Al Mina

Alabanda

Alabastron

Alacahöyük

[Alaf
Mitosların Zamanı: Mezopotamya, Yazılı Dönem Öncesi]

Alala (Yunan) Savaş narası tanrısı... Pindaros’un savaşın kızı olduğunu ileri sürdüğü Alala, Yunan Mitolojisi’nde kişileşmiş savaş narasıdır.

Alalia

Alalia Savaşı Phokaialıların, Kartacalılar karşısında bozguna uğradıkları savaş. M. Ö. 535’te Alalia (bugün Aleria, Korsika)’da olmuştur.

Alalkomenes

Alalkomeneus (Yunan) Thebe ile Thebai kralı Ogygos’un kızı... Thebe ile Ogygos’un, ölümlerinden sonra tanrılaştırılan üç kızından biri. Telksune ve Aulis adındaki öbür kız kardeşleriyle birlikte tanrılaştırılan Alalkomeneus’a, Boiotia’da bir tapınak yaptırılmıştır. Her üç kız kardeş de ılımlılık ve ant tanrıçaları sayılır. Üç kız kardeşin, tanrıça Athena’ya sütana olduklarına dair bilgi de vardır.

Alalu (Hurri/Hitit) Hurri-Hitit söylencelerinde gökyüzü krallığının ilk yöneticisi... Mezopotamya kökenli olan Alalu, yine Mezopotamya kökenli tanrı Anu ile yaptığı savaşı yitirince gökyüzü krallığı Anu’ya geçer.
Bkz. Anu.

Alanlar (Asya) Budun… M. Ö. I ve M. S. IX. yy.lar arasında Karadeniz ve Hazar Denizi’nin kuzeyindeki bölgelerde yaşamış bir budun. At yetiştirmede ustalaşmış savaşçı bir budun olan Alanlar, Part İmparatorluğu’na ve Roma imparatorluğu’nun Kafkas illerine sık sık akınlar düzenlemişler. IV. yy.da Hunların, VI. yy.da Avarların baskısıyla bir bölümü Batı Avrupa ve Kuzey Afrika’ya göç etmiş. Kafkasya’da kalanlar VII. ve X. yy.lar arasında Hazar Devleti’nin egemenliğinde yaşamış. Hellen abecesine dayanan bir yazıları vardır. VII. yy.da Hıristiyanlığı, XIV. yy.da ise Müslümanlığı kabul ederler. Günümüzdeki Osetlerin atası sayılırlar.
Bkz. Osetler.

Alanya

Alara

Alarodialılar (Asya) Budun... Herodotos Tarihi’nde Kserkses ordusunun sayımında adları geçmektedir. Yalnız, Asyalı oldukları bilgisi vardır.

Alasiya/Alaşiya (Ön Asya) Doğuda bir krallık… Ebla kralına bağlıdır (M. Ö. XXIV. yy.). Daha sonra M. Ö. XVIII. Ve XII. yy.lar arasında Mısır’a, Ugarit’e ve Hititlere bakır sattığı bilgisi vardır. M. Ö. XIII. yy.da Hititler tarafından ele geçirilen Alaşiya’nın Kıbrıs Adası ya da onun bir bölgesi olduğu sanılır.

Alastos

Alaş (Türk) Söylencesel Türk boy adı… Orta Asya’daki Kazak Türkleri kendilerinin Alaş boyundan geldiklerine inanırlar. Orta Asya destanlarında, savaş sırasında Türklerin “Alaş, Alaş” diye bağırarak savaştıkları anlatılır.

Alaşa Han (Türk) Söylencesel Türk hakanı ve kahramanı... Dede Korkut ve Orta asya Türk destanlarında adı geçer. Kazak Türkleri onun soyundan geldiklerine inanırlar.
Bkz. Dede Korkut.

Alaşahan Türbesi (Türk) Söylencesel Türk hakanı ve kahramanı için yapılmış türbe... X-XI. yy.larda yapılan türbe Kazakistan’da Karaganga ilindedir. Karahanlılar döneminin mimari özelliklerini yansıtan yapı, kubbesindeki sekiz köşeli yıldız bezemeleriyle ünlüdür.

Alaşehir

Alatri

Alazeir (Libya) Libya kralı... Kyrenelileri Aglomakhos kulesinde ateşe veren Arkesilaos’un kayınbabası, Barkalıların kralı...
Bkz. Aglamakhos, Arkesilaos.

Alba (İtalya/Roma) Aineias’ın kızı...
Bkz. Aineias, Alba Longa.
Soy Tabloları: 14

Alba

Alba Longa (İtalya/Roma) Krallar soyu... Alba Longa, İtalya’nın Lazio bölgesinde bir kenttir. Bu kentin, Hellen (Yunan) inançlarındaki Aineias’ın oğlu Askanios tarafından kurulduğuna inanılır. İnançlara göre, Roma kentiyle boy ölçüşecek denli gelişen Alba Longa krallarının atası Askanios’tur. Romalı tarihçi Livius da, Roma’nın kurucuları sayılan Remus ile Romulus’un bu soydan geldiklerini yazar. Bazı kaynaklarda Albanus’tan sonra Alba adını aldığı geçmektedir.
Bkz. Roma, Aineias, Askanios, Remus, Romulus, Kurt.

Alba Longa

Albanus (İtalya/Roma) Alba krallığına adını veren kişi... Krallık adı, Albanus’tan sonra değişmiş.
Bkz. Alba Longa.

Albanus

Albatr

Albion (Yunan) Poseidon’un oğlu olan dev... Kardeşi Bergion ile birlikte Herakles’e kafa tutmuşlar. Herakles bunları yenemeyince, Zeus başlarına taş yağdırmış.
Bkz. Herakles.

Albuna (Roma) Önbilici kadınlar olan Sibyllalardan biri... Bu kadın, Tivoli’de Vesta Tapınağı rahibesiymiş. Faunus koruluğundan geçip, Anio Irmağı’na akan Albunea kaynağının tanrıçası olduğuna inanıldığı için, Albuna adı verilmiş. Başka kaynaklarda, Albuna’ya bir orman, bir in ve bir çeşme ayrıldığı aktarımı da vardır.
Bkz. Vesta, Sibylla.

Albüm

Alea (Yunan) Arkadia’da, tanrıça Athena’ya tapanların, ona verdikleri ad...
Bkz. Athena.

Alegenor (Yunan) Deukalion oğlu Amphiktyon'un soyundan... Tufanda hayatta kalan Deukalion'un oğlu Amphiktyon'un torunu Itonos'un oğludur. Promakhos ve Klonios adında iki oğlu vardır.
Bkz. Deukalion, Amphiktyon.

Aleion

Aleksandreia Troas

Aleksandretta

Aleksandropol

Aleksandropol Höyüğü

Aleksandros 1. (İlyon) Paris... Troia kralı Priamos’un oğlu Paris’in diğer adı.
Bkz. Paris.

Aleksandros 2. (Makedon) Makedonia krallarının adı... Başta Büyük İskender olmak üzere, birçok Makedon kralına ya ad ya da takma ad olarak Aleksandros denilmiştir.
Bkz. Makedonia, Büyük İskender.

Aleksandros I M. Ö. 498–454 arasında Makedonya kralı… Amyntas I'in oğlu. İkinci Med savaşı sırasında Persler için askeri birlikler toplamak zorunda kalır. Ancak Plataia Savaşı'ndan hemen önce, Mardonios'un hazırlıklarını Hellenlere bildirir. Pindaros, Hellanikos ve Herodotos'u sarayına çağırır, Hellen hayranlığını her fırsatta gösterir.

Aleksandros II, Makedonya kralı… Amyntas III'ün oğlu. M. Ö. 369'dan 367'ye kadar hüküm sürer. Tesalya'yı egemenliği altına almaya çalışır. Pheraili Aleksandros ile savaşır ve öldürülür.

Aleksandros III Bkz. Büyük İskender.

Aleksandros IV Büyük İskender’in, ölümünden sonra, Ruşenk'ten doğma oğlu…  Doğar doğmaz (M. Ö. 323) Babil'de hükümdar ilan edilir. Takma adı Algos’tur, Sürekli olarak vesayet altında kalır ve 310 yılında Kassandros tarafından zehirlenerek öldürülür.

Aleksandros V Makedonya kralı… Kassandros'un üçüncü oğludur. Ağabeyi Philippas IV'ün ölümünden sonra, M. Ö. 297'den 294'e kadar, tahtı kardeşi Antipatros ile paylaşır. Demetrios Poliorketes ve Pyrrhos'un yardımlarıyla, kardeşinin kendisine hazırladığı tuzaklardan kurtulur. Kralken ortadan kaldırmaya çalıştığı Demetrios'un buyruğuyla öldürülür.

[Bunların dışında Makedonya ile ilişkin üç Aleksandros’a daha rastlanmıştır. F. E.]

Aleksandros 3. (Makedon) Herakleia kraliçesi Amastris ile Trakya kralı Lysimakhos'un oğlu. M. Ö. 278'de Makedonya tahtında hak iddia etti. Seleukos I'e sığınarak, onunla kendi babasına karşı savaştı.

Aleksandros 4. (Yunan) Tesalya'da, Pherai tiranı (M. Ö. 369–358)… Egemenliğini teröre dayanarak sürdürür. Karısı Thebe tarafından öldürtülür.

Aleksandros 5. (Yunan) İki Epeiros kralının adı…

Aleksandros I Takma adı Molosos… M. Ö. 357'ye doğru Epeiros kralıdır. Kız kardeşi Olympias tarafından da Makedonya kralı Philıppos'un kayınbiraderidir. Bruttlara karşı Tarantolulara yardım eder, ama Akheron kıyısında savaşırken ölür.

Aleksandros II Pyrrhos'un oğlu… Makedonya’yı fethederse de Antigonos Gonates’in oğlu Demetrios tarafından ülkeden uzaklaştırılır. Daha sonra Epeiros kralı olur (M. Ö. 272’den 260’a kadar). Savaş taktiği üzerine yazdığı kitaba ilkçağda büyük önem verilirmiş.

Aleksandros Polyhistor

Alektor (Yunan) Argos kralı... Lynkeus’un oğlu Abas’ın soyundandır. Argeus ya da Megapenthes’in oğlu Anaksagoras'ın oğluymuş. Danaidlerden biriyle evlenmiş. Oğlu Argos'ta krallık yapan İphis’miş.

[Bunun dışında iki Alektor’a daha rastlanmıştır: Birincisi, Troia Savaşı’nda Homeros’un saydığı önderlerden Boiotialı Leitos’un, babasıdır. Bazı kaynaklarda Leitos'un babası, Alektryon olarak geçmektedir. Leitos’un soyu, Deukalion’a dek gitmektedir. Diğer Alektor, kızını Menelaos’un oğluyla evlendiren bir Spartalıdır. F. E.]

Alektryoman (Yunan) Fal... Eski Hellenlerin horozlardan yararlanarak fal bakmalarına verilen ad.

Alektryon (Yunan) Hellence horoz... Ares’in hizmetinde olan güzel bir delikanlıymış. Sonradan horoza çevrilmiş.

[Bazı kaynaklarda Alektryon, Troia Savaşı’nda Boiotialıların lideri Leitos'un babası olarak geçmektedir. Leitos’un soyu, Deukalion’a dek gitmektedir. F. E.]

