı kendisine âşık olmuş ve ondan Theseus’u doğurmuş. Aigeus, kısırlığı konusunda önbilicisine danışmaya gittiği Delphoi'den dönerken Troizen'de bir gece kalmış ve tanrının yanıtını doğru yorumlayan Pittheus, onun, kızıyla yatmasını sağlamış, bu birleşmeden de Theseus doğmuş. Ne var ki, o gün, Aithra tanrılara sunu sunarken Poseidon'a rastlamış ve deniz tanrı ile sevişmiş. Bu yüzden Theseus'un tanrı oğlu mu, insanoğlu mu olduğu belli değildir.

Zeus’un Leda’dan doğma kızı Helene’yi kaçıran Theseus, onu annesi Aithra’nın yanında saklamış. Kastor’la Polydeukes (Dioskurlar), kız kardeşleri Helene’yi kurtarmışlar, Aithra da ömrünün sonuna kadar Helene’nin kölesi olmuş.
Bir başka aktarımda ise Aithra’yı, Aigeus'la birlikte yaşadığı Attika'dan Kastor’la Polydeukes (Dioskurlar)’in kaçırdığı ve kardeşleri güzel Helene'nin yanına hizmetçi olarak verdikleri yazar.

Bir diğer söylenceye göre, Helene'yi Paris'le kaçmaya iten, bu kadınmış. Troia düştükten sonra torunları Aithra'yı kurtarmışlar, ama Theseus'un ölüm haberini alınca Aithra da canına kıymış.
Bkz. Helena, Theseus, Dioskurlar, Aigeus.
Soy Tabloları: 9 12 19

[Bazı aktarımlarda, Okeanos Kızlarından biri ve Hyadeslerin anaları olarak gösterilen Aithra bilgisine rastlanmıştır. Bu bilgi doğrulanamamıştır. Elimizdeki kaynaklarda Hyadeslerin anaları olarak, Pleione gösterilmektedir. F. E.]

[Aithusa
Bkz.
Alkyone, Poseidon, Pleiadlar.]
Tablo: 6

Aithusa

Aitna

Aitolia

Aitolia Birliği

Aitolia Lehçesi

Aitolos (Yunan) Eleia kralı... Kardeşi Epeios’tan sonra tahta geçmiş. İstemeden işlediği bir cinayet nedeniyle sürgün edilmiş ve adını verdiği Aitolia’da hüküm sürmüş.
Bkz. Aitolia.
Soy Tabloları: 10

Aius Locutius (Roma) Gökten gelen ses... Lat. "aio" ve "loquor" söz söylemek, "aius locutius" ise söylenmiş söz anlamına gelir.

Galia orduları Brennus komutanlığında Roma'ya doğru ilerlerken (1.Ö. 390) gökten gelen bir ses, şehrin yaban ellerin saldırısına uğrayacağını bildirmiş. Kimse bu sese kulak vermemiş, ama sesin dediği doğru çıkmış: Galialılar Roma'ya saldırmış, şehri yakıp yıkmışlar, yağma etmişler. Romalılar düşmanı kovduktan sonra, diktatör Camillus tanrı sesinin duyulduğu yerde bir tapınak yapılmasını buyurmuş ve Palatinus tepesinin kuzey eteğinde "Aius Locutius" denilen tanrısal varlığa tapınak dikilmiştir.
Bkz. Roma.

Aizanoi/Azanoi

Ajax (Roma/Yunan) Aias’ın Latince adı.
Bkz. Aias.

Ak Şaman (Yakut/Türk) Şaman rahiplerinden bir bölümüne verilen ad... Diğerlerine de “kara şaman (kam)” denir. Yakutlar birincilere “ayı oyun (iyi şaman)”, ikincilere “abası oyun (şeytansı şaman)” der. Ak şamanlar birçok yöhden buddha rahiplerini andırır. Kara Şamanların tersine, şaman külahı ve cübbesi giymez, davul taşımazlar. Kanlı kurban kuttörenlerinde bulunamaz, karanlık tanrılara ve kötü tinleretören düzenleyemezler. Ak şamanlar yalnızca gün aydınlığında aydınlık tinler onuruna kuttörenler düzenleyebilirler. Kara şamanlar karşısındaki bu kısıtlamalara karşın, ak şamanlar da insanlar tarafından olağanüstü saygı görürler.

Ak Tanrıça (Yunan) İno’nun deniz tanrıçası olarak aldığı ad...
Bkz. İno, Leukothea.

Ak Yıldız (Yunan) Orion’un köpeği olan yıldız...
Bkz. Sirios.

Akademi

Akademia

Akademik

Akademizm

Akademos (Yunan) Attikalı bir kahraman... Theseus güzel Helena'yı kaçırıp Attika'da alıkoyunca, Akademos, kız kardeşlerini aramaya gelen Dioskurlara kızın saklandığı yeri bildirmiş.

Akademos'un mezarı Atina dolaylarında, Kerameikos denilen bölgenin ötesindeymiş. Kutsal bir ormanla çevrili bu bölgede Platon, "Akademeia" adıyla anılan ünlü okulunu kurmuş. "Akademi" adı oradan gelmekteymiş.
Bkz. Helena, Theseus.

Akakallis (Girit) Apollon’un sevgilisi... Garamantların efsanevi atası. Deione adı ile de çağrılan Akakallis, Kreta (Girit) kralı Minos'un kızlarından biridir. Babası onu Libya’ya yollar. Orada tanrı Apollon’u tanır ve onunla sevişir. Apollon’dan Miletos, Garamas ve Amphmemis adlarını taşıyan üç oğlu olur. Miletos dünyaya gelince annesi, kral Minos’tan yani babasından korkarak çocuğunu ormana bırakır. Tanrı Apollon oğlunu korur. Çocuk kurt sütü emerek, kurtlar arasında yaşar. Bir gün çobanlar, kurt ininde buldukları bu güzel çocuğu alırlar ve onu insanlara alıştırırlar. Çocuk büyür, delikanlı olur. Büyükbabası, Minos ondan kuşkulanıp öldürmek isteyince Miletos, Anadolu’ya kaçar ve orada Miletos kentini kurar.
Bkz. Apollon, Minos, Miletos, Kurt.

Akalan

Akalissos

Akamansion/Akamansia

Akampsis

Akana/Akene (Türk) Altay tapınağında deniz tanrıçası... Altay yaradılış efsanesinde su (deniz) içinde yaşadığı tanrı Ülgen dünyayı yaratmayı düşünürken birdenbire su yüzeyine çıkarak Ülgen’e akıl verdiği ve Ülgen’in bundan sonra yer ile göğü yarattığı anlatılır.
Bkz. Ülgen.

Akant

Akanthis (Yunan) Saka kuşu... Autonoos ile Hippodameia’nın kızıymış, Akanthos’unda kız kardeşi. Akanthos, babasının atları tarafından çiğnenip ölünce, Akanthis o kadar gözyaşı dökmüş ki, tanrılar onu saka kuşu biçimine sokmuşlar.

