Savaş Sonrası Viyana
Birinci Cumhuriyet, Savaş Sonrası Karışıklık.
Daha önce Reichsrat’ta yer alan 210 Alman temsilcisinden oluşan Ulusal Meclis, 30 Ekim 1918’de Staatsrat (Devlet Konseyi) yönetiminde bağımsız bir Alman-Avusturya Devleti’nin (Deutschösterreich) kurulduğunu açıkladı. İmparator Karl’ın tahttan çekilmesinden bir gün sonra, bu devletin “demokratik bir cumhuriyet” ve “Alman Cumhuriyeti’nin tamamlayıcı parçası” olduğu ilan edildi. Sosyalist Karl Renner bir koalisyon kabinesi kurdu. Sosyal Demokratların sol kanadının sözcüsü Otto Bauer dışişleri bakanlığına atandı. Yeni devletin sınırları Habsburg topraklarının Almanca konuşulan kesimlerini içerecekti.
Dört yıl süren savaş ve İmparatorluğun dağılması, ekonominin çökmesine ve iktidar boşluğuna yol açmıştı. Yeni hükümetin en büyük korkusu, geçim sıkıntısının da körüklediği devrimci hareketlerin, özellikle Mart 1919’da Macaristan’da kurulan Sovyet cumhuriyetinden sonra, Bolşevizmin etkisi altına girmesiydi. Sosyal Demokratların kurduğu Halk Bekçileri (Volkswehr), komünistlerin düzenlediği iki hükümet darbesi girişimini engellemeyi başardı. Bauer ve Adler, taraftarlarını kaybetmek pahasına Sovyet modeli işçi ve asker konseylerinde komünistleri karşılarına aldılar. 1919 ortalarında Komünist Parti bir sorun olmaktan çıkmış, ama bu kez eyaletlerin (Länder) Viyana’dan kopma tehlikesi baş göstermişti. Eyaletlerin Viyana’ya yiyecek gönderme isteksizliğinin ardında toplumsal, siyasal ve ideolojik nedenler yatıyordu: Sanayileşmiş başkent sosyalistlerin denetimindeydi; oysa tarıma dayalı ekonomileriyle eyaletler, muhafazakâr ve Katolik geleneğe bağlıydı. İmparatorun tahttan çekilmesiyle Alman-Avusturya topraklarını bir arada tutan tek simge de ortadan kalkmıştı. Vorarlberg İsviçre’ye katılma kararı aldı. Tirol de ayrılma girişimlerinde bulundu, ama bunlar gerçekleşmedi.
Anayasal Düzenleme.
Şubat 1919’daki kurucu meclis seçimlerinde Sosyal Demokratlar 69, Hıristiyan Sosyal Parti 63, Alman Milliyetçileri 26 temsilci çıkardı. Martta toplanan parlamento eyaletlere çeşitli federal haklar tanıdı, karşılığında Viyana eyalet statüsüne yükseltildi. Böylece “Kızıl Viyana” 1934’e değin muhafazakâr partilerin denetiminde kalan federal hükümete (Bundesregierung) karşın özerk yönetim yapısını koruyabildi.
Kurucu meclisi Ekim 1920’de yeni anayasayı açıkladı. Devlet Konseyi kaldırılırken, yerine iki mecisli bir yasama organı olan Bundesversammlung kuruldu. Federal Konsey (Bundesrat) her eyaletin nüfusuyla orantılı sayıda temsilciden oluşacak ve erteleyici veto hakkına sahip olacaktı. Ulusal Konsey (Nationalrat) temsilcileri ise genel oyla ve nispi temsile göre seçilecekti. Cumhurbaşkanı Bundesversammlung’un bütün üyeleri tarafından dört yılda bir, şansölye başkanlığındaki federal hükümet ise Nationalrat’ta ve parti temsilcilerinden oluşan bir komitenin önerdiği adaylar arasından seçilecekti.
Dışişleri Bakanı Bauer, Almanya’ya ilhak (Anschluss) konusunda diretiyordu. Batı eyaletlerinde yapılan gayri resmi plebisitler de çoğunluğun birleşmeden yana olduğunu gösteriyordu. Oysa Saint-Germain Antlaşması’yla (10 Eylül 1919) Avusturya’nın Milletler Cemiyeti’nin onayı olmaksızın Almanya’yla birleşmesi yasaklanmıştı. Aynı antlaşma uyarınca Deutschösterreich yerine Republik Osterreich adını alan yeni devletin, Bohemya ve Moravya’nın Alman kesimlerini topraklarına katması da engellendi. Buna karşılık Macaristan’ın batı kesimindekl Almanca konuşulan yöreler (plebisit sonucunda Macaristan’a katılmayı seçen Sopron dışında) Avusturya’ya katıldı.
1919 seçimlerinden sonra Renner’in kurduğu ikinci koalisyon hükümetinin düşmesi üzerine 1920’de yenilenen seçimlerde Hıristiyan Sosyal Parti 82, Sosyal Demokratlar 66, Alman Milliyetçileri 20 temsilciyle parlamentoya geri döndü. Mayıs’ın başbakanlığı altında Hıristiyan Sosyal Parti üyelerinden oluşan bir hükümet kuruldu. Sosyal Demokratlar 1. Cumhuriyet boyunca iktidara gelmemek üzere muhalefete düştüler. Nispi temsil sistemi ve Avusturya partilerinin siyasal geçmişi, siyasal tercihlerde oynaklığa olanak tanımıyordu. Sosyal Demokratlar ülke nüfusunun üçte birini barındıran Viyana’da şaşmaz bir çoğunluğa sahipti; Hıristiyan Sosyal Parti ise Katolik köylüler ile subaylar, toprak sahipleri ve işadamlarından oluşan muhafazakarlar çoğunluğu aynı şaşmazlıkla elde tutuyordu. İşçilere ve köylülere karşı olan kentli orta sınıflar Alman Milliyetçilerini benimsediler; köylü ve işçiler arasında da milliyetçi çağrıyı çekici bulanlar vardı.
