Hollanda
İspanya, XVI. yy'ın sonunda Münster Antlaşması (1648) ile Birleşik Eyaletler adı altında bağımsız olan Hollanda'nın hükümranlığını tanıdı. O zamanki Hollanda bugünkü Belçika'nın büyük bir kısmını da kapsıyordu. Hollanda'nın başını çektiği kuzey eyaletlerinin ayaklanmasından sonra Londra Antlaşması (1839) yürürlüğe girdi ve Belçika bağımsızlığını elde etti. Güney sınırı böylece kesin şeklini aldı. Almanya ile olan doğu sınırı güneydeki Limburg dışında birkaç ufak değişikliğe uğradı.

Eskiçağ ve Ortaçağ
Bugünkü sınırların içi tamamen Romalıların hâkimiyetine girmemişti. Nemli ve buğday tarımına pek elverişli olmayan, karışık Alman boylarının (Batavlar, Frieslandlılar) nüfusu oluşturduğu bu bölge, M.Ö. 12 (Romalıların Ren'e varışları) ile M.S. 300 (Romalıların geri çekilmesi) yılları arasında bir sınır rolü oynadı. Romalıların özellikle Utrech, Nijmegen ve Maastricht bölgelerinde kurdukları savunma kampları savaşlar sırasında yok oldu. Ortaçağ, Frank ve Saksonların hâkimiyetinin, Charlemagne İmparatorluğu'na kısa bir katılma döneminin, su boyunca ilerleyen Viking akınlarının (IX. yy) yaşandığı karışık bir dönemdi.
Ülke VII. yy'da İngiltere'den gelen misyonerlerce Hıristiyanlaştırıldı (ilk piskopos 695'te Utrecht'e yerleşti). Feodal dönemde, hükümran güçler bölgeyi çok sayıda senyörlüğe böldü (Hollanda Kontluğu,Gelderland Düklüğü, Utrecht Başpiskoposluğu). Birleşme, 1477'de elindeki her şey Habsburg Hanedanı'na geçen Bourgogne Düklüğü zamanında XIV. yy'da gerçekleşti. XV. yy, Hollanda şehirleri, özellikle gelişme içindeki Amsterdam ve Baltık Denizi'nde ticareti kontrol altına tutan Hansa şehirleri arasında zaman zaman çok şiddetlenen rekabete şahit oldu.

Yeniçağ
Avusturya ve daha sonra İspanyol hâkimiyeti, politik nedenler (asillerin güçlerini kaybetmesi), ekonomik zorluklar (alınan vergilerin yüksekliği) ve dinî sebepler (Protestanların, Katoliklerin kendi inançlarını yayma çabalarına karşı koymaları) yüzünden çok güç geçirildi. Luthercilik Hollanda'ya XVI. yy başlarında geldi. Engizisyonun ilk kurbanı 1526'da Lahey'de yakıldı. Mezhep ayrılığının çok olduğu bir dönemin ardından Wallonie'den gelen Kalvencilik, çoğunluğun kabul ettiği mezhep olarak yerini aldı.
Birleşik Eyaletler
En güçlü prenslerden Orange prensi Nassaulu I. Willem'in başını çektiği genel Hollanda ve Zeeland isyanı 1568'de başladı. Arada bir duraklasa da İspanya'ya karşı savaş seksen yıl sürdü ve Birleşik Eyaletler'e bağımsızlık getiren Münster Antlaşması'yla son buldu.
Bağımsızlık mücadelesi (1567-79). Felipe'nin düzeni sağlamak için genel vali olarak Felemenk'e gönderdiği Alba 3. dükünün ağır ceza ve vergilere başvurması, I. Willem'in (van Oranje) önderliğinde silahlı bir ayaklanmaya yol açtı. Kalvenci Geuzen birliklerinin 1572'de denetimi ele geçirdiği Holland, İspanyol kuvvetlerine karşı güçlü bir direniş gösterdi. Böylece ayaklanma ülkenin öteki kesimlerine de yayılmaya başladı. 1576'da Gent Uzlaşmasıyla Protestanlar ve Katolikler arasında sağlanan birlik, Willem'in çabalarına karşın pek uzun sürmedi.
