Vladimir TATLIN
Canan Beykal
Bu çağrı peşinde olan Konstrüktif sanatçıların en önemlisi kuşkusuz Vladimir Tatlin'dir. Tatlin resimsel gelişiminde önemli yer tutacak olan rölyef konstrüksiyonlarında Kübizm'in boşluk sorunlarını çözümleme anlayışlarından hareket etti. Onun izlediği yol aslında "gerçek materyallerle gerçek boşluk/mekanda" konstrüksiyonları oluşturmayı hedefliyordu. Sınırlı bir çerçeve ve fon kullanmayı bırakarak köşe-rölyeflerinin yapımına girişti. Bunlar duvarların köşelerine asılmış üç boyutlu konstrüksiyonlardı. Daha ileri yıllarda bu temelden Calder mobil heykellerini oluşturmak için yararlanacaktır. Tatlin'in materyalleri kaba, ham halde bulunmuş materyallerdir ve birbirlerine pürüzlü, özen göstermeksizin eklemlenmişlerdir. Bu çabada estetikten vazgeçiş ve soyuttan gerçeğe dönüş isteği egemendir. Materyallerin kendilerini-tahta, cam, teneke, karton ve demir gibi- oldukları halleriyle kullanıp, bir araya getirmekte sembolik ilişkiler hesaba katılmışlardı. Anlatılmak istenen vurgu onların biçimlerinde değil, gerçek özlerinde yatmaktaydı. Denebilir ki bu materyaller bildirinin aracısı olarak iletişimsel ve işlevsel amaçlar taşımaktaydılar. Tatlin’ in özgün teorisine göre soyut düzlemde gerçek materyallerle çalışmak Troel Anderson'un sözleriyle "Linguistik yapı kadar soyut olan bir düzeyde gerçek materyallerle ilişki kurmaktı. Bu birleşimin pek çok olanakları bulunuyordu. Çağdaşlarından farklı olarak Tatlin, temel olarak biçimin gerekliliği sorunuyla ilgilenmedi. O sanatçı anlatımının gerçek biçimini, bildirisindeki gibi materyalin fizik varlığmda dile getiriyordu"
Tatlin değişen koşulların yeni oluşumlarına doğrudan katkıda bulunan bir sanatçı olarak
sorununu "ne yapmalı?" sorusunun üzerine kurdu. Özgün bir sanat teorisi olan bu düşüncesine uygun biçimin araştırısına girişti. Ona göre spiral en dinamik biçimdi. 3.Enternasyonal Anıt Projesi'ni yaparken şöyle diyordu; "İşte, kültürün en güç sorunlarından birinin çözümlenmesi: Pür yaratıcı biçimle,yararlılığın/işlevselliğin birleşimi. Sadece bölümlerin dengesiyle bir
üçgen Rönesans'ın en iyi anlatımıdır. Böylece spiral bizim ruhumuzun ifadesidir". Tatlin, biçimlerin değişmez boyutlarını sadece matematik olarak ve maksimum ekonomiyle materyalin uygun kullanımı içinde tasarladığım iddia etmekteydi. Bunu öğrencisi Annenkov şu örnekle açıklıyordu; Tatlın sanatçının amacının maksimum ekonomik güzellik için mutlak bir ölçüt ve bir temel kurmak olduğunu düşünüyordu. Teorisini canlandırmak için Rembrandt'ın "Çuha Tüccarlarının röprodüksiyonundan bir parça kesip, bir kağıda yapıştırırdı. Orijinal resmin oranlarını inceltir ya da uzatırdı ve kalemiyle boşlukları keyfi olarak doldurduktan sonra, her şeye karşın değerlerini koruyan bir Rembrandt resminde
bu keyfi değişiklikler ne olursa olsun yine de zarara neden olmasın isterdi. Sonra da saatini açar, küçük dişliler ve çarkların mükemmel mekanizmasının vidalarını hayranlıkla sökmeye çabalar, sonra bunları başka başka yerlere takmaya çalışırdı. Birdenbire sarsıntıyla bütün saat mekanizması masanın üzerine saçılırdı. Bu kuşkusuz saatin sonu demekti. Tatlin bu denemeleriyle bize bir şey açıklıyordu. Sanat rölatiftir ama mekanikler mutlak".
Leonardo gibi bilimin mutlaklığıyla, sanat estetiğinin sentezini arayan ve mühendis-sanatçı tiplemesiyle mekaniğe egemen olacak bir sanatçı oluşturmaya çabalayan Tatlin'in ne yazık ki elimizde bazı yapıtlarının fotoğrafları kalmıştır. Savaş ve iç savaş yıllarında malzeme ve teknik yetersizliklerden dolayı gerçekleştirilememiş olan 3. Enternasyonal Anıtı, elde bulunan belgelerdeki haliyle bile çağdaş mimariye etkili olmuştur. Lissitzky, "herhangi önceden teknik bilgisi olmaksızın kendi anlayışının haklılığını kanıtladı bu yapıtıyla. Materyallerine üstün gelebilmek için sezgisel araştırmalarıyla sanatsal ustalığını birleştirdi" demektedir. Gerçekten de Tatlin, teknolojinin bilimsel ve mantıksal bilgilerine sahip değildi. Ancak o mühendisliğin bilimsel ölçütlerine sahip olmasa bile, kurgulanmış nesnelerin mantığını kavramakta sezgilerine ve sanatsal ustalığına güvenmekteydi. 3. Enternasyonal anıt için yaptığı tasarımı, bugünün teknik olanaklarıyla ve malzemeleriyle gerçekleşebilecek bir mimarlık ve mühendislik ürünüydü.
Tatlin gerçekleştirilmemiş bu yapıtı yanında gerek bireysel, gerekse öğrencileriyle birlikte pek çok işlevsel tasarım ürünleri gerçekleştirmiştir. Hayatının sonuna doğru üzerinde çalıştığı motorsuz uçak, yani bir planör tasarımına, kendi adıyla özdeşleşen biçimde Letatlin/Uçan Kuş adını vermişti. Tatlin ve Konstrüktivizm akımı hiç kuşkusuz pek çok sanatçıya yeni teknikler, yöntemler ve bilgiler hatta sanatdışından sayılan pek çok alanlarla ilişkiye girmeleri cesaretini aşılamıştır.
Sanat sanat, Bahar 04 |