Akanthos (Yunan) Autonoos’la Hippodameia’nın oğlu...
Bkz. Akanthis.

Akanthos

Akanthos

Akarnaia/Akarnania

Akarnan (Yunan) Alkmaion ile ırmak-tanrı Akheloos’un kızı Kallirhoe'nin oğlu... Ünlü önbilici Amphiaraos'un torunu. Kendisi daha çocukken, babası, Arkadia kralı Phegeus tarafından öldürülünce, anası tanrı Zeus'tan, oğlunun (ya da oğullarının) çabuk büyümesini diler. Başka kaynaklarda kardeşi Amphoreitos’un da çabuk büyüdüğü geçmektedir. Birkaç ay içinde erginlik çağına eren bu çocuk ya da çocuklar, Phegeus'la çocuklarını öldürerek babalarının öcünü alırlar. Sonra da kardeşi Amphoreitos’la birlikte, batı Hellas (bugün Yunanistan)'ta, adını taşıyan ve bugün de Akarnania diye anılan ülkeyi kurar. Bu bölgede oturanlar Akarnanlar da diye anılırlar.
Bkz. Kallirhoe, Alkmaion, Akarnania, Epigonlar, Peplos, Gerdanlık, Kreon, Polyneikes, Yediler Seferi, Eteokles, Amphiaraos, Melampus, Adrastos.

[Bir başka Akarnan da, Penelope’nin talipleri arasındadır. F. E.]

Akastos (Yunan) Thessalia’nın söylencesel kralı... İolkos kralı Pelias'ın oğludur. Pelias'ın kızları, Medeia'nın öğütlerine uyarak babalarını kesip kazanda kaynatınca, Akastos babasının yerine kral olur, babası için yas törenleri düzenler ve İason'la Medeia'yı İolkos'tan sürer.

Peleus tarafından tahttan indirilinceye dek krallık etmiş. Argonautlarla birlikte Kalydon avına katılmış, bir anlatıma göre de bu av sırasında geçen bir serüven sonunda Peleus tarafından öldürülmüş.

Başka bir anlatıma göre, Kalydon avı sırasında Akastos'un başı derde girer: Arkadaşı Peleus kaza ile kaynatası Eurytion'u öldürür ve bu suçtan kendini arındırmak için Akastos'un sarayına sığınır. Akastos'un karısı Astydamia, Peleus'a tutulur, onu baştan çıkarmaya uğraşır, başaramayınca, yiğidi namusuna göz dikmekle suçlar. Bu da yetmezmiş gibi Antigone’ye kocasının, Peleus’un kızı Sterope’yle evlenmek üzere olduğunu anlatan bir mektup yollar. Aldatıldığını sanan Antigone de üzüntüsünden kendini öldürür ya da asar.

Akastos konukluk yasalarını çiğnememek için Peleus'u kendi eliyle öldürmek istemeyip, bir gece av yorgunluğuyla uykuya dalmış konuğunu dağ başında ve silahsız, yabani hayvanlara yem olsun diye bırakır. Ama at adam Kheiron, Peleus'u kurtarır. Peleus da bu olaya çok öfkelenir ve bir de karısının öldüğünü öğrenince Akastos’u ve karısı Astydamia’yı öldürerek hem kendisinin hem karısı Antigone’nin öcünü alır.

Bazı kaynaklarda buna benzer bir öykü Hyppolyte hakkında da söylenmektedir. Yine bazı kaynaklara göre Hyppolyte, Akastos’un karısı olarak gösterilmektedir.
Bkz. Pelias, Peleus, Medeia, Argonautlar.
Soy Tabloları: 16 17

Akbabalar Dikilitaşı

Akbatana

Akdamar

Akdeniz

Akeramik

Akeratos (Yunan) Delphoi yorumcusu... Kserkses ordusu Delphoi’dedir. Delphoililer kenti boşaltmıştır. Geride yalnızca altmış yurttaş ve tanrı sözcüsü Akeratos kalmıştır. Yayılımcılar, Delphoi Athena Pronaia tapınağına yaklaşmıştır. Sözcü Akeratos, tapınağın önünde bir bağlam silah durduğunu görür:

“.......... bunlar içeriden, büyük salondan getirilmişlerdi; oysa bunlar kutsal silahlardı, kim olursa olsun el değdiremezdi, günahtı. Tanrı sözcüsü Akeratos koşup bu doğaüstü olayı kentte kalmış olan Delphoililere yetiştirdi. Ama barbarlar, dağınık ve düzensiz bir halde itişe kakışa gelip tapınağın önüne vardıkları zaman, az önceki mucizeye yenilerinin katıldığını gördüler. Gerçekte bir sürü savaş aracının kendi kendine gelip tapınağın dışına çıkmış olması kuşkusuz bir tansıktı. Barbarlar, Athena Pronaia Tapınağı karşısına vardıkları zaman, diyordum, üzerlerine gökyüzünden yıldırımlar yağdı; Parnassos tepelerinden kopan iki kaya, korkunç bir gürültüyle barbarların üzerine indi, pek çoğunu ezdi ve o anda Athena Pronaia tapınağı içinden bir ses yükseldi, bir savaş narası koptu.”
Herodotos, Herodotos Tarihi, VIII. Kitap / Bölüm 37.

[Herodotos’un bu barbar sözünü, bilmediği dilden konuşmaların kulağına, “vır vır ya da bır bır” gibi geldiği için dediği, bazı aktarımlarda geçmektedir. F. E.]

Bkz. Halikarnas Balıkçısı, Hey Koca Yurt, Merhaba Anadolu.

Akeroas (Yunan) Kartaca kraliçesi Dido’nun babası... Tyros tiranıdır. Sikheos adıyla da anılır. Kızının serüvenleriyle ünlüdür.
Bkz. Dido.

Akes

Akha Savaşçıları

Akhaia

Akhaia Birliği

Akhaimenes 1. (Pers) Perses’in oğlu, Akhaimenidlerin atası... Herodotos Tarihi’nde Kserkses ile amcası Artabanos arasında geçen konuşmada, Kserkses, soyunun dökümünü verir:

Eğer Atinalılara hadlerini bildiremezsem bana da Akhaimenes, Teispes, Kambyses, Kyros, Teispes, Ariaramnes, Arsames, Hystaspes, Dareios oğlu demesinler.
Herodotos, Herodotos Tarihi, III. / VII. Kitap / Bölüm 75 / 11.

Kserkses Artabanos Konuşması

Akhaimenes 2. (Pers) Kserkses’in, Mısır ilbayı (satrap) olan kardeşi... Dareios’un Atossa’dan olma oğludur. Dareios’un ölümünden sonra başa geçen Kserkses, ayaklanmaları bastırıp, Mısır’a yönetici olarak kardeşi Akhaimenes’i atar. Akhaimenes Mısır’ı yönetirken, Psammethikos oğlu Libyalı İnaros’un eliyle öldürülür.
Herodotos, Herodotos Tarihi, III. / VII. Kitap / Bölüm 12 / 7, 97, 236, 237.