Tarım ve ticarete dayanan Holland ve Zeeland ile feodal tarım ekonomisinin egemen olduğu Hainaut ve Artois arasındaki çekişmeler, Felemenk'te köklü bir kopuşa yol açtı. 1578'de genel valiliğe atanan A. Farnese'nin izlediği esnek politikalar, güneydeki Katolik eyaletlerin Arras (Artois) Birliği altında İspanyol egemenliğini tanımasını sağladı. Direnişten yana olan kuzey eyaletleri ise Utrecht Birli-ği'ni (1579) oluşturarak bağımsız bir devlet olarak ortaya çıktı. A.B. |
Bunun yanısıra, yeni devlet 1588'de yedi kuzey eyaletinin federalleşmesi ile kurulmuştu (Hollanda, Zeeland, Utrecht, Gelderland, Groningen, Friesland, Overijssel). Birleşik Eyaletler'in altın yüzyılı böyle başladı. Zenginlikleri deniz ticaretine dayanıyordu ve iç bölgeler ticaretin harekete geçirdiği etkilerden yararlanırken (tarımın gelişmesi, bataklık kömürü işletmeciliği ve tekstil endüstrisinin yaygınlaşması) asıl zenginlik kıyı eyaletlerindeydi (Hollanda, Zeeland, Friesland). Birleşik Eyaletler'in ezilenlere sığınak rolünü üstlenmesi, zanaatların ve malî kuruluşların gelişmesini de destekledi.
Felemenk Cumhuriyeti (1579-1795). Utrecht Birliği'nin pekiştirilmesi. Holland, Zeeland, Utrecht, Gelderland (Guclders) ve Zutphen'in (Overijssel'in bir kenti) oluşturduğu Utrecht Birliği'ne, ertesi yıl kuzeyde bulunan Overijssel, Friesland'ın büyük bölümü ve Groningen ile güneyde bulunan Brabant'taki Anvers ve Breda, Flandre'da-ki Gent, Brugge ve Ypres (Ieper) de katıldı. Birliğe temel oluşturan antlaşma başlangıçta askeri bir ittifakı ve daha yakın siyasal işbirliğini öngörüyordu. Bu çerçevede içişlerinde egemenliklerini koruyan eyaletler, dış ilişkilerde bir bütün olarak davranma ve savaş, barış ve vergilere ilişkin kararları oybirliğiyle alma yoluna gitti. Her eyalette fiili yönetimi kral naibi sayılan valiler (stad-houder) üstlendi. Bu arada Kalvencilik her alanda büyük ağırlık kazandı.
Genel Meclis'in 1581'de İspanya tahtının Felemenk üzerindeki egemenliğine son vermesinden sonra, Fransa'dan yardım almak amacıyla kralın kardeşi Anjou dükü simgesel olarak "hükümdar" ilan edildi. Yönetime el koyma girişimleri tepkiyle karşılanan dük 1583'te Fransa'ya dönmek zorunda kaldı. Ayaklanmanın önderi Willem'in ölümüyle (1584) Felemenk'in bütünlüğünü sağlama umudu bütünüyle ortadan kalktı.
Brüksel'den Holland'daki Lahey'e taşınan Genel Meclis, İngiltere'den destek sağlamak için 1586'da Leicester dükünü genel valiliğe getirdi. Anvers'in düşmesinden sonra İngiliz destek kuvvetlerinin başında Felemenk'e gönderilmiş olan Leicester, Hol-land'nın güçlü bir merkezi yönetim oluşturmasından çekinen eyaletlere dayanarak mutlak egemenlik kurmaya yöneldi. 1587'de Holland'a saldırma girişimi boşa çıkarıldı. Bu gelişme Utrecht Birliği'nin yabancı korumasından vazgeçerek bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkışında önemli bir dönüm noktası oldu.