Alemona (Roma) Ana rahmindeki çocuğu geliştirme tanrıçası... Latin Mitolojisi’nde Alimona diye de anılır.

Aleos/Aleus (Yunan) Arkadia’da Tegeia kenti kralı... Kallisto ve Zeus’un torunu, Aphidas’ın oğlu. Böylece Aleos’un dedesi Arkas, Zeus’un Kallisto’dan doğma oğlu olmaktadır. Aleos’un, Alea'yı kurduğu, Neaira ya da Kleobule ile evlendiği söylenmektedir. Bazılarına göre ise eşi, Arkas’ın torunu Pereus'un kızıdır. Kleobule (ya da Kleophyle) ile evlendiğini söyleyenlere göre, çocukları Amphidamas ve Kepheus’tur. Aleos’un diğer kızı Alkidike'nin, Neaira ya da Kleobule'den olamayacağını da söylemektedirler. Bazı durumlarda bunun Kepheus için de geçerli olduğu bilgisi de vardır.

Delphoi’deki tanrı sözcüsü, Aleos’a kızının doğuracağı bir çocuğun amcalarını öldüreceğini bildirir. Aleos da kızı Auge’yi Athena Tapınağı’na adar. Ama yiğit Herakles, kızı görüp sever, baştan çıkarır. Auge bir süre sonra Telephos’u doğurunca, babası Aleos, bazı aktarımlara göre Auge ile Telephos’u sandığa kapatıp denize atmış, bazılarına göre ise uzak ülkelerde satması için Nauplios’a vermiş.

Nauphilos, usta bir denizcidir. Yukarıdaki gibi kimi öykülerde kralların, onun bu yeteneğinden yararlanarak, Nauphilos’u kötü işlerde kullandıkları anlatılır. Aleos, kızı Auge’yi denizde boğmak görevini Nauphilos’a verir. Nauphilos kızı kurtarır ve Mysialı gemicilere satar. Auge de Anadolu’ya varınca Telephos’u doğurur.

Her iki öyküde de Auge’yle Telephos Mysia’ya gitmişler. Başka anlatımlarda ise yalnız Auge Mysia’ya gider ve kral Teuthras’a satılır. Bebek Telephos ise dağa bırakılır.
Bkz. Auge, Telephos.
Soy Tabloları: 17 18

[Elimizdeki kaynaklarda yukarıda verdiğimiz bilgilerin birçoğunu doğrulayamadık: Kleobule / Kleophyle yazımlarını, Kleobule, Neaira (Bulduğumuz Neaira, Hypsikreon’un karısıdır.), Pereus (bir yazım yanlışı yok ise) ile ilgili anlatımları... Kepheus’un Arkadia kralı, Amphidamas’ın ise Lykurgos’un oğlu olduğu bilgisine ulaştık. Alkidike ve Auge’nin Aleos kızları olduğunu ve Aleos’un soyunu doğrulayabildik. F. E.]

Alessandria

Aletes 1. (Yunan) Herakles’in torunu... Korinthoslu Aletes Atina’yı almak istemiş. Bir önbili (orakl) ona, ancak Atina kralı Kadros yaralanmazsa bunu gerçekleştirebileceğini söylemiş. Bu bildiriyi öğrenen kral Kadros, kendini öldürmüş. Aletes de bu yüzden Atina’yı alamamış.
Bkz. Atina, Herakles.

Aletes 2. (Yunan) Aigisthos’la Agamemnon’un karısı Klytaimestra'nın oğlu... Agamemnon oğlu Orestes ile onun en yakın arkadaşı Pylades'in Tauris (Tebriz’in Yunan Mitolojisi’ndeki adı. Çok uzaklarda deyimiyle de nitelenir.)’te kurban edildiğine dair asılsız bir söylentiyi duyunca, Mykenai'de krallığı ele geçirir. Hâlbuki Orestes, yaşı küçük olduğu ve öldürüleceği korkusuyla Mykenai'den uzaklaştırılmış, gençliğe adım atar atmaz dönüp anası Klytaimestra, Aigisthos ve Aletes’i öldürmüş, babasının öcünü almıştır.
Bkz. Agamemnon, Aigisthos, Klytaimestra, Kassandra, Elektra, Orestes, Menelaos, Helene.

Aletes 3. (Yunan) Penelope'nin erkek kardeşi... İkarios’un, naiad (su perisi) Periboia ya da Lygaeus'un kızı Polykaste'den doğma oğlu.
Bkz. Penelope.

[Bunların dışında bir diğer Aletes, Hesperia’ya giden Aineias’ın eski bir arkadaşıdır. Bir diğeri Herakles Oğullarındandır. Tydeus'un öldürdüğü insanlara kederlenen Thebailileri eğlendirmeye çalışan yaşlı bir Aletes olduğu bilgisi de vardır. F. E.]

Aletheia (Yunan) Acemlerin Zerdüştlükten önceki çoktanrıcı Mazdeizmlerindeki “Asa” (doğruluk)’larına, Plutharkos’un dediği Hellence ad...
Bkz. İran İnançları.

Alethus İstorias Logos* (Samosata/Anadolu) Gerçek Öykü anlamındaki yapıtın adı… Samosatalı (bugün Samsat) Lukianos (M. S. II. yy.) bu iki ciltlik düşsel gezi öyküsünde şairleri ve tarihçileri alaya alır ve garip yerlerde geçen gülünç serüvenleri büyük bir düş gücüyle art arda sıralar. Felsefi düşünceyle hicvin birbirine karıştığı bu yapıt, Rabelais, Swift ve Voltaire’nin esinlendikleri apayrı bir yazın türünün doğmasına yol açmıştır.
Bkz. Lukianos.

Aletides (Yunan) Bayram... Kral İkaros’un kızı Erigone onuruna Atina’da yapılan bayramlara verilen ad.
Bkz. İkaros.

Aleuadai (Yunan) Soy... İ.Ö. VII. ve V. yüzyılda Thessalia’nın bir kesiminde hüküm süren ve Peisistratos ile birleşen Larissa soyu.
Bkz. Aleuadlar, Aleuas.

Aleuadlar (Yunan) Thessalia kral hanedanı… Herodotos Tarihi’nde kendilerinden birkaç yerde söz edilmektedir: Kserkses, Hellas (Yunanistan) seferi için evecen davranmamaktadır. Önce Mısır’ı dize getirme düşüncesindedir. Gerek krallığı içinden, gerekse dışardan birçok kişi, önce Hellas’a karşı savaş istemektedirler. Bunların arasında Thessalia’dan gelen Aleuadlar da vardır. Bunlar Thessalia krallarıdır.
Herodotos, HerodotosTarihi, VII. Kitap / Bölüm 6.

Yurtları, bir dağla çevrilidir ve bu bölgeden bir ırmak akmaktadır. Kserkses:
“.......... Akıllı insanlarmış şu Thessalialılar, ilk baştan yüz geri edip her tehlikeden ve özellikle en önemlilerinden yakayı sıyırmışlar; bir yurtları var ki ne büyük, ne de ele geçirilmesi zor; yapılacak tek şey, ırmağın ağzını tıkayıp, şimdi içinden akmakta olduğu kanalı kesmek ve suyu geldiği topraklara doğru akıtmak, böylece bütün Thessalia’yı su basar, suyun dışında bir tek dağlar kalır.”
Herodotos, Herodotos Tarihi, VII. Kitap / Bölüm 130.

Aleuas (Yunan) Thessalialı Aleuadlar... Hellenler arasında, Kserkses’e ilk teslim olan Aleuas soyundan Thessalialılardır.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VII. Kitap / Bölüm 130.

Alexandrette

Algos (Yunan) Kötülük tanrılarından... Ne kadar belalı tanrı ve tanrıça varsa, ölüm ve yıkım getiren ne kadar varlık varsa hepsi Nyks (Gece)’ten doğmadır. Kavga tanrıça Eris, “İhanet, Karasevda ve İhtiyarlık” gibi tanrılaşmış kavramlardan hemen sonra gelir, doğum sırasında. Hosiodos ona “azgın yürekli” der. Algos (Kötülük), Laimos (Açlık), Apathe (Hile), Savaşlar, Adam öldürme, Kuşku, Zulüm ve Ant’ı kendi doğurur.
Bkz. Eris.

Alın

Alın Duvarı

Alınlık

Alınlık Tablası

Alilat (Arap) Arapların Aphrodite’ye verdikleri ad...
Herodotos, Herodotos Tarihi, III. Kitap / Bölüm 8.
Bkz. Aphrodite.

Âlime (Mısır) İlkçağda Mısırlı kadın dansçı… Çok kültürlü olan ve ayrı bir sınıf oluşturan “alimeler”, dansları sırasında o anda içlerinde doğan ezgi ve dizeleri okurlarmış.

Alimenta (Roma) Kurum… Roma İmparatorluğu Dönemi’nde, yardım kuruluşları olan “beslenme kurumları”na verilen addır.

Alimne

Alinda

Alişar / Alişar Höyüğü

Alkaios 1. (Yunan) Perseus ve Andromeda’nın oğlu, Amphitryon'un ölümlü babası... Perseus’un üç oğlundan biridir. Astydamia’dan ya da Laonome’den ya da Hipponome’den Amphitryon, Anakso ve Perimede adlı üç çocuğu olmuş. Oğlu Amphitryon’u, erkek kardeşi Mykenai kralı Elektryon’un kızı Alkmene ile evlendirmiş. Amphitryon yiğit Herakles'in ölümlü babası olduğundan, Herakles'e ilkin Alkaios oğlu anlamına gelen Alkides adı verilmiş, sonra değiştirilmiş. Yiğit birçok şiirlerde bu isimle anılır.
Bkz. Perseus, Andromeda, Astydamia, Herakles, Amphitryon, Alkmene.
Soy Tabloları: 11

Alkaios 2. (Girit) Minos’un torunu... Amazonlar kraliçesi Hippolyte’nin kemerini almaya giden Herakles söylencesinde geçmektedir. Yanındaki gönüllülerden bazıları, uğradıkları Paros Adası’nda (Kyklad Adaları’ndan), karaya ayak basar basmaz öldürülür. Bunun üzerine Herakles, Minos’un oğullarını öldürmüş ve adayı kuşatma altına almış. Yapılan anlaşma gereği, Minos’un iki torununu alınca bu kuşatmayı kaldırmış. Bu torunlar, Alkaios ve Sthenelos’tur.

Alkaios 3. (Yunan) Dionysos’un oğlu Oenopion’un generallerinden biri... Söylenceye göre, Oenopion generallerinden bazılarına, bazı armağanlar vermiş. Alkaios’u da mermerleriyle ünlü Kyklad Adaları’ndan biri olan Paros Adası’na yollamış.

[Bunların dışında, bir Alkaios da, Troia Savaşı’nda çarpışan Karialı savaşçıdır. Margasos ve Phyllis oğluymuş. Savaşta Meges tarafından öldürülmüş. Diğeri ise, Herakles’in oğullarından birinin adıdır. F. E.]

Alkaios/Alkaius

Alkamenes (Yunan/Sparta) Sparta kralı...
Bkz. Leonidas.