Akhaimenidler (Pers) Pers kral hanedanı…

“..........; bunlar geri kalan bütün öbür Perslerin de bağlı oldukları boylardır, demek istediğim, Pasargadlar, Maraphlar, Masapilerdir; Pasargadlar en soylu olanlarıdır, Perslerden gelen krallar, bu boyun kollarından biri olan Akhaimenidlerden çıkmışlardır.”
Herodotos, Herodotos Tarihi, I. Kitap / Bölüm125, 209.

“..........; bu üniforma zaten Medlerindi, Pers kaynaklı değildi. Medlerin başında Tigranes adında bir Akhaimenid bulunuyordu; bunlar eskiden Arianlar diye tanınırlardı; Kolkhisli Medeia, Atina’dan Arianlar ülkesine geldikten sonra adları değişmiştir; Medlerin kendileri böyle anlatırlar.”
Herodotos, Herodotos Tarihi, VII. Kitap / Bölüm 62, 117.

[Diğer bilgiler için: Herodotos Tarihi, III. / IV / V.Kitap / Bölüm 2, 65 / 43 / 32. F. E.]
Mitosların Zamanı: Persler.

Akhaioi (Yunan) Homeros’un Hellenleri dile getirmek için kullandığı deyim... Akhalar anlamındadır. Homeros özellikle İlyada adlı büyük destanında, Troia Savaşı’na katılan bütün Hellenlere Akhaioi ya da Danaioi (Danaos soyu, Danalılar) ve Argeioi (Argoslular) adıyla anar. Akhaioi deyimi, Hellenlerin söylencesel atası sayılan Akhaios’tan gelir.
Bkz. Akhaios, Akhalar.

Akhaion Limen

Akhaios 1. (Yunan) Hellenlerin söylencesel atası... İo’nun kardeşi, Hellen’nin yeğenidir.
Bkz. İo, Hellen.
Soy Tabloları: 4

Akhaios 2. (Makedon/Yunan) Selefki kralı (öl. M. Ö.214'e doğru)... Kuzeni Seleukos III'ün ölümü üzerine ve hanedanın ilkelerine bağlılığı nedeniyle 223'te Antiokhos III'ün selefki tahtına çıkmasına yardım etti. Bununla birlikte, 220'ye doğru, uzun yıllardan beri Attaloslar'a karşı savaş verdiği Anadolu'da kral unvanını aldı. Birçok zorlukla karşılaşan Antiokhos bu zorbalığı zamanında cezalandıramadı. Sardeis kalesine sığınan Akhaios bir satkınlık sonucu sonucu teslim edilerek ölümle cezalandırılır.
Bkz. Selefkiler.

Akhalar (Yunan) Etnik Hellen soylarının en eskisi... Homeros Destanları’nda ve özellikle İlyada'da Peloponnesos Yarımadası’ndan gelip Troia Savaşı’na katılan savaşçıların hepsine birden "Akhaioi", "Danaoi" ya da "Argeioi" denmektedir. İlk iki isim bir ülke adına dayanmayıp, yalnız bir budun ya da millet adı olarak kullanıldığından, İlyada çevirisinde "Akhalar" ve "Danaolar" diye karşılanmış, Argos diye bir kent bulunduğundan, Argos adı da genellikle bütün Peloponnesos’a verildiğinden, "Argeioi" deyimi "Argoslular" diye verilmiştir. “Akhaioi”, yani Akhalar deyimi, söylencesel ataları saydıkları Akhaois’ten gelmektedir.

İ.Ö. 1600’e doğru Peloponnesos’a kuzeyden gelen Akhalar, önce, krallarının sarayları çevresinde yerleşirler. İ.Ö. 1400–1200 arasında da en yüksek düzeye ulaşan zengin ve güçlü bir uygarlık yaratırlar. Ege’de egemenlik kurarlar. Girit’i ele geçirirler. Rodos, Kıbrıs, Anadolu hatta Suriye ile ticari ilişkiler kurarlar. İ.Ö.1200’e doğru görkemli Troia Seferi’nden sonra, çeşitli felaketler yüzünden krallıkları yıkılır. Demir silahlarla donanmış yayılımcı Dorlar, Akhaların yerini alır. Peloponnesos kuzeyine sürülen Akhalar, burada siyasi mücadelelerden uzakta askeri ve tarımsal nitelikli eski bir uygarlık biçimini sürdürerek yaşarlar.

Akhalar “İlyada’nın anlattığı çağlardan önceki zamanlarda Ege çevresinde oturanlara çok çeşitli adlar veriliyordu. İlkçağ tarihçilerinin Leleg ya da Pelasg dedikleri bu Yunan öncesi budunları üstüne pek bir şey bilmiyoruz, yalnız şunu biliyoruz ki, konuştukları diller, Hint-Avrupalı ya da Sami dillerden değildir. Bu çağlardan kalma yer adlarında görülen -nd-, -nth-, -ss- gibi iç eklerin kaynağı bilimi çok uğraştırmış, sonunda bunların Anadolulu kökler olduğu kanısına varılmıştır (Örneğin Anadolu’da Karyanda, Lindos, Alinda; Yunanistan’da Erymanthos, Korinthos, Kynthos, Larissa, Kephissos, Knossos). Hellen öncesi budunları Ege çevresinde Girit Uygarlığı’nı benimseyip rahat rahat yaşarken, yirminci yüzyıla doğru ilk Hellen budunlarının akını başladı. Kuzeyden gelen bu budunlar kuşkusuz Egelilere göre çok ilkeldi. Madeni bilmiyor, izbe gibi kulübelerde oturuyor, çok basit bir biçimde giyiniyordu. Fatihlerin, fethettikleri ülkelerin uygarlığına yenildikleri çok kez görülmüştür tarihte. Hellenler için de öyle oldu. Kuzeyin soğuk iklimine uygun megaron (C.Ş. Kabaağaçlı, mağara sözcüğünün megarondan geldiğini söyler.) tipi evlerini esas olarak değiştirmedikleri halde, Minoen kültürünün verilerini yavaş yavaş benimsediler. Mykene’de, Tiryns’te kurdukları kaleleri bu sert ve yumuşak kültür öğelerinin birbiriyle karıştırdıklarını gösterir; bir yandan koca surlar, aslanlı kapı, yaban domuzu dişlerinden yapılmış tolgalar, öte yandan süslü püslü kadın resimleri ile freskler, işlemeli kumaşlar, altın bezekler. On altıncı yüzyılda bu Hellenler, merkezi Mykene olan bir uygarlık kurmuşlardır. Helenlere “Akhaioi” (Akhalar) deniyor Homeros Destanları’nda. Ama “Danoi” (Danaolar) ve Argoslular adları da kullanılıyor. Akhalar bu ilk Hellenlerin ancak bir budunu olsa gerek; zaten Homeros’un bu adları rast gele ve karmakarışık biçimde kullanışından da bunların iyice kesinleşmedikleri anlaşılır.”
Azra Erhat-A. Kadir, İlyada, Öndeyi.
Mitosların Zamanı: Minos Miken