Yeni cumhuriyetin temelini Utrecht Birliği öncesinde var olan kurumlar oluşturuyordu. Yönetimde asıl güç kentleri ve toprak sahibi soyluları temsil eden eyalet meclislerinin elinde bulunuyordu. Bununla birlikte eyalet meclislerince seçilen ve bir süre sonra Oranje hanedanının tekeline giren valilik makamı da, eyalet meclislerinin yetki aldığı kent yönetimlerinin belirlenmesindeki rolü ve askeri önderlik konumuyla önemli bir güç odağıydı. Merkezi yönetimi temsil eden ve eyaletlere bağımlı olan Genel Meclis'in yetkileri sınırlıydı. Böylece uygulamada ülke yönetiminin ağırlığı en zengin eyalet olan Holland ile Oranje hanedanından gelen valilerin eline geçti. Sonraki iki yüzyıl boyunca ülke siyasetine bu iki güç odağının çekişmesi egemen oldu. Belirli dönemlerde biri ya da öbürü öne çıkmayı başaran bu güç odaklarının ikisi de kesin bir üstünlük sağlayamadı. A.B. |
Altın Çağ (1609-1713). Felemenk Cumhuriyeti'nin küçük bir ülke olarak Avrupa ve dünya siyasetinde büyük bir ağırlık kazandığı Altm Çağ'ın itici gücü, 1648'e değin kesintisiz biçimde süren ekonomik yayılmaydı. Bu dönemde Avrupa'daki ana ticaret yollan üzerinde kurulan tekel sonraki yarım yüzyıl boyunca İngiliz ve Fransızlann sert rekabetiyle karşılaştıysa da ülkeye geniş bir sermaye akışını sağladı. Bu arada ticari üstünlüğü korumaya yönelik savaşların getirdiği mali yük özellikle ticarete yüksek vergilerin konmasına yol açtı.
Felemenk zenginliğinin bir başka kaynağı da denizaşırı ticaretti. 1602'de oluşturulan Birleşik Doğu Hindistan Kumpanyası, kısa sürede baharat ticaretini ele geçirdi. Batı sularındaki Felemenk gemileri ise daha çok köle avcılığı ve korsanlıkla uğraşıyordu.
Bu ekonomik gelişmeyle güçlü bir konum kazanan varlıklı tüccar ve bankerler, kent yönetimlerinde tam bir tekel kurarak "aris-tokratik" bir cumhuriyetin temellerini attılar. Bu cumhuriyeti ayakta tutan bir başka etken de küçük işadamı, esnaf, zanaatkar ve çiftçilerin öteki ülkelere göre ulaştığı yüksek yaşam düzeyiydi. Öte'yandan Kalvenci ahlak anlayışı sınıflar arasındaki derin ayrımla-rı silikleştirmede önemli rol oynuyordu.
Felemenk toplumunun bir başka özelliği mezheplere dayalı bir ayrımla bölünmüş olmasıydı: Kalvenciliğin resmi mezhep olarak taşıdığı üstünlüğe karşın, öteki Protestan mezhepler ve Katolikler belirli sınırlar içinde bütünlüklerini koruyordu. Baskılardan kaçarak Felemenk'e yerleşen Yahudilerin ekonomik, toplumsal ve düşünsel yaşamda önemli bir ağırlığı vardı. Ekonomik temelin sağladığı geniş olanaklar nedeniyle kültürel yaşam son derece canlıydı. Büyük ilgi gören tarih, hukuk ve siyaset alanlarında birçok değerli yazar yetişti. 17. yüzyılın iki büyük düşünürü Descartes ve Spinoza çalışmaları için Felemenk'te elverişli ve rahat bir ortam buldular. Bu dönemde bilimsel araştırmalar da parlak bir düzeye ulaştı. Edebiyat alanındaki yaratıcılığın yanı sıra resimde de en verimli çağ yaşandı. A.B. |

Federal meclis, Amsterdam ekonomik başkent olmasına rağmen (XVII. yy'da 200 000 nüfus), Lahey'de toplanırdı. Baltık'la canlı bir ticareti sürdüren ve «Kuzeyin Venedik'i» sayılan Amsterdam 1602'de kurduğu sömürge topluluğu sayesinde zengin oldu. Modern bankacılık ve finans kuruluşları bugüne ulaşmıştır. Deniz ötesi çok sayıda acente kurdu: 1619'da Batavia (Java), 1626'da Yeni Amsterdam (geleceğin New York'u), Güney Afrika'ya yerleştiği 1652 yıllarında Goree (Dakar açıklarında). Amsterdam bir süre Avrupa ticaretini elinde tuttu.