Alkamenes

Alkander (Yunan) Molossialı önbilici... Evine haydutlar saldırmış ve evini yakmış. Aileye acıyan Zeus, onları çeşitli kuşlara dönüştürmüş. Alkander, bir çalıkuşu olmuş.

[Bunun dışında, Turnus tarafından öldürülen, Aineias’ın Hesperia’daki yoldaşlarından ve Troia Savaşı’nda, Odysseus tarafından öldürülen Lykialı savaşçılardan olmak üzere iki Alkander’e daha rastlanmıştır. F. E.]

Alkandros (Yunan) Tanrıların gözüne girmiş ünlü bir büyücü...

Alkanor 1. (İlyon) Troia yakınlarındaki İda Dağı’ndan bir kişi... Dryad (ağaç perisi) İaera’dan Bitias ve Pandaros adında iki oğlu olmuş. Pandaros, Aineias’ı izleyenlerden biridir. Hesperia’da bir çatışmada ölmüş.
Bkz. Aineias.

Alkanor 2. (Roma) Turnus’un arkadaşı... Hesperia’daki savaşlarda Aineias tarafından yaralanmış. Alkanor, yine Turnus’un arkadaşları olan Maeon ve Nurnitor’un kardeşiymiş.
Bkz. Aineias.

Alkathoos 1. (Yunan) Porthaon ve Eurythe’nin oğlu... Kalydon’un avcılarını toparlayan Kalydon kralı Oineus’un erkek kardeşiymiş. Hippodameia’nın taliplerinden biri olarak geçen Alkathoos diğer talipler gibi, kızın babası Oinomaos tarafından öldürülmüş. Diomedes’in babası Tydeus tarafından öldürüldüğü de söylenmekte. Tydeus, sonradan sürgüne yollanmış.
Bkz. Kalydon, Oinomaos, Hippodameia.

Alkathoos 2. (Yunan) Pelops ile Hippodameia’nın oğlu... Atreus ile Thyestes'in kardeşi. Oğullarından biri bir aslan tarafından parçalanan Megara kralı Megareus, kızını canavarın hakkından gelecek adama vereceğini bildirince, Alkathoos bu işe talip olmuş ve Kithairon aslanını öldürmüş. Böylece kızla birlikte krallığı da elde etmiş. Kaynatası Megareus'un kurduğu Megara kenti Giritlilerin saldırısına uğrayınca, yıkılan surları yeniden yapmakta tanrı Apollon, Alkathoos'a yardım etmiş. Tanrı bu işi yaparken lirini bir taşa dayamış, o taş tarihsel çağlarda da, üstüne vurulduğu zaman ses çıkarırmış.

Bir diğer kaynakta, Alkathoos’un, Megareus’un kızından önce iki evliliği daha olduğu yazmaktadır. Bu evliliklerden olan çocuklar, Automedusa, Periboia, Kallipolis, İskhepolis, İphinoe imiş.
Bkz. Kithairon, Hippodameia, Atreus, Thyestes.
Soy Tabloları: 12 16

[Bunların dışında, Troia Savaşı’nda Paris ve Agenor’un yanında çarpışan Alkathoos, Kreta (Girit) kralı İdomeneus, bir diğeri ise Akhilleus tarafından öldürülmüş. Bir Alkathoos Hesperia’da Aineias’ın, diğeri ise Yedilere karşı Thebai askerlerinden biri olarak karşımıza çıkmakta. F. E.]

Alkenor (Yunan) Argoslu savaşçı... Thyrea denilen yerden ötürü, Spartalıların Argoslularla başları derde girmiştir. Burası Argos toprakları içindedir ve Lakedaimonlular el koymuştur. Argos, toprakları koparılan kentin yardımına koşar. Karşılıklı konuşulur ve her iki yandan üç yüz savaşçının dövüşmesi üzerine anlaşılır. Adamlarının yenildiğini görüp, yardıma koşmamaları için, ordular, kendi sınırlarına çekilir. Her iki yandan seçilen savaşçılar dövüşe tutuşur. Dövüş eşit değerde olduklarını ortaya çıkarır. En son ayakta üç kişi kalır. İkisi Argoslu Alkenor ile Khromios ve bir Lakedaimonlu Othryades.
Herodotos, Herodotos Tarihi, I. Kitap / Bölüm 82.
Bkz. Othryades.

Alkestis (Yunan) Anaksibie ile Pelias'ın güzel kızları, Admetos'un karısı... Kral Pelias, onu, arabasının önüne bir aslanla bir yaban domuzunu koşabilecek güçte bir erkeğe vereceğini söylemiş. Ferai kralı Admetos, Apollon’un yardımıyla bunu başarmış ve onunla evlenmiş. Kocasının yerine ölmeyi kabul etmekle ünlüdür. Türk masallarından Dede Korkut’un Deli Dumrul öyküsüyle aynı konuyu işleyen bu öyküye göre Moiralar, ölüm saati gelince yerine bir can bulduğu takdirde Admetos’u ölüler ülkesine götürmeyeceklerine söz vermişler. Admetos’un anasıyla babası tıpkı Deli Dumrul’un anasıyla babası gibi, oğullarının yerine ölmeyi göze alamazlar. Kocasını seven genç ve güzel Alkestis, kocasının yerine ölüme gider. Kadınlar arasında yiğitlik ve özveri örneği olarak gösterilen Alkestis, Euripides'e en güzel tragedyalarından birini esinlemiştir:

Genç ve güzel Alkestis kocası Admetos uğruna ölmeye razı olur. Zehri içmiş, can vermiş ve cenazesi mezara indirilmiştir ki, ağıtlarla, iniltilerle çınlayan saraya Admetos'un dostu Herakles çıkagelir. Alkestis'in öldüğünü duyunca, ölüm-tanrı Thanatos'un peşine düşer, onunla boğuşur ve Alkestis'i kolları arasından koparıp Admetos'a geri getirir. Başka bir anlatıma göre, ölüler ülkesinin acıma nedir bilmeyen tanrıçası Persephone, Alkestis'i görünce yumuşamış ve onu daha genç ve daha güzel olarak yeryüzüne, diriler arasına geri göndermiş.
Bkz. Admetos, Herakles.
Soy Tabloları: 17

Alkestis Tragedyası* Euripides’in tragedyası. İlk kez İ.Ö. 438’de sahnelenmiş. Alkestis, kocası Admetos’un yerine ölmeyi kabul eder. Ancak obur ve gözü pek bir kahraman olarak canlandırılan Herakles tarafından ölümden kurtarılır. Mutlu sonla biten bu dram, Alkestis’in ruhsal durumlarının gerçekçi bir bakışla dile getirilmesi ve yazarın mitolojiyi insansal serüvene döndürmesiyle dikkati çeker.

Alkestis Söylencesi

Alketas (Yunan) Eperios kralı... İ.Ö. IV. yüzyıl başlarında Eperios’a kral olmuştur. Atinalı Timotheos’u, Atina’da düşmanlarına karşı savunduğu bilgisi vardır. Torunu II. Alketas uyrukları tarafından öldürülmüş.

Alketes (Makedon) Amyntas oğlu Alexandros’un dedesi... Makedon hanedanlığının kurucusu Perdikkas’ın soyundan gelmektedir.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VIII. Kitap / Bölüm 139.

Alkhandros (Yunan) Önbilici... İllyrialı Alkhandros çok sofuymuş, bu yüzden Zeus onu çok severmiş ve ona saldıranları kuş biçimine dönüştürürmüş.
Bkz. Zeus.

Alkibiades 1. (Yunan) Ünlü general ve devlet adamı Alkibiades’in dedesi... Alkmeonidai ailesinden, Perikles’in amcasıdır. Oligarşi yanlısı ve Persler ile barışın savunucusu olan Alkibiades, Asya’daki Hellen isyancılarına yapılacak her desteklemeye karşı çıkmıştır. İ.Ö. 486-485’te halkoyuyla yurdundan sürülmüştür.

Alkibiades 2. (Yunan) Atinalı general ve devlet adamı... İ.Ö. 450’ye doğru doğmuş ve İ.Ö. 404’te Phrygia (Frigya)’da ölmüş. Kleinias ve Alkmeonidai ailesinden bir kadının oğluymuş. Yetim kalmış, Perikles tarafından yetiştirilmiş ve Sokrates’in öğrencisi olmuş.

Yakışıklı, zarif ve varlıklı bir genç olan Alkibiades’in alışılmış ölçülere sığmayan bir kişiliği vardır. Diğer Atinalılardan farklılığını övünçle ortaya koyar, onlar da Alkibiades’in züppeliğini ve aykırılıklarını hiçbir zaman bağışlamazlar. Potidaia’da, Sokrates tarafından ölümden kurtarılır, Delion’da ise bu kez Alkibiades filozofun canını kurtarır. Demokratlar tarafında siyasete atılır, karşısında Nikias’ı bulur. Sparta ile yapılan ateşkesi bozdurur, Peloponnesos kıyıları stratejisini benimser ve Atina’yı Sicilya serüvenine sürükler. General olduktan sonra savaşa gideceği gün, tanrı Hermes’in heykellerini kırıp dökmek ve kutsal Eleusis kenti kuttörenlerini alaya almakla suçlanır. Bunlar devlete karşı işlenmiş suçlardır. Önceden yola çıkmasına izin verilse de, ardından kutsal kadırga yollanarak Sicilya’dan dönmesi istenir. Bunun üzerine Alkibiades kaçar ve Sparta’nın hizmetine girer. Üstelik bu devleti Atina’ya saldırtmaya kışkırtır. Khios ile İonia’nın bir bölümünü Atina’ya karşı ayaklandırır. Sparta ile anlaşması sona erince Pers ilbayı (satrapı) Tissaphernes’in yanına sığınır. Alkibiades’in verdiği öğütlere uyan ilbay (satrap), bir Atina’yı, bir Sparta’yı destekleyerek yıpratma politikası uygular. Alkibiades, öte yandan Atina’da oligarşik bir devrim yolunda entrikalara da girişir. Thrasybulos’un öğütleri üzerine Sisam filosuna komutan seçilerek Kyzikos’ta Lakedaimonları yener. Yengi kazanmış bir komutan olarak Atina’ya döner, silahlı kuvvetlerin yönetimini üstlenir, ancak yardımcısı Antiokhos’un başarısızlığından sorumlu tutulur. Önce Thrakia (Trakya)’ya, sonra Pharnabazos’un yanına sığınır. Sparta, Persler ile pazarlığa girişerek Alkibiades’in öldürülmesini ister. Pers satrabı da onu bir kadının kollarındayken, evini ateşe verdirerek öldürtür.

