ZAMANIN TİNİ

Neolitik Çağ’a Geçiş
Toplumsal ve kültürel etkenler
Neolitik’ten önce gerçekleşen yerleşik yaşama geçiş, yaşam tarzının avcılık ve toplayıcılığa dayandığı bir ortamda başladığı için, Neolitik Çağ’a geçişte temel etkendir. Ancak, demografik büyümeyse, Neolitik Çağ’a geçiş tamamlandığında, yani, insanların bazı bitkilerin (tahıllar baklagiller) ve bazı hayvanların (keçi, koyun, domuz, sığır) üretimine azami enerji harcamaya karar verdikleri anda temel rol oynayacaktır.

Tıpkı ilk köylü toplumlar gibi, avcı-toplayıcı toplumlar da eşitlikçidir ve iç gerilimler arttığında, grup parçalanıp bölünür. Ancak, Yakındoğu’da bu olmaz; grup, muhtemel çelişkilere yeni toplumsal ilişkiler yaratarak çözüm bulur; doğal ortamdan tarım aracılığıyla yararlanılması bu çözümlerden biri olmalıdır.

Neolitik ekonomi, işbölümüne ve üretim ekonomisine yol açar; bu değişim, yavaş yavaş grubun toplumsal örgütlenmesini değiştirecektir. Öte yandan, evin evrimi (yuvarlak kulübeden karmaşık planlı dikdörtgene dönüşme) ve köyün evrimi (birbirinin benzeri evlerden oluşan bir kümelenmeden evler arasında bir hiyerarşiye dönüşme) ekonominin evrimine eşlik eder.

Yakındoğu’da M.Ö.8000’e doğru, elverişli bir ortamda gerçekleşen kültürel değişimin önemi inkâr edilemez. Neolitik Çağ’a geçişin kökeninde, demografik büyüme başlamış olduğu halde, hiç kuşkusuz, hâlâ kendisini besleyebilecek durumda olan doğaya egemen olma kapasitesinin yavaş yavaş bilincine varan Paleolitik(Eski Taş Çağı) sonu insanının, düşünerek aldığı bir karar yatıyor olmalıdır. Yakındoğu’da çerçevesi iyice belirgin olan dini yön değişikliği, bu sayısız manevi etkenin oynadığı rolün en açık örneğidir.

Sözü edilen saiklerden her biri, Neolitik Çağ’a geçiş düzeneklerinin bir nedeni ve sonucu olarak kabul edilebilir. Arkeoloji, Neolitik Çağ’a geçişin yavaş ve sık sık kısmi olduğunu göstermektedir: insan, bir dizi yararcı tercihle bitki ve hayvan ortamlarına istediği biçimi vererek, kendisine uygun olanı almıştır. Bunu kanıtlayan birkaç örnek vardır: çömlekçilik, Sahra’da olduğu gibi, Japonya’da da Yakındoğu’dakinden çok eskidir; yine Sahra’da olduğu gibi, Japonya’da da tarım çömlekçilikten çok sonra gelişirken, Yakındoğu ve Amerika’da durum bunun tersidir; Nil Vadisi’nde ve Mısır Sahrası’nda hayvancılık tarımdan önce gelir. Neolitik Çağ’a geçişin kronolojisi (önce yenilik, ardından yayılma), Neolitik Çağ’ın belirmesi için tek bir süreç tanımlamanın imkânsız olduğunu göstermektedir.

Akdeniz Çevresinde Yayılma
Natufyen kültürü, Yakındoğu’da Neolitik Çağ’a geçişin ilk evresi olmamakla birlikte, başta, konut ve öğütme malzemesi olmak üzere, bazı ayırt edici özellikler sergiler. Biraz ileri bir tarihte ok ucu (avın dönüşümü) ve ilk küçük kadın heykelcikleri (ideolojik yenilik) belirir.
Neolitik Çağ’ın seramiköncesi evresindeki başlıca öğeleri üç bölgede ortaya çıkar: Şam Ovası, Orta Fırat Bölgesi ve Şeria Vadisi.

