Ağaç baskı — (Xylographie) bir deseni bir tahta üzerine çizerek oymak. Basılacak kısımları tahtanın en üst yüzeyi olarak bırakmak ve bu yüzeyi mürekkepleyerek basma sanatıdır. Ağacın elyafını da basarak değerlendirmek tahta baskıda, bilhassa çağımızda önem kazanmıştır. Eski çağlarda şimşir ağacı elyafı sık ve düz olması bakımından çok kullanılmıştır. Bu şimşir için gravürde kullanılan ve “burin” denilen ucu sivri çelik uç kullanılmıştır ki, bu alet ile açık koyu değerler dahi elde edilebilir. Böylece çizgi dışında valör resmi de tahta baskıda elde edilmiştir. Tahta üzerine yapılan resim el ile çizilebileceği gibi fotomekanik olarak da geçirilebilir. Ve oyma işi bitirildikten sonra pres ile kağıt üzerine baskı yapılır. 16. y.y.’da renkli tahta baskılar yapılmıştır. 14. y.y.’ın ikinci yarısında kâğıt imalatı fabrikasyon haline getirildikten sonra Avrupa’da dini konuları resimleyerek çoğaltmak ve her eve bu resimlerden sokmak mümkün olmuştur. Ağaç baskı’nın ilk örneklerini,, Alman, Fransız ve Hollandalılara ait olduğunu biliyoruz. Çinlilerin de tahta baskıları olduğunu bilmekle beraber en eski tahta baskı örneğinin 17. y.y.’a ait olduğu göre Tahta baskı tekniğinin kısa bir zamanda yazı baskısının doğmasına sebep olduğunu da biliyoruz. Dürer’in “Apokalypse” adlı eseri 1498 tarihlidir. Tahta baskı alanında Dürerden başka. Cranach, Burgkmair, Baldung, Altdorfer, Holbein (genç), Alman sanatında önemli yer tutarlar.
1510 da renkli ve valorlü tahta baskılar yapılmıştır. 1499 da kalyada Rafael’in yağlıboya eserleri tahta baskı ile çoğaltılmıştır. Hollanda’da, Felemenk’te, İngiltere’de ve Fransa’da bu tahta baskı tekniği ile çeşitli büyük sanatçıların boya eserlerinin kopyaları yapılmıştır. Ancak 1860 dan sonra renkli röprodüksiyon bo çoğalması, ile tahta baskı önemini kaybettiyse de Marris, Nicolson, Valloton, Gauguin ve Munch ağaç baskı sonatını canlandırmışlar ve bu grafik alanının en güzel eserlerini vermişlerdir. E. Bock, Geschichte der Graphischen Kunst, 1930.