Yazında Alkibiades Alkibiades, Platon’un diyaloglarının seçkin bir kişisidir. Şölen’de Sokrates’in gözdesidir, Protagoras’ta coşkulu bir öğrencidir. Devlet’te ise pohpohçulara kanarak erdemlerini yitirir: Çekici ve öfke uyandırıcı “çapkın delikanlı” kişiliğiyle (tam bir atlet, şıklıkta örnek, öncü aydınların olduğu kadar seçkin gençliğin de simgesi) sitenin genel düşünce ve ahlak anlayışına karşı, yazgısını bir birey olarak yaşamak isteyen ilk Hellaslıdır (bugün Yunanistan). Her biçime girdiği halde (Sürgünde, Spartalılardan çok Spartalı kesilmiştir.) kimseye saygısı olmayan bir insandır. Platon’un onu, sofistlerin bir uzantısı olarak görmesi buradan kaynaklanabilir. Ksenophon da aynı görüştedir (Apomnemoneumata Sokratus). Çekiciliği ve skandalları, Helene ile birlikte, onu antikçağın en tartışılan kişisi durumuna getirmiştir (Aristophanes, Kurbağalar [Batrakhoi]; Thukydides, Peloponnesoslularla Atinalıların Savaşı; Plutarkhos, Alkibiades). Ortaçağ’da kendisinden kadın olarak söz edilmiştir (Villon’un Eski zaman kadınları baladı [La Ballade des dames du temps jadis] adlı yapıtında ‘Archipiades’). Shakespeare’nin Atinalı Timon oyununda, iyi bir dost örneği olarak gösterilse de, Fénelon onu hiçbir şeye inanmayan bir kimse olarak tanıtmıştır (Dialogue des Morts).

Alkidamas 1. (Yunan) Ktesylla’nın babası... Ktesylla doğum yaparken ölmüş. Tanrılar da onu bir kumruya çevirmiş.

Alkidamas 2. (Yunan) Thebailere karşı savaşan Yediler ordusundaki bir Lakonialı... Amazon Myrina’nın kızı Hypsipyle’nin sütanalık yaptığı çocuk olan Opheltes'i bir yılanın sokması ya da boğması sonucu ölmesiyle iki (bazı kaynaklarda üç) yılda bir Opheltes anısına düzenlenen Nemeia Oyunları’nda yarışmasıyla bilinir. Dioskurlardan biri olan Polydeukes tarafından bu spor alanında yetiştirilmiş. Thebai'deki savaşta öldürülmüş.
Bkz. Dioskurlar, Polydeukes, Nemeia Oyunları.

[Troia Savaşı’nda Troialılar safında çarpışan Karialı bir Alkidamas daha vardır. Neoptolemos tarafından öldürülmüş. F. E.]

Alkidamia (Yunan) Korinthos kralı Bunos’un anası... Bunos’un babası da Hermes’miş.
Bkz. Hermes.

Alkides (Yunan) Herakles... Herakles’e verilen bir addır, soyadı olduğu bilgisi de vardır. Bir diğer kaynakta, Argolis kralı Eurystheus'a on iki yıl hizmet (on iki iş) etmesini söyleyen bir Pythia rahibesi, onu Herakles olarak isimlendirene kadar, Herakles’in ilk adı olduğu da geçmektedir.
Bkz. Alkaios, Herakles, Amphitryon, Alkmene.

Alkidike (Yunan) Salmoneus'un ilk karısı, Aison ile İason'un ataları... Salmoneus'tan Tyro adında kızı olmuş. Alkidike, Arkadia kralı Aleos'un kızıdır. Aleos ise, Zeus’un Kallisto'dan doğma oğlu Arkas’ın oğlu Aphidas oğludur. Alkidike’nin ölümünden sonra Salmoneus, Sidero ile evlenmiş.
Bkz. Tyro, Neleus, Salmoneus, Kallisto, Aleos, Telephos, Auge.
Soy Tabloları: 17

Alkimake (Yunan) Athena’nın takma adlarından biri... Savaşta güçlü olan anlamına gelmektedir.
Bkz. Athena.

Alkimede 1. (Yunan) İolkos kralı Aison'un karısı, İason'un anası... Ayrıca Promakhos'un anası olarak da bilinir Bazı kaynaklarda Alkimede’nin anası Klymene, babası ise ya Aiolos’un torunu Phylakos ya da Prokris'in kocası Kephalos olarak gösterilmiştir. Yalnız, başka kaynaklarda yazdığına göre Kephalos ve Prokris aşkı çok ünlüymüş. Soyunun Aiolos’a dek uzandığı söylenilmektedir. Kocasıyla birlikte, kral Pelias zoruyla cinayet işlemeye zorlanmış. Bazılarına göre kendini asmış, bazılarına göre ise Alkimede, Pelias tarafından ölümle tehdit edilmiş, kocası ve çocuğuyla (Promakhos) birlikte boğa kanı içmiş ve ölmüş. Pelias, Alkimede’nin kocası Aison’un, ana bir baba ayrı üvey kardeşidir.
Bkz. Aison, İason, Argonautlar, Salmoneus, Tyro, Kretheus.
Soy Tabloları:17

[Anasının Klymene, babasının ya Aiolos’un torunu Phylakos ya da Prokris'in kocası Kephalos olduğu, ayrıca Promakhos’un anası olduğu bilgileri doğrulanamamıştır. F. E.]

Alkimede 2. (Lemnos) Lemnialı (Lemnos) kadınlardan... Adadaki bütün erkekleri, hatta kendi öz babasını da öldürdüğü söylenmektedir.
Bkz. Argonautlar, İason.

Alkimedon (Yunan) Dionysos’un yunus balığına çevirdiği adam... Dionysos’u kandırmaya çalışan bir denizciymiş. Tanrı da onu yunus yapıvermiş.
Bkz. Dionysos.

[Troia Savaşı’nda, Akhilleus’un adamlarından, Troia surlarına merdiven dayamış Learkeus oğlu Alkimedon ile gebe kaldığı için kardeşini öldüren Arkadialı bir başka Alkimedon’a daha rastlanmıştır. F. E.]

[Alkimenes
Soy Tabloları: 17
]

Alkinoe 1. Bkz. Nymphalar.

Alkinoe 2. (Yunan) Vicdan azabından ölen kadın... Korinthos kralı Polybos’un kızı ve Amphilokhos’un karısıymış. Kendisine bez dokuyan Nikandra’yı parasını vermeden kovduğu için, örücülerin koruyucusu tanrıça Athena tarafından kocasının üstüne bir başkasını sevmekle cezalandırılmış. Ksanthos’a âşık olarak, eşi ve çocuklarını bırakıp, onunla kaçmış. Sonradan pişman olmuş. O da, bu aşkın verdiği vicdan azabından ölmüş ya da kendini denize atmış.
Bkz. Amphilokhos, Polybos.

Alkinoos (Yunan) Phaiaklar kralı... Bazı anlatımlara göre Alkinoos, erkek kardeşi Lokrus’la yaptığı anlaşma sonucunda krallığı kazanmış, Lokrus Hesperia’ya göç etmiş, krallık da ona kalmış. Bazı kaynaklara göre, Periboia’ın oğlu Nausithoos’un oğludur, bazılarında da Poseidon’un Korkyra’dan doğma oğlu Phaiak’ın oğlu olduğu yazmaktadır. Alkinoos’un Arete’den doğma oğulları Laodamas, Halius, Klytoneus’dur. Kızı da, deniz kıyısında çamaşır yıkarken Odysseus’u çıplak bulan, Nausikaa’dır. Argonautlara ev sahipliği yapmış, onlarla birlikte gelen Medeia’yı saklamış. Argonautların peşlerinden gelen Kolkhisliler ve Aietes, Medeia’yı istemişler. Çünkü Medeia, âşık olduğu İason’un Altın Postu çalmasına yardım etmiş, yanına aldığı erkek kardeşini yolda öldürmüş, parçalamış ve parçalarını da babası yetişmesin diye denize atmış. Alkinoos, Medeia’nın babasına verilmesi gerektiğini söylemiş, ama ondan tez davranan karısı, Medeia ile İason’u evlendirmiş.

Agamemnon İlyada'nın sevimsiz kralıysa, Alkinoos Odysseia'nın sevimli, konuksever, uygar ve halk sever kralıdır. Bugün Korfu Adası olduğu genellikle benimsenen Skherie'ye yerleşmiş, denizci bir ulus olan Phaiakların başıdır Alkinoos. Ülkesinin önderleri, danışmanlarıyla birlikte yönetir ulusunu, on iki kralın on üçüncüsü sayar kendini. Ama biz Alkinoos'u, Homeros'un ağzından dinleyelim. Odysseia'da, bundan daha güzel, daha cana yakın, tadına doyulmaz bir parça yoktur. Phaiakları şöyle anlatır (Odysseia, VI. Bölüm, 4–14):

Eskiden Phaiaklar engin Hypereia'da otururdu,
güçte üstün zorba Tepegözlere yakın,
Tepegözler onların topraklarını boyuna yağma ederlerdi.
Tanrı yüzlü Nausithoos onları kaldırdı,
götürdü yerleştirdi Skherie'ye,
alın teriyle yaşayan insanlardan uzağa.
Dört yandan surla çevirmişti kenti,
evler kurmuş, tapınaklar yapmıştı tanrılara,
tekmil toprakları dağıtmıştı.
Ama o çoktan boylamıştı Hades ülkesini,
düşünceleri tanrılardan gelen Alkinoos kraldı şimdi.

(Odysseia, VII. Bölüm, 11–12):

“..........
Tekmil Phaiakları yönetirdi Alkinoos
halkı sayardı onu bir tanrı gibi.
..........”

Ama bu saygının asıl nedeni Arete ile evlenmiş olmasıdır. Arete erdem demek, bakın Alkinoos eşini nasıl baş tacı eder (Odysseia, VII. Bölüm, 56–74):

“..........
Poseidon yeri sarsan tanrı
Nausithoos’a baba olmuştu ilkin,
birleşmişti kadınların en güzeli Periboia ile,
en küçük kızıydı Periboia ulu canlı Eurymedon’un,
taşkın canlı devlerin kralıydı Eurymedon bir zamanlar,
ama yok etti tanrıya saygısız halkını da, kendini de.
İşte bu Periboia ile birleşti Poseidon,
kadın da doğurdu ulu canlı Nausithoos’u
Nausithoos’ta sonradan Phaiaklara kral oldu,
babası oldu Reksenor’la Alkinoos’un,
gümüş yaylı Apollon öldürdü Reksenor’u yeni evliyken,
oğlu olmamış bir tek kız çocuk bırakmıştı,
Arete bu kız çocuğuydu işte,
Alkinoos kendine karı aldı onu,
Arete'yi öyle saydı, öyle saydı ki,
hiç bir kadın böyle sayılmadı yeryüzünde,
erkeğinin buyruğunda, evinde yaşayan hiçbir kadın,
hem çocukları, hem kocası saydı onu yürekten,
halk da bir tanrıça gibi baktı ona,
tatlı sözlerle selam verirlerdi kente inince o,
çok akıllıydı, iyi yürekliydi de ondan,
yatıştırırdı bütün kavgalarını erkeklerin!
..........”

Öyle bir cennettir ki Alkinoos'un ülkesi, Batı yazınında ilk "yokülke" (ütopya) diye tanımlayabiliriz onu. İç ve dış düzeni Odysseus'a bile parmak ısırtacak gibidir. Homeros bir mimarlık baş eseri olan bu sarayı anlatmakla bitiremez (Odysseia, VI. Bölüm, 263–269):

“..........
yüksek bir duvar sarar onu çepeçevre,
güzel iki liman görünür kentin iki yanında,
boğazları açılır daracık daracık,
iki ucu kıvrık tekneler dizilidir yol boyunca,
kayıkhaneye girmiştir bir tekne,
bir meydan vardır işte orada,
ortasında bir Poseidon anıtı vardır,
döşemesi dağdan getirilmiş düzgün taşlardandır,
orda kara tekneleri donatmakla uğraşılır,
halatlar, yelkenler yapılır, kürekler parlatılır,
..........”