Ege’de Kaynaşma “Hellenler çeşitli budun adları ile bütün Yunanistan’a yerleşmişler, küçük kentler kurup her bölgeyi güçlü bir kaleyle egemenlikleri altına almışlardı. Mykene, Pylos, Sparta, Pythia bu kalelerin birkaçıydı; her birinin başında bir kral vardı. En güçlü kral Mykene kralı (Efsanedeki adı Agamemnon’dur.) olduğuna göre, öbür krallar ona savaşta hizmet borçludurlar. Kral en çok sürüsü, en çok tarlası olan adamdır. Tanrı vergisi sayılan “skeptron” yani asa, bu çoban kralların elinde bir değnek olduğundan, biz bunu Türkçe “değnek” diye çevirdik. Akhalar atı da yanlarında getirmiş olacaklar. Ata ne büyük bir önem verildiğini Homeros Destanları’nda görüyoruz; at tanrısal bir hayvandır, ikinci bölümde (İlyada) yiğitlerden hemen sonra atların adı sayılır, ne var ki dikkati çeken bir nokta, atların hep iki tekerlekli arabalara koşulduğu, hiçbir zaman binek hayvanı olarak kullanılmadığıdır. Akhalar, Ege’nin kültürüyle birlikte din ve tanrı görüşlerini de benimsemiş olacaklar ki, en büyük tanrıları Zeus’un adı bile Hellence değildir. 2000’den 1000 yılına dek süren bu soy kaynaşmasında Ege ve Anadolu’nun tanrı efsanelerini, tanrı kültürlerini Akhaların nasıl kendilerine göre yorumladıklarını görüyoruz. Giritli tanrı Zeus, Anadolulu tanrıça Kybele, Anadolulu tanrı Apollon, Akhaların din düzenine girip, özlerini değiştirmişlerdir. Homeros Destanları’nda onlar bu ad ve biçimlerle karşımıza çıkarlar, ama bir yandan da bu destanlarda Hellenlerin ilkel dinlerinden kalma insan kurbanlarına rastlarız.”
Azra Erhat-A.Kadir, İlyada, Öndeyi, sayfa 23–25.

Akhan (Türk) Söylencesel Türk hakanı... Özellikle Altay ve Sibirya söylencelerinde adına sıkça rastlanır. İyiliği simgelediğine ve insanları korumakla görevli olduğuna inanılırmış. Minusinsk Tatarları’nın efsanelerinde Akdeniz’de oturan “Demir Yaylı” Akhan’dan söz edilir. Moğol Mitolojisi’ndeki adı Sagan Han’dır. Akhan efsaneleri A. M. Castrén, V. Rodlov gibi türkologlarca derlenmiştir. Bu söylencesel hakan Akkan olarak da bilinir.

Akharaka (İon) Cehennem ağzı... Eski Anadolu’da, İonia bölgesinde kutsal bir yerin adı. Aydın’ın Sultanhisar ilçesi merkez bucağına bağlı Salavatlı köyü yakınında. Pluton ile Kore’nin kutsal merkezi olduğu, bazı kaynaklarda yazılıdır. İçinden kükürtlü gazlar çıkan bu yer, ayrıca, Cehennem’in kapısı sanılırmış. Hastalar iyileşmek için buraya gelirlermiş. Penegyrion Bayramı’nın burada düzenlendiği bilgisi de vardır.

Akharnai

Akharnes* Aristophanes'in komedisi... İlk kez M. Ö. 425'te oynanmış. Atina'ya sığınan Akhanai (Attika’da Parnos Dağı’nın eteğinde)'li köylü Dikaipolis, Sparta ile savaşın uzayıp gitmesinden usanır, yalnız kendisi için bir ateşkes imzalar. Hemşerileri tarafından saldırıya uğrayınca, Euripides kahramanları gibi yırtık pırtık giysiler giyer ve Atinalıların hoşlandığı o büyük söylevlerden birini çekerek kendini temize çıkarmaya çalışır. Güldürücü sahnelerle dolu olan bu ilk oyunda Aristophanes daha o günden, şu üç ana temayı işler: Barış sevgisi, Euripides'e karşı duyduğu öfke ve ayartıcı kent ile atadan kalma erdemlerin koruyucusu olan köy arasındaki karşıtlık.

Akhates (Yunan) Kara gün dostu... Aineias'ın kara gün dostu. Troia yangınından kaçan Aineias'ın yanından ayrılmamış, onunla birlikte Hesperia (İtalya)'ya kadar gitmiş ve bütün serüvenlerini paylaşmış. Latince "Fidus Achates" diye anılan adı, kara gün (sadık; vefalı) dostu anlamına gelen bir deyim olmuştur. Akhates, Vergilius’un Aeneis adlı yapıtının başkişisidir.
Bkz. Aineias.

Akhaya

Akheiropoites

Akheles (Yunan) Herakles ile Olympia’nın oğullarından biri...
Bkz. Herakles, Herakles Oğulları.

[Bazı Hellen hatta Makedon soyları, kendilerini Herakles Oğulları olarak saymaktadırlar. Bu saymacaya Roma imparatorları dahi eklenmiştir. Birçok kaynak Herakles soyunun, Daieneira’dan doğma oğlu Hyllos’tan türediğini yazmaktadır. F. E.]

Akheloides (Yunan) Denizkızları... Bunlara Seirenler de denir. Irmak-tanrı Akheloos’un çocuklarıdır.
Bkz. Akheloos, Seirenler.

Akheloos (Yunan) Irmak-tanrı ve ırmak... Tethys ile Okeanos’un oğluymuş, denizkızlarının da babası. Batı Hellas (bugün Yunanistan)'ın Akarnania ile Aitolia bölgeleri arasında akan en uzun ırmağı. Hesiodos'ta (Theogonia = Tanrıdoğumu, 340) ve Homeros'ta (İlyada, XII, 84) adı geçen Akheloos, üç bin ırmağın en büyüğü ve ırmak tanrıların kralı olarak adlandırılır.

Akheloos'un birçok öyküsü vardır: Herakles destanıyla ilgili bir söylenceye göre, Akheloos Kalydon kralının kızı Deianeira'ya âşıkmış, ama ırmak tanrının biçimden biçime girme, kimi zaman boğa, kimi zaman ejder olma yetisinden ürken kız, Herakles'le evlenmeyi yeğ görmüş. Bu yüzden güçlü yiğitle ırmak tanrı arasında yaman bir güreş başlamış. İlk karşılaşmada yenilen Akheloos koca bir yılan kılığına girmiş, Herakles onu tam boğacakken de azgın bir boğa oluvermiş. Bu kez yiğit boğanın bir boynuzunu kopararak alt etmiş Akheloos'u. Irmak tanrı Deianeira'dan vazgeçmiş, ama boynuzu geri almak için Herakles'e Zeus'un keçisi Amaltheia'nın çiçek ve yemiş saçan bolluk boynuzunu vermiş; başka bir öyküye göre, ünlü bereket boynuzu ırmak tanrının kendi boynuzuymuş, çünkü yaygın toprakları sulayan ırmaklar bereketin simgesidir.
Bkz. Deianeira, Herakles, Akheloides, Akarnania.