Daha sonra Londra, XVII. yy'ın ikinci yarısında İngiliz donanmasının üstünlüğü ile bu gücü eline aldı. Yeni Amsterdam 1665'te İngilizlere geçti.
Zayıf bir merkezî hükümeti olan bu federal cumhuriyet artık Fransız ve İngiliz monarşilerinin ihtirasına karşı koyamıyordu: Birleşik Eyaletler böylece politik, ekonomik ve kültürel bir gerileme dönemine girdi. Bu dönem, devrimci orduların daha sonra da Napolyon'un el koyma dönemi olan «Fransız dönemi»ne kadar sürdü.
1815 Viyana Kongresi ile kurulan yeni Hollanda Krallığı, sömürgelerin çoğunu geri almasına rağmen kötü bir ekonomi devraldı

Çağdaş dönem
Kuzey ve Güney Hollanda'nın tek bir devlet olarak ömrü uzun olmadı. Hollanda'nın himayesini artık istemeyen Belçika, «milliyetler» sorunu yüzünden Hollandaca konuşan birlikten kesin olarak koparak bağımsızlığını kazandı (1830). Bu ayrılma, ülkenin güney sınırında Maastricht'in de bulunduğu Limburg uzantısında gerçekleşti.
1840-1850 yılları arasında İngiltere'nin Avrupa kıtası üzerinde yaptığı sanayileşme propagandalarından pek etkilenmeyen Hollanda, sömürgelerine (Endonezya) dayalı eski ticaret sistemini tekrar kurmaya çalıştı. Ama gerçek bir sanayileşmenin getirdiği şehirleşme ve bu gelişmenin bir demiryolu ağıyla tamamlanması için yüzyılın son çeyreğini beklemek gerekiyordu. Bu arada, monarşi, yeni 1848 Anayasası ile ve başbakan Johan Rudolf Thorbecke'in ekonomik politikayı serbest değişime doğru yönlendirerek yaptığı reformlarla liberalleşti. III. Willem 1890'da ölünce yerine kızı Wilhelmina geçti. Hollanda'nın günümüze kadar göreceği üç kraliçeden ilki odur. Juliana tahta 1948'de, Beatrix ise 1980'de çıktı.
Sanayileşmenin etkisine (Philips şirketi 1892'de kuruldu) ve Ren Nehri üzerinde taşımacılığın hızla gelişmesine rağmen Hollanda XX. yy'ın başlarında orta halli rolünü sürdürdü. Birinci Dünya Savaşı boyunca tarafsız kalmasına rağmen savaş yüzünden ağır bir ekonomik darbe aldı. 1929 krizinden de ciddi şekilde etkilendi.
Mayıs 1940'ta tarafsız olmasına rağmen ülke Nazilerce işgal edildi ve her yer yıkıldı (Rotterdam'ın merkezi tamamen yok edildi); Alman karşıtı duygular hâlâ yok olmamıştır.
En büyük sömürgesi Endonezya'yı kaybedince (bağımsızlığını 1949'da tanıdı) Hollanda, İkinci Dünya Savaşı sırasında hazırlanan Benelüks Anayasası (1948) ve Avrupa Topluluğu'nun kurulması ile Avrupa'ya açılarak ekonomisinin bir bölümünü değiştirdi.
Hollanda'nın yakın tarihi eski dönemlerine oranla daha az zengindir. Amsterdam XIX. yy'ın sonlarına doğru sendikacılığın ve sosyalizmin büyük merkezlerinden biri oldu; ancak bu durum hiçbir zaman parlamentoyu etkileyemedi, çünkü 1980'den bu yana Hıristiyan Demokrat partide birleşen dindar kesim kamuoyu üzerinde (özellikle Katolikler üzerinde) çok etkili ve hükümet koalisyonunda temel grubu oluşturuyor. Politik çatışmalar XX. yy'da pek şiddetli olmadı. Uzlaşma isteği daha ağır bastı. Gelişmiş sosyal bir hayat ve devletin müdahaleciliği savaş sonrası Hollanda'sının özellikleridir.
Kaynaklar:
Times Dünya Tarihi Atlası
Ana Britannica
Axis 2000
Belçika