Alkinoos sarayının iç düzeni, daha az parlak değildir: Şiir, oyun, yarışma Phaiakların yaşamında büyük yer tutan uğraşlardır. Ozan Demodokos'un Troia Savaşı’ndan söz açması üzerinedir ki, Odysseus kimliğini açığa vurmak zorunda kalır ve serüvenlerini anlatmaya girişir.

Ama Alkinoos'un dünya görüşü ve insanlık anlayışı sanata saygı ile de bitmez. Özgürlüğe olan eğilimi ilk ve orta çağları çok aşan, bugünkü çağcıllıkta denilebilecek bir nitelik taşır. Konukluk kurallarına uyarak Odysseus'u hemen, kim olduğunu, nereden geldiğini sormadan benimser, istediği an gemileriyle onu yurduna göndermeye hazır olduğunu bildirir ve bu sözünü hiç gecikmeden yerine getirir. Odysseus'u öyle beğenmiştir ki, kendisine damat edinmeyi özler, ama en ufak bir baskıda bulunmaz, giderek konuğuna kılavuzluk etmedi diye kızı Nausikaa'yı kınar (Odysseia, VII. Bölüm, 299–302):

“..........
Benim kızım ödevini tam yapmamış, konuğum,
madem hizmetçileri vardı yanında,
ve madem sen yalvardıydın ona ilkin,
ne diye evimize getirmedi alıp seni?
..........”

Karısı Arete'ye saygısı da, Homeros Destanları’nda görülen kadına değer vermenin daha yüksek bir aşamasını yansıtır. Kadın, adı üstünde “erdem”in kendisidir ve erkeğin başaramadığı bazı eylemleri daha bir incelikle, duyarlıkla, insan severlikle yerine getirebilir diye saymakta, sevmektedir onu. Phaiakların sarayında, asıl onun sözü geçmektedir, Nausikaa da bunu bildiği içindir ki, Odysseus'un saraya varınca dosdoğru Arete'nin dizlerine kapanmasını salık verir Odysseus'a (Odysseia, VI. Bölüm, 310–315):

“..........
Dosdoğru gider, dayarsın ellerini anamın dizlerine,
görürsün sıla gününü, olursun mutlu:
Ne kadar uzaklardan gelirsen gel,
iyi duygular kıpırdatırsın yüreğinde anamın,
hazır ol sevdiklerine kavuşmaya,
güzel yapılı evine, baba toprağına.”

Konukseverlikte de, cömertlikte de ilk imlemi veren Arete'dir, yalnız Alkinoos değil, bütün Phaiak önderleri ve danışmanları uyarlar sözüne. Yatağı o yapar, sandığı o hazırlar, rahatını o sağlar konuğun. Anasının kızı olan Nausikaa da kurtarmamış mıydı Odysseus'u ölümden? Erkeği kadınsız olarak düşünmek olanaksızdır Homeros Destanları’nda. Kadın erkeğin mutluluğudur. Odysseia'ya üstün uygarlık havasını veren kişiler Arete, Nausikaa, Penelopeia gibi insanlığın daha ince, daha duyarlı ve becerikli yönünü simgeleyen kadınlardır.

Bazı aktarımlarda, Odysseus’a yardım ederek, onu İthaka’ya götüren Phaiakların, Poseidon’un hışmına uğradıkları yazmaktadır. Poseidon buna çok kızmış onları ve gemilerini denizin ortasındaki kayalıklara dönüştürerek cezalandırmış. Bu olay, Phaiakların, Odysseus’u yurduna götürüp, dönüş yolculuğuna başladıkları zaman olmalıdır ki, Odysseus’un yurduna sağ-salim döndüğünü, güzel ve kendisine candan bağlı karısına kavuştuğunu biliyoruz.

Bazı kaynaklarda da Alkinoos’un İason ile kaçan Medeia’ya yardım ettiği de yazmaktadır.
Bkz. Phaiaklar, Demodokos, Nausikaa, Odysseus.

Alkippe 1. (Yunan) Tanrı Ares’in kızı... Halirrhothios'un tecavüz etmeye yeltendiği, Ares’in Aglauros'tan doğma kızı. Halirrhothios, tanrı Ares tarafından öldürülmüş.
Bkz. Halirrhotios, Ares.

Alkippe 2. (Yunan) Pisa'nın zalim kralı Oinomaos’un kızı... Babası, güzelliğiyle ünlü diğer kızı Hippodameia’nın taliplerini öldürüp, kafalarını evine çivilermiş. Alkippe, Ares ya da Herakles'in oğlu Evenos ile evlenmiş. Kızları Marpessa, Apollon yaşlanınca onu terk edebilir korkusuyla İdas'ı seçmiş. İdas’ı, Apollon’a tercih etmiş. İdas onu, Poseidon'dan aldığı kanatlı arabayla kaçırmış. Babası onları yakalayamamış, ama arabanın atlarını okla öldürmüş. İdas Anadolu’daki Lykormas Irmağı’na düşmüş. O günden sonra bu ırmak Evenos adını almış. Marpessa Troia Savaşı’nda ilk ölen Akhalılardan Protesilaos'un karısı olan Polydora'nın annesi Kleopatra'nın anasıymış.
Bkz. Marpessa, Oinomaos.

[Bunların dışında, Eupalamus'tan Daedalus'un anası, Helene’nin bakirelerinden ve Troia Savaşı’nda çarpışan Amazonlardan olmak üzere üç Alkippe’ye daha rastlanmıştır. F. E.]

Alkis (Yunan) Antipoenos'un kızı... Thebai ile Orchonemos kenti arasındaki savaşta, önbiliciye (orakle) danışan Antipoenos, ancak kendini öldürürse Orchomenianlara karşı olan savaşın kazanılacağı ve Thebai’nin kurtarılacağı bilgisini alır. Ama kızları Alkis ve Androklia, onun yerine, kendi yaşamlarını alırlar.
Bkz. Antipoenos.

Alkmaion 1. (Yunan) Epigonların başı... Eriphyle ile Argoslu önbilici Amphiaraos’un oğlu. Amphiaraos, öleceğini bildiği Thebai Seferi’ne katılmadan önce, oğullarına analarını cezalandırmak görevini yüklemiştir. Epigonlar diye anılan “Yedilerin Oğulları” ikinci Thebai Seferi’ne önder olarak Alkmaion'u seçmişlerdir, bir tanrı sözü Alkmaion başlarına geçerse başarı kazanacaklarını bildirmiştir, çünkü. Gene de ikirciklidir Alkmaion, babasının can verdiği kente gitmekten çekinmektedir. Bu kez de Eriphyle, yani anası işe karışır. Harmonia'nın gerdanlığından sonra, tanrı armağanı ünlü "peplos"unu (giysi) da susmalık olarak alarak, oğlunun sefere çıkmasını sağlar. Savaşta Epigonlar üstün gelirler, Alkmaion, Eteokles'in oğlu Thebai kralı Laodamas'ı kendi eliyle öldürür ve Polyneikes'in oğlu Thersandros'u tahta oturtur.

Karışık gibi görünen bu olay başka bir kaynakta şöyle aktarılmıştır: Polyneikes, Thebai’ye karşı kendi yararına bir ordu hazırlatmak istemektedir. Çünkü Thebai tahtı için, kardeşi Eteokles’le çarpışmaktadır. Yediler Seferi olarak adlandırılan bu seferin yenilgiyle sonuçlanacağını, üstelik bu savaşta kendisinin öleceğini öngören önbilici Amphiaraos, bu yüzden, sefere katılmamak için gizlenir. Kendi yararını düşünen Polyneikes, hem Amphiaraos’un gizlendiği yeri bulmak, hem de onu sefere katılmaya ikna etmek için, Amphiaraos’un karısı Eriphyle'ye, Harmonia’nın ünlü gerdanlığı ve tanrı armağanı peplosunu susmalık olarak verir. Başka aktarımlarda, Amphiaraos’un yerini bulmak ve sefere katılmasını sağlamak için, Eriphyle’ye yalnız gerdanlığın; İkinci Thebai Seferi’ne Alkmaion’u katılmaya ikna etmek için de peplosun verildiğinden söz edilmektedir. Amphiaraos’un gizlendiği yer öğrenilir. Sefere gitmeden önce, gizlendiği yeri söylemesine, sonuçta ölmesine neden olan karısının cezalandırılması görevini çocuklarına vasiyet eder. Yediler Seferi’nde Thebai’den, Kreon’un gücüyle püskürtülmüşlerdir. Burada, Polyneikes’in ve Thebai kralı kardeşi Eteokles’in birbirlerini öldürdükleri aktarımı da vardır. İkinci kez ise, Epigonlar Seferi’ne önder olarak Alkmaion'u seçilmiştir ve ancak, onun komutasında başarı kazanılacaktır. Öyle de olur. Bu kez Alkmaion, Eteokles'in oğlu Thebai kralı Laodamas'ı kendi eliyle öldürür ve Polyneikes'in oğlu Thersandros'u tahta oturtur.

Dönüşte Alkmaion Delphoi'ye uğrar, anasını öldürmek görevini yerine getirmenin gerekli olup olmadığını, tanrı sözcüsüne sorup, doğrulayıcı yanıt alınca Argos'a döner ve Eriphyle'yi, yani anasını öldürür. Ama öç alma tanrıçaları Erinysler hemen takılır peşine, ilden ile, yurttan yurda onu kovalar. Erinyslerin onu böyle kovalamasının nedeni, Harmonia’nın uğursuz gerdanlığıdır. Apollon tarafından verilen bir kehanetle bu gerdanlık, kimin eline geçerse ona uğursuzluk getirecektir. Önce Arkadia’da Oikles'in yanına sığınır, orada da rahat bulamayınca, Psophis (Arkadia) kralı Phegeus’un sarayına varır. Phegeus onu suçundan arındırır ve kızı Arsinoe’yle evlendirir. Ne var ki Psophis topraklarında korkunç bir kuraklık baş gösterir, gene Delphoi Tapınağı’na başvurulur ve tanrı sözcüsü Alkmaion'un ikinci kez arındırılması gerektiğini bildirir. Gene yollara düşen ana kıyacısı, ırmak-tanrı Akheloos'un yanına varır. Orada, ırmak ağzında, anasının ölümünden sonra oluşmuş bir toprak üstünde ırmak-tanrı Akheloos, Alkmaion'u bir daha arındırır. Akheloos da, ona kızı Kallirhoe'yi verir, ama kız ona varmak için Harmonia'nın gerdanlığı ile peplosunu şart koşar. Alkmaion, Psophis'e dönüp Phegeus’dan, Arsinoe’ye verdiği uğursuz gerdanlık ve peplosu ister. Onları, Apollon Tapınağı’na adayacağını söyler. Yalanı ve yeni bir evlilik yaptığı ortaya çıkınca Phegeus konukluk kurallarını bozmamak için Alkmaion’u kendi eliyle değil, oğullarının eliyle öldürtür. Kallirhoe'nin yakarması üzerine, tanrılarca çabuk büyütülen oğul Akarnan (Başka kaynaklarda Akarnan’ın yanı sıra, kardeşi Amphoreitos [Amphoterus]’un da çabuk büyüdüğü ileri sürülmektedir.) kan davasını sürdürerek, tek başına (ya da kardeşi Amphoreitos’la birlikte) Phegeus'un oğullarını öldürerek Alkmaion’un öcünü alır (lar). Bu Akarnan (ve Amphoreitos), Kallirhoe'nin Zeus’a yakarması sonucu birkaç ay içinde erginliğe ulaşan Akarnan (ve Amphoreitos)’dır. Harmonia'nın uğursuz gerdanlığı ve peplosu da, Apollon'a adak olarak Delphoi Tapınağı’na verilir. Sonra da kardeşi Amphoreitos’la birlikte, batı Hellas (bugün Yunanistan)'ta, Akarnan’ın adını taşıyan ve bugün de Akarnania diye anılan ülkeyi kurarlar. Bu bölgede oturanlar Akarnanlar da diye anılırlar.