Fırat Nehri’nin Kralı Akheloos: Fırat’ın bolluk ve bereketi diğer bir Zeugma mozaiğine daha konu olmuş, Fırat Nehri’nin kralı olan Akheloos’un başı yemişler ve meyveler saçan bereket boynuzuyla birlikte betimlenmiştir. Akheloos kanat biçiminde bıyıklıdır. Saçına çiçekler takılmış. Alın üstü çift bereket boynuzuyla taçlandırılmıştır.

Akhenaton (Mısır) XVIII. Mısır hanedanının 10. kralı (M. Ö.1372–1354)... Bu ad (sözcük anlamı “güneş tekerinin hoşuna giden”), krallığının 4. yılında, dinsel ve siyasal reformunu tamamlayan Amenhotep tarafından kullanılmaya başlanır. Mistik bir düşünce yapısı olan ve Tebli ruhban sınıfının, devlet yaşamında tanrı Amon'a verdikleri öncelikli yeri yıkmaya çalışan Akhenaton, yalnızca tanrı Aton'a (güneş tekeri) tapılması töresini yerleştirir. Evrensel bir yaratıcı olarak kabul edilen Aton, tüm yaratıklarını sevecenlikle korur. Bu dönemin dinsel müziği bir insanlık sevgisini aşılamaya çalışır. Bazı ilahilerde (özellikle 104.) yinelenen sözçükler, hümanist bir düşüncenin ürünüdür. Bundan böyle kral, tek ve yüce başrahiptir. Açık havada yapılan dinsel törenlere kral ailesi de katılır (kraliçe Nefertiti ve çiftin altı kızı). Başkent artık Teb değil, yeni kurulan Akhenaton kentidir. Dönemin sanatı gerçeklik kaygısını ve coşkulu bir doğa sevgisini yansıtır.

Yapılan bu reformlar köklü olmakla birlikte uzun sürmez. Üstelik Akhenaton, ülkenin dış ilişkileriyle ilgilenmediğinden bu konuda tehlikeler belirir. Semenkhare ile Tutankhamon'un kısa süren egemenliklerinden sonra imparatorluğun birliğini yeniden sağlayan komutan Horemheb olur.

Akheron (Yunan) Çamur ırmak-tanrı... Yeraltı dünyasını, ölüler ülkesini bize ilk anlatan Homeros'tur. Onun ardından Vergilius gelir ilkçağda, sonra da ortaçağın en büyük şiiriyle Dante. Ama Homeros'un taslağı, adları kavramlarıyla o gün bugün hep yeni filiz veren bir ağaç gibi yaşar. Yeraltında akan ırmakları şöyle tanımlar Homeros (Odysseia, X. Bölüm, 508):

“Ama geçtiğin zaman Okeanos'u geminle,
orda Alçak Kıyı var ve Persephone'nin koruluğu,
uzun kavaklar göreceksin, kısır söğütler,
derin anaforlu Okeanos'un kıyısında çek karaya gemini,
sonra çık yola, Hades bataklarına doğru,
orada Akheron'a Pyriphlegeton ve Kokytos akar,
Styks'ten gelen sular da dökülür oraya.”

Aeneas Destanı’nda da (Aeneas, VI, 295) anlatılan Akheron çamurlu suların kaynayıp burgaçlandığı dipsiz bir bataktır. Kharon'un kayığıyla bu çamur ırmağını geçtikten sonradır ki varılır asıl Hades'e. Pyriphlegeton, Kokytos ve Styks’ten akan sular bu çamur ırmağına dökülürmüş.

Akheron Hellas (bugün Yunanistan)'ın Epir bölgesinde akan bir ırmağın da adıdır. Belki ıssız bir bölgede derin bir yarın içine dalıp kapkara bir batak olarak denize döküldüğü içindir ki, ilkçağ bu ırmağın yeraltı dünyasına aktığına inanmıştı. Yanlış bir kökenbilim adını "Acılar Irmağı" (Akhos, Hellence acı demektir.) diye tanımlardı.

Söylenceye göre Akheron Helios'la Gaia'nın (güneşle toprağın) oğludur. Olympos tanrılarıyla Titan'lar arasındaki savaşta susuzluktan yanan devlere su içirdiği için Zeus'un ilencine uğramış ve yeraltı ülkesine kapatılmıştır.
Bkz. Hades, Tartaros.

Akherusia (Heraklia) Cehennem ağzı... Cehenneme gidilen yolun ağzı sanılan göllere, uçurumlara, büyük inlere verilen ad. Zonguldak Ereğlisi’nde (Heraklia), Bababurnu’nda, Cehennem’e giden bir yolmuş. 1838’de keşfedilen bu inden, Herakles’in Kerberos’u çalmak için Cehennem’e indiği sanılmaktadır.
Bkz. Akharaka.

Akhetaton (Mısır) “Güneş tekerleği ufku”... Antik çağda, Tel el-Amarna'nın Mısır dilindeki adıdır. Firavun Akhenaton'un Teb'in 320 km. kuzeydoğusu'nda kurdurduğu yeni bir kenttir.
Bkz. Akhenaton.

Akheus (Yunan) Poseidon ile Larides’in oğlu... Pelasgos ile Phtios’un kardeşidir. Basitliği ile ün kazanmış. Bir gün yastık yerine kullandığı ve başının altına koyduğu toprak bir güvecin içine, sert bulduğundan, başı rahat etsin diye saman doldurmuş.
Bkz. Poseidon.

Akhillas (Mısır) Mısır kralı Ptolemaios XIII'ün bakanı... Oldürülmesıni önerdiği Pompeius katledilirken başında bulunmuş. Sezar da onu idam ettirmiş (M. ö. 48).
Bkz. Pompeius, Sezar.

Akhilleides (Yunan) Akhilleus soyundan gelenlerin soyadı...
Bkz. Akhilleus.

Akhilleion

Akhilleus
Soy Tabloları: 16

Akhilleus Çeşmesi Yun. Akhilleus krene. Arkeol. Batı Anadolu'da Miletos kentinde çeşme. Efsaneye göre Akhilleus Leleglerle savaşıp kral Krambelos'u öldürdükten sonra bu çeşmede yıkanmış.

Akhilleus Destanı* Statius’un bitmemiş destanı... Yapıtta Akhilleus’un çacukluğu anlatılır.

