ZAMANIN TİNİ
Kutsal Roma Germen İmparatorluğu

Habsburg Hanedanı, 16.Yüzyıl
İmparatorluk artık Avusturyalı Habsburg Ha­nedanıyla özdeşleşti ve bunların politik ve askerî başarıları im­paratorluk armasına yeni şan ve şerefler kazandırdı. Karl V. bir dizi rastlantılar ama aynı zamanda inceden inceye hesaplanmış siyasal manevralar sayesinde, 1519’da imparatorun adını okya­nuslar ötesine taşıyan uçsuz bucaksız toprakların efendisi oldu. Dinsel bunalım döneminde güçlü bir imparatorun, Kilise'yi ye­niden yapılandırmak ve Protestanlığın ilerlemelerini durdurmak konularında papaya çok değerli yardımları dokunabilirdi.

XVI. yy'ın ilk yarısı imparatorluğu yeniden canlandırmayı amaç­layan gerçek bir iradenin egemenliği altında geçti. Kuşkusuz, bin bir politik birime ayrılmış, her birinin diğerinin toprağına göz diktiği ve ayrıcalıklarını kıskandığı bir ülkeyi merkezîleştirilmiş bir hükümetle donatmak kolay değildi: dinsel ve laik yüzlerce şehir, düklük, kontluk, senyörlük, landgraflık ve markgraflık vardı.

Örneğin, imparatorluk şehirleri (Reichsstädte) tipik ve özgün birimlerdi, çünkü imparatorluğa bağlı olduklarını isimlerinde de kabul ettikleri halde, dış güçlerin ve bu arada imparatorun her türlü müdahalelerine karşı kendilerini savunurlardı. Öyle ki, imparatorluk tarihi içindeki kendi özel tarihlerinin ayrıntılarını ve özelliklerini kaleme alırlar ve böylelikle olağanüstü ve özerk bir kaderleri olduğunun altını çizmek isterlerdi.

Buna karşın, hükümdarın ekonomik olarak yaşamasını sağla­mak için gemeiner fennig («ortak fenik») denilen bir toplu vergi konuldu ve bununla kurumların iyi işlemesi için gerekli giderler paraca karşılanmak istendi. Bir genel meclis, bir İmparatorluk Diyeti (Reichstag) kuruldu; meclis üç grubun temsilcilerinden olu­şuyordu: seçiciler, hükümdarlar ve yakın şehirler (yani doğrudan imparatora bağlı olanlar). XIII. yy'dan beri süregelen hisarlar ve bölgeler (Burgfriede ve Landfriede) arası barışlara benzer bir genel barış sağlandı: amaç özel savaşları ve eşkıya şövalyelerin aşırılık­larını durdurmaktı. Bunun için ayrıca bir mahkemeye, bir ordu­ya gereksinim vardı. Bir İmparatorluk Adalet Divanı (Reichskam­mergericht) kuruldu. Bu divanın başlıca görevlerinden biri arşivle­ri inceleyerek ayrılmak isteyen ülke veya toprakların İmparator­luğa ait olup olmadığını incelemekti: hükümdara bağlı bir Danış­ma Kurulu (Hofrat) da bu konuda daha sınırlı olarak yetkiliydi. Hiçbir ordu güvenliği sağlamak için devreye sokulmadı.

Avusturya'nın bugünkü sınırlarını oluştu­ran topraklar ilk kez geç ortaçağda ve Habsburglar tarafından bir krallık yönetimi altında birleştirildi. Zaman zaman aile içi bölünmelerle sarsılan bu birlik döneminde kentler gelişip zenginleşti. Buna karşılık da­ha verimli gelir kaynakları bulan üst sınıfların desteğinden yoksun kalan kırsal yerle­şim alanları geriledi. Madencilik gelişti, ama ticaret siyasal istikrarsızlıktan zarar gördü. Viyana Üniversitesi 1450'lere değin ilahiyat ve fen alanlarında ününü korudu. Steiermark'tan Otakar aus der Geul'ün manzum vakayinamesi, Wolkensteinh Oswald'in şi­irleri, Kärnten keşişlerinden Viktringli Johann'm yapıtları, tarihçi ve ilahiyatçı Ebendorfer'in çalışmaları, dönemin başlıca ede­biyat ürünleriydi. Avusturya, 15. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak İtalyan hüma­nizminin etkisi altına girdi.