Alkmaion, Alkinoe’den Klytius, Kallirhoe’den Akarnan ve Amphoreitos (Amphoterus)’un babasıdır. Ayrıca, Manto’dan Amphilokhos ve Tisiphone adlarında çocukları olduğu bilgisi de vardır.
Bkz. Epigonlar, Peplos, Gerdanlık, Akarnan, Kallirhoe, Kreon, Polyneikes, Yediler Seferi, Eteokles, Amphiaraos, Melampus, Amphoreitos, Adrastos.
Soy Tabloları:18

[Arsinoe, bazı kaynaklarda Alphesiboia, bazılarında ise Alphesibia olarak geçmektedir. Biz, Arsinoe yazımını dikkate aldık. F. E.]

Alkmaion 2. (Yunan) Messenia kralı... Nestor torunu Sillus'un oğluymuş. Herakles Oğullarından Temenus ve Kresphontes tarafından sürülmüş. Herodotos Tarihi’nde Atina’nın tiranlardan kurtulma savaşımında, kentten daha önce ayrılmak zorunda kalmış bu ailenin, yani Alkmaionidlerin, Atina’ya dönme denemelerindeki başarısızlıkları anlatılmaktadır. Tiranlıktan kurtulduktan sonra, Atina iktidarı iki kişi arasında bölüşülmüş: Alkmaion, Kleisthenes.
Herodotos, Herodotos Tarihi, V. Kitap / Bölüm 62–66.
Bkz. Alkmaionidler, Alkibiades.

[Bir Alkmaion’a da Troia Savaşı’nda Akhaların arasında rastlanmıştır. F. E.]

Alkmaionidler (Yunan) Aile... Sitelerin oluşturulmasından sonra Atina’ya yerleşen Messinia kökenli aile. Bu aile, arkhonluğa yükselen ve üyelerinden biri olan Megakles’in yönetiminde, Kylon’un zorbalığına karşı çıkanların başında yer alır. Bir iç savaşı önlemek için Solon’un sürgüne gönderdiği aile Delphoi Tapınağı’nın yeniden yapılması için tüm Hellen dünyasında bir bağış kampanyası düzenleyerek zenginleşir. İ.Ö.581’e doğru Alkmeonidai, ovadaki toprak sahiplerinin oligarşik partisine karşı “kıyı partisini” yönetir. Peisistraros’un iktidara gelmesine karşı çıkmaz, ama İ.Ö. 508’de bu aileden Kleisthenes, demokrasinin temellerini atar. Ailenin ondan sonraki en ünlü adamları Perikles ve Alkibiades’tir.
Bkz. Alkibiades, Perikles, Kleisthenes.

Alkman/Alkmanos

Alkmene (Yunan) Mykenai kralı Elektryon'un kızı... Kaza ile babasını öldüren amcaoğlu Amphitryon'la evlenmeye razı olur, ama önce, kardeşlerini öldüren Taphosluları cezalandırmasını ister ondan. Amphitryon bu işi yapmaya gitmişken, Zeus Amphitryon kılığında Alkmene'nin yatağına girer, birleşir onunla. Söylentiye göre, bu sevişme üç tam gün sürmüş, Zeus güneşe bu süre dolmadan görünmemesini buyurmuşmuş çünkü. Tanrı bu süre içinde Herakles'i ana rahmine yerleştirmiş. Aynı gece, sabaha karşı seferden dönen Amphitryon da, güzel karısına kavuşur. Ne var ki kocasının biraz önce boş bıraktığı yatağa gene döndüğünü gören Alkmene de, karısından fazla bir iltifat görmeyen Amphitryon da şaşkındır. Daha sonra aldatıldığını öğrenen Amphitryon, Alkmene'yi diri diri yakmak istemiş, ama Zeus odun yığınını, üstüne yağmur yağdırarak söndürmüş. Amphitryon da tanrı buyruğuna boyun eğerek, karısının bir gece aralıkla doğurduğu Herakles'le İphikles'i bağrına basmış (Birçok kaynakta, Herakles’in, Zeus’tan olduğu yazmakta, İphikles’ten ise, söz edilmemektedir. İphikles’in babası Amphitryon olarak gösterilmektedir.). Kocası ölünce, Alkmene oğullarının izinden gitmiş. Herakles tanrılara karışınca, Eurystheus'un hışmından kurtulmak için Atina'ya sığınmış, sonra da oğluna bunca eziyet yapan o kral da can verince, gözlerini oymuş. Ömrünün son günlerini gene Thebai'de geçirmiş, çok yaşlı olarak ölen sevgilisini Zeus, “Mutlular Adası”na götürüp, yeraltı yargıcı Rhadamanthys'le evlendirmiş. Onun üstüne hiçbir ölümlü kadınla da ilişki kurmamış, Zeus bir daha.
Bkz. Amphitryon, Herakles.
Soy Tabloları: 8 11

Alkmeon 1. (Yunan) Söylencesel kişi… Nestor’un torunu, Neleus’un oğludur. Dor yayılımcılığı sonucu Pylos’tan kovulan Alkmeon’un yerleşmek üzere Atina’ya geldiği ve orada Alkmeonidai ailesini kurduğu kabul edilir.
Bkz. Alkmaionidler, Alkibiades, Perikles, Kleisthenes.

Alkmeon 2. Bkz. Alkmaion.

Alkon 1. (Yunan) Herakles’in arkadaşlarından... Giritli, ok atmada çok usta olan bir yiğitmiş. Bir gün azgın bir yılan, Alkon’un oğlunun bedenine sarılmış. Usta okçu, okunu, o kadar beceriklice atmış ki, oğluna zarar vermeden yılanı öldürmüş.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VI. Kitap / Bölüm 127.
Bkz. Kleisthenes.

Alkon 2. (Yunan) Sikyonialı... Opheltes anısına düzenlenen Nemeia Oyunları’ndan koşuda yarışmış. Thebaililere karşı Yedilerin savaşına, Hippomedon'a yardım etmek için gelmiş.
Bkz. Opheltes, Nemeia Oyunları, Yediler Seferi, Epigonlar.

[Bunların dışında, Kalydon avına katılan iki Alkon ile Hylalı olduğu söylenen bir Alkon’a daha rastlanmıştır. Bir Alkon ise Troia Savaşı’nda Odysseus tarafından öldürülen Megakles oğludur. Bir diğer Alkon, Hindistan Savaşı’nda savaşmış gösterilmektedir. Herodotos Tarihi’nde, Sikyon tiranı Kleisthenes’in, kızı Agariste’yi, Hellas (bugün Yunanistan)’ın en seçkin kişisiyle evlendirmek için yaptığı çağrıya katılan damat adayları arasında Melossoslardan Alkon diye adı geçen biri vardır. Bu Alkon’un yukarıda saydıklarımızdan biri olup olmadığı konusunda bir bilgiye ulaşılamamıştır. F. E.]

Alkyon (Yunan) Söylencesel bir kuş... Yuvasını, denizde dalgalar üstüne yapar, yumurtlar, kuluçkaya yatarmış. Yunan Mitolojisi’ne göre en uzun kış gününden önceki ve sonraki yedişer gün bu kuşun yuvasını kurduğu Alkyon Denizi çok dingin olurmuş. Bu on dört güne bu yüzden “Alkyon Günleri” denirmiş.
Bkz. Alkyone.

Alkyon Denizi

Alkyone 1. (Yunan) Yeller tanrısı Aiolos’un kuşa dönüştürülen kızı... Yeller kralı tanrı Aiolos'un kızı Alkyone, sabahyıldızı Eospheros’un oğlu Keyks'le evlenmiş. Karı koca öyle mutluymuşlar ki, Zeus ile Hera'ya benzetirlermiş kendilerini. Tanrılar kıskanmış bu mutlu yuvayı, Alkyone ile Keyks'i birer deniz kuşu haline getirmişler. “Alkyon” denilen bu masal kuşu, yuvasını dalgalar üstünde kuran bir çeşit martı imiş. Başka bir anlatıma göre de, Alkyone ile Keyks’in, Zeus ile Hera'dan daha mutlu olduklarını söyledikleri, bu yüzden Zeus’un hışmına uğradıkları ve kuş biçimine dönüştürüldükleri yazmaktadır.

Ovidius (Ovidius ve Virgilius olarak da geçmektedir.) bu öyküyü, biraz değişik biçimde anlatır:

Günün birinde Keyks denizaşırı bir tapınağa gidecek olmuş, Alkyone yalvarmış gitmesin diye, ama dinletememiş. Yolda Keyks korkunç bir fırtınaya tutulmuş, gemisi batmış, kendisi de boğulmuş. Dalgalar ölüsünü kıyıya, dönüşünü gözleyen Alkyone'nin önüne atmış. Alkyone de kendini dalgalara bırakınca tanrılar (bir anlatıma göre de, Thetis) acımış bu karı kocaya, ikisini de deniz kuşu yapmışlar. Dişisinin de denizde kuluçkaya yatabilmesi için Zeus Aiolos'a kış dönümünden yedi gün önce ve sonra; yelleri dindirmesini buyurmuş.
Bkz. Alkyon.
Soy Tabloları: 6 15 18

Keyks ile Alkyone’nin Söylencesi

Alkyone 2. (Yunan) Nikippe’nin kızı... Perseus’un Andromeda’dan doğma oğlu Stehenelos’un, Peleps’un kızı Nikippe’den doğma kızı. kentaur Homados, Alkyone’ye tecavüze yeltenmiş.
Bkz. Perseus, Andromeda, Pelops.
Soy Tabloları: 4

[Bunun dışında başka Alkyonelere de rastlanmıştır. Biri Pleiadlardandır, biri Cleopatra 4 olarak da bilinir. Khalkadon’un karısı, Elephanor’un anası olan ile Troia Savaşı öncesi, Argos’ta papazlığı üç nesil boyunca elinde tutan iki ayrı Alkyone daha vardır. F. E.]