Akhilleus’un Öfkesi Çoktanrıcı dinlerde tanrısal nitelik... Tektanrıcı dinlerde de süregelmiştir. İslam terminolojisinde “gazap” denir. Yunan Mitolojisi’nde Pallas Athena mızrağını kendisine saplayınca tanrı Ares öfkesinden kırk bin kişilik bir ordu gibi bağırır. Akhilleus’un öfkesi de pek ünlüdür. Dostu Patroklos öldürülünce öfkesi başına vurur, başından alevler çıkar. Herakles yanarken öfkesinden gök gibi gürler.
Bkz. Aiakos, Thetis, Peleus, Ares, Akhilleus, Herakles.

Akhilleus'un Söylencesi

Akhirroe (Yunan) Ares’in torunu olan güzel bir kız...
Bkz. Ares.

Akhiys (Yunan) Karanlıklar tanrıçası... Hoseidos’a göre ise Akhiys, felaket ve umutsuzluk tanrıçasıdır.

Akhoris (Mısır) XXIX. Mısır hanedanının 4. kralı (M. Ö. 390–378)... Ülkesini tehdit eden Perslerin donanmasıyla başa çıkabilmek için Atina’yla sonra da Kıbrıs’la bağlaşık kurar. Artakserkses II’ye karşı savaşır. Ama iç çekişmeler yüzünden tahtı bırakmak zorunda kalır.
Bkz. Artakserkes.

Akinakes

Akis (Sicilya/Yunan) Etna’nın eteğindeki antik ırmak... Yunan Mitolojisi’ne göre ırmak-tanrı Akis, Galateia’nın sevgilisi olan Kyklops Polyphemos tarafından bir kayanın altında ezilen bir çobandan doğmuş. Galateia’nın isteği üzerine Poseidon onu bir ırmağa dönüştürmüş.

Akitu (Mezopotamya) Mezopotamya tapınağının genellikle yeni yılda (ilkbaharın ılım noktası) kutlanan en önemli bayramıdır. Site tanrısı kralın yetkilerini yeniler, hierogamiyi kutsar ve kentin yeni yıldaki yazgısını açıklarmış.

Akkad
Mitosların Zamanı: Mezopotamya

Akkilaion

Akmonia

Akonai

Akontios 1. (Yunan) Keos Adası’nda yaşayan bir delikanlı... Çok yakışıklıymış. Latin ozanı Ovidius’un anlattığına göre, günün birinde, Artemis’e tapmak için Artemis şenliklerine katılmak üzere Delos'a gitmiş (ya da Atina’ya) ve yolda Atina'nın en soylu ailelerinden birinin kızı olan Kydippe'ye rastlamış. Görür görmez de tutulmuş ona. Ama soylu olmadığı için kızı kendisine vermeyeceklerini bilen Akontios bir düzene başvurmuş; bir ayva (ya da elma) alıp üstüne şu sözleri kazmış:

"Artemis Tapınağı üzerine ant içiyorum ki ben Akontios'a varacağım!"

Ayvayı kızın önüne atmış. Ayvayı eline alan Kydippe üstündeki yazıları yüksek sesle okumuş, meyveyi sonra da fırlatmış atmış, ama andı ant sayılmış. .Atina'ya döndükten sonra babası kızını üç kez nişanlamış, ama tanrıça Artemis hep bir hastalık çıkararak kızın evlenmesine engel olmuş. Delphoi tanrı sözcüsü Akontios'un düzenini açığa vurunca, babasına, Kydippe'yi Akontios'a vermekten başka umar kalmamış. Kendisi üzerine ant içildiğinden ötürü Artemis de onların evlenmelerine yardım etmiş.
Bkz. Artemis.

Akontios 2. (Yunan) Perseus’un arkadaşı… Perseus ve Andromeda’nın evlendikleri gece düğün evini basan Phineus ve arkadaşlarının, Perseus ile aralarındaki kavgada yer almaktadır. Phineus, Andromeda’nın hem amcasıdır, hem de talibi ya da sözlüsüdür. Andromeda’nın, Gorgo ejderine kurban edilmesi gerekmiş, bu nedenle bir kayaya zincirlenmiş. Göklerden inen Perseus, tam ejderin kafasını kesecekken Andromeda’ya bakar ve ona âşık olur. Onunla evlenmek istediğini, eğer evlenirlerse Gorgo’nun kafasını keseceğini söyler. Akantios düğün gecesi çıkan bu kavgada, Perseus’un yanındadır. Ne var ki, Perseus, baskıncılardan kurtulmak için kestiği Gorgo başını gösterince, ona bakıp taş kesilenler arasında o da vardır.
Bkz. Perseus, Phineus, Gorgo, Andromeda.

[Yediler Seferi’ne katılan bir başka Akontios’a daha rastlanmıştır. F. E.]

Akragos (Yunan) Zeus ile Okeanos Kızlarından Astepore’nin oğlu...

Akraipheus (Yunan) Apollon’un oğlu... Boiotia’da, Akrephia (Akraiphia) kentine adını vermiş.

Akraiphia

Akrasos

Akrep İnsanlar (Sumer) Akrep insanlar ülkesi... Tufan varsayımının ilk biçimi Sumerlerin Gılgemeş destanında anlatılmaktadır. Tufandan kurtularak ölümsüzlüğe kavuşan Ut-Napiştim’in oturduğu yer Akrep insanlar ülkesini aştıktan sonra varılan bir yerdir. Gılgameş ölümsüzlüğe ulaşmanın yolunu öğrenmek için büyükdedesi Ut-Napiştim’e gitmek içinbu ülkeden geçmek zorundadır.
Bkz. Gılgameş.

Akrisios (Yunan) Dövüşken ikizlerden biri... Argos kralı Lynkeus’un ikiz torunları. Abas'la Aglaia’nın Proitos ile Akrisios (Kimi aktarımlarda Arhrisios olarak da geçmektedir.) adında ikiz oğulları olmuş. Ataları Aigyptos ile Danaos'un düşmanlığını özlerinde taşıyan bu ikizler daha ana karnındayken dövüşmeye başlamışlar. Büyüdükten sonra Argos ilini parçalayıncaya dek birbirleriyle dalaşıp durmuş, babaları ölünce de Argos'ta kimin kral olacağı konusunda birbirlerine girmişler. Uzun bir savaştan sonra üstün gelen Akrisios, Proitos'u Argos’tan sürerek tahta oturmuş. Proitos da Anadolu kıyılarında Lykia kralı İobates'in yurduna gitmiş. Bazı kaynaklarda Amphianaks olarak da geçen İobates (ya da İobas), ona yardım etmiş. Kızı Stheneboia (ya da Anteia)’yla evlendirmiş. Akrisios, kaynatasının verdiği ordu ile Hellas (bugün Yunanistan)'a dönmüş ve kyklopların koca taşlardan bir surla çevirdikleri Tiryns'e kral olmuş. İkiz kardeşler de bir anlaşmaya varmışlar. Argos ilini ikiye bölerek hüküm sürmüşler.