Bohem­ya'nın Avusturya topraklarına katılışı.Maca­ristan ve Bohemya kralı II. Lajos 1526'da Osmanlılara yenik düştüğü Mohaç Savaşı'nda öldü. Bunun üzerine, 1491 ve 1515 antlaşmalarına dayanarak Bohemya ve Ma­caristan'ı Avusturya'yla birleştirmek Habsburgların başlıca siyasal amacı haline geldi. I. Ferdinand aynı yıl kendini Bohemya kralı seçtirmeyi başardıysa da, Macaristan'da Erdel (Transilvanya) voyvodası Jânos Zapolya da Ferdinand kadar oy alınca, iki aday ara­sında savaş çıktı. I. Süleyman'ın (Kanuni) Jânos'u desteklemesi, Ferdinand'ın zaferini engelledi. Osmanlılar 1529'da Viyana'yı ku­şattı; ardından Ferdinand'ın Buda'yı ele ge­çirme girişimi sonuç vermedi.

Yüzyılın ortalarına gelindiğinde, Macaris­tan toprakları üçe bölündü: Batı ve kuzey kesimler Habsburgların, iç kesimler Osmanlıların, Erdel ve çevresi Jânos Zapolya'nın eline geçti. Bu bölünme 1562 İstan­bul Antlaşması'yla kesinleşti.

Ferdinand savaştan fırsat buldukça Avus­turya'da merkeziyetçi anlayışla bazı yönet­sel düzenlemeler yaptı: Dışişleri ye haneda­na ilişkin sorunlar için 1527'de Özel Kurul (Geheimer Rat), en üst yargı organı olarak Saray Danışma Kurulu (Hofrat), içişleri için Saray Bakanlığı (Hofkanzlei), maliye ve bütçe işleri için Saray Hazinedarlığı (Hofkammer) kuruldu. 1556'da oluşturu­lan Savaş Kurulu (Hofkriegsrat) ise orduya gelir, silah ve donanım sağlamakla görev­lendirildi.

 

II. Rudolf ve Matthias. Maximilian'ın ardı­lı II. Rudolf, İspanya'da eğitim görmüş bir Katolikti. Sarayda görevli Protestanların işine hemen son verdi. Aşağı Avusturya'yı Protestanlaştırma işini, daha sonra kardinal olacak olan Klesl üstlendi. Yukarı Avustur­ya, Katolik vali Löbl ile Kalvenci Erasmus arasında bölünmüştü.

1592-1606 dönemi Osmanlılarla yapılan savaşlarla geçti. Habsburg toprakları sürek­li el değiştirdi. Bu arada Macaristan'da Kar­şı-Reform uygulamaları yüzünden Protes­tanlar ayaklandıysa da, 1606'da Macarlarla Viyana'da barış imzalandı.

Zitvatorok
'ta yapılan antlaşmadaysa Osmanlılar ilk kez Avusturyalılarla ve imparatorla eşit düzey­de görüşmeyi kabul ettiler. II. Rudolf'un akli dengesizlik göstermeye başlaması üze­rine, Kardinal Klesl aile içi anlaşmazlıkları önlemek amacıyla imparatorun kardeşi Matthias'ın ailenin önderi olmasını önerdi. Matthias çoğu Protestan olan toprak sahip­leriyle bir ölçüde anlaşma sağladı. Bu arada Almanya'da kurulan Protestan Birliği ile Katolik Birliği karışıklığı daha da artırdı. Matthias Bohemya'ya yürüdü, 1611'de Bo­hemya kralı oldu; bir yıl sonra da, Rudolf'un ölümü üzerine imparator seçildi. Tyrnau (Trnava) Barışı'yla 1615'te Gâbor Bethlen'i Erdel prensi olarak tanımak zo­runda kalan Matthias, aynı yıl Osmanlılarla yapılmış olan ateşkes antlaşmasını 25 yıl uzattı. Bu arada Hırvatistan kıyılarına yer­leşen Sırp mültecilerin sadırıları yüzünden Venedik'le başlayan savaş Madrid Barı­şı'yla bir çözüme bağlandı.

Ülke içindeki dinsel gerginlik, 1618'de imparator naiple­rinden ikisinin sarayın penceresinden dışarı atılmasıyla sonuçlanan "Prag Pencere Ola­yının ardından bir ölçüde yumuşadı. Gene de Avusturya Otuz Yıl Savaşları'nın içinde kalmaktan kurtulamadı.

 

Kaynaklar:
Meydan Larousse
Ana Britannica
Théma Larousse
Times Dünya Tarihi Atlası

Habsburglar, 17.Yüzyıl

   
 
         
 

Copyright © 2007 Felsefe Ekibi Tüm haklarını saklı tutar.
Felsefe Ekibi SOLİS'in sağlamış olduğu hosting hizmeti ile sizlere ulaşmaktadır.

Grafik, tablo ve metinler kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, çoğaltılamaz. Uymayanlar için yasal yollara başvurulur.

 
 
hit counter html code
Felsefe Ekibi