Alkyoneus 1. (Yunan) Uranos ile Gaia’dan dünyaya gelen dev... “Gök” (Uranos) “erkek ilke” ile “Toprak” (Gaia) “dişi ilke”nin, meydana getirdikleri devler arasında en güçlülerinden biridir. Hesiodos'un Theogonia (theogoni=tanrıdoğumu)’sında adı geçmez. Makedonia'daki devler savaşına katılmış. Ama onu yere sermek olanaksızmış, çünkü anası “Toprak-Gaia”ın üstüne düştükçe doğrulur kalkarmış. Herakles bu yüzden onu sırtlayıp başka bir ülkeye götürmüş ve bir okla öldürmüş.

Başka aktarıma göre de, Alkyoneus’un, tanrıların devlerle yaptığı savaşta büyük yararlıklar gösterdiği, Athena’nın attığı bir okla yaralanıp öldüğü ve kızlarının bu acıya dayanamayıp kendilerini denize attığı ve birer martı kuşuna dönüştükleri yazmaktadır.

Hellence “dev” anlamına gelen “Titan” deyimi, yalnızca birinci kuşak Titanlarla, onların Olymposlular dışında kalan çocuk ve torunlarını adlandırır. Zeus’un, babası Khronos’a başkaldırıp evren egemenliğini ele geçirişinden sonra, “Olymposlular” ve soyları, “Tanrılar” adıyla anılmışlardır. Zeus büyüdükten sonra, “Titan” babası Khronos’tan tüm kardeşlerini kusturmuş ve on yıl süren bir savaş sonucu egemenliği ele geçirmiş. İşte bu savaş devlerle (Titanlar) tanrılar savaşı “Titanomakhia” adıyla anılan savaştır. Yukarıda sözü edilen savaş, bu savaştır.
Bkz. Herakles, Titanlar.

Alkyoneus 2. (Yunan) Delphoili güzel bir delikanlı... Ülkeyi kana boyayan Lamia canavarına yem olmak üzere seçilmiş. Yolda rastladığı bir başka delikanlı onun yerine kurban olmayı kabul etmiş, canavarın mağarasına girdiği gibi onu kafasından yakalayıp yere çalmış ve ezmiş.
Bkz. Lamia.

[Troia Savaşı’nda Memnon’un yanında savaşan bir Alkyoneus ile Koronis’le birlikte olduğu için Zeus tarafından yıldırımla öldürülen bir diğer Alkyoneus’a (İskhys adıyla da bilinen) daha rastlanmıştır. F. E.]

Allodius (Roma) Aramulius Silvius... Alba kralı 2. Aventinus tarafından Agrippa'nin varisi yapılan zalim yaratıkmış. Tanrıymış gibi, insanları korkutan yıldırım ve şimşeğin taklidini yapıp, kutsal güçleri küçümsemiş, ama yıldırım düşmesiyle kendi kendini öldürmüş ve tüm evi, Alban Gölü’ne batırılmış.

Alluvamna (Hitit) Hitit kralı... Boğazköy (Hattuşaş) mühür baskılarında ado geçen Hitit krallarından biridir. Telibinu'nun kızı Harapşili ile evlidir. Telibunu'nun ölümünden sonra, Tahurvaili'nin ardından kral olduğu sanılmaktadır (M. Ö. 1500'den önce).
Mitosların Zamanı: Hitit

Alma (Roma) Latince, besleyen ve hayat veren... Bu sözcükle Romalılar, Ceres (Demeter), Venüs (Aphrodite) gibi tanrıçaları imlerlermiş.
Bkz. Demeter, Aphrodite, Ceres, Venüs.

Almo (Roma) Thyrrheus'un oğlu... Thyrrheus, Hesperia (İtalya)'daki Latium'da kraliyet sürüsü muhafızıymış. Almo, Aineias’la birlikte gelen Troialıların çıkardığı dövüşte öldürülmüş.

[Almos Bkz. Sisyphos, Merope.
Soy Tabloları: 7]

Aloanda

Aloeus 1. (Yunan) Aloeus Oğulları (Aloadlar)’ın babası... Aloeus’un, İphimedia'dan doğma Ephialtes ve Otos’un babası olduğu söylenir. İphimedeia'nın tanrı Poseidon’a aşkı pek ünlüymüş. Tanrıyla birleşmek için her gün denize girermiş. Bazı kaynaklarda, Ephialtes ve Otos’un Poseidon’dan olma olduğu geçmektedir. Aitolia'da Alus'u kuran Aloeus, tanrı Poseidon ile Aiolos'un kızı Kanake'nin oğludur.
Bkz. Aloeus Oğulları.

Aloeus 2. (Yunan) Asopia ya da Sikyon kralı... Babası Helios, Sikyonia'da bir bölge olan Asopia’yı Aloeus’a, kardeşi Aietes'e de Ephyraia (Korinth)’yı vermiş. Helios ile Okeanos Kızlarından (Okeanid) Perseis'in oğludur. Oğlu, Sikyon'da kral olan Epopeus’tur.
Bkz. Aietes, Helios, Perseis, Epopeus.

[Bazı kaynaklarda, Aloeus’un anasının bilinmediği geçmektedir. Perseis’in bulabildiğimiz çocukları arasında Aloeus yoktur. F.E.]

Aloeus Oğulları (Yunan) Otos ile Ephialtes... Aloeus'un karısı İphimedeia tanrı Poseidon'a âşıkmış, her gün deniz kıyısına gider, eliyle su alıp göğsüne dökermiş. Sonunda tanrı birleşmiş onunla, iki oğul da vermiş: Otos ile Ephialtes. Ölümlü babaları Aloeus olduğu için Aloeus Oğulları denmiş bunlara. Devmiş her ikisi de: Her yıl bir karış enine, bir kulaç da boyuna giderlermiş, öyle ki dokuz yaşına vardıkları zaman tanrılara savaş açmaya karar vermişler. Bunun için de Ossa Dağı'nı Olympos'un üstüne bindirip tepesine de Pelion Dağı'nı oturtarak göğe tırmanacaklarını, denizleri topraklarla örtüp kurutacaklarını, denizle karanın yerini değiştireceklerini bildirmişler. Başka bir anlatımda ise, tanrılara başkaldırmak ve bu nedenle Olympos Dağı’na ulaşabilmek için, Pelion Dağı’nı Ossa Dağı üstüne oturttuklarından söz edilmektedir. Üstelik de, âşık oldukları Hera ile Artemis'i kaçırmayı tasarlamışlar. Tanrıların başına açtıkları dertlerden birini Homeros şöyle anlatır İlyada'da (İlyada, V. Kitap, Bölüm 385–391):

“Ares de bu yüzden çok acılar çekti,
Otos'la güçlü Ephialtes, Aloeus'un iki oğlu,
vurdular onu kalın zincirlere,
tunç bir küpte kapalı kaldı tam on üç ay.
Güzel Eeriboia, üvey anaları, haber vermeseydi Hermes’e,
savaşa doymaz Ares ölecekti oracıkta.
Ağır zincirler altında bitkin Ares’i
neyse ki Hermes aldı götürdü.”

Hermes kurtarır Ares'i, ama savaş tanrı bitkin durumdadır. Tanrıların canına tak der sonunda, cezalarını verirler bu azmanların. Bir anlatıma göre Zeus yıldırımla çarpar, başka bir anlatıma göre Apollon oklarıyla öldürür onları. Cezaları Hades'te de sürdürülür: Yılanlarla bir sütuna bağlı oldukları halde bir baykuşun durmadan uluyarak ötmesini dinlemek zorundadırlar.
Bkz. Aloeus, İphimedia.

Aloeus Oğullarının Söylencesi

Alope (Yunan) Haydut Korkyon’un çeşme haline dönüştürülen kızı... Poseidon’la evlenmiş ve ondan Hippothous adlı bir oğlu oldu diye babası tarafından öldürülmüş. Eleusis’te çeşme haline getirilmiş. Oğlu Hippothous hayatta kalmış ve büyüyünce Kalydon Avcılarına katılmış.
Bkz. Poseidon, Eleusis.

Alopekai

Alos

Alp Er Tunga (Türk) Göktürklerin söylencesel atası... Türklerin ünlü bir destan kahramanıdır. Birçok Türk boyu (özellikle, Göktürk, Uygur ve Karahanlılar) onun soyundan geldiklerini ileri sürer. İranlı ozan Firdevsî de onun Tûran hükümdarı Afrasiyâb olduğunu savunmuştur. Yusuf Has Hâcip, Kutadgu Bilig adlı yapıtında, onun Türk olduğunu ve asıl adının Tunga Alp Er olduğunu yazmaktadır. Divân-ı Lûgat-it Türk'te de onun destanından bir parça vardır. Alp Er Tunga Destanı, Türklerle İranlılar arasındaki savaşları ve Türklerin kahramanlıklarını anlatmaktadır. Bundan dolayıdır ki İranlılar ona kötülük tanrılarından birinin adını vermişlerdir. İran yazınının ünlü yapıtlarından Şehnâme (Firdevsî)'de Alp Er Tunga'nın İranlılarla yaptığı savaşlar anlatılır. Bu yapıtlarda tarihsel gerçeklerle masallar birbirine karışmış durumdadır. Alp Er Tunga'nın yaşadığı, sonra da masallaştırılarak söylenceye dönüştürüldüğü aktarılmaktadır.

Alpenos

Alpheios (Yunan) Irmak-tanrı… Peloponnesos'ta, Elis ile Arkadia bölgeleri arasında akan bir ırmak. Söylenceye göre, Arkadia ve Elis bölgelerini suladıktan sonra, Olympia kenti yıkıntılarından Hellen Denizi’ne dökülen bir ırmağın eski adıdır. Bütün ırmaklar gibi Okeanos ile Tethys'in oğlu sayılır. Artemis ve nymphalara saldırıları masal konusu olmuştur:

Günün birinde Artemis, nymphalarla ırmak ağzında şenlik yaparken, Alpheios onlara yaklaşmak istemiş, periler de yüzlerine çamur sürerek kendilerini tanınmaz hale getirmişler. Alpheios su perisi Arethusa’ya da tutkunmuş, onu Sicilya’ya dek kovalamış.

Başka bir aktarımda, Herakles adındaki Hellen kahramanının, Alpheios ve Peneios ırmak-tanrılarını Elis kralı Augias’ın ahırlarından geçirerek gübre yığınlarını bir günde temizlediği yazmaktadır.
Bir diğer aktarım ise şöyledir: Alpheios avcılık yapan yakışıklı bir delikanlıdır. Günün birinde peri kızı Arethusa’ya âşık olur. Gece gündüz onu izlemeye başlar. Artemis de, peri kızı Arethusa’yı, bu vurgun avcının kovalamasından kurtarmak için, onu Sicilya yakınlarındaki Ortygia Adası’nda bir çeşmeye çevirir. Arethusa’ya âşık Alpheios, ona ulaşmak için umarsız, sularını denize dökmekte, ama orada, dağılıp kaybolmaktaymış.
Bkz. Arethusa, Augias.

Arethusa ile Alpheios'un Söylencesi

Alpheos (Yunan) İki kardeşten biri... Thermopyl Savaşı’na katılan, yiğitlik tacını alan, Lakedaimonlu iki kardeşten biri. Orsiphantos’un oğullarından Alpheos.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VII. Kitap / Bölüm 228.

[Alphesiboea, bazı kaynaklarda Arsinoe, bazılarında ise Alphesiboia olarak geçmektedir. Biz, Arsinoe yazımını dikkate aldık. F. E.]