Müreybet’te M.Ö. 8000’e doğru, birbirine yaslanmış toprak damlı yuvarlak evlerden oluşan bir köy vardır. Henüz tarım yapılmamaktadır; ancak yabani tahıllar bir süreden beri kullanılmaktadır. Sadece memeli büyük hayvanlar avlanmaktadır ve balıkçılık artık yapılmamaktadır. Demek ki, beslenme stratejisi, çevreden ayrımı gözetmeksizin yararlanan Natufyen kültürününkinden farklıdır.
Şam yakınlarındaki Tell Asvad’da, köyün çevresinde yabani buğday yetişmediği halde, M.Ö 7800’den başlayarak, hakiki tarım yapılmaktadır (buğday, bezelye, mercimek, arpa); bu durum, dışarıdan bir buluşun alındığını gösterir. Demek ki, bu bölgede, Zagros dışında, tarım (M.Ö. 8000-7000) hayvancılıktan  (M.Ö.7000) öncedir.  Bazı gruplar diğerlerinden pek az ileri olmakla birlikte, çömlekçilik M.Ö.6000 e doğru, Neolitik  Çağ sona ermek üzereyken genelleşir.

Bugünkü Dünyanın Başlarında
Neolitik Çağ’a geçiş yeryüzünün farklı bölgelerinde gerçekleşir:
Yakındoğu, Uzakdoğu, Sahra, Amerika. Çok farklı dönemlerde ikincil merkezler var olmuş ve önceki deneylerden yararlanılmıştır.
Binlerce yıla yayılan Neolitik Çağ’a geçiş, Neolitik’in hem yaratılması, hem yayılmasıdır. Aslında bu terim, kronolojik farklara ve biçim çeşitliliğine rağmen, insan toplumunun evriminde bir aşamayı belirtir. Geri dönebilen (Yakındoğu’da çanak çömleğin M.Ö. 8000’e doğru ilk olarak icadı ve yok olması) veya atipik (mesela, Sahra’da Neolitik’in ortaya çıkmasına yol açan nedenle aynı nitelikte bir nedenden dolayı yok olması: başlangıçta nemli, sonundaysa kurak bir iklim bunalımı) kısmi özelliklerin taşıdığı önemin de gösterdiği gibi, terimin tek anlamlı olamayacağı açıktır.

Ancak, Neolitik Çağ’a geçişin sonucu her yerde aynıdır: zihinsel süreçlerin yeni yaşam tarzlarına ve ihtiyaçlara yol açmasına bağlı ekonomik ve demografik büyüme. Esas olan iki etken vardır: biri maddi (üretim ekonomisi), diğeri zihinsel (insanı harekete geçiren ve artık doğanın içinde kaybolmaktan çıkıp kendini doğanın merkezine yerleştirme iradesinin peşinden gelen sürekli yenilik yapma kaygısı). Hareket hızlanarak sürmüştür: şehrin, devletin, yazının, büyük dinlerin, savaşın ve metalürjinin icadı bunun doğrudan sonuçlarıdır.
Nihayet, Neolitik Çağ’a geçiş, yeryüzündeki ilk ekolojik bunalıma yol açmıştır: arkeolojinin çok erken bir tarihte saptadığı gibi, ormanların yok olması, birçok bölgede toprakların bozulmasına ve henüz tam bilinemeyen iklim değişikliklerine neden olmuştur.
Neolitik Çağ’a geçiş, Gordon Childe’ın yazdığı gibi «devrim» miydi? Devrim terimi önce göklere çıkarılmış, sonra tamamen terkedilmiştir. Ancak, dönüşümler, bazı örneklerde bin yıllar alsa bile, gerçekten köklüdür; üstelik bu süreler, tarihöncesi zamanlar ölçeğinde sadece kısa bir andır. Sonuçta, Neolitik Çağ, avcı toplayıcıların dünyasıyla bizim tarihimiz arasında bir geçişten başka bir şey değildir.
Axis 2000

 

 

 
         
 

Copyright © 2007 Felsefe Ekibi Tüm haklarını saklı tutar.
Felsefe Ekibi SOLİS'in sağlamış olduğu hosting hizmeti ile sizlere ulaşmaktadır.

Grafik, tablo ve metinler kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, çoğaltılamaz. Uymayanlar için yasal yollara başvurulur.

 
 
hit counter html code
Felsefe Ekibi