Akrisios'un Danae adlı bir kızı varmış, bir oğlu da olsun diye Delphoi Tapınağı’na başvurduğunda, tanrı sözcüsü Danae'nin bir erkek çocuk doğuracağını, ama torununun kendisini öldüreceğini bildirmiş, Akrisios'a. Telaşa düşen kral, kızının herhangi bir erkekle ilişki kurmasını önlemek için çepeçevre tunçla örtülü bir odaya kapatmış onu. Ama Zeus gönül vermişmiş, Danae'ye. Bir umar bulmuş, altın yağmuru halinde akmış çatı aralığından Danae'nin içine. Danae Perseus'u doğurmuş. Olup bitene akıl erdiremeyen Akrisios kızıyla torununu bir sandığa kapatarak denize atmış. Ana oğul Seriphos Adası’nda karaya çıkmışlar. Perseus, büyüyüp bin bir kahramanlık yaptıktan sonra Argos'a dönmek istemiş. Haberi alan kral, Thessalia'da Larissa kentine kaçmış. Yazgı gene de yakasını bırakmamış: Bir rastlantıyla Larissa'da düzenlenen yarışmalara katılan Perseus disk atarken, yel almış attığı diski Akrisios'un kafasına indirmiş, Argos kralı da böylece ölmüş.
Bkz. Danae, Perseus, Aglaia.
Soy Tabloları: 9 11

Herodotos’a göre, Akrisios’un soyu:
“..........; aşağıda okunacak olanları ben kendi adıma ekliyorum ve bu konuda Yunanlıların anlattıklarına dayanıyorum: Atalarını Danae’nin oğlu Perseus’a kadar sayıp, tanrısal atalarını söylemeyen bu Doris kralları Hellen soyundandırlar; Yunanlılar doğru bir soyağacı çizerek, eski çağlarda kendilerinin de Yunanlılar arasında bulunduklarını belirttiler. Daha yukarı çıkmadan, yalnız Perseus’a kadar dedim, çünkü Herakles’e soyadı olarak takılan Amphitryon adı gibi, Perseus’a da bir ölümlü adı takılmış değildir; onun için doğru olarak, Perseus’a kadar diyorum. Ama eğer Akrisios kızı Danae’den başlayarak ana tarafından çıkılırsa Doris şeflerinin safkan Mısır ırkından oldukları görülür.”
“Burada verdiğim soy zinciri Yunanlılara göredir. Perslerin anlattıkları ise şudur: Perseus aslında Asuryalıydı, kendisi Yunanlı oldu, ama ataları Yunanlı değildi; Akrisios soyundan üreyenlere gelince ki bunların Perseus ile hiçbir akrabalıkları yoktur, bunlar Yunanlıların dedikleri gibi Mısırlıdırlar.”

Herodotos, Herodotos Tarihi, VI. Kitap / Bölüm 53–54.

[Perseus’u, Perslerin atası olarak gösteren masal, Perses ile Perseus arasındaki ad benzerliğinden çıkmıştır.]
Herodotos, Herodotos Tarihi, Kitap VII. Bölüm 61 / 150.

Akrolit

Akron 1. Bkz. Acron.

Akron 2. (Roma) Hesperia (İtalya)’da Aineias’ın yanında çarpışanlardan… Kral Mezantius tarafından öldürülmüş.

Akron 3. (Yunan) Yedilere karşı Thebai’yi savunanlardan biri…

Akropolis 1

Akropolis 2

Akrotatos 1. (Sparta) Sparta kralı Kleomenes II’nin oğlu... Zorba Siracusa hükümdarı Agathokles’e kadşı, Agrigento’nun yardımına koşar. Kendini beğenmişliği ve acımasızlığı halkının ayaklanmasına yol açar. Yurdundan kovulduktan sonra Sparta’ya çekilir ve orada ölür.

Akrotatos 2. (Sparta) Akratatos’un yeğeni... M. Ö. 265’te Sparta’ya kral olur. Eperios kralı Pyrrhos’un Sparta kuşatmasında, büyük yararlılık gösterir. Megalopolis tiranı Aristodemos’a karşı savaşırken ölür.

Akroter

Akrothoion

Aksaray

Aksieros (Yunan) Sonradan Demeter’le birleştirilen Kabeiroilerden (Kabirler) biri... Kabeiroiler yardıma çağrılan tanrıların mistik adlarıdır. Özellikle Lemnos ve Samothrake Adaları’nda geçerli, eski gizemli tapımlarda büyük saygı gören bu tanrıların ne oldukları iyice bilinmiyor.
Bkz. Kabirler.

Aksion (Yunan) Arkadia (Psophis) kralı Phegeus oğlu ve Pronos ile Arsinoe’nin kardeşi. Kardeşi Pronos ile kız kardeşleri Arsinoe’yi terk eden Alkmaion’u öldürmüşler.
Yediler Seferi’nde ölen babasının vasiyeti üzerine, Alkmaion anasını öldürmüş, öç alma tanrıçaları Erinysler de hemen peşine takılmış. O da, Psophis kralı Phegeus’un sarayına sığınır. Phegeus onu suçundan arındırır ve kızı Arsinoe’yle evlendirir. Daha sonra, Delphoi Tapınağı önbilicisine (orakline) göre, Alkmaion’un bir kez daha arındırılması gerekir. Yine yollara düşer. Irmak-tanrı Akheloos, onu yeniden arındırır ve kızı Kallirhoe'yi verir. Ama kız ona varmak için Harmonia'nın gerdanlığı ile peplosunu koşul koyar. Alkmaion, Psophis'e (ya da Arkadia’ya) dönüp Phegeus’dan, Arsinoe’ye verdiği uğursuz gerdanlık ve peplosu ister. Onları, Apollon Tapınağı’na adayacağını söyler. Yalanı ve yeni bir evlilik yaptığı ortaya çıkınca Phegeus konukluk kurallarını bozmamak için Alkmaion’u kendi eliyle değil, oğullarının eliyle öldürtür. Alkmaion’u öldüren oğullar, bu oğullardır: Pronos ile Aksion.
Bkz. Alkmaion, Epigonlar, Peplos, Gerdanlık, Akarnan, Kallirhoe, Kreon, Polyneikes, Yediler Seferi, Eteokles, Amphiaraos, Melampus, Adrastos.

[Phegeus, aynı kaynakta bir yerde Arkadia, bir başka yerde Psophis kralı olarak geçmektedir. Arkadia’nın, bir bölgeye verilen ad olduğu göz önüne alınarak, ikisi birden yazılmıştır. F. E.]

[Kral Priamos'un oğullarından biri olan bir diğer Aksion da Troia'da Eurypylos 1 tarafından öldürülür. F. E.]

Aksiothea (Yunan) Prometheus’un karısı… Deukalion’un anasıdır.
Bkz. Prometheus, Deukalion, Kelaino.

[Bu bilgiye tek kaynakta rastlanmış, başka kaynaklarla doğrulanamamıştır. Prometheus’un karısı olarak gösterilen kadınlar (aynı zamanda Deukalion’un anası), Kelaino (Beş Kelaino bulunmuş, hiçbiri doğrulanamamıştır.), Pronoia, Klymene’dir. F. E.]