Alphesiboia 1. Bkz. Arsinoe.

[Alphesiboia, bazı kaynaklarda Arsinoe, bazılarında ise Alphesibia olarak geçmektedir. Bazı yazımlarında ise Alphesiboea alarak da geçmiktedir. Kitapları karşılaştırmalı incelediğimizde, bunların, aynı kişi olduğu düşüncesine vardık. Biz, Arsinoe yazımını dikkate aldık. F. E.]

Alphesiboia 2. (Yunan) Dionysos’a âşık olan su perisi... Dionysos onu istemez ve üstüne bir kaplan saldırtır. Alphesiboia da kaplanla birleşir ve Medlerin atası sayılan Medos’u doğurur.
Bir başka aktarımda ise, Dionysos’un âşık olduğu Asyalı bir peri kızıdır. Dionysos bir kaplan kılığına girerek, güzel periyi korkutur ve elde eder.

Birbirine benzer görünen bir diğer aktarım da şöyle: Dionysos tutulduğu bu Asyalı nymphayı elde etmek için bin bir umar düşünür, sonunda bir kaplan olup kızı kovalamaya başlar. Koşa koşa bir ırmağın kıyısına gelirler, kız ırmağı geçebilmek için tanrının kolları arasına girmeye razı olur. Dionysos’tan gebe kalıp, Medos’u doğurur. “Medos”, Medler boyuna adını vermiş, geçilen ırmağa da “Tigris” (Dicle) yani “Kaplan” Irmağı denmiş.
Bkz. Dionysos.

Alpis

Altar

Althaia (Yunan) Kalydon kralı Oineus’un karısı... Thestios ile Eurythemis'in kızı, Meleagros ve Deianeira’nın anasıdır. Bazı kaynaklarda Altahia’nın, Oineus’tan Tokseus, Thyreus, Klymenos, Gorge, Ageleus, Periphas, Eurymede, Melanippe adlarında başka çocukları olduğunu geçmektedir. Oğlu Meleagros yedi günlük iken, “Kader” (Moiralar) tanrıçaları Althaia’ya gelmişler ve ocaktaki bir odunu göstererek, bu odun yanıp kül olunca Meleagros da ölecek demişler. Bunu duyunca Althaia ocağı hemen söndürmüş ve odunu alarak bir sandığa kilitlemiş. Ne var ki, Meleagros Kalydon avında Althaia’nın kardeşleri olan dayılarını öldürmüş. Anası da öfkeye kapılarak sandığa kilitlediği yarı yanmış odunu çıkarıp ateşe atmış. Odun çabucak tutuşup kül olmuş, Meleagros da o anda ölmüş. Althaia yaptığına bin pişman olup canına kıymış.

Bazı kaynaklarda Althaia, aynı zamanda Poseidon’un eşi olarak da gösterilmektedir. Ondan Ankaeus adında bir çocuğu olmuş. Bazı aktarımlarda da, Pleuron kralı Thestios’un kızı olduğu, kardeşlerine de Thestiadlar dendiği geçmektedir. Başka bir Thestios yoksa birçok kaynakta Thestios, Pleuron kralı değil, Aitolia kralı olarak belirtilmiştir.
Bkz. Meleagros, Kalydon Avcıları, Deianeira.
Soy Tabloları: 10 11

[Althala (Yunan) Kalydon kralı Peneus’un karısı, Meleagros’un anası olduğu söylenen ve adı Althala olan bir kadına rastlanmıştır. Kaynaklarda bu kişinin adı doğrulanamamıştır. Kaynaklarda, Peneus (Peneios) ırmak tanrı olarak belirtilmiştir. Bu adı taşıyan iki ırmak-tanrı Peneios’tan biri Thessalia’da diğeri ise Elis’tedir. Athala’nın Meleagros adındaki oğlunun, Althaia oğlu Meleagros’un söylencesiyle aynı söylencesi vardır. Olası, bu kadın Althaia’dır. F. E.]

Althemenos (Girit) Kreta (Girit) kralı Kretheus (Kreteus)’un oğlu... Bu bahtsız prens, yanlışlıkla babasını öldürmüş. Sonra yer tarafından yutulmuş.

Altın Elma (Yunan) Tanrıçalar arasında güzellik yarışması yapılmasının nedeni... Peleus’la Thetis’in düğününe kavga tanrıçası Eris çağrılmaz. O da öç almak için, bir altın elmanın üstüne “En güzele!” yazıp, masanın üstüne atar. En güzel olma konusunda tanrıçalar birbirlerine düşerler, yani, “Kavga”ya tutuşurlar. Eris de böylelikle öcünü almış olur. Ölümlü Paris’in yargıç seçildiği bu yarışmayı Aphrodite kazanmış.
Bkz. Güzellik Yarışması, Hesperidler, Hermes, Hera, Athena, Aphrodite, Paris, Helena.


Altın Koç
(Yunan) Theophane, Bisaltes’in, olağanüstü güzellikteki kızıdır. Onun çekiciliğine dayanamayan Poseidon onu alıp Krumissa Adası’na kaçırır. Ailesi ve talipleri kızın peşine düşer. Ama adada yalnızca sığır ve koyun sürülerini bulurlar. Poseidon, adadaki herkesi hayvana dönüştürmüş, Theophane’yi koyun, kendisini de koç haline getirmiştir. Theophane ile birlikteliğinden postu altından bir kuzu doğar. Zeus bu kuzuya ölümsüzlük bağışlar.

Altın postlu koç daha sonra Atreus’un sürüsünde karşımıza çıkar. Pelops ölmüş tahta iki oğlundan hangisinin geçeceğine karar verilecektir. Önbilici “altın postlu koç” kimin elindeyse krallık hakkı onundur diyince Atreus tahta geçer. Karısı Aeropa, koçu eski kocası (ya da sevgilisi) Thyestes’e verir. Thyestes de Atreus’un halkı aldattığını söyler, koçu gösterir, tahta geçer. Bu durumdan hoşlanmayan Zeus’un, akşam, güneşi batı yerine doğudan batırdığı aktarılır. Korkan halk da Thyestes’i kentten kovup, tahtı Atreus’a verir.

Koç daha sonra, Athamas’ın sarayına gidecektir. Zeus, Atreus’a, Hermes ile zor durumda olan iki genç için gerekli olduğu haberini ilettirir.

Boiotia’nın Orkhomenos kenti kralı Athamas, Nephele ile evlidir ve Thebai kralı Kadmos’un kızı İno’ya âşık olmuş, onu da saraya getirtmiştir. Athamas ile İno’nun Learkhos ve Melikertes adında iki oğlu olur. Nephele, iki çocuğunun özellikle oğlunun akıbetinden kaygılanmaktadır. Bu kaygısında da haklıdır. İno, çiftçilere verilecek tohumlukları kavurduktan sonra dağıtım yaptırtır. Bunun farkına varmadan tohumları eken çiftçiler ürün alamazlar. Kral, bu afet karşısında ne yapılması gerektiğinin öğrenilmesi için önbiliciye bir ulak göndermeye karar verir. İno, onu da rüşvetle kandırarak, Phriksos’un (ya da iki çocuğun birden) kurban edilmesi yorumunun alındığını söylemesini sağlar.

Bu haberi alan halk, açlık korkusu ile krala oğlunun ölümüne izin vermesi için baskı yapar. Phriksos kurban sunağına getirilir getirilmez gökten saf altın posta bürünmüş bir koçbaşı inerek çocuğu ve kız kardeşi Helle’yi kaparak uzaklara kaçırır. Bu kurtuluş, ananın yakarılarını işiten Hermes’in ihsanı imiş. Ya da Zeus, Nephele’ye altın postlu bir koç verip, boğazlanmak üzere olan yavrularını bu koça bindirerek kaçırmasını emretmiş.

Altın post üzerindeki çocuklar Çanakkale Boğazı’nı aşarken Helle suya düşüp boğulur. Çanakkale Boğazı için kullanılan “Hellespontos/Helle'nin Denizi” adı buradan gelmektedir. Phriksos ise, Karadeniz’in güney doğusundaki Kolkhis ülkesine sağ salim iner. Kolkhisliler Phriksos’a iyi davranır. Phriksos, Kholkis’e kadar gelmesini sağlayan Zeus’a teşekkür etmek için koçu kurban eder. Yapağısını da yanında saklar. Kimileri bu yapağıyı Aietes’e verdiğini, kimileri de Aietes’in onu Phriksos’tan zorla aldığını aktarır.
Bkz. Altın Post.

Altın Post (Yunan) Argonautlar Seferi’ne neden olan kutsal koçun postu... Altın Post, bir zamanlar Athamas’ın çocukları Phriksos ile Helle’yi sırtına alıp Hellas (bugün Yunanistan)’tan Karadeniz’deki Kolkhis ülkesine (bugün Gürcistan) kaçıran kanatlı koçun postudur. Kız kardeşi Helle, boğazı geçerken denize düştükten (Helle’nin Denizi / Hellespontos) sonra. Phriksos, tek başına Kolkhis’e varır. Aietes de bu eşsiz postu tanrı Ares’e adanmış bir korulukta saklar.

Üvey anaları İo’dan kaçan Helle ile Phriksos’u sırtına alarak göklere uçuran bu kanatlı koçun postu Yunan Mitolojisi’nde bir savaşın nedeni olarak gösterilir. Pelias, yeğeni İason’u krallığı elinden almaması için, bu Altın Postu bulup getirmek gibi çok tehlikeli bir görevle görevlendirir. Koçun postu, kral Aietes’in elindedir ve çalınmaması için başına bir ejderha dikmiştir. Altın Postu ele geçirmeyi (kralın kızı Medeia sayesinde) başaran İason’a bu tehlikeli görevinde Argonautlar yardım eder.
Bkz. Athamas, Argonautlar, Phriksos, Helle, Aietes, İason.

Altıntepe

Altis

Aludda

Alyattes (Lidya) Lydia kralı... İ.Ö. 610’a doğru ve 561 yılları arasında yaşayan, Kimmerlerin tümünü süren, Anadolu’daki Hellen (Yunan) koloni-sitelerini egemenlik altına alan, Med kralı Kyaksares ile beş yıllık bir savaştan sonra Halys (Kızılırmak)’i sınır durumuna getiren kral.

“Kroisos doğuştan Lydialıydı, güneyden girip Syria ve Paphlagonia arasından akan ve Karadeniz denilen denizdeki Boreas rüzgârı yöresinde son bulan Halys ırmağı’nın beri yakasındaki ulusların tiranı olan Alyattes’in oğluydu. İşte kimi Hellenleri haraca bağlarken, kimileri de dost edinen ilk barbar bizim bildiğimiz, bu Kroisos’tur..........”
Herodotos, Herodotos Tarihi, I. Kitap / Bölüm 6, 16.
Mitosların Zamanı: Frigya-Lidya, Ege Siteleri

Alyattes Tümülüsü

 

 

Felsefe Ekibi SOLİS'in sağlamış olduğu hosting hizmeti ile sizlere ulaşmaktadır.
© 2007- Felsefe Ekibi Tüm haklarını saklı tutar.
Grafik, tablo ve metinler kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, çoğaltılamaz. Uymayanlar için yasal yollara başvurulur.