Arif Kaptan (1906-1982)
Türkiye'deki ilk lirik-soyutlama'cı ressamlardandır.
Arif Bedii Kaptan 1924'te Heybeliada Bahriye Mektebi'nden mezun olduktan sonra ressam Nazmi Ziya Güran'dan özel dersler almaya başlamış ve bir süre Güzel Sanatlar Akademisi'ne devam etmiştir. Bu arada da asıl mesleği olan mühen'disliği sürdürmüş, ama resme olan eğilimi nedeniyle askerlikten ayrılıp 1930'da ressamlığa başlamıştır. Bu alanda kendi kendisini vetiştiren sanatçılardan biridir.
1939'da D GRUBU'nun 7.sergisine resim vererek katılmıştır, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Halkevleri aracılığıyla yürüttüğü yurt gezileri programı kapsamında 1940'ta Kastamonu'ya gönderilmiş ve o yöreye ait resimler yapmıştır. Kaptan, bir manzara ressamı olan Nazmi Ziya'yla çalıştığı yıllarda İzlenimci eğilimli manzaralar yapmış; Ali Avni Çelebi'yle arkadaşlığı ve çalışmaları sırasındaysa inşacı, hazır yapımcı çalışmalara yönelmiştir. Paris'te Lhote atölyesinde çalıştığı 1947-49 arasında yaptıgı resimlerde ise doğa izlenimlerini geometrik bir soyutlama içinde işlemeye başlamıştır.

1957-62 arasında da Paris'te bulunan Kaptan, soyuta yönelik çalışmalarını yogunlaştırmıştır: özellikle 1953'teki soyutlama anlayışıyla ilk lirik-soyutlamacı ressamlar arasında yer almaktadır. Lirik-soyutlamalarında geniş bir düz zemin üstünde küçük geometrik biçimli renkli ara örgeler başlıca öğeleri oluşturmaktadır.
1960'larda buruşturulmuş kağıtlar üstüne Yapımcı eğilimli doga izlenimlerini yansıtan resimler yapan Kaptan'da çoğu sanatçıda görülen soyuttan figüratif anlatıma yönelme dikkati çekmektedir. 1939'daki Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde Üçüncülük, 17.sergideyse ikincilik Ödülü'nü kazanan Kaptan, ressamlıgının yanı sıra bazı gazete ve dergilerde yazdığı deneme ve eleştirilerle de tanınmıştır.
E.Dal
E.S.A.