Akson

Akşam Yıldızı (Yunan) Geceyi getiren akşam yıldızlı peri...
Bkz. Hesperidler.

Aktaion (Yunan) Çoban Aristaios'la Autonoe'nin oğlu... Kadmos’un da torunu olan Aktaion, Thebaili bir avcıymış. At adam Kheiron'un, Kithairon Dağları’nda yetiştirdiği Aktaion öyle yaman bir avcı olmuş ki, onun üstüne yokmuş bütün bölgede. Gurura kapılmış Aktaion, tanrıça Artemis'ten de usta avcı olmakla övünmüş, bununla da kalmayıp günün birinde tanrıçayı derede çıplak yıkanırken gözetlemiş. Bu yüzsüzlüğe içerleyen tanrıça tarafından, bir anlatıma göre “kemik” biçimine sokulup köpeklere parçalattırılır, bir başka anlatıma göre de “geyik” biçimine dönüştürülüp Aktaion’un elli köpeğini de üstüne salarak paralattırılır. Parçaladıkları geyiğin kendi efendileri olduğunu anlamayan köpekler uluyarak Aktaion'u aramaya koyulmuşlar, böylece Kheiron'un mağarasına kadar gelmişler. At adam da hayvanları avutmak için Aktaion'a benzer bir heykel yapıp önlerine dikmiş.
Bkz. Kheiron, Aristaios.
Soy Tabloları: 15

Aktaion'un Söylencesi

Aktaios 1. (Yunan) Attika’nın ilk kralı... Çiy taneleri olan üç kız kardeş, Aglauros, Herse ve Pandrosos’un babalarıdır. Bu kızların Athena ile ilişkin söylencesel öyküleri vardır. Bu öykü daha çok Pandrosos’un adıyla ünlenmiştir.
Bkz. Aglauros, Erikhthonios (Erektheus), Athena.

Aktaios 2. (Yunan) Aias’ın babası olan Telamon’un babası (bazı aktarımlarda)... Karısı Glauke, ırmak-tanrı Asopos kızı Salamis ile Poseidon oğlu Kykhreus’un kızıymış.
Bkz. Telamon, Telamonoğlu Aias, Asopos, Salamis, Poseidon.

Aktor 1. (Yunan) Thessalia’da Phthia kralı... Pisidike ve Myrmidon’un oğludur. Akhilleus’un babası, üvey-kardeşi olan Phokos’u öldürünce, o da Akhilleus’un babası Peleus'u öldürür.

Başka aktarımlarda Aktor’un çocuksuz öldüğü, bazılarında Phthia kralı Eurytion’nun babası olduğu geçmektedir. Peleus’a kızını ve ülkenin 3. kısmını vermesine rağmen, oğlu Eurytion’nin, Peleus’u öldürdüğünü söylemektedir.
Bkz. Akhilleus, Peleus, Phokos.
Soy Tabloları: 16

Aktor 2. (Yunan) Aulid kralı... Aiolos oğlu Deion’un oğlu. Anası, Atina kralı Erektheus’un kızı Kreusa ile Aiolos’un kardeşi ırmak-tanrı Ksanthos’un kızıdır. Irmak-tanrı Asopos’un kızı Aigina’yla evlenmiş. Ünlü Patroklos’un babası olan Menoitios bu evlilikten doğmuş. Soyuna Aktorides (Aktorlular) denilir.
Bkz. Erekhteus, Aiolos, Ksanthos, Asopos, Patroklos.

Aktor 3. (Yunan) Eleia kenti kralı... Eleia, Peloponnesos Yarımadası’nın kuzey-batı kıyısındadır ve birçok söylenceye konu olmuştur. Aktor’un babası, Triopas ya da Lapithos’un oğlu olan Phorbas’tır. Molione ile evlenip Molionlar diye bilenen ikizlerin babası olmuş. Bu ikizler Kteatos ve Eurytos’tur. Başka kaynaklarda bu ikizlerin babası Poseidon olarak gösterilmektedir.
Bkz. Kteatos, Eurytos, Molione, Poseidon, Phorbas, Lapithler.

Aktor 4. (Yunan) Ares’in eşlerinden biri olan Astyokhe’nin babası... Aktor’un soyu Athamas’a dek gitmektedir. Astyokhe’nin, Ares’ten Askalaphos ve İalmenos adlarında iki çocuğu olmuş. Bu iki kardeş Troia Savaşı’na ve Argonautlara katılmakla ünlenmişler.
Bkz. Athamas, Ares, Troia savaşı, Argonautlar.
Soy Tabloları: 7

Aktor 5. (Yunan) Yediler Seferi’ne katılan savaşçılardan... Savaş sonunda başlayan bozgunda düşmanı Periklymenos’tan kaçmaya çalışan Amphiaraos’un, Periklymenos tam ona yetişecekken, Zeus'un saldığı bir şimşekle toprağın yarıldığını ve ünlü önbiliciyi atları, arabasıyla yuttuğunu görmüş.
Bkz. Epigonlar, Peplos, Gerdanlık, Akarnan, Kallirhoe, Kreon, Polyneikes, Yediler Seferi, Eteokles, Amphiaraos, Melampus, Adrastos.

Aktor 6. (Yunan) Ekhekleus’un babası... Homeros’un İlyada XVI. Bölüm, 186-190’da yazdığına göre, Ekhekleus’un karısı Polymele’dir. Bir diğer kaynak, bu Aktor’un, Polymele ve oğlu Eudoros’u eve yollayan adam Ekhekleus’in babası olduğunu yazmaktadır. İki ayrı kaynakta Eudoros, Troia Savaşı’nda Myrmidonların komutanı gösterilmektedir. Bir diğer kaynağa göre de Myrmidonların komutası, Akhilleus’un dostu Patroklos’tadır.
Bkz. Akhilleus, Patroklos, Myrmidonlar.

[Bunların dışında, bir Aktor Argonautlarla ilişkilidir. Diğer üçü Yedilere karşı Thebai’yi savunan savaşçılardan biri ile Herakles’in peşinde Amazonlarla savaşırken, Amazonlar tarafından öldürülenlerden, biri lapithlerden, bir diğeri Helios Ogullarındandır. Sonuncusu ise Aineias’ın arkadaşlarındandır. F. E.]

Akuamanil

Akuilon (Yunan) Eos ile Aiolos’un oğlu... Yaşlı bir adam biçiminde betimlenirmiş. Akuilon’un saçları hep beyazmış. Yılandan bir kuyruğu varmış.
Bkz. Eos, Ailos.

Akus (Yunan) Hephaistos ile albeni tanrıçalarının en genci olan Agaia’nın oğlu…



 

Felsefe Ekibi SOLİS'in sağlamış olduğu hosting hizmeti ile sizlere ulaşmaktadır.
© 2007- Felsefe Ekibi Tüm haklarını saklı tutar.
Grafik, tablo ve metinler kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, çoğaltılamaz. Uymayanlar için yasal yollara başvurulur.