Ekonomik Toparlanma.
Avusturya’daki kentli nüfusun büyük çoğunluğu 1919-21 arasında ABD ve İngiliz yardımlarıyla yaşadı. Üretimdeki artışa karşın, enflasyon, geçim sıkıntısı ve ardından gelen ekonomik çöküntü tehlikesi ancak 1922’de Şansölye Seipel’in Milletler Cemiyeti aracılığıyla sağladığı önemli bir dış borçla önlenebildi. Bunun karşılığında Avusturya en az 20 yıl bağımsız kalmayı taahhüt etti. Milletler Cemiyeti denetçisinin 1925’te Avusturya bütçesinin dengelendiğini açıklaması üzerine, 1926’da uluslararası mali denetim kaldırıldı. Seipel dönemi Avusturya’da istikrarın sağlandığı ve ekonominin yeniden düzenlendiği yıllar oldu. “Kızıl Viyana” ise Seitz, Breitner, Tandier gibi sosyalistlerin önderliğinde gerçekleştirilen işçi konutları, sağlık ve yetişkin eğitimi programlarının başarısıyla Avrupa çapında ün kazandı.
Siyasal çekişmeler. Ülkenin üç büyük partisi arasındaki ilişkiler 1920’de demokratik bir çerçeveye oturmuştu, ama ilk yıllardaki iç savaş hazırlıklarından tümüyle vazgeçilmiş değildi. Hıristiyan Sosyal Parti mevcut düzeni Marksist bir devrime karşı korumakla yükümlü olduğuna inanıyordu. Eyaletler de kurulan tutucu yurt savunma birlikleri (Heimwehr) gittikçe faşist eğilimlerin etkisine girdi. Sosyal Demokrat Parti ise 1918’den kalma Halk Bekçileri örgütünü kendi savunma birliklerine (Schutzbund) dönüştürdü. Bu silahlı güçlerin karşılıklı olarak düzenledikleri gösterilerin birinde çıkan çatışmalarda Heimwehr bir yaşlı adam ile bir çocuğun ölümüne neden oldu. Bu olayla ilgili davada sorumlular beraat ettirilince, patlak veren kitle gösterilerinde Adalet Bakanlığı binası yakıldı ve polis ile göstericiler arasındaki çatışmalarda yaklaşık 100 kişi öldü. Seipel bu olaylar karşısında hükümetin gücünü gösterme yoluna gitti. Böylece Avusturya’da sosyalistler ile sosyalist olmayan güçler arasındaki denge bozuldu.
Hıristiyan Sosyal Parti’nin adayı Miklas 1920 sonunda cumhurbaşkanı oldu. Yürütme erkine daha fazla güç kazandırma çabaları sonunda 1929’da anayasada yapılan değişikliklerle, cumhurbaşkanına bakanları atama ve olağanüstü hal ilan etme gibi yetkiler tanındı. Heimwehr’in çok daha otoriter bir rejim istemesine karşın, Viyana özerkliğini ve demokratik ilkelere bağlılığını sürdürdü. Kasım 1930’da yapılan seçimlerde parlamentoda 73 üyelik elde eden Sosyal Demokratları, Hıristiyan Sosyal Parti 66, Alman Milliyetçiler 19 ve Italyan modeli bir faşist partiye dönüşmüş olan Heimwehr 8 üyeyle izledi.
Bu siyasal tabloya 1929 Büyük Bunalımı da eklendi. Sosyal Demokratlar ekonomik çıkmazın enflasyonu düşürme ve harcamaları kısma gibi geleneksel yöntemleri gerektirdiğine inandıkları halde bu önlemleri uygulayacak bir koalisyon hükümetinde görev almaya yanaşmadılar. Öte yandan cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesini öngören anayasa değişikliği hükmüne karşın, Ekim 1931’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin askıya alınması ve Miklas’ın dört yıl daha görevde kalması yönünde oy kullandılar. Bu arada yeni hükümet Ender ve Schober başkanlığında ekonomik çöküşü engellemek için olağanüstü yöntemler deniyordu. Almanya’yla gümrük birliği kurma projesi Fransa ve Küçük Antant’ın (Çekoslovakya, Yugoslavya, Romanya) yanı sıra Lahey’deki Milletlerarası Daimi Adalet Divanı tarafından da kınandı. Mayıs 1931’de Avusturya’nın en büyük bankacılık kuruluşu Creditanstalt’ın iflas etmesiyle birlikte, Avusturya maliyesi ve ekonomisi çökme tehlikesiyle karşı karşıya geldi.
Almanya’daki Nasyonal Sosyalistlerden önemli maddi destek alan Avusturya’daki Naziler, 1932 eyalet seçimlerinde muhafazakar oyların bir bölümünü ele geçirdikten sonra genel seçimlere gidilmesini istediler. Sosyal Demokratlar da parlamentoda çoğunluğu ele geçirmek umuduyla bu öneriyi desteklediler.
Kaynak: